Sosyal Medya

Reel Sektör

Recep Erçin: 8 milyar dolar kaybettik net ithalatçı hale geldik

2021'de 23 milyar dolarlara kadar çıkan çelik ihracatımız 2023'te 15 milyar doların altına düştü.

Recep Erçin:   8 milyar dolar kaybettik net ithalatçı hale geldik

TÜRK çelik sektörü zorlu bir dönemden geçiyor. Küreselde uygulanan sıkı para politikaları Avrupa başta olmak üzere ana ihraç pazarlarında talebin yavaşlamasına neden oldu. Rusya’ya yönelik yaptırımlar, bu ülkenin Türk üreticilerin pazarlarına agresif şekilde yönelmesine yol açtı. Pandemide hazırlıklarını yapan ve devlet tarafından desteklenen Çin’in üreticilerin iç pazardaki kapasitelerini daha çok ihracata yönlendirmesi güçlü bir rakibin pazarlarda nüfus sahibi olmasını beraberinde getirdi. Mısır, İran gibi ülkelerin işgücü ve enerji maliyetlerinin Türk üreticilerden çok daha uygun olması da hem pazar kaybetmemize hem de korumacılık yapılmayan Türk pazarına yönelmelerini sağladı. Böylece 2021’de 23 milyar dolarlara kadar çıkan çelik ihracatımız 2023’te 15 milyar doların altına düştü.

SORUŞTURMA AÇILACAK

Bu gelişmeler üzerine harekete geçen sektör kamudan ek vergi talep etti. İthalata ek vergi anti-damping soruşturması sonunda belli olacak. Halihazırda Dünya Ticaret Örgütü’nün işlevsizleşmesi de Türkiye’nin maruz kaldığı haksız rekabette yalnız kalmasına neden oluyor.

 

Dün bir basın toplantısı düzenleyen Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Aslan, “2023 ilk 10 aylık süreçte ise ithalat yüzde 14.8 artışla 17 milyon 639 bin tona çıktı. 2015’ten bu yana ilk kez nihai çelik ürünlerinde net ithalatçı konumuna düştük. Bu kapsamda ithalatın yarattığı haksız rekabetin önüne geçilmesi için resmi kurumlarımıza anti-damping başvurusunda bulunduk. Yapılacak inceleme sonucunda ithalat yapılan ülkelerin rekabete aykırı davrandığı ortaya çıkarsa ek vergi uygulanacak. Böylece haksız rekabetin önüne geçilecek.” dedi.

VERGİYLE BİLE UCUZ KALIYORLAR

Çelik sektörünün ihracatı yılın 11 aylık döneminde miktar bazında yüzde 28.8, değer bazında ise yüzde 31.2 geriledi. İhracat 2023’ün ilk 11 ayında 13 milyar 545 milyon dolar oldu. Bu düşüşün bekledikleri bir senaryo olmadığını belirten Aslan, “STA yaptığımız ülkelerden ithalat geliyor. Yüzde 50 ihracatçı idik.

 

Yassı çelik geliyor dışardan. İnşaat demiri İran’dan geliyor. Avrupa’da da düşüş var. ABD çok kuvvetli bir de Çin.” bilgilerini verdi.

 

ÇİB Başkan Yardımcısı Uğur Dalbeler de, “Yüzde 30 düştü diyoruz ama 23 milyar dolardan 15 milyar doların altına geriledik.

 

Bütün dünyada koruma önlemleri var. Sıkılaşma politikaları ana pazarlarda talep daralmasına neden oldu. Korumacılık bütün dünyada yaygınlaştı. Çin’de son yıllardaki yavaşlama onların çelik sektörünün daha çok ihracat yapmasına neden oldu. Rusya’da da devlet desteği var. Çin yüzde 65 yerel ve ulusal düzeyde devlet destekli işletmeler. İthalatın 20 milyon tona çıkmasının nedeni Türkiye korumacı politika gitmediği için daralan pazarda rahat hareket edilebilecek tek ülke kaldık. Rakip ülke 100 dolarla giriyor. Yüzde 20’ye geliyor vergi ödediği zaman bile. Bizim maliyetin yüzde 9-10 altında satabiliyor. Rekabet edemeyince kapasite kısıyoruz. Yüzde 55’e kadar düşüyor ama sonra maliyetler artıyor.” ifadelerini kullandı.

 

Yazarın izniyle Aydınlık.com.tr’den yeniden yayınlandı

BAKMADAN GEÇME

  • Trump’ın Grönland Hamlesine AB’den Misilleme Planı

    Avrupa Birliği başkentleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı kontrol altına alma yönündeki girişimine karşı çıkan NATO müttefiklerini hedef alan tehditlerine yanıt olarak, ABD’den yapılan yaklaşık 93 milyar euroluk ithalata gümrük vergisi uygulanmasını ya da Amerikan şirketlerinin AB iç pazarına erişiminin kısıtlanmasını masaya yatırdı. Bu gelişme, transatlantik ilişkilerde son on yılların en ciddi gerilimlerinden biri olarak görülüyor.

  • PİYASA ANALİZ: Trump’ın Tarife Hamlesi Risk İştahını Bozdu, Güvenli Limanlar Işıldıyor

    Küresel piyasalar haftaya belirgin bir riskten kaçış havasıyla başladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland merkezli tarife restleşmesi, jeopolitik tansiyonu yeniden yükseltirken, hisse senetlerinde baskı, kripto varlıklarda geri çekilme ve güvenli limanlara güçlü bir yöneliş görüldü. Altın ve gümüş “para gibi” davranarak tarihi zirveleri test ederken, döviz cephesinde euro, yen ve İsviçre frangı öne çıktı. Türkiye varlıkları ise küresel dalgalanmaya rağmen pozitif ayrışmasını sürdürdü.

  • Ekonomik Kriz Ortamında Dikkat Çeken Adım: İzmir’de 11 Zincir Market Güçlerini Birleştirdi

    İzmir’de faaliyet gösteren 11 zincir market, güçlerini birleştirerek yeni bir ticari yapılanmaya gitti. Kurulan şirketin ilk mağazasının şubat ayında Menderes’te hizmete girmesi planlanıyor. Ortak girişimin kamuoyuna tanıtımı ise Gaziemir’de gerçekleştirilen bir basın toplantısıyla yapıldı.

  • Barış Soydan Yazdı…’Fintekte Sorunlar Merkez Bankası’na Devirle Başladı, Acil Müdahale Zamanı’

    2025 yılı elektronik para ve ödeme kuruluşları açısından neredeyse bir kaos ve yıkım yılı olarak geride kaldı. Savcılık operasyonları, lisans iptalleri, faaliyetlerin askıya alınması gibi hukuki ve idari kararlar tüm yıl boyunca gündemdeydi. Daha da kötüsü, finansal sistemin bu parçası bir süredir ciddi bir şeffaflık ve güven krizinin içine girmiş durumda; söylentiler ve spekülasyonlar hâlâ devam ediyor. Artık bir kırılma noktasına gelindiği açık. Bir tarafta genç nüfus, yüksek dijital adaptasyon, güçlü bankacılık altyapısı ve dev elektronik ticaret hacmiyle bölgesel bir “fintek merkezi” olabilecek kapasite var. Diğer tarafta ise giderek daha sık anılan suç ve bahis gelirleri, kara para, şüpheli transferler tartışmaları… Bugün fintek sektörü başarı hikâyeleriyle değil bu tür risk başlıklarıyla gündeme geliyorsa, bunun sebebi sadece “birkaç kötü örnek” değil. Esas faktör daha derinde, yapısal ve sistemsel sorunlarda.

  • Konut Fiyat Endeksi 2025’te Reel Olarak Geriledi

    Konut Fiyat Endeksi, 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,2 artarken, yıllık bazda yüzde 29 yükseldi. Ancak endeks, 2025 yılı genelinde reel olarak yüzde 1,4 oranında değer kaybetti.

  • Suriye’de Kürt otonomisine darbe

    Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa’nın Kürtleri Suriye vatandaşı olarak tanıması ve bazı kültürel hakları resmen kabul etmesi, uluslararası kamuoyunda temkinli bir iyimserlik yarattı. Ancak sahadaki askeri ve siyasi gelişmeler, bu adımların kalıcılığı ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kürt yönetiminin geleceği konusunda ciddi belirsizlikler olduğunu gösteriyor. Uzmanlara göre, Şam yönetiminin temel hedefi, ülke genelinde merkezi otoriteyi yeniden tesis etmek.

  • Çin Ekonomisinde Momentum Kaybı: %5 Büyüme Hedefi Tutsa da İç Talep Alarm Veriyor

    Çin ekonomisi 2025’te hükümetin “yaklaşık %5” büyüme hedefini tutturmasına rağmen yılın son çeyreğinde belirgin bir ivme kaybı yaşadı. Sanayi üretimi görece güçlü seyrini korurken, perakende satışlar ve yatırımlar beklentilerin altında kaldı. Veriler, ihracata dayalı büyümenin sürdürülebilirliği konusunda soru işaretlerini artırırken, iç talepteki zayıflığın derinleştiğine işaret ediyor.

  • Asya-Pasifik Piyasalarında Satış Baskısı: Trump’ın Grönland Çıkışı ve Çin Verileri Gündemde

    Asya-Pasifik piyasaları haftaya ağırlıklı olarak düşüşle başladı. Yatırımcılar bir yandan ABD Başkanı Donald Trump’ın hafta sonu Grönland üzerinden Avrupa’ya yönelik sert mesajlarını, diğer yandan Çin’den gelen büyüme ve makroekonomik verileri değerlendirdi. Küresel risk iştahı zayıflarken, güvenli liman talebiyle altın ve gümüş fiyatları tarihi zirvelere yükseldi.

  • 2026’da Borsa, döviz, konut ne olur? | Atilla Yeşilada video

    Atilla Yeşilada'nın 18 Ocak 2026 tarihli bu videosu, Türkiye ekonomisi ve piyasalar için kapsamlı bir 2026 projeksiyonu sunmaktadır.

  • Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Davos’ta iki dünya mücadelesi…’

    Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 buluşması başlıyor. Elbette her zaman önemli bir lokasyondu...

  • AK Yatırım’dan Telekom Sektör Raporu

    2026’da reel gelir artışının Turkcell için %6, Türk Telekom için %9 seviyelerine ılımlaşacağını öngörüyoruz...

  • Hazine’den açıklama: Vatandaşın yastık altı altınlarını izleme niyetimiz yok

    Hazine ve Maliye Bakanlığı, Kıymetli Maden Takip Sistemi ile vatandaşların "yastık altı" birikimlerinin izleneceği yönündeki iddiaları yalanladı...

  • Erol Taşdelen Yazdı: Karahan’ın Karnesi; Sanayici ve İhracatçı Ne Kazandı?

    Karahan dönemi, Merkez Bankası’nın ilk kez fiyat istikrarı ile sanayici gerçekliği arasında denge kurmaya çalıştığı bir ara rejim olarak öne çıkıyor...

Benzer Haberler