Sosyal Medya

Ekonomi

Hayri Kozanoğlu ‘Döviz Satılmıyor’ dedi! Mehmet Şimşek’e Öyle Bir Mesaj Gönderdi Ki!

Hayri Kozanoğlu, ekonomi uzmanı Mehmet Şimşek'e enflasyon konusunda önemli bir mesaj gönderdi. Kozanoğlu'nun bu konudaki görüşleri, ekonomi dünyasında dikkat çekti.

Hayri Kozanoğlu ‘Döviz Satılmıyor’ dedi! Mehmet Şimşek’e Öyle Bir Mesaj Gönderdi Ki!

Hayri Kozanoğlu, ekonomi uzmanı Mehmet Şimşek’e enflasyon konusunda önemli bir mesaj gönderdi. Kozanoğlu’nun bu konudaki görüşleri, ekonomi dünyasında dikkat çekti.

 

 

Ünlü ekonomist Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz ve enflasyon sorunları hakkında  önemli açıklamalarda bulundu. Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu,  gazeteci Ökkeş Taşkın’ın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

 

 

Kozanoğlu, mevcut durumu değerlendirirken, “Büyük umut bağlanan Mehmet Şimşek ve politikalarının sonuç vermeyeceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Kozanoğlu, ekonomik istikrarın sağlanması için yeni yaklaşımlara ihtiyaç olduğunu vurgularken, mevcut politikaların sorunları çözmekte yetersiz olduğunu belirtti. Bu açıklamalar, Türkiye’deki ekonomik sorunların çözümüne ilişkin tartışmaları daha da alevlendireceğe benziyor.

 

Tüm ekonomik göstergeler, “Yeni Ekonomi Modeli” olarak sunulan uygulamaların sermaye kesimine yönelik olduğunu ve emek kesimini olumsuz etkilediğini, gelir ve servet dağılımındaki adaletsizlikleri daha da derinleştirdiğini gösteriyor. dedi.

 

Türkiye’de yaşanan enflasyon sorununa dikkat çeken Kozanoğlu, “Enflasyon yüzde 60’ların üzerinde seyrettiği dönemde, gıda enflasyonu yüzde 90’lara ulaşmıştı. Dar gelirli vatandaşlar, gelirlerinin yaklaşık yüzde 70’lik kısımlarını gıda, ulaşım ve kira gibi temel ihtiyaçlara harcıyorlar” şeklinde açıklamalarda bulundu.

 

Kozanoğlu’nun bu tespiti, enflasyonun özellikle düşük gelirli aileleri daha fazla etkilediği ve temel yaşam maliyetlerinin artmasının ekonomik zorlukları nasıl derinleştirdiğini gösteriyor. Bu nedenle enflasyonla mücadele, halkın temel ihtiyaçlarını karşılamak için daha fazla harcamasını zorlaştırıyor ve bu da toplumsal adaletsizlikleri artırıyor.

 

YOKSULLUĞUN YAYGIN OLDUĞU GÖRÜLÜYOR

 

Kozanoğlu, “Kira artışları yüzde 25 ile sınırlandırılmışken, TÜİK tarafından açıklanan kira artışı yüzde 85’e ulaşıyor. Bu durum, insanların giyim, kültürel etkinlikler, eğitim ve sağlık gibi alanlara neredeyse hiç para ayıramamalarına yol açıyor. Daha da kötüsü, Türkiye’de insanlar kalitesiz bir şekilde besleniyorlar. Ülkede yoksulluğun çok belirgin bir sorun olduğunu görüyoruz” şeklinde konuştu.

 

Kozanoğlu ayrıca yüksek kira artışlarının ekonomik sıkıntıları derinleştirdiğini ve temel ihtiyaçları karşılamada güçlük yarattığını vurguladı. Ayrıca, yoksulluğun insanların yaşam kalitesini ciddi şekilde etkilediğine dikkat çekti.

 

Özellikle 2024 yılında, özel sektör çalışanları arasında asgari ücretin genel bir norm haline gelebileceğini dile getiren Kozanoğlu, “Bu durum, Türkiye’de zaten seçim sonrası hayal kırıklığı yaşayan ve başka ülkelere gitmeyi düşünen gençler için bir neden olabilir. Ayrıca, bu, tüm çalışanlar arasında büyük bir memnuniyetsizlik yaratıyor” şeklinde konuştu.

 

Kozanoğlu, asgari ücretin yetersizliğinin ve çalışanların yaşadığı ekonomik sıkıntıların gençlerin ülkeden ayrılma isteğini artırabileceğini ve toplum genelinde mutsuzluğa yol açabileceğini vurguladı.

 

EKONOMİ POLİTİKALARININ SİYASETE ETKİSİ

 

Kozanoğlu, “Bugün uyguladığı kemer sıkma politikalarını alkışlanan Mehmet Şimşek ve Gaye Erkan’ın liderliğindeki ekibin bu göreve gelmeden önceki politikaların sonuçlarına dayandığını belirtti. Çünkü seçime giderken, insanların ekonomik sıkıntılarına yönelik bir politika uygulandı. Bu politikanın üç ana ayağı vardı. Birincisi, döviz kurlarını istikrarlı bir şekilde tutmak.

 

İkincisi, Türkiye’nin dışa açık bir ekonomi olması nedeniyle döviz kuru artışının enflasyona yansıdığı gerçeği. Üçüncüsü ise Mehmet Şimşek göreve geldikten sonra ÖTV ve KDV gibi vergilerde artışların yaşanması, belli ürünlerde yüzde 20’ye çıkartılması. Bu politikalar, hem enflasyonu düşük göstermek hem de insanların memnuniyetsizliğini azaltmak amacıyla ertelendi. Bu politikalar uygulanmasaydı, istenen seçim sonuçlarını elde etmek daha zor olurdu” şeklinde konuştu.

 

‘DÖVİZ SATILDIĞINA KATILMIYORUM’

 

Kozanoğlu, Merkez Bankası’nın dolar kurunu yatay tutmak için arka kapıdan döviz satışı yapmadığını ifade etti. Ancak, bazen günlük müdahalelerin olduğunu belirten Kozanoğlu, “Ayrıca, IMF’nin Türkiye’ye yönelik değerlendirmesinde rezerv satışının genel olarak durduğu bilgisine dikkat çekiyor ve bu bilgiyi rakamlarla destekliyor.” dedi.

 

Kozanoğlu, rezervlerde seçimlerden önceki dönemde büyük bir azalma olmadığını, ancak yabancı sermayeye güveni artıracak büyük bir artışın da olmadığını söyledi. Bu nedenle döviz satışının yapıldığını düşünmediğini ifade eden Kozanoğlu, zaman zaman günlük müdahalelerin olabileceğine dikkat çekti.

 

Hayri Kozanoğlu şöyle devam etti;

 

“Ayrıca, Türkiye’deki ihracatçıların döviz kuru artışını tercih ettiğini ve bu nedenle Merkez Bankası’nın döviz kuru müdahalelerine karşı olduklarını söyleyebiliriz. Özellikle Mehmet Şimşek ekibinin önceliklerinden birinin iş dünyasına kredilerin verilmesi olduğunu ve kendilerine yakın iş çevrelerine daha fazla ve uygun koşullarda kredi sağlandığı çok açık.

 

“ŞİMŞEK’İN POLİTİKALARI SONUÇ VERMEYECEK”

 

Kozanoğlu, “Muhtemelen faizler yeniden artacak, iş çevrelerinden şikayetleri yine duyacağız. Yani özetle ekonomiyi çok ciddi bir durgunluğa sürüklemeden enflasyonun önünü kesecek bir formül yok. Büyük umut bağlanan Mehmet Şimşek ve politikalarının sonuç vermeyeceğini düşünüyorum” diye konuştu.

 

 

 

 

 

 

 

 

BAKMADAN GEÇME

  • Türkiye 2026: Dezenflasyonun Konsolidasyonu, Yapısal Dönüşüm ve Çok Boyutlu Riskler

    Türkiye ekonomisi 2026’ya dezenflasyon sürecinin hız kazandığı bir dönemde girerken, yapısal reformlar ve siyasi riskler yılın kaderini belirleyecek ana unsurlar olarak öne çıkıyor.

  • Altın Bitti, Kusura Bakma! Atilla Yeşilada ve Perihan Tantuğ video

    Venezuela'da yaşananlar piyasaları etkiler mi? Türkiye-ABD ilişkileri piyasalar için fırsat yaratır mı? Türkiye'ye bir not artışı gelir mi? Kıymetli metallerde neler oluyor? Altın satıp Bitcoin alınır mı? 2026 Türkiye için ne vaat ediyor? Hepsi ve çok daha fazlası, Atilla Yeşilada ve Perihan Tantuğ'un katıldığı Piyasanın Efendisi'nde…

  • Çetin Ünsalan:  Algılara sıkışan milyonlar

    Fakat tüm bunların ötesinde gerçekten meseleler tartışılıyor mu, emin değilim. Çoğu bir dedikodudan ya da gerçekçi olmayan rakamlar üzerinden yürütülüyor. Hele bahis ile kriminal olaylara baktığınızda durum tam çetrefilli.

  • Halep’te çatışmalar yeniden alevlendi: Suriye ordusu ile SDG karşı karşıya

    Suriye’nin kuzeyindeki Halep kentinde Suriye hükümet güçleri ile Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yeni ve kanlı çatışmalar yaşandı. En az dört kişinin hayatını kaybettiği olaylarda taraflar birbirini sivilleri hedef almakla suçlarken, SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonunu öngören anlaşmanın akıbeti yeniden tartışmaya açıldı.

  • Türkiye–Venezuela hattı yeniden tartışma konusu: Destek iddiaları, altın ve ticaret bağlantıları

    Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ABD güçleri tarafından yakalanmasının ardından, Türkiye’nin Caracas yönetimiyle kurduğu yakın ilişkiler yeniden uluslararası gündeme taşındı. ABD’li siyasetçiler ve bazı analizler, Ankara’nın Maduro yönetimine diplomatik ve ekonomik destek sağladığını öne sürerken, Türk yetkililer ve iş dünyası temsilcileri yasa dışı faaliyet iddialarını kesin bir dille reddediyor.

  • Revolut Türkiye’ye giriş için FUPS’u satın almayı değerlendiriyor

    Avrupa’nın en büyük fintech şirketlerinden Revolut’un, Türkiye pazarına girmek için dijital banka FUPS’u satın almaya yönelik görüşmeler yürüttüğü iddia edildi. Taraflar henüz bağlayıcı bir anlaşmaya varmazken, olası bir satın almanın BDDK onayına tabi olacağı belirtiliyor.

  • Altında kâr satışı: Güçlenen dolar fiyatları geri çekti

    Altın fiyatları, son aylarda rekorlar kıran yükselişin ardından kâr satışları ve doların güçlenmesiyle geriledi. Kısa vadede dalgalanma artarken, küresel bankalar ve yatırım kuruluşları 2026’ya yönelik altın görünümünde iyimserliğini koruyor.

  • Altın ve Gümüşte Rekor Fiyatlar Mücevher Ticaretini Kilitledi

    Altın ve gümüş fiyatlarının tarihi zirveleri test ettiği bir dönemde, dünyanın 50 ayrı ülkesinden 550 mücevher firmasının temsilcileri Antalya’da buluştu. Mücevher İhracatçıları Birliği (MİB) tarafından organize edilen Jewellery Antalya Alım Heyeti organizasyonuna Güney Amerika’dan Orta Doğu’ya, Balkanlar’dan Rusya’ya, Türk Cumhuriyetleri’nden Avrupa ülkelerine kadar geniş bir coğrafyadan toplam bin 350 satın almacı katılım sağladı.

  • Tahmin piyasaları Trump’ın yeni hamlelerini fiyatlıyor: Panama Kanalı ve Grönland öne çıktı

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela’ya yönelik askeri operasyonunun ardından, tahmin piyasalarında ABD’nin yeni uluslararası hamlelerine ilişkin bahisler hızla arttı. Yatırımcılar, Trump yönetiminin Panama Kanalı’nı kontrol altına alması ya da Grönland üzerinde adım atması ihtimallerini daha yüksek olasılıkla fiyatlamaya başladı.

  • Euro Bölgesi’nde Enflasyon Yavaşlıyor

    Euro Bölgesi’nde enflasyonun Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) yüzde 2’lik hedefi doğrultusunda yavaşlaması, politika yapıcıların faiz oranlarını mevcut seviyelerde tutabileceği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi. Aralık ayında tüketici fiyatları geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2 artarken, bu oran ekonomist beklentileriyle uyumlu gerçekleşti. Aylık enflasyon ise yüzde 0,2 oldu. Kasım ayında yıllık enflasyon yüzde 2,1 seviyesindeydi. Aynı dönemde çekirdek enflasyon yüzde 2,3’e gerilerken, hizmet fiyatlarındaki artış hızında da düşüş görüldü.

  • HSBC’den Gümüş İçin Yeni Tahmin: Fiyatlar Rekor Seviyelere mi Koşuyor?

    HSBC, gümüşe yönelik fiyat beklentilerini yukarı yönlü güncelledi. Banka, 2026 yılı için ons başına ortalama fiyat tahminini 44,50 dolardan 68,25 dolara yükseltirken, 2027 tahminini ise 40 dolardan 57 dolara çıkardı. Bu revizyonda, ABD dolarındaki zayıflama ile arz-talep dengesinde görülen sınırlı açıkların etkili olduğu belirtildi.

  • CFO’nun Yeni Rolü: Stratejik Lidere Dönüşüm ve Yapay Zeka Destekli Finans

    Volatil ekonomi ikliminde finans liderlerinin ajandası kökten değişiyor. Artık CFO’lardan beklenen yalnızca "geriye dönük finansal tabloları raporlamak" değil veriye dayalı öngörülerle şirketin geleceğine yön veren "stratejik bir iş ortağı" olmaktır.

  • B2B Pazarlamada Yapay Zekâ: “Daha Fazla İçerik” Değil, Daha İyi Pipeline Üreten Operasyon Sistemi

    B2B pazarlamada rekabet artık “kim daha çok içerik üretiyor?” yarışından çıktı; “kim satın alma niyetini daha erken görüyor, daha doğru besliyor ve satışla daha iyi orkestre ediyor?” oyununa dönüştü. Özellikle uzun satış döngülerinde, çok paydaşlı buying committee yapısında ve kararların büyük kısmının Dark Social (DM’ler, kapalı topluluklar, WhatsApp grupları, yüz yüze sohbetler) içinde şekillendiği bir dünyada, klasik pazarlama kasları tek başına yetmiyor.

Benzer Haberler