Sosyal Medya

Borsa

SABAH Bülteni: Jeopolitik risk algısı hafifledi. Risk iştahında ‘kıpırdama’ görünüyor

Elbette bu noktada sorulması gereken soru acaba kendi yağımız ile kendi ciğerimizi mi kavuruyoruz yoksa bu yükselişlerin arkasında yabancı girişlerinin de payı var mıdır?

SABAH Bülteni: Jeopolitik risk algısı hafifledi. Risk iştahında ‘kıpırdama’ görünüyor

Küresel mali piyasaların haftanın ikinci gününü bir miktar da olsa soluklanarak geçirdiğini söyleyebiliriz. Bu minvalde, risk algısında bir miktar iyileşme gördük. Risk denince akla gelen sığınılacak güvenlerin başında altın, geçen haftanın son iş günü psikolojik 2,000 dolar seviyesini test etmesi ardından bu hafta 1,975 dolar seviyesinde temkinli bir seyir izleyerek gelişmelerin ne yöne evrileceğini anlamaya çalışıyor.

Öte yandan, Ortadoğu’da savaşın sınır ötesine de sıçrayarak özellikle de ışık altına oturtulan İran’ın da hedef alınabileceğinin getirdiği arz endişeleri ile kuzey denizi petrolü Brent, yine cuma günü 94 dolar seviyesini test etmesi ardından 88 dolar seviyesinin de altına çekildi.

 

Altın ve petrol gibi güvenli limanlara yönelik yatırımcıların bu hafta sergiledikleri ruh hâli, net bir şekilde savaşın jeopolitik riskleri daha da tırmandırmayacağına işaret ediyor. İsrail, Filistinlilerin zorlu koşullar altında yaşadığı bölgeyi bombalamayı sürdürürken, ABD ve Rusya, kuşatma altındaki Gazze Şeridi’ne yardım sağlanması için İsrail ile Hamas arasındaki çatışmaların durdurulması yönündeki uluslararası çağrılara öncülük ederken, hatırlayacağınız üzere, dün de ABD’nin eski başkanı Obama İsrail’i uyararak insani maliyetleri göz ardı etmemesi gerektiği noktasında sert bir uyarı yapmıştı.

Kara harekatına yönelik beklentilerin azalması ve tansiyonun daha da artmayacağı görüşünün ‘şimdilik’ ağır basması ile dün Türk mali piyasalarında da göreceli olarak iyimser bir seyir yaşandı. Dün, bültenimizde İsveç’in NATO üyeliğine Türkiye’nin verdiği onayı taşımış ve bunun önemli bir gelişme olduğunu söylemiştik. Özellikle, yüzünü yeniden Batı’ya dönen Türkiye’nin bu nazik ortamda aldığı karar, Ortadoğu gerginliği yüksek seyrederken, Türkiye’nin de duruşunu net bir şekilde yansıtıyor. Bu bağlamda, geçen hafta devasa TAB Gıda halka arzının yarattığı yıpranma ile olumsuz bir görünüm sergileyen BIST100 endeksi, Türkiye – Batı ilişkilerine yönelik umutların yeniden yeşermesinin de yardımı ile haftanın ikinci gününü de %3’ün üzerinde yükselişe tamamlarken, bankacılık endeksinde yükseliş %5’i aştı.

 

Elbette bu noktada sorulması gereken soru acaba kendi yağımız ile kendi ciğerimizi mi kavuruyoruz yoksa bu yükselişlerin arkasında yabancı girişlerinin de payı var mıdır? Bunun da cevabını her hafta perşembe günü TCMB’nin açıkladığı haftalık raporlardan alsak da, şu ana kadar gelen veriler hâlen daha yabancı girişinin istenilen düzeyin oldukça gerisinde olduğunu gösteriyor! Ortodox politikalara dört bir elle sarılan Türkiye bu değişimi anlatmak için ayak basmadık coğrafya bırakmazken, yine de yabancı girişlerinin cılız tarafta seyretmesi kafaları kurcalıyor!

USDTRY kuru kamu kontrolünde her geçen gün bir adım daha yukarı sloganı ile 28,12 seviyelerine gelirken, perşembe günü sonuçlanacak TCMB’nin olağan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı öncesinde tahvil faizlerinin de yüksek seyrini koruduğunu görüyoruz: 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %33 seviyesinin kıyısında işlem görüyor. TCMB’den 250 baz puan olarak beklenen faiz artışı yerini 500 baz puana terk ederken, sene sonuna ilişkin politika faiz beklentisi ise %37,50-40 aralığında seyrettiğini not edelim.

 

Küresel olumsuz havaya rağmen, uzun bir süredir beklenen Eximbank’ın USD cinsi tahvil ihracı dün gerçekleşti. 5 yıl vadeli beklenen ihraç 3,25 yıllık olarak (vade: 28/01/2027) gerçekleşirken, %9,125 getiri ile 500 milyon dolar borçlandı. İhraca 3 kat talep geldiğini de not edelim.

Yurtdışı cephede ise göreceli de olsa hafifleyen jeopolitik risk algısı altın ve petrol fiyatlarını aşağıya çekerken, Bitcoin ETF’sine yönelik mevzuatsal engellerin ABD SPK’sı SEC tarafından kaldırılacağına yönelik beklenti ile Bitcoin son 2 günde %15 son 13 günde ise %33 yükseliş kaydetti. Dün 35,000 dolar seviyesini test eden Bitcoin, bu sabah 34 bin dolar seviyelerinde gelişmeleri takip etmeye devam ediyor. Teknik mânâda, sırası ile 28,800 seviyesinin üzerinde haftalık yükseliş durumunda ilk önce 32,000 sonrasında ise 48,000 seviyesini beklediğimizi paylaşmıştık. Hâlen daha da aynı noktadayız.

Para birimleri cephesinde ise, Avrupa Merkez Bankası’ndan (ECB) dün gelen açıklamalar moralleri bozdu. Ilımlı hava ile 1,07 seviyesinin kapılarını zorlayan EURUSD paritesi, ECB Başkanı Lagarde’nin birkaç çeyrek ekonomik durgunluğa işaret etmesi sonrası 1,06 seviyesinin hemen altına çekildi. Salı günü yapılan anketler, ABD’de iş faaliyetinin ekim ayında yükselişe geçtiğini, Euro Bölgesi’nde ise üretimin sürpriz bir şekilde kötüye gittiğini gösterdi. Lagarde’nin açıklamaları destekleyen veri bloğun resesyona girebileceği korkularını da körükledi.

EURUSD paritesinde teknik bir bakış açısı ile 1,0630 seviyesi üzerinde haftalık bir kapanış görmeden hamle yapmak istemediğimizi daha önce de paylaşmıştık.

ABD borsaları yukarıda yazdığımız ılımlı cümlelerin ışığında geceyi yükselişle tamamladı. Salı günü bilanço açıklayan Microsoft, tüm segmentlerdeki ilk çeyrek mali sonuçlarında Wall Street tahminlerini geride bırakırken, Google’ın ana şirketi Alphabet’in finansal rakamları beklentiyi karşılayamadı. Microsoft’un bulut birimindeki satışlarda patlama yaşandığını da not edelim.

Yeni gün başlangıcında ise Çin, yatırımcıların trilyon yuanlık devlet tahvili ihracının onaylanmasını teşvik sinyali olarak sevinçle karşılamasıyla Asya borsaları yükseldi; gösterge endeks Tokyo borsası %1,2 yükselişle başı çekti. Bu arada Avustralya doları, beklenenden yüksek enflasyonun faiz tahminlerini yükseltmesiyle iki haftanın en yüksek seviyesine ulaştı.

Piyasalar Asya’da yeni güne iyimser bir tabloyla ile başlarken, veri akışında ise ABD’de konut satışları; gece geç saatlerde ise FED Başkanı Powell’ın  konuşması takip edilecek. Türkiye’de ise menüde kapasite kullanımı, imalat sanayi güveni ve iktisadi yönelim anketi bulunuyor.

 

Kıbrıs İktisat  Bankası bülteninden alıntıdır

Yazar: Emre Değirmencioğlu, Grup Müdürü, Hazine Bölümü

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler