Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

ABD’de enflasyon beklentileri küresel risk iştahını belirleyecek

2021 yılına, aşılamaya ilişkin olumlu gelişmeler, merkez bankalarının destekleyici duruşlarını sürdürmesi, mali teşvik beklentileri, küresel ekonomide senkronize toparlanma süreci ve…

ABD’de enflasyon beklentileri küresel risk iştahını belirleyecek

2021 yılına, aşılamaya ilişkin olumlu gelişmeler, merkez bankalarının destekleyici duruşlarını sürdürmesi, mali teşvik beklentileri, küresel ekonomide senkronize toparlanma süreci ve ABD’de Biden yönetiminde uluslararası ilişkilerde daha öngörülebilir bir dönem beklentisi gibi faktörlerin desteğiyle küresel çapta güçlü risk iştahı ile girilmişti.

  • Nisan ortası itibariyle, Dünya nüfusunun sadece %7’si en az 1 doz aşılamaya kavuşmuş durumda. Aşılama hızında ABD ve İngiltere gibi belli ülkeler dışında hedeflerin çok geride kalınmasına ve daha öncekileri de geçen üçüncü dalga vaka artışlarına karşın, ekonomilerin Covid-19 tedbirleri ile birlikte yaşamaya artık adapte olmalarının da yardımıyla, Global ekonomik aktivitedeki ivmelenme yılın ilk çeyreğinde de devam etti.
  • ABD’de beklentilerin de çok ötesine geçen mali teşvik paketlerinin de desteğiyle, ABD ekonomisi başta olmak üzere Global büyüme tahminlerinde yapılan yukarı yönlü revizyonlar ve emtia ve navlun fiyatlarındaki hızlı artışlara bağlı olarak  enflasyon beklentileri ve uzun vadeli tahvil faizlerindeki kayda değer artış (beklenilenden çok önce), küresel risk iştahında Şubat ortalarından itibaren önemli bir bozulmaya yol açtı.
  • FED Başkanı Powell ve ABD Hazine Bakanı Yellen’in telkinleri ve destekleyici duruş söylemleriyle, ABD tahvil faizleri şimdilik dengelenmiş, risk iştahı yeniden bir miktar güç kazanmış görünüyor. Ancak, ekonomilerdeki normalleşmeyle birlikte Global ekonomik aktivitede canlanmanın devam etmesi ve enflasyonun da beklentilerin üzerine seviyelere yükselmesi ihtimali azımsanmayacak ölçüde yüksek görünüyor. Covid-19 sonrası yaşanan tedarik zinciri sıkıntılarına bağlı olarak yaşanan hammadde sıkıntıları ve navlun fiyat artışları da enflasyonist riskleri arttırıyor. Her ne kadar, FED enflasyondaki yükselişin geçici olacağı konusunda piyasayı ikna etmeye çalışsa da, enflasyon artışı piyasalarda paniği arttırabilir.
  • Uzun vadeli ABD tahvil faizlerinin tarihsel süreç içinde halen çok düşük seviyelerde seyrettiği de göz önüne alındığında, 10-yıllık tahvil faizlerinin sene içinde %2,0 seviyelerini aşması kaçınılmaz görünüyor. Hatta, 10-yıllık tahvil faizleri için 2021 içinde %2,0 civarı seviyeler artık genel piyasa beklentisine dönüşmüş durumda. Buna karşın, tahvil faizlerindeki ek yükselişler (örneğin %2,5’e doğru) halen hisse senedi endekslerinde sert satışlara yol açabilir. Ancak, bunun baz senaryomuz dahilinde olmadığını belirtelim.

Yurtiçinde, bozulan yabancı yatırımcı algısında kısa vadede önemli bir iyileşme beklemiyoruz

  • 20 Mart gecesi TCMB’deki başkan değişimi, TL varlıklarda çok ciddi volatilite artışına neden oldu. Bozulan yabancı yatırımcı algısında kısa vadede önemli bir iyileşme olmasını beklemiyoruz. Buna  karşın, en azından sıkı para politikası duruşunun korunması, TL’nin dengelenmesine, hatta dışsal faktörlere de bağlı olarak bir miktar değerlenmesine katkı sağlayabilir.
  • Mevcut enflasyon eğiliminin kısa vadede (Ağustos/Eylül’den önce) para politikasında  gevşemeye izin vermediğini düşünüyoruz. Politika faizini sene sonunda %17,0 civarında öngörmekle birlikte, TCMB’nin daha yüklü bir indirim süreci yürütmesi ihtimalini göz ardı etmiyoruz.
  • TL’nin yılın genelinde zayıf kalmaya devam etmesi muhtemel görünüyor. Sene başında 7,90 olarak öngördüğümüz 2021 yılı ortalama USD/TL için tahminimiz, 8,20-8,25 olarak şekilleniyor.
  • Daha önce, Nisan ayında kabaca %17,0 seviyesinde zirve yapmasını beklediğimiz TÜFE enflasyonunda artık Mayıs ayında %18’li seviyelerin görülebileceğini düşünüyoruz. Sene sonu TÜFE enflasyonu tahminimizi ise %11,3’ten %15,0 revize ediyoruz.
  • Turizm ve inşaatta devam eden zayıflığa karşın, imalat sanayi aktivitesi halen çok güçlü seyrediyor. Devam eden büyüme momentumu nedeniyle, daha önce 2021 yılı GSYH tahminimizi %2,5’ten %3,5’e revize etmiştik. Son dönemde parasal koşullardaki sıkılaşmanın, özellikle iç talepte bir geri çekilme ihtimalini arttırmasıyla, piyasada büyüme tahminlerinin aşağı yönlü güncellendiğini gözlemliyoruz. Biz, yılın ikinci yarısındaki negatif büyüme öngörümüze karşın, mevcut momentumu dikkate alarak (ilk yarıyılda GSYH büyümesi çift haneye yaklaşabilir), piyasa tahminlerine göre zaten muhafazakar seviyedeki büyüme tahminimizi %3,5’te sabit bırakıyoruz.
  • Devam eden güçlü vergi tahsilat performansı, kurumlar vergisi oran artışı ve de hedeflerin çok üzerinde enflasyon nedeniyle, hükümetin 2021 yılı vergi geliri projeksiyonunun kayda değer miktarda aşılabileceğini düşünüyoruz. Öte yandan, faiz-dışı harcama tarafında, %9,2’lik nominal artış (reel olarak %6 düşüş) hedefinin tutturulması da zor görünüyor. Buna göre, 2021 yılı merkezi bütçe açığı/GSYH oranının %4,0’ün biraz üzerinde gerçekleşebileceğini düşünüyoruz.
  • Cari açıkta Mart’tan itibaren kademeli düşüş trendinin, sene başındaki öngörülerimizden daha yavaş gerçekleşmesi muhtemel görünüyor. Daha önce 19 milyar $ seviyesinde öngördüğümüz 2021 sonu cari açığını, halihazırda 24-25 milyar $ civarında bekliyoruz.

Hisse senedi tavsiyelerimde terminoloji değişikliklerine gidiyoruz.

  • Hisse senedi piyasası görünüm özetine geçmeden tavsiyelerimizdeki terminoloji değişikliklerimizi yatırımcılarla paylaşmak isteriz. Bu değişikliklerle beraber bundan böyle «Al/Tut/Sat» olan tavsiyelerimiz «Endeksin Üzerinde Getiri/Endekse Paralel Getiri/Endeksin Altında Getiri» olarak ifade edilecektir.

Risksiz faiz oranımızı arttırıyor ve BIST-100  endeks hedefimizi 1,750’den 1,575 seviyesine düşürüyoruz.

  • Endeks hedef değer değişikliğimizin ana nedeni artan faiz ortamı ile beraber, global anlamda da faizlerin artma riski olasılığını değerlemelere gerçekçi olarak yansıtmaktır. Bu kapsamda  İNA modellerimizde kullandığımız risksiz faiz oranımızı %13.5’dan %16.0’ya yükseltiyoruz.
  • İNA’larda kullandığımız yeni risksiz faiz oranı kapsamımızdaki şirketlerin en güncel temel gelişmeleri ile harmanlandığında, BIST-100 endeksi için yeni hedef değerimiz 1,575 olarak oluşmaktadır. Hisse bazındaki hedef değer ve tavsiye değişikliklerimizi 31-33. sayfalardaki tablolarda bulabilirsiniz.
  • 2020 yılını %26’nın üzerinde bir getiri ile kapayan BIST-100 endeksi 2021 yılına zor bir başlangıç yapmış olup yılbaşından bugüne -%5’lik bir getiriye sahiptir. Gelişmekte olan ülke piyasaları ile karşılaştırdığımızda ise BIST 100’ün 2020 yılında -%9, 2021 yılbaşından itibaren -%15’lik rölatif getiriye sahip olduğunu görmekteyiz.  Öte yandan, Türkiye’nin GOÜ’lere karşı FD/FAVÖK ıskontosu %33’dür ve bu seviye 2020 yıl sonu seviyesine paraleldir. Türkiye’nin tarihi FD/FAVÖK ıskontosunun %18 olduğunu göz önünde bulundurarak, risk primindeki olası düşüşler bu iskontonun kapanmasına yardımcı olabilir.
  • Bankacılık sektörü hisseleri, özellikle özel bankalar ele alındığında, iskontolu çarpanlarla işlem görmeye devam etmektedir. Ancak sektörü etkileyen koşulların hisseler için bir katalizör olmayacağını düşünmekteyiz. Kısa ve orta vadede sektörün kredi sağlık performansı hisse fiyatları için  belirleyici olmaya devam edecektir.

 

Kaynak: Gedik Yatırım

BAKMADAN GEÇME

  • GCM’den 2026 hisse strateji raporu: Çıkış potansiyeli yüksek

    Küresel ve yurt içi makroekonomik görünüm, para politikası beklentileri ve finansal koşulların seyrine bağlı olarak Borsa İstanbul’da önümüzdeki dönemde hem destekleyici hem de baskılayıcı faktörler aynı anda etkili olmaya devam edecek. Bu denge, orta vadeli stratejik beklentilere ek olarak dönemsel taktiksel işlem fırsatlarının da önünü açabilir.

  • JP Morgan’dan Gelişen Pazar Uyarısı: Riskler Artıyor, Tavsiye Düşürüldü

    JP Morgan stratejistleri, gelişmekte olan ülke para birimlerine yönelik tavsiyelerini “ağırlık artır” seviyesinden “piyasa ağırlığı”na indirdi. Banka, güçlü bir performansla…

  • Konut ve Arsa Satışlarında Dolandırıcılığa Son: Taşınmaz Satışlarında Blokeli Ödeme Sistemi Başlıyor

    Ticaret Bakanlığı, gayrimenkul alım-satım işlemlerinde uzun süredir tartışma konusu olan ödeme güvenliği sorununu ortadan kaldıracak önemli bir düzenlemeyi hayata geçiriyor. Bakanlık tarafından yapılan değişiklikle, ikinci el araç satışlarında uygulanan Güvenli Ödeme Sistemi, 1 Mayıs 2026 itibarıyla konut, arsa ve tüm taşınmaz satışlarında zorunlu hale getirilecek.

  • İstanbul Valiliği Buzlanma ve Don Tehlikesine Karşı Uyardı: “Olumsuzluklara Karşı Dikkatli ve Tedbirli Olunması Gerekmektedir”

    İstanbul Valiliği'nden yapılan açıklamada, "İl genelinde buzlanma ve don olayı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir" ifadelerine yer verildi. Açıklamada, kent genelinde yağmur ile karla karışık yağışların etkisini sürdüreceği belirtilerek, özellikle buzlanma ve don riskine karşı vatandaşların uyarıldığı aktarıldı.

  • Tarım Sektörünün İhracattaki Payı Yüzde 15,3’e Ulaştı

    Tarım sektörü, 2025 yılında 36,4 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaştı. Bu rakamın içinde mobilya, kağıt ve orman ürünleri de yer aldı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, sektörün ihracatı bir önceki yıla kıyasla yüzde 0,6 artış göstererek 36,4 milyar doların üzerine çıktı. Tarım sektörünün toplam ihracattaki payı ise yüzde 15,3 olarak kaydedildi.

  • Trump’ın Tarife Tehdidi Almanya Otomotiv Hisselerini Sarsıyor: Mercedes ve BMW Hisselerini Etkiledi

    ABD Başkanı Donald Trump’ın, Grönland konusundaki taleplerine karşı çıkan sekiz Avrupa ülkesine yönelik tarife tehditleri, Almanya’da özellikle otomotiv sektöründe ciddi bir dalgalanmaya yol açtı. Frankfurt Borsası’nda işlem gören önde gelen Alman otomobil üreticilerinin hisseleri, yatırımcıların artan endişeleriyle birlikte keskin değer kayıpları yaşadı. Buna göre, Mercedes-Benz hisseleri %2,7, BMW %3,35, Porsche %2,88 ve Volkswagen %3,64 oranında düştü.

  • Garanti BBVA Portföy’den Rekor Büyüklük: Yatırımcı Güveniyle 1 Trilyon Lira

    Garanti BBVA Portföy, yönettiği yatırım fonlarının toplam büyüklüğünün 1 trilyon lirayı geçtiğini açıkladı. Bankadan yapılan bilgilendirmeye göre, 15 Ocak tarihli TEFAS verilerine göre, şirketin portföy yönetimindeki yatırım fonlarının toplam değeri 1 trilyon lirayı aşarak sektörde önemli bir dönüm noktasına ulaştı.

  • Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç Stoku Kasım’da Azaldı

    Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku, Kasım ayı itibarıyla bir önceki aya göre %1,3 azalarak 163,7 milyar dolar seviyesine geriledi.

  • Japonya’nın İlk Kadın Başbakanı Takaichi, Erken Seçime Gidiyor

    Ekim ayında Japonya’nın ilk kadın Başbakanı Sanae Takaichi’den dikkat çeken bir adım geldi. Japon Başbakan Takaichi, bugün yaptığı açıklamada erken seçim kararı aldığını duyurdu. Kendisinin Liberal Demokrat Parti’deki (LDP) lider değişikliği sonucunda başbakan olduğunu ve Japonya Inovasyon Partisi (JIP) ile yeni bir koalisyon hükümeti kurduğunu hatırlatan Takaichi, "Bu kapsamda uygulayacağımız politikaların çoğu, LDP’nin son Temsilciler Meclisi seçimlerindeki kampanya vaatleri arasında yer almamıştı" dedi.

  • Euro Bölgesi Enflasyonu Aralık’ta Hedefe Yaklaştı

    Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon Aralık ayında %1,9’a geriledi. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği (AB) ve Euro Bölgesi’nin Aralık ayı enflasyon verilerini açıkladı.

  • Javier Blas: İran Petrolü İçin Asıl Risk Bombalar Değil, Grevler

    İran denildiğinde enerji piyasalarının aklına ilk olarak askeri gerilimler ve Hürmüz Boğazı riski geliyor. Ancak Bloomberg Opinion yazarı Javier Blas’a göre, İran petrol arzı açısından asıl tehlike askeri çatışmalar değil, ülkenin derinleşen ekonomik kriziyle tetiklenebilecek işçi grevleri. Tarihsel deneyim, göz ardı edilen bu riskin petrol üretimi üzerinde çok daha yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.

  • Grönland Krizi Derinleşiyor: Avrupa, ABD’ye Karşı “Ticaret Bazukası” Seçeneğini Masada Tutuyor

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland üzerinden Avrupa’ya yönelik yeni tarife tehdidi, transatlantik ilişkilerde gerilimi tırmandırdı. Brüksel’de olağanüstü diplomasi trafiği başlarken, Avrupa Birliği’nin daha önce hiç kullanmadığı “Anti-Zorlama Aracı” (ACI) dahil sert ekonomik karşılıkları değerlendirdiği bildiriliyor. Piyasalar ise bu belirsizliği sert satışlarla fiyatlıyor.

  • IMF’den Yeni Rapor: Türkiye’nin Büyüme Tahminini Nasıl Yorumladılar?

    Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye ekonomisinin bu yıl ve gelecek yıl için büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etti. IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nun Ocak 2026 sayısını “Küresel Ekonomi: Ayrışan Güçler Arasında İstikrar” başlığıyla yayımladı. Raporda, Türkiye ekonomisinin büyüme öngörülerinde artışa gidildiği belirtildi.

Benzer Haberler