Sosyal Medya

Döviz

Merkez Bankası’ndan dolara müdahale: Ekonomistler ne diyor?

Merkez Bankası (TCMB) bugün yaptığı “Doğrudan Döviz Müdahalesine İlişkin Basın Duyurusu” başlıklı açıklamayla kura doğrudan müdahale ettiğini açıkladı. Açıklamada “Döviz…

Merkez Bankası’ndan dolara müdahale: Ekonomistler ne diyor?

Merkez Bankası (TCMB) bugün yaptığı “Doğrudan Döviz Müdahalesine İlişkin Basın Duyurusu” başlıklı açıklamayla kura doğrudan müdahale ettiğini açıkladı.

Açıklamada “Döviz kurlarında görülen sağlıksız fiyat oluşumları nedeniyle piyasaya satım yönünde doğrudan müdahale edilmektedir” denildi.

Ekonomistler Prof. Dr. Hakan Kara, Dr. Murat Kubilay, GCM Yatırım Araştırma Müdürü Dr. Tuğberk Çitilci ve Evren Kırıkoğlu TCMB’nin kura müdahalesini sozcu.com.tr’ye değerlendirdi.

TCMB’nin eski başekonomisti Kara, “Piyasada likiditenin kuruduğu dönemlerde merkez bankalarının bir miktar döviz satışı yapması çok kısa vadede kurun ateşi söndürebilir. Ancak faiz politikası yanlışsa ve krediler hızlı artıyorsa orta vadede döviz müdahalesi etkisiz kalır” dedi.

“Merkez Bankası’nın müdahalesi önemli, çünkü 13 TL’nin üstündeki kur seviyesinden gecikmeli rahatsız olduklarını göstermiş oldular” diyen Ekonomist Murat Kubilay, şöyle devam etti:

“Enflasyon beklentileri hızlı bir şekilde bozulurken daha da faiz düşürmek reel faizleri iyice bozar; bunun döviz kurundaki etkisini dengelemek için ya rezerv satışı gerekiyor ya dışarıdan döviz girişi ya da sermaye kontrolü. Döviz girişi yok, sermaye kontrolü ise çok çeşitli nedenlerden ötürü tercih edilebilir değil. Bu nedenle döviz satışı geldi.”

“Tabii satışın hacmi ve seviyesi de önemli” diyen Kubilay, “Beklentiler çok zedelendiği için dolarizasyonun şu süreçte durması çok zor. Eğer dövize yönelmenin yanında bir de yastık altına kaçış yaşanmazsa, Albayrak dönemindeki gibi Merkez Bankası bu dövizleri swap ile ticari bankalardan geri ödünç alarak sistemi sürdürülebilir. Fakat sermaye çıkışı ve yastık altına kaçış bu sistemin zayıf yanları. Bir de sürekli faiz indirimlerini dengeleyecek düzeyde rezerv bulmak kolay değil. Bu nedenle bu şekilde döviz kurlarında kalıcı istikrar mümkün değil, en nihayetinde faiz oranlarının enflasyon beklentilerinin üzerine çekilmesi mutlaka gerekecek” dedi.

Ocak 2014’ten bu yana Merkez Bankası’nın ilk kez dövize doğrudan müdahale ettiğini hatırlatan GCM Yatırım Araştırma Müdürü Dr. Tuğberk  Çitilci, “Bu aslında beklenmiyordu. Kur 13,88’e doğru gelince 40 kuruşluk düşüş oldu, sonra da Merkez’den müdahale açıklaması geldi.” dedi.

13’ün psikolojik seviye olduğunu, TCMB’nin kuru bu seviyenin altında baskılamaya devam edip etmeyeceğinin kritik olduğunu, TCMB’nin döviz satarak kura müdahalesinin gün içinde devam ediyor olabileceğini ve kurda 12,50 seviyelerine kadar hareketin devam edebileceğini belirten Çitilci, bundan sonra TCMB’nin 16 Aralık’taki toplantısında atacağı adımın önemli olacağını ancak “düşük faiz yüksek kur” politikası uygulanırken kura müdahale edilmesinin kafa karışıklığı da yarattığını belirtti.

Merkez Bankası’nın hem doğrudan döviz satışı hem de Borsa İstanbul’da Vadeli İşlemler ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) TL’ye karşı pozisyon alınmaması için işlem yapıldığını belirten Çitilci, “Çünkü insanlar talebi VİOP tarafındaki döviz sözleşmelerinden verdiği için orayı da engelledi ama 2018 dönemine kıyasla bu adımın etkisi sınırlı kalabilir, TCMB bu piyasada TL uzun pozisyon alarak ‘piyasa yapıcı’ role tekrar dönmeyebilir çünkü bir yandan düşük faiz politikasının devam edeceği söyleniyor” dedi.

Sardis Research Danışmanlık’tan stratejist Evren Kırıkoğlu, “Bu müdahale ne kadar etkili olur emin değilim. Öte yandan, Merkez Bankası ‘faiz politikasından taviz vermeyeceğiz ama kurdan da rahatsız’ mesajı vermiş oldu” dedi.

Kırıkoğlu, net rakamın şu an bilinmediğini ancak piyasada TCMB’nin spotta yaklaşık 1,5 milyar dolar, VİOP’ta da yaklaşık 300 milyon dolarlık döviz satışı yaptığının konuşulduğunu dile getirdi.

Yabancıların Türkiye’de satacak çok az varlığı kaldığını, swap (takas) piyasasında 7,5 milyar dolarlık, tahvilde de 4-5 milyar dolarlık yabancı varlığı olduğunu, bunların da sadece bir kısmından çıkabilecek durumda olduğunu belirten Kırıkoğlu, “Dolayısıyla mevcut politika için yabancıların satacak çok az malları kalmasına güvenmiş olabilirler ancak Türklerin döviz alışını nasıl engelleyecekler, o belli değil” dedi.

GEÇEN HAFTA AÇIKLAMA GELMİŞTİ

Tarihi kur artışının olduğu 23 Kasım 2021 tarihinde TCMB’den yapılan açıklamada, “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının uygulanmakta olan dalgalı kur rejimi altında kur seviyesine ilişkin bir taahhüdü yoktur. Döviz kurları, serbest piyasa dinamiklerince arz ve talep koşullarınca belirlenmektedir” denmişti.

“Merkez Bankası belli koşullar altında kalıcı yön amacı taşımadan sadece aşırı oynaklığa müdahale edebilmektedir” diyen banka, “Döviz piyasalarında gerçekçi olmayan ve iktisadi temellerden tamamen uzak, sağlıksız fiyat oluşumları gözlemlenmektedir. Şirketlerimiz ve vatandaşlarımızın aşırı oynak piyasa koşullarında iktisadi temellerden tamamen uzak değerlerden işlem yaparak olası kayıplara karşı uyarılması lüzumu üzerine bu açıklamaya gerek duyulmuştur” ifadelerini kullanmıştı.

Sözcü

BAKMADAN GEÇME

  • Alman Ekonomisi 2022’den Bu Yana İlk Kez Büyüdü 

    Almanya ekonomisi, iki yıl süren daralmanın ardından 2025’te yeniden büyümeye geçti. Gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) yüzde 0,2 artarken, toparlanmanın ana itici gücü hanehalkı tüketimi ve kamu harcamaları oldu. Buna karşın sanayi, inşaat ve ihracat cephesindeki zayıflık sürüyor. Ekonomistler, mali genişlemenin büyümeyi destekleyeceğini kabul ederken, kalıcı toparlanma için yapısal reform ihtiyacına dikkat çekiyor.

  • Elektrikli Araçlar Devrimi Geride Kaldı

    Ünlü finans yorumcusu Patrick Boyle'un videosuna dayalı kapsamlı analiz. Ford'un milyarlarca dolarlık zararı, Tesla'nın strateji değişikliği ve Çin'in batarya savaşı galibiyeti elektrikli araç pazarını kurutuyor.

  • Petrol Fiyatları Sert Düştü: ABD–İran Gerilimi Yumuşarken Piyasalar Arz Fazlasına Odaklandı

    Petrol fiyatları, ABD ile İran arasındaki askeri gerilim ihtimalinin zayıflamasıyla birlikte sert düşüş yaşadı. Brent petrol yüzde 4’ün üzerinde gerileyerek haftalık kazançlarının büyük bölümünü geri verirken, piyasa odağını yeniden jeopolitik risklerden küresel arz fazlası sinyallerine çevirdi. ABD stok verileri ve Venezuela’nın ihracata dönüş ihtimali, düşüşü hızlandıran unsurlar oldu.

  • ANALİZ: 2025 Bütçe Yılı Analizi: Mali Disiplinde Beklentileri Aşan Performans 

    Türkiye ekonomisi için kritik bir dönemeç olan 2025 yılı, merkezi yönetim bütçesi açısından piyasalara "hoş bir sürpriz" yaparak kapandı. Aracı kurumların son raporları, bütçe disiplininin dezenflasyon sürecine beklenenden daha güçlü bir destek verdiğini ortaya koyuyor. Özellikle bütçe açığının GSYH’ye oranının %3 barajının altında kalması, makroekonomik istikrar açısından dönüm noktası olarak görülüyor. İşte Gedik Yatırım, İş Bankası ve Şeker Yatırım’ın verilerinden yola çıkarak hazırladığımız kapsamlı 2025 bütçe analizi.

  • En Düşük Emekli Aylığı 20 Bin TL’ye Yükseltiliyor: Düzenleme TBMM Komisyonu’ndan Geçti

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, en düşük emekli aylığının artırılmasını da kapsayan kanun teklifinin görüşmeleri tamamlandı. Görüşmelerin ardından, en düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye yükseltilmesini öngören madde komisyonda kabul edildi.

  • Tüketici Güveni Aralık Ayında Artış Gösterdi

    Bloomberg HT Tüketici Güven Endeksi, Aralık ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 1,42 artış göstererek 75,85 seviyesine yükseldi. Endekste artış eğilimi sürerken, öncü endekse göre sınırlı bir gerileme dikkat çekti.

  • Goolsbee: “Merkez Bankası Bağımsızlığı Aşınırsa Enflasyon Patlar”

    Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, CNBC’ye verdiği röportajda, son dönemde Fed’e ve Fed Başkanı Jerome Powell’a yönelik siyasi ve hukuki baskıların enflasyon açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi.

  • Bakanlık Duyurdu: Bütçe Açığı 528,1 Milyar TL’ye Ulaştı

    2025 yılının Ocak–Aralık döneminde merkezi yönetim bütçesi, 14 trilyon 634,6 milyar TL harcama ve 12 trilyon 835,5 milyar TL gelir ile tamamlandı. Bu dönemde bütçe açığı 1 trilyon 799,1 milyar TL olarak gerçekleşti. Aralık ayında ise bütçe açık verdi.

  • TCMB Başkanı Karahan: Dezenflasyonda Ana Eğilim Güçleniyor

    Merkez Bankası Başkanı Karahan, Londra ve New York’ta uluslararası yatırımcılarla bir araya gelerek Türkiye’nin yeni yol haritasını paylaştı. Dezenflasyon sürecinde ana eğilimin güçlendiğini vurgulayan Karahan, kısa vadeli dalgalanma riskine karşı "ihtiyatlı ve veri odaklı" kalmaya devam edecekleri mesajını verdi. Küresel finans dünyasının kalbi olan Londra ve New York’ta gerçekleştirilen yatırımcı toplantılarında, Türkiye’nin para politikasına dair kararlılık bir kez daha teyit edildi. TCMB Başkanı Fatih Karahan tarafından sunulan projeksiyonlarda, fiyat istikrarı hedefine ulaşana kadar sıkı para politikası duruşunun korunacağı ve herhangi bir sapma durumunda ek sıkılaşma adımlarının atılabileceği vurgulandı.

  • MetroPOLL’den “Toplumsal Tükenmişlik ve Güven” Raporu: Güvensizlik ve Yorgunluk, Türkiye’nin Duygusal Tablosunu Şekillendiriyor”

    MetroPOLL’ün 2025 sonu verileriyle hazırladığı rapor, Türkiye’de “toplumsal tükenmişlik” tablosunu ortaya koydu. Araştırmaya göre toplumun yüzde 61’i yüksek düzeyde tükenmişlik yaşarken, her iki kişiden biri son bir yılda psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu belirtti. MetroPOLL Araştırma’nın 2025 yılı sonu verileriyle hazırladığı "Toplumsal Tükenmişlik ve Güven" raporu, Türkiye’nin ağır bir duygusal yorgunluktan geçtiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre toplumun yüzde 61’i yüksek veya çok yüksek tükenmişlik yaşıyor. Seçmenlerin neredeyse yarısı "hiçbir yere güvenmeyenler" sınıfında yer alırken, özellikle gençler arasında ülkeden gitme isteği "ana akım" bir düşünceye dönüşmüş durumda.

  • TCMB Rezervleri Yükseldi: Swap Hariç Net Rezerv 70,1 Milyar Dolara Çıktı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) brüt rezervleri, 9 Ocak 2026 ile biten haftada 196,1 milyar dolara yükseldi. Önceki hafta bu rakam 189,1 milyar dolar olarak kaydedilmişti.

  • WEF’in 2026 Küresel Riskler Raporu’ndan Kritik Analiz: Dünya Ekonomisini Zorlu Bir Dönem Bekliyor

    Dünya Ekonomi Forumu’nun (WEF) Davos’ta gerçekleştireceği toplantılar öncesinde yayımlanan Küresel Riskler 2026 Raporu, dünya ekonomisini tehdit eden unsurları gözler önüne serdi. Rapora katkı sunan katılımcılar, önümüzdeki iki yıla ilişkin beklentilerini “Çalkantılı ve fırtınalı” olarak tanımlarken, küresel ölçekte en ciddi riskin jeopolitik gerilimler olduğuna dikkat çekti.

  • TÜİK: İnşaat Üretimi Kasım Ayında Yıllık Yüzde 22,3 Arttı

    Türkiye’de inşaat üretimi Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0,1 oranında gerilerken, yıllık bazda yüzde 22,3 artış gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Kasım ayına ilişkin inşaat üretim endeksi verilerini yayımladı.

Benzer Haberler