Sosyal Medya

Borsa

Şeker Yatırım’dan Petkim için finansal görünüm değerlendirmesi

Petkim, 1Ç21’de oldukça kuvvetli gerçekleşmiş operasyonel performansı ile, piyasa ortalama beklentisi olan 668mn TL’nin ve tahminimiz 655mn TL’nin üzerinde, 884mn TL net kar (1Ç20: - 13mn TL, çeyreklik %33.3 artış) açıklamıştır...

Şeker Yatırım’dan Petkim için finansal görünüm değerlendirmesi

Beklentilerin üzerinde sonuçlar

Petkim, 1Ç21’de oldukça kuvvetli gerçekleşmiş operasyonel performansı ile, piyasa ortalama beklentisi olan 668mn TL’nin ve tahminimiz 655mn TL’nin üzerinde, 884mn TL net kar (1Ç20: – 13mn TL, çeyreklik %33.3 artış) açıklamıştır. Petkim’in satış hacmi 1Ç21’de yıllık %6.5 artışla (çeyreklik %5.1 azalışla) 637bin ton olarak, kuvvetli gerçekleşmiştir. Petrokimyasal ürün fiyatları 1Ç21’de arz kısıntıları ve global ticarette kesintiler nedeniyle oldukça hızlı artış göstermiş, ve TL’nin ABD doları karşısındaki yıllık %21 oranındaki değer kaybının da etkisiyle, Petkim’in 1Ç21 satış gelirleri yıllık bazda %82.0 (çeyreklik %23.1) artarak piyasa ortalama beklentisi olan 5,040mn TL ve tahminimiz 5,252mn TL’nin paralelinde, 5,034mn TL olarak gerçekleşmiştir. Etilen-nafta fiyat makası 1Ç21’de yıllık %69 (çeyreklik %52) genişleyerek 623 ABD doları/ton ortalamasına ulaşmıştır. Platts endeksine göre 1Ç21’de petrokimyasal ürün fiyatları yıllık bazda %47 (çeyreklik %36) yükselirken, nafta fiyatları ise yıllık bazda %34 (çeyreklik %44) artış göstermiştir. Böylelikle, ürün marjları artmış ve Petkim’in FAVÖK’ü, yıllık 7.7x (çeyreklik %56.3) artışla 1Ç21’de hesaplamalarımıza göre 1,194mn TL olarak, piyasa ortalama beklentisi olan 1,011mn TL’nin ve tahminimiz 1,007mn TL’nin üzerinde gerçekleşmiştir. Şirket’in 1Ç21 FAVÖK marjı, yıllık bazda 18.1 y.p. (çeyreklik 5.0 y.p.) yükselrek %23.7 olarak gerçekleşmiştir. Bunun yanında, Petkim 1Ç21’de yıllık %49.3 artışla 95.3mn TL net diğer faaliyet gideri kaydetmiş (4Ç20: -85.2mn TL), net finansal giderleri ise yıllık %63.4 azışla (çeyreklik %19.4 artışla) 48.3mn TL olarak gerçekleşmiştir. Efektif vergi oranı da görece olarak düşük %21.9 olarak gerçekleşmiş (1Ç20: %191.5, 4Ç20: %10.6). Böylelikle, esas itibariyle oldukça kuvvetli operasyonel performansı ile Petkim, 1Ç21’de 884mn TL (1Ç20: -13mn TL, çeyreklik %33.3 artış ile) net kar elde etmiştir. Şirket’in net borcu, 1Ç21 sonunda 5.1mlyr TL’ye yükselmiş (4Ç20-sonu: 4.6mlyr TL), net borç/FAVÖK oranı ise hesaplamalarımıza göre 1.8x’e gerilemiştir. Açıklanan sonuçların, Şirket payları performansını olumlu etkileyebileceğini düşünmekteyiz.

12 aylık hedef fiyatımızı 8.00 TL olarak revize etmekte ve “AL” önerimizi sürdürmekteyiz

Etilen nafta fiyat makası, arz kısıtlarıyla 1Ç21’de yıllık %69 (çeyreklik %52) artışla 623 ABD doları/ton ortalamasına, ve 2Ç21T başından bugüne kadar çeyreklik %6.4 artarak yıllık %160 yükselişle) 663 ABD doları/ton ortalamasına ulaşmıştır. Petrokimyasal ürün fiyatları ve marjlarında, 1Ç21’de ve 2Ç21’in ilk haftalarında gerçekleşen hızlı yükselişin, dünya üretim kapasitesinin normalleşmesiyle birlikte 2Y21T’de yavaşlayabileceği beklenmektedir. Tahminlerimizi Şirket’in beklentilerimiz üzerinde gerçekleşmiş olan 1Ç21 operasyonel performansı, 2021T yılına dair
FAVÖK beklentisini 300mn-350mn ABD doları aralığından 400mn–430mn ABD doları aralığına yükseltmesi, yakın dönemde belirgin artış göstermiş olan ürün/hammadde fiyatlarını dikkate alarak, ve yeni makroekonomik ve kur tamhminlerimiz ve risksiz faiz oranı varsayımımızda 200 baz puan arttırarak güncellememizle, Petkim payları için 12 aylık 8.00 TL hedef fiyata ulaşmakta ve tavsiyemizi AL olarak yinelemekteyiz.

 

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

 

Şeker Yatırım

BAKMADAN GEÇME

  • Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç Stoku Kasım’da Azaldı

    Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku, Kasım ayı itibarıyla bir önceki aya göre %1,3 azalarak 163,7 milyar dolar seviyesine geriledi.

  • Japonya’nın İlk Kadın Başbakanı Takaichi, Erken Seçime Gidiyor

    Ekim ayında Japonya’nın ilk kadın Başbakanı Sanae Takaichi’den dikkat çeken bir adım geldi. Japon Başbakan Takaichi, bugün yaptığı açıklamada erken seçim kararı aldığını duyurdu. Kendisinin Liberal Demokrat Parti’deki (LDP) lider değişikliği sonucunda başbakan olduğunu ve Japonya Inovasyon Partisi (JIP) ile yeni bir koalisyon hükümeti kurduğunu hatırlatan Takaichi, "Bu kapsamda uygulayacağımız politikaların çoğu, LDP’nin son Temsilciler Meclisi seçimlerindeki kampanya vaatleri arasında yer almamıştı" dedi.

  • Euro Bölgesi Enflasyonu Aralık’ta Hedefe Yaklaştı

    Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon Aralık ayında %1,9’a geriledi. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği (AB) ve Euro Bölgesi’nin Aralık ayı enflasyon verilerini açıkladı.

  • Javier Blas: İran Petrolü İçin Asıl Risk Bombalar Değil, Grevler

    İran denildiğinde enerji piyasalarının aklına ilk olarak askeri gerilimler ve Hürmüz Boğazı riski geliyor. Ancak Bloomberg Opinion yazarı Javier Blas’a göre, İran petrol arzı açısından asıl tehlike askeri çatışmalar değil, ülkenin derinleşen ekonomik kriziyle tetiklenebilecek işçi grevleri. Tarihsel deneyim, göz ardı edilen bu riskin petrol üretimi üzerinde çok daha yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.

  • Grönland Krizi Derinleşiyor: Avrupa, ABD’ye Karşı “Ticaret Bazukası” Seçeneğini Masada Tutuyor

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland üzerinden Avrupa’ya yönelik yeni tarife tehdidi, transatlantik ilişkilerde gerilimi tırmandırdı. Brüksel’de olağanüstü diplomasi trafiği başlarken, Avrupa Birliği’nin daha önce hiç kullanmadığı “Anti-Zorlama Aracı” (ACI) dahil sert ekonomik karşılıkları değerlendirdiği bildiriliyor. Piyasalar ise bu belirsizliği sert satışlarla fiyatlıyor.

  • IMF’den Yeni Rapor: Türkiye’nin Büyüme Tahminini Nasıl Yorumladılar?

    Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye ekonomisinin bu yıl ve gelecek yıl için büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etti. IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nun Ocak 2026 sayısını “Küresel Ekonomi: Ayrışan Güçler Arasında İstikrar” başlığıyla yayımladı. Raporda, Türkiye ekonomisinin büyüme öngörülerinde artışa gidildiği belirtildi.

  • Trump’ın Grönland Hamlesine AB’den Misilleme Planı

    Avrupa Birliği başkentleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı kontrol altına alma yönündeki girişimine karşı çıkan NATO müttefiklerini hedef alan tehditlerine yanıt olarak, ABD’den yapılan yaklaşık 93 milyar euroluk ithalata gümrük vergisi uygulanmasını ya da Amerikan şirketlerinin AB iç pazarına erişiminin kısıtlanmasını masaya yatırdı. Bu gelişme, transatlantik ilişkilerde son on yılların en ciddi gerilimlerinden biri olarak görülüyor.

  • PİYASA ANALİZ: Trump’ın Tarife Hamlesi Risk İştahını Bozdu, Güvenli Limanlar Işıldıyor

    Küresel piyasalar haftaya belirgin bir riskten kaçış havasıyla başladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland merkezli tarife restleşmesi, jeopolitik tansiyonu yeniden yükseltirken, hisse senetlerinde baskı, kripto varlıklarda geri çekilme ve güvenli limanlara güçlü bir yöneliş görüldü. Altın ve gümüş “para gibi” davranarak tarihi zirveleri test ederken, döviz cephesinde euro, yen ve İsviçre frangı öne çıktı. Türkiye varlıkları ise küresel dalgalanmaya rağmen pozitif ayrışmasını sürdürdü.

  • Ekonomik Kriz Ortamında Dikkat Çeken Adım: İzmir’de 11 Zincir Market Güçlerini Birleştirdi

    İzmir’de faaliyet gösteren 11 zincir market, güçlerini birleştirerek yeni bir ticari yapılanmaya gitti. Kurulan şirketin ilk mağazasının şubat ayında Menderes’te hizmete girmesi planlanıyor. Ortak girişimin kamuoyuna tanıtımı ise Gaziemir’de gerçekleştirilen bir basın toplantısıyla yapıldı.

  • Barış Soydan Yazdı…’Fintekte Sorunlar Merkez Bankası’na Devirle Başladı, Acil Müdahale Zamanı’

    2025 yılı elektronik para ve ödeme kuruluşları açısından neredeyse bir kaos ve yıkım yılı olarak geride kaldı. Savcılık operasyonları, lisans iptalleri, faaliyetlerin askıya alınması gibi hukuki ve idari kararlar tüm yıl boyunca gündemdeydi. Daha da kötüsü, finansal sistemin bu parçası bir süredir ciddi bir şeffaflık ve güven krizinin içine girmiş durumda; söylentiler ve spekülasyonlar hâlâ devam ediyor. Artık bir kırılma noktasına gelindiği açık. Bir tarafta genç nüfus, yüksek dijital adaptasyon, güçlü bankacılık altyapısı ve dev elektronik ticaret hacmiyle bölgesel bir “fintek merkezi” olabilecek kapasite var. Diğer tarafta ise giderek daha sık anılan suç ve bahis gelirleri, kara para, şüpheli transferler tartışmaları… Bugün fintek sektörü başarı hikâyeleriyle değil bu tür risk başlıklarıyla gündeme geliyorsa, bunun sebebi sadece “birkaç kötü örnek” değil. Esas faktör daha derinde, yapısal ve sistemsel sorunlarda.

  • Konut Fiyat Endeksi 2025’te Reel Olarak Geriledi

    Konut Fiyat Endeksi, 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,2 artarken, yıllık bazda yüzde 29 yükseldi. Ancak endeks, 2025 yılı genelinde reel olarak yüzde 1,4 oranında değer kaybetti.

  • Suriye’de Kürt otonomisine darbe

    Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa’nın Kürtleri Suriye vatandaşı olarak tanıması ve bazı kültürel hakları resmen kabul etmesi, uluslararası kamuoyunda temkinli bir iyimserlik yarattı. Ancak sahadaki askeri ve siyasi gelişmeler, bu adımların kalıcılığı ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kürt yönetiminin geleceği konusunda ciddi belirsizlikler olduğunu gösteriyor. Uzmanlara göre, Şam yönetiminin temel hedefi, ülke genelinde merkezi otoriteyi yeniden tesis etmek.

  • Çin Ekonomisinde Momentum Kaybı: %5 Büyüme Hedefi Tutsa da İç Talep Alarm Veriyor

    Çin ekonomisi 2025’te hükümetin “yaklaşık %5” büyüme hedefini tutturmasına rağmen yılın son çeyreğinde belirgin bir ivme kaybı yaşadı. Sanayi üretimi görece güçlü seyrini korurken, perakende satışlar ve yatırımlar beklentilerin altında kaldı. Veriler, ihracata dayalı büyümenin sürdürülebilirliği konusunda soru işaretlerini artırırken, iç talepteki zayıflığın derinleştiğine işaret ediyor.

Benzer Haberler