Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

Reuters:  Japon Merkez Bankası faiz yükseltmeye devam edecek

Başbakan Kishida'nın siyaset sahnesinden çekilmesi ekonomi politikası üzerindeki belirsizliği artıran bir siyasi boşluk bırakıyor ve BOJ'un hükümetle koordineli olarak gevşek parasal koşullardan  çıkma çabalarını karmaşıklaştırıyor

Reuters:  Japon Merkez Bankası faiz yükseltmeye devam edecek

Reuters’e göre, Başbakan Fumio Kishida’nın istifa kararının geride bıraktığı siyasi belirsizlik, Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) faiz oranlarını istikrarlı  şekilde artırma planının tamamen durması yerine muhtemelen duraklamasına yol açacak. Analistler, bu duraklamanın ne kadar süreceğinin yalnızca iktidar partisinin liderlik yarışının nasıl sonuçlanacağına değil, aynı zamanda piyasa hareketlerinin tercih edilen faiz artırım hızına ilişkin siyasi tartışmayı nasıl etkileyeceğine de bağlı olacağını söylüyor.

Geçen yıl BOJ başkanlığına Kazuo Ueda’yı bizzat seçen müstafi başbakan Kishida, Çarşamba günü iktidardaki Liberal Demokrat Parti’nin (LDP) Eylül ayındaki liderlik yarışına katılmayacağını söyledi. BOJ, yüksek ücretlerin faydalarını duyurmak için Kishida yönetimiyle yakın işbirliği içinde çalıştı. BOJ’un temmuz ayındaki faiz artırımına günler kala Kishida, merkez bankasının politika normalleşmesinin Japonya’nın büyüme odaklı bir ekonomiye geçişini destekleyeceğini ve deflasyondan çıkışa yönelik desteğin bir işareti olduğunu söyledi.

Olağanüstü gelişmeler, olağandışı raporlar gerektirir

Kishida’nın siyaset sahnesinden çekilmesi ekonomi politikası üzerindeki belirsizliği artıran bir siyasi boşluk bırakıyor ve BOJ’un hükümetle koordineli olarak gevşek parasal koşullardan  çıkma çabalarını karmaşıklaştırıyor. Önde gelen adaylar olarak görülenler, kısmen yendeki sert düşüşleri frenlemenin bir yolu olarak, Japonya’nın ultra düşük faizlerindeki  kademeli artışları onayladılar. Bir sonraki LDP lideri ve dolayısıyla başbakan olarak Kishida’nın yerini alacak lider olarak görülen Shigeru Ishiba, Reuters’e BOJ’un kademeli olarak faiz artırımı konusunda “doğru yolda” olduğunu söyledi. Ticaret Bakanlığı, enflasyonun düşmeye devam ettiği ve tüketici harcamalarının sağlıklı kaldığına dair güvence verdi.

 

Partinin ağır topları Toshimitsu Motegi ve Taro Kono gibi diğer önde gelen adaylar da daha yüksek faizler ve BOJ’un şahin iletişim kurması gerektiği yönünde çağrıda bulundular. Agresif gevşemenin tek savunucusu, eski başbakan Shinzo Abe’nin teşvik politikalarını destekleyen bir parti grubuna üye olan  Sanae Takaichi’dir.

BOJ gözlemcisi Mari Iwashita, “Takaichi bir istisna olabilir, ancak çoğu aday BOJ’un politika normalleşmesine karşı görünmüyor. Eğer öyleyse, bankanın faiz artırım politikasında çok fazla aksama olmayacak” dedi.

 

SİYASET-BOJ ​​GERİLİMİ

BOJ’a yasa gereği para politikasının belirlenmesinde hükümetin müdahalesinden bağımsız olma hakkı tanınmış. Ancak ekonomiyi yeniden dengelemek için parasal genişleme araçlarını kullanması yönünde tarihsel olarak siyasi baskıya maruz kaldı. Bu politika gerilimi kısmen hükümetin, guvernör de dahil olmak üzere BOJ yönetim kurulu üyelerini atama yetkisinden kaynaklanıyor. Analistler, zayıf yen’in artan yaşam maliyetleri nedeniyle hane halkı üzerindeki baskıyı artırması nedeniyle pek çok politikacının şimdilik kademeli faiz artışlarına onay vereceğini söylüyor.

Bu, BOJ’un muhtemelen rotasında kalacağı ve başlangıçta düşünülenden daha yavaş da olsa faiz artırmaya devam edeceği anlamına geliyor. Düşünce kuruluşu Japonya Ekonomik Araştırma Merkezi tarafından 30 Temmuz-Ağustos tarihleri ​​arasında yapılan bir anket birçok ekonomistin yıl sonuna kadar ikinci faiz artırımı öngördüğünü gösterdi.

 

BOJ’un çalışmalarını bilen bir kaynak, “Zayıf yen, birçok yasa koyucunun 1 numaralı düşmanı oldu, bu da faiz artırımlarına karşı geçmişe kıyasla daha az siyasi tepki olduğu anlamına geliyor” dedi.

 

KISA BİR DURAKLAMA OLASI

Analistler, ekonominin ikinci çeyrekte güçlü tüketim sayesinde toparlandığını gösteren verilerin daha fazla faiz artırımını haklı çıkardığını söylüyor. BOJ’un, Mart ayında negatif faiz oranlarına son veren ve kısa vadeli faiz oranlarının 0-0,1’den %0,25’e yükselmesine yol açan on yıllık sonsuz  parasal teşvik programından vazgeçerek kaybedecek çok şeyi var.

Başkan Ueda, daha fazla faiz artırımının tam bir sıkılaştırma yerine aşırı parasal destekte gerekli ayarlamalar olduğunu söyledi; bu duruşu muhtemelen sürdürecek. Ancak BOJ muhtemelen LDP liderlik yarışına yakın olan 19-20 Eylül’deki bir sonraki politika toplantısında mola alacak. Analistler, ABD başkanlık seçimlerinin de piyasada oynaklığı artırabileceğini ve BOJ’un 30-31 Ekim’de de harekete geçmesini engelleyebileceğini söylüyor.

Daiwa Securities baş ekonomisti Toru Suehiro, “BOJ, en azından Japonya ve ABD’deki siyasi şokların gerçekleşebileceği Aralık ayına kadar faiz artırımlarını erteleyecek” dedi.

BOJ’un, parlamento tarafından onaylanması için Kasım ayına kadar beklemesi gerekebilecek yeni başbakanla güven oluşturmak için de zamana ihtiyacı olacak. Yenin düşüş eğilimi tersine dönerse politikacıların faiz artışlarından yana olmaya devam edeceklerinin garantisi yok.

Yende kısmen BOJ’un Temmuz ayındaki faiz artırımının neden olduğu yükseliş, hisse senedi fiyatlarında şok yaratıp merkez bankasının şahin iletişimini bırakmasına neden oldu.

Mitsubishi UFJ Morgan Stanley Securities baş tahvil stratejisti Naomi Muguruma, “Yendeki zayıf gidişat tersine dönerse, bazı politikacılar BOJ’un faiz oranlarını daha da artırması gerekip gerekmediğini sorgulamaya başlayabilir” dedi.

 

 

Kaynak:  Political uncertainty may prod BOJ to pause, but not end, rate hike path

BAKMADAN GEÇME

  • Trump’ın Grönland Hamlesine AB’den Misilleme Planı

    Avrupa Birliği başkentleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı kontrol altına alma yönündeki girişimine karşı çıkan NATO müttefiklerini hedef alan tehditlerine yanıt olarak, ABD’den yapılan yaklaşık 93 milyar euroluk ithalata gümrük vergisi uygulanmasını ya da Amerikan şirketlerinin AB iç pazarına erişiminin kısıtlanmasını masaya yatırdı. Bu gelişme, transatlantik ilişkilerde son on yılların en ciddi gerilimlerinden biri olarak görülüyor.

  • PİYASA ANALİZ: Trump’ın Tarife Hamlesi Risk İştahını Bozdu, Güvenli Limanlar Işıldıyor

    Küresel piyasalar haftaya belirgin bir riskten kaçış havasıyla başladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland merkezli tarife restleşmesi, jeopolitik tansiyonu yeniden yükseltirken, hisse senetlerinde baskı, kripto varlıklarda geri çekilme ve güvenli limanlara güçlü bir yöneliş görüldü. Altın ve gümüş “para gibi” davranarak tarihi zirveleri test ederken, döviz cephesinde euro, yen ve İsviçre frangı öne çıktı. Türkiye varlıkları ise küresel dalgalanmaya rağmen pozitif ayrışmasını sürdürdü.

  • Ekonomik Kriz Ortamında Dikkat Çeken Adım: İzmir’de 11 Zincir Market Güçlerini Birleştirdi

    İzmir’de faaliyet gösteren 11 zincir market, güçlerini birleştirerek yeni bir ticari yapılanmaya gitti. Kurulan şirketin ilk mağazasının şubat ayında Menderes’te hizmete girmesi planlanıyor. Ortak girişimin kamuoyuna tanıtımı ise Gaziemir’de gerçekleştirilen bir basın toplantısıyla yapıldı.

  • Barış Soydan Yazdı…’Fintekte Sorunlar Merkez Bankası’na Devirle Başladı, Acil Müdahale Zamanı’

    2025 yılı elektronik para ve ödeme kuruluşları açısından neredeyse bir kaos ve yıkım yılı olarak geride kaldı. Savcılık operasyonları, lisans iptalleri, faaliyetlerin askıya alınması gibi hukuki ve idari kararlar tüm yıl boyunca gündemdeydi. Daha da kötüsü, finansal sistemin bu parçası bir süredir ciddi bir şeffaflık ve güven krizinin içine girmiş durumda; söylentiler ve spekülasyonlar hâlâ devam ediyor. Artık bir kırılma noktasına gelindiği açık. Bir tarafta genç nüfus, yüksek dijital adaptasyon, güçlü bankacılık altyapısı ve dev elektronik ticaret hacmiyle bölgesel bir “fintek merkezi” olabilecek kapasite var. Diğer tarafta ise giderek daha sık anılan suç ve bahis gelirleri, kara para, şüpheli transferler tartışmaları… Bugün fintek sektörü başarı hikâyeleriyle değil bu tür risk başlıklarıyla gündeme geliyorsa, bunun sebebi sadece “birkaç kötü örnek” değil. Esas faktör daha derinde, yapısal ve sistemsel sorunlarda.

  • Konut Fiyat Endeksi 2025’te Reel Olarak Geriledi

    Konut Fiyat Endeksi, 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,2 artarken, yıllık bazda yüzde 29 yükseldi. Ancak endeks, 2025 yılı genelinde reel olarak yüzde 1,4 oranında değer kaybetti.

  • Suriye’de Kürt otonomisine darbe

    Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa’nın Kürtleri Suriye vatandaşı olarak tanıması ve bazı kültürel hakları resmen kabul etmesi, uluslararası kamuoyunda temkinli bir iyimserlik yarattı. Ancak sahadaki askeri ve siyasi gelişmeler, bu adımların kalıcılığı ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kürt yönetiminin geleceği konusunda ciddi belirsizlikler olduğunu gösteriyor. Uzmanlara göre, Şam yönetiminin temel hedefi, ülke genelinde merkezi otoriteyi yeniden tesis etmek.

  • Çin Ekonomisinde Momentum Kaybı: %5 Büyüme Hedefi Tutsa da İç Talep Alarm Veriyor

    Çin ekonomisi 2025’te hükümetin “yaklaşık %5” büyüme hedefini tutturmasına rağmen yılın son çeyreğinde belirgin bir ivme kaybı yaşadı. Sanayi üretimi görece güçlü seyrini korurken, perakende satışlar ve yatırımlar beklentilerin altında kaldı. Veriler, ihracata dayalı büyümenin sürdürülebilirliği konusunda soru işaretlerini artırırken, iç talepteki zayıflığın derinleştiğine işaret ediyor.

  • Asya-Pasifik Piyasalarında Satış Baskısı: Trump’ın Grönland Çıkışı ve Çin Verileri Gündemde

    Asya-Pasifik piyasaları haftaya ağırlıklı olarak düşüşle başladı. Yatırımcılar bir yandan ABD Başkanı Donald Trump’ın hafta sonu Grönland üzerinden Avrupa’ya yönelik sert mesajlarını, diğer yandan Çin’den gelen büyüme ve makroekonomik verileri değerlendirdi. Küresel risk iştahı zayıflarken, güvenli liman talebiyle altın ve gümüş fiyatları tarihi zirvelere yükseldi.

  • 2026’da Borsa, döviz, konut ne olur? | Atilla Yeşilada video

    Atilla Yeşilada'nın 18 Ocak 2026 tarihli bu videosu, Türkiye ekonomisi ve piyasalar için kapsamlı bir 2026 projeksiyonu sunmaktadır.

  • Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Davos’ta iki dünya mücadelesi…’

    Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 buluşması başlıyor. Elbette her zaman önemli bir lokasyondu...

  • AK Yatırım’dan Telekom Sektör Raporu

    2026’da reel gelir artışının Turkcell için %6, Türk Telekom için %9 seviyelerine ılımlaşacağını öngörüyoruz...

  • Hazine’den açıklama: Vatandaşın yastık altı altınlarını izleme niyetimiz yok

    Hazine ve Maliye Bakanlığı, Kıymetli Maden Takip Sistemi ile vatandaşların "yastık altı" birikimlerinin izleneceği yönündeki iddiaları yalanladı...

  • Erol Taşdelen Yazdı: Karahan’ın Karnesi; Sanayici ve İhracatçı Ne Kazandı?

    Karahan dönemi, Merkez Bankası’nın ilk kez fiyat istikrarı ile sanayici gerçekliği arasında denge kurmaya çalıştığı bir ara rejim olarak öne çıkıyor...

Benzer Haberler