Sosyal Medya

Döviz

Emre Balıca:  200 TL ya da 6 dolar

Dövizde de fiyat az çok seçim öncesine göre aynı. Borsa da biraz satıcılı ama zaten açılışı artıydı. Yani hiçbir şey olmadı. Seçim sonrasında uçmadık da batmadık da.

Emre Balıca:  200 TL ya da 6 dolar

Merhaba sevgili okurlar,

Siz bu yazıyı okurken seçim bitmiş sonuçlar açıklanmış, balkon konuşması yapılmış olacak. Ve hatta muhtemelen ben yazarken değil ama siz okurken üstünden gün geçmiş partiler sonuçları sindirmeye çalışmış olacak. Belki ekranda YSK Başkanı çıkıp kesin sonuçları okurken sosyal medyanıza düşecek.

Belki de ben hiç yazmamış olacağım sizde okumamış olacaksınız ki kesin saçmalamaya başladığımı şu an fark ettim. Sonuçların şaşkınlığından olabilir.

Yok ya, ben de sonuçları seyrettikten sonra yazıyorum. Ne olacağını merak etmekten kafam yazıya gitmedi.

Eeee, şimdi konuşacak ne kaldı?

Seçimi atlattık. Sonuç iktidar için ve bence muhalefet için sürprizler ile dolu.

Ama asıl sürpriz bundan sonra verilen vaatlere göre ekonomi de neler olacak.

Önümde ekonomi ekranı, döviz ne oldu borsa ne durumda bakıyorum.

Neredeyse hiçbir şey.

Dövizde de fiyat az çok seçim öncesine göre aynı. Borsa da biraz satıcılı ama zaten açılışı artıydı. Yani hiçbir şey olmadı. Seçim sonrasında uçmadık da batmadık da.

Ama bundan sonraki süreçte iktidar, seçim sonuçlarının faturası ekonomi yönetiminin ilkeli tutumuna bağlar ve kendine kurban aramaya başlarsa işte o zaman buzda dans etmeye başlarız. Hem de electric boogie.  Kıçımızla buzda döne döne yaparız.

 

İlk açıklamalar bu konuda referans niteliği taşıyordu. Erdoğan’ın balkon konuşması ve sonrasındaki açıklamaları da ekonomik programın güçlü bir biçimde devam edeceği yönündeydi. Nereden bakarsanız bakın önemli bir duruştu bu.

Az çok ne olacağı belli aslında.

Seçim, ekonominin nasıl kötü yönetildiğini anlattı iktidara. Beklentilerin ve vaatlerin nasıl birbirini tutmadığını gösterdi. Emekliler belki de ilk defa bu kadar konu olduğu seçimin kaderini de etkiledi. Sadece emekliler değil, cebinde parasının eridiğini gören ve gönlü iktidardan yana olan insanlar da sandığa gitmeyerek gösterdi ekonominin seçimde nasıl belirleyici olduğunu.

Ekonomik geleceğin öngörülebilirlikten uzaklaşması, daha önceki seçimlerde istikrarın korunmasına atıfta bulunan seçim propagandalarını da ezdi geçti. Olmayan istikrarın korunmasına değil mevcut şartların düzelmesine oy verdi seçmenler.

 

Doların yükselmesi ya da düşmesi değil, ceplerdeki paranın alım gücü oylandı. Borsa da halka arzlardaki kazanç değil markette peynirin yağın fiyatı akıllara geldi bu sefer.

Emekli yılı ilan edilip, emekli ile alay eder gibi verilen zam oranları ön plana çıktı. Ve hatta fütursuzca söylenen emeklinin ek iş olarak simit satması insanların içine oturdu oy verirken.

Yahu arkadaş,

Ekonomi

Ekonomi

Ekonomi.

Bu süreçten sonra iktidar ve iktidarın baskısı ile ekonomi yönetimi akıl dışı politikadan uzaklaşır ise sene sonuna kadar tek sorunumuz enflasyon olmayacak. Seçmenden intikam alma duygusu baskın çıkar da dengeyi iyice bozarsa bugünleri ağlayarak anarız.

Şapkasını önüne koyup düşünmesi gereken iktidar, ekonominin dinamiklerini daha fazla germeden yormadan hareket etmesi gerekiyor ki, ilk önce alım gücümüz bir şey ifade eder hale gelsin.

Seçim sürecinden aklımda kalan bir sahne var. Belki sizlerde görmüşsünüzdür. Erdoğan seçim otobüsünde kucağına aldığı bir kız çocuğuna çıkartıp harçlık veriyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin basılı olan en büyük banknotunu.

200 TL.

Şu satırların yazıldığı sırada kur değeri 6 USD.

O kız çocuğu annesinin elinden tutup markete gittiğinde ne alabilir kafanızda siz canlandırın.

 

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler