Sosyal Medya

Döviz

Güldem Atabay: Avrupa’nın kara kışı, euro ve Türkiye

Avrupa Merkez bankası (ECB) için karar haftasındayız. Perşembe günü Yönetim Komitesi yapacağı toplantıda uzun bir aradan sonra politika faizini 25…

Güldem Atabay: Avrupa’nın kara kışı, euro ve Türkiye

Avrupa Merkez bankası (ECB) için karar haftasındayız. Perşembe günü Yönetim Komitesi yapacağı toplantıda uzun bir aradan sonra politika faizini 25 baz puan mı yoksa 50 baz puan mı artıracağına karar verecek. Vereceği karar daha birkaç gün önce euronun hızlı değer kaybederek eşitlendiği dolara karşı önümüzdeki aylarda seyrinin ne yöne doğru olacağını belirleyecek. 1,00’ın altına 0,90’a doğru mu, yoksa 1.05 seviyesine yeniden geri dönüşe doğru mu.

ECB bir merkez bankasının kendisini içinde bulacağı en zorlu durumlardan birinde. Bir tarafta en son haziran ayında 25 yılın zirvesine %8,6 ile ulaşan euro bölgesi enflasyonu var. Bu enflasyon seviyesinin yarısının enerji şokundan kaynaklanıyor olması enflasyonla mücadeleyi en önemli öncelik olarak gündem sırasına koymasına engel değil. Keza, enerji fiyatlarında düşüş ufukta yok, beklentilerin bozulma riski ağırlıkla enerji kaynaklı enflasyonun genele yayılmasıyla sonuçlanmak üzere. Enflasyonda kontrolü kaybetmeyi göze alamayacak ECB için masadaki ikinci konu Rusya’dan ithal edilen doğalgazın Ukrayna işgali nedeniyle Rusya’ya uygulanan yaptırımlar nedeniyle Putin tarafından bir silah olarak kullanılarak kesilmesi. Böylesi bir durumda, doğalgaz fiyatlarında aşırı artışın yanında doğalgaz yokluğu, kıta ölçeğinde üretimin sekteye uğraması, hanehalkının kış aylarında soğukta kalması ve tabi daha da yükselecek enflasyon, değeri daha da düşecek euro var.

Rusya’dan Avrupa’ya doğalgaz taşıyan ve Almanya’da son bulan en önemli hat Kuzey Akım, 10 Temmuz’dan bu yana “bakım” nedeniyle gaz akışı yapmıyor. Bakım çalışması perşembe günü sonlanacak ve Rusya her zamanki tavrı ile açık açık gaz akışını kesip kesmeyeceği konusunda bir ışık vermiyor.

Komisyonu salı günü Rusya’nın doğalgazı tamamen keseceği senaryoya hazırlık yapmaya başladığını açıkladı. Hazırlıklar içinde doğalgaz kullanımına yönelik ülkeler bazında %15 oranında kısıtlamalar var. IMF, aynı gün Rus doğalgazının Avrupa’ya kesilmesi halinde başta Almanya olmak üzere Avrupa kıtasındaki ülkelerin yaşayacağı ekonomik şokun olası boyutunu anlatan bir rapor yayımladı.

Durum oldukça karmaşık. Bakım çalışmaları nedeniyle Kuzey Akım 1 kapatılmadan önce, onarım için Kanada’ya gönderilen bir türbin Rusya’ya yönelik yaptırımlar nedeniyle orada mahsur kalınca boru hattı zaten sadece %40 kapasiteyle çalışıyordu.

Rusya’nın Avrupa’ya Doğalgaz İhracatı

 

Avrupa tam bir kısır döngüde

Boru hattı konusundaki belirsizlikler, Rus doğalgazına bağımlılığı en yüksek olan Berlin’de en yoğun endişeyi yaratırken daha yaygın olarak Avrupa’daki hemen her ülke Rus gazına acil alternatif bulma telaşında. En kötü senaryoda gerçekleşecek tam bir kesinti, Almanya ekonomisini potansiyel olarak %1,5’e kadar daraltacak boyutta. Avrupa Komisyonu’nun raporuna göreyse, doğalgaz açığı nedeniyle üretimde ve ısınma konusunda yaşanacak sıkıntılar ve pahalılık kışın yaşanacak soğuğun şiddetine bağlı olarak Avrupa ekonomisini %0,6-%1,0 arasında hemen bu sene daraltacak. Enflasyon konusunda Komisyon bir rakam vermiyor ancak mevcut %9 seviyesinden çift haneye çıkacağını öngörmek mümkün.

Almanya Enerji Fiyatları

Gazprom ise neredeyse keyifle işi ağırdan alıp renk vermemekten yana. Şirket, tam akışın yeniden başlatılması için başka parçaların da bakıma ihtiyacı olduğunu söyledi. Hatta salı günü itibarıyla “mücbir sebep” ilanı yapan Gazprom, 14 Temmuz tarihli görünen bir mektupla tedarik sorunlarının devam edeceğini ve ne zaman biteceğinin de belli olmadığını açıkladı.

Rusya Avrupa’ya %30 azalan petrol ihracatını Orta Doğu ülkelerine artırdığı petrol satışlarıyla telafi ediyor. Orta Doğu’da işlenen bu petrolün hangi ülkelere ihracatının yapıldığı net değil, Avrupa’ya dahi yeniden geri dönüyor olabilir. Fakat, Rusya’nın Avrupa’dan kestiği doğalgazı başka ülkelere aynı hızda aktarması mümkün değil. Bu nedenle Avrupa Birliği gaz akışı tamamen kesilecek senaryosunu devreye sokma aşamasında olsalar da halen bir açık kapı bulunuyor.

Rusya’nın kademeli olarak bahaneler üreterek düşürdüğü doğalgaz akışını tamamen kesmesi halinde şokun merkezlerinin Almanya, Polonya ve diğer Orta Avrupa ülkeleri olacağı kesin. Bilinmeyen, şimdiden aşırı yükselen Avrupa doğalgaz fiyatlarına eşlik edecek yokluğun Avrupa’nın geri kalanında ve dünya ekonomisinde yaratacağı dalgalar. Çünkü önümüzdeki kış gibi kısa vadede Rus gazının yerini LNG sevkiyatlarında artış olsa dahi tutabilecek alternatif yok.

UBS’in geçen hafta açıkladığı çalışmasına göre Putin’in Kuzey Akım’ı tamamen kapatması şirketlerde üretimi durduracak, gelirlerini %15-20 arasında düşürecek, hisse senedi piyasasını en az %20 düşürecek ve euroyu 0,90 dolara indirecek. Bunlar elbette kaba tahminler ve durumun çok daha kötüleşme potansiyeli bulunuyor.

Yüksek enerji fiyatları başta çok yüksek enflasyon olmak üzere Avrupa ekonomisine zarar veriyor ve euroyu düşürüyor. Zayıflayan euro, iç talebi vuruyor, enerji ithalatını daha da pahalı hale getiriyor ve enflasyonu daha da besliyor.

Böyle bir olumsuz senaryoda ECB’nin son 25 yılın zirvesindeki enflasyonu düşürmek için faiz silahını yüksekten çekmesi fazla işe yarayacak gibi görünmüyor. Diğer yandan faiz artırmamak ve enflasyonla mücadele etmemek de seçenekler arasında değil.

Türkiye’de ne olacak?

Geçtiğimiz yaz ortasında yaşananların bir tekrarının oluşması en olası senaryo. Avrupa’da pişen enerji şoku artan fiyatlar üzerinden Türkiye’nin doğalgaz alımlarını da etkileyecek. Stok yapmak imkanı kısıtı ve tabi fiyat sabitlemek konusunda geçem yaz geç atılan adımlar bir yandan sürekli doğalgaz ve elektrik fiyat artışları yaratmış, bir yandan da petrol fiyatlarındaki yükselişle beraber Türkiye’nin enerji ithalat faturasında önemli artışlar yaratmıştı. Hükümet BOTAŞ’ın piyasadan döviz alıp TL’nin değerini düşürmesini engellemek için merkez bankası kaynaklarını doğrudan aktarma yolunu seçmişti. İki hafta önce BOTAŞ’ın 726 milyon dolarla ilk defa gaz alımı için yurtdışından borçlanacağı haberini beklenen doğalgaz şokuna hazırlık ve TL üzerindeki baskıları seçim öncesi hafifletmek amaçlı olarak okumak mümkün.

Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin gizli satışlarla swap hariç eksi 50 milyar dolara kadar yok edildiği dönemde, kışın doğalgaz fiyatı şoku Türkiye ekonomisini çok zorlayacak.  Artan maliyetler ve olmayan döviz kaynakları, bir yandan enflasyon şoku, bir yandan hanehalkının geniş bir kesimi için doğalgaza ulaşım sorunu yaratacak. Şirketlerin bu süreçten nasıl yara alacağını biraz da kışın yaşanacak hava şartları belirleyecek.

Türkiye ekonomisini zorlayacak bir üçüncü etki de ihracatta daralma ile gelecek. Halen euro bölgesine toplam ihracatın %46’sının yapılması demek, Avrupa’da yüksek enflasyon ve ekonomik daralma şokunun Türkiye’nin bölgeye yaptığı ihracatı da daraltacağı anlamına geliyor. Kaba bir hesapla beklenen şokun kış aylarında gerçekleşmesi, sene sonunda Türkiye’nin aylık ihracat artışını sıfırlayacak boyuta kolayca gelebilir, ihracatta birkaç ay kış dönemi boyunca daralma izlemek de olasılıklar arasında.

Özetle, Avrupa ekonomisi uzun yıllardır en zor kış dönemine girmek üzere. Hazırlıklar alternatif yaratmaktan uzak, doğalgaz kullanımını düşürmek üzerine kurulu. Ekonomik ilişkilerin yoğunluğu Avrupa’da yaşanan krizin Türkiye’ye de olumsuz etkilerinin olacağını anlatıyor. Cari fazla ile TL’ye değer kazandırıp enflasyonu düşürme politikası olan Yeni Ekonomi Modeli aslında aylar önce çöktü.  Avrupa’dan gelecek olası sert dalga şimdi savunmasız TL’nin daha da değer kaybetmesiyle ve 2023’e sarkacak daha yüksek – muhtemelen üç hane- enflasyonla sonuçlanacak.

ECB’ye gelince… Yüksek enflasyon ve doğalgaz şoku ile yaşanacak ekonomik sıkıntılar Banka’nın faiz artışı kararını 25 baz puanda sınırlayacak gibi. Perşembe günü kararın ne olacağını ve euronun seyrinin ne yöne evrileceğini izleyeceğiz.

Politikyol

BAKMADAN GEÇME

  • Merkez Bankası Rezervlerinde Görünmeyen Açık: Artış Var Mı Gerçekten? 

    Ekonomi yönetimi son dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerindeki artışı sıkça gündeme getirirken, resmi verilerin detayları incelendiğinde tablo çok daha farklı bir hikâye anlatıyor. Yüksek faiz ortamına rağmen Merkez Bankası’nın rezervlerinde gerçek anlamda bir güçlenme değil, zayıflama yaşandığı görülüyor.

  • Çetin Ünsalan Yazdı: Sahibinden kelepire mi geldik?

    Türk reel sektörü en kritik dönemeçlerinden birinden geçiyor. Bugüne kadar verimlilik ile ilgili tartışmalar ön plana çıkıyordu...

  • Akfen GYO, BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde Yerini Aldı

    Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (Akfen GYO), çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ESG) alanlarındaki performansı doğrultusunda Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer aldı...

  • Meysu Halka Arz Sonuçları Açıklandı…

    Meysu Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. halka arz sonuçları belli oldu. Pay başına 7,50 TL sabit fiyatla gerçekleştirilen halka arzın toplam büyüklüğü 1 milyar 312 milyon 500 bin TL olarak gerçekleşirken, halka arz sürecinde toplam tahsisat tutarının 8,5 katı talep oluştu...

  • Bitcoin için 2026 Tahminleri Uçurum Gibi: 75 Bin Dolardan 225 Bin Dolara Kadar Geniş Bir Bant

    2025 yılında tarihi zirveyi test ettikten sonra sert bir düzeltme yaşayan Bitcoin için 2026’ya yönelik tahminler son derece geniş bir bantta şekilleniyor. CNBC’nin sektör profesyonelleriyle yaptığı derlemeye göre öngörüler 75 bin dolar ile 225 bin dolar arasında değişiyor. Ortak nokta ise yüksek volatilitenin kalıcı olacağı beklentisi.

  • İran Fay Hattı: 2026’da Türkiye’yi Bekleyen Riskler ve Fırsatlar

    2026 yılının başında İran, 1979 Devrimi’nden bu yana en derin iç krizlerinden birini yaşıyor. Tahran’da hayat pahalılığı ve döviz kriziyle başlayan gösteriler, bugün rejim karşıtı topyekûn bir halk hareketine dönüşmüş durumda. 534 kilometrelik ortak sınıra sahip olan Türkiye için bu durum sadece komşuda çıkan bir yangın değil; göç, enerji ve jeopolitik dengeler açısından bir "sıçrama" (spillover) riskidir.

  • BDDK Raporu: Bireysel Kredi Büyümesi Ticari Kredileri Solladı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) yayımladığı son veriler, kredi piyasasında tüketici ve ticari krediler arasındaki büyüme farkının giderek açıldığını gösteriyor. Tüketici kredileri, 2 Ocak haftası itibarıyla art arda dördüncü haftasında da yükselişini sürdürerek yıllıklandırılmış bazda yüzde 62,5 seviyesine ulaştı.

  • Marc Champion: ABD’nin Venezuela Modeli İran’da İşe Yaramaz

    ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği sürpriz operasyon ve Nicolas Maduro’nun ülke dışına çıkarılması, Washington’un benzer bir stratejiyi İran için de devreye sokup sokamayacağı tartışmasını alevlendirdi. Ancak Bloomberg yazarı Marc Champion’a göre, İran’ın iç dengeleri, bölgesel konumu ve rejimin yapısı Venezuela’dan çok daha karmaşık. Dahası, dış askeri müdahaleler Tahran’da rejimi zayıflatmak yerine milliyetçi refleksleri güçlendirebilir ve daha istikrarsız sonuçlar doğurabilir.

  • TCMB Rezervlerinde Düşüş: Toplam Rezervler 189,1 Milyar Dolara Geriledi

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam brüt rezervleri gerileme kaydetti. 2 Ocak 2026 ile sona eren haftada TCMB’nin toplam rezervleri, önceki haftaya göre 4,8 milyar dolar azalarak 189,1 milyar dolara düştü. Bir önceki hafta rezervler 193,9 milyar dolar seviyesindeydi.

  • Jeopolitik Riskler GOÜ Varlıklarını Baskılıyor

    Gelişmekte olan ülke hisse senetleri ve para birimleri, artan jeopolitik risklerin etkisiyle düşüşünü sürdürdü. MSCI gelişmekte olan piyasalar hisse endeksi yüzde 0,8 gerileyerek Aralık ortasından bu yana en sert günlük düşüşünü kaydetti. Döviz tarafında ise Tayland, Güney Kore ve Güney Afrika para birimleri kayıplara öncülük etti.

  • Güldem Atabay: Küresel ekonomi şoklara dirençli çıktı, bizde de enflasyon

    Dünya ekonomisi jeopolitik şoklara beklenenden daha güçlü dayanıklılık sergilerken, bizde TCMB yapışkan enflasyona rağmen faiz indiriminin yolunu arıyor

  • Hazine’den 3,5 Milyar Dolarlık Dış Borçlanma

    Hazine ve Maliye Bakanlığı, 7 Ocak’ta gerçekleştirdiği dolar cinsinden çift dilimli tahvil ihracıyla uluslararası piyasalardan 3,5 milyar dolar kaynak sağladı.…

  • TÜİK, Aralık Ayında En Çok Kazandıran Yatırım Araçlarını Açıkladı

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, aylık bazda en yüksek reel getiri Devlet İç Borçlanma Senetleri’nde (DİBS) görüldü. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) dikkate alındığında DİBS’in reel getirisi yüzde 4,13 olurken, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile hesaplandığında bu oran yüzde 3,98 olarak gerçekleşti.

Benzer Haberler