Sosyal Medya

Döviz

Dolar bugün neden sıçradı, şimdi ne olacak?

Bugün dolarda 14,75 TL, euroda 16,65 TL'lik rekorlar görüldü. Ekonomistler Murat Kubilay ve Tuğberk Çitilci, kurda bugün yaşanan sıçramanın nedenlerini ve bundan sonra olabilecekleri anlattı...

Dolar bugün neden sıçradı, şimdi ne olacak?

Merkez Bankası’nın (TCMB) 16 Aralık’ta açıklayacağı kritik faiz kararı öncesinde Türk lirasında bir kez daha ‘kara pazartesi’ yaşandı…

Bugün dolarda 14,75 TL, euroda 16,65 TL’lik rekorlar görüldü. Ekonomistler Murat Kubilay ve Tuğberk Çitilci, kurda bugün yaşanan sıçramanın nedenlerini ve bundan sonra olabilecekleri anlattı…

HERKES DÖVİZ TALEP EDİYOR AMA SATAN YOK

“Şu anda yaşananlar dolar rallisine en geç katılan ve en az birikim gücü olan vatandaşın dahi döviz talebinde bulunması; buna karşılık dövizi olanın makul nedenlerle satmama kararı sonucu” diyen Kubilay, “Bunun nedeni ekonomi yönetiminin enflasyon ve kura dair tüm beklentileri bozması” yorumunda bulundu.

Kubilay, yangını kontrol altına almak için ne yapılması gerektiğine dair ise “Yeni model dedikleri şeyi deneyebilmeleri için dahi artık geri adım atmak zorundalar. Faiz artırımı istenmiyorsa, sermaye kontrolünün yan etkilerinden korkuluyorsa ve kur zaten gitti deniyorsa bile bu perşembe faiz indirimlerinin sona erdiğini ilan etmeliler” dedi.

‘TCMB SATIŞI DIŞINDA KAYNAK YOK’

TCMB’nin döviz satışları ve cari dengedeki gelişmelere de değinen Kubilay “Piyasaya TCMB dışında döviz satışıyla kaynak sağlanmadığı ortamda, bir miktar cari fazla ile kur istikrarı sağlamak mümkün değil. Bugüne kadar sayısız taahhüdü hatalı çıkmış ekonomi yönetimine güvenmek çok zor” ifadelerini kullandı.

“Bu hafta TCMB bir karar vermek zorunda. Ya tamam ya devam. Aksi halde iş dolarizasyondan öte yastık altına kaçışa dönebilir. Denemek istedikleri modeli 1 ay daha deneyemeden terk ederler, fakat bu esnada hepimizi yakmış olurlar” diyen Kubilay, şöyle devam etti:

‘KENDİ KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREN KEHANETE DESTEK’

“Bugünkü yönetimden makul bir karar beklemek saflık mıdır yoksa hataların anlamışlar mıdır ayrı bir soru. Fakat bu politikayla, sadece rezerv satarak, faizi indirmeye devam ederim diyerek tek yaptıkları kendi kendini gerçekleştiren kehanete destek olmak. Şu anda piyasa profesyonellerini geçtim sıradan vatandaşın dolar kuruna dair konuştuğu haber ve dedikodular çok kötü.

Normal koşullarda bunların hiçbirinin temeli de yok. Fakat bu zihniyette ısrar ettikçe TCMB olmayacak şeyleri mümkün kılacak. Daha önce de söylemiştim, büyük miktarda döviz varlığınız yoksa bunun sonucu net fakirleşmedir, bir miktar dolar kazancı ile kendinizi koruyamazsınız.”

“Bakalım ne zamana kadar direnebilecekler. Fakat şu ortamda, döviz satım müdahalesi olsa bile perşembe günü çok ileride. Umarım bunları dikkate alan birileri vardır hâlâ TCMB’de. Yoksa eğer, hikâyenin gerisini artık küçük veya büyük yatırımcı herkes az çok öngörebiliyor.”

‘FAİZ İNDİRİMLERİNİN DEVAMINI BEKLİYORUM’

GCM Yatırım Araştırma Müdürü Dr. Tuğberk Çitilci, TL’de bu hafta hem yurt dışı hem de yurt içi kaynaklı baskı olduğuna dikkat çekerek “Yurt dışı kaynaklı olarak ABD Merkez Bankası (Fed) tarafında daha şahin bir ton bekleniyor. Zaten enflasyonda geçiciden kalıcıya geldiler. Dolayısıyla Fed’in varlık alımlarını azaltma hızını artırma potansiyeli daha fazla. 2022’ye sıfır faiz politikasından çıkışa ilişkin belki bir mesaj verebilir” dedi.

“Bizim iç tarafta her ne kadar 100 baz puanlık faiz indirimi beklense bile 200’ün üzerindeki tahminler fazla, ki ben de 200 baz puan indirim bekliyorum. İngiliz banka Barclays de aynı şekilde aralıkta 200 baz puan, ocakta 100 baz puan indirim bekliyor. Ben de ocak ve şubatta da faiz indirimlerinin devam etmesini bekliyorum” diyen Çitilci, şöyle devam etti:

“Buna bağlı olarak da kur o savunulan 13,85-14,00 üst bandını geçti. Şu an yeni üst bandımız 14,85-15,00’e kadar Merkez Bankası’nın ve Fed’in kararını bekleyeceğiz.”
TCMB faiz indirmezse dolarda 1-1,25 TL’lik düşüş olabileceğini belirten Çitilci, “Ama daha sonra tekrar alım fırsatı yaratacağından ve enflasyonun da 2022’in ilk yarısında yüzde 30’luk potansiyel barındırmasından dolayı kendini besleyen döngü halinde kurdaki değer kayıplarını izliyor olacağız” ifadelerini kullandı.

MERKEZ BANKALARININ KARAR HAFTASI

Küresel piyasalar ABD Merkez Bankası’nın (Fed) tahvil alımlarını durdurma takvimini öne çekmesi beklenen toplantı dahil olmak üzere, başlıca merkez bankalarının bu hafta gerçekleştireceği toplantılardan çıkacak kararlara odaklandı.

Bu hafta toplantı gerçekleştirecek diğer başlıca merkez bankalarından Avrupa Merkez Bankası (ECB), İngiltere Merkez Bankası (BOE) ve Japonya Merkez Bankası (BOJ) da Fed’e kıyasla daha yavaş da olsa para politikalarını sıkılaştırma yoluna girmesi bekleniyor.

İçeride ise TCMB’nin indirim beklenen faiz kararı haftanın en önemli gündem maddesi olarak izleniyor.

TCMB’DEN BİR İNDİRİM DAHA BEKLENİYOR

TCMB yüksek enflasyona ve TL’de art arda gelen sert değer kayıplarına ve benzer ülkelerde sıkılaştırmaların başlamasına rağmen faiz indirimlerine devam ediyor.

TCMB, enflasyonda yükselişe yol açan unsurların geçici olduğu kanısıyla son üç ayda 400 baz puan faiz indirimi uygulamış, son PPK kararında bundan sonra para politikasında kalan sınırlı alanı Aralık ayında kullanmayı değerlendirdiğini ifade etmişti.

TCMB yılın son Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini 100 baz puan indirmesi bekleniyor.

Reuters anketine katılan 13 kurumun 12’sinin tahminleri haftalık repo faizinin 25 ile 200 baz puan indirilmesi arasında yer alırken, medyan beklentiye göre politika faizinin yüzde 14’e indirilmesi bekleniyor. Bir ekonomist politika faizinin sabit bırakılmasını bekliyor.

TL’DE REKOR DEĞER KAYBI

Son yıllarda TCMB ve ekonomi yönetiminde sık sık değişikliğe gidilmesi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın düşük faiz istekleri ile üretim, ihracat ve cari dengede fazla verilmesini öngören ekonomik planına yönelik endişeler sebebiyle Türk lirasının dolar karşısındaki bu seneki değer kaybı yüzde 46’yı aştı.

Üç yılın zirvesinde bulunan yüzde 21.31 seviyesindeki enflasyonda birkaç ay içinde yüzde 30’a doğru beklenen yükselişe rağmen TCMB’nin Aralık ayında bir faiz indirimine daha gitme ihtimali TL’nin değerini tarihi dip seviyelere düşürdüğü gibi toparlanmasına da engel oluyor.

TL’nin iki hafta önce 14 seviyesini görmesinin ardından TCMB toplam üç kez dolar satarak piyasaya müdahale etti. TCMB’nin müdahaleleri kurun 14 seviyesine yaklaşmasıyla başladı. Ancak banka “sağlıksız fiyat oluşumları nedeniyle” müdahale ettiğini belirtti.

Son olarak Cuma günü döviz piyasasına müdahale eden TCMB’nin müdahaleleri sürdürüp sürdürmeyeceği de yakından izleniyor.

Hükümet ise enflasyondaki “geçici” yükseliş yaşanabileceğini ancak kısa sürede açıklanması beklenen asgari ücret artışı ve bütçe açığı artırıcı diğer tedbirlerle bunun halka etkisinin telafi edileceğini belirtiyor.

NEBATİ: SERBEST PİYASADAN GERİ ADIM YOK

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati hafta sonu iş dünyası ile yaptığı toplantıda “serbest piyasadan geri adımın asla söz konusu olmadığını” belirtirken farklı sektörlerin görüş ve sorunları da dinledi.

Nebati haftasonu gerçekleşen toplantıda, yeni dönemdeki ekonomi politikaları hakkında bir sunum gerçekleştirdiği toplantıda “serbest piyasadan geri adımın asla söz konusu olmadığını”, “devletin her alanda destekleyici olmaya devam edeceğini” söyledi.

İş dünyası, STK’lar, kamu ve özel bankaların genel müdürlerinin katıldığı toplantıda farklı sektörlerin görüş ve sorunlarını da dinledi. Toplantı 7 saat sürdü.

Hazine yeni dönemdeki ekonomi politikalarının iş dünyasına aktarılması amacıyla sektör temsilcileri ile gerçekleşen toplantıların önümüzdeki dönemde de devam edeceğini belirtti.

 

sözcü.com

BAKMADAN GEÇME

  • ABD’de Üretici Enflasyonu Kasım Ayında Enerji Maliyetlerinin Etkisiyle Artış Gösterdi

    ABD’de üretici enflasyonu, enerji maliyetlerindeki artışın etkisiyle kasım ayında yükseliş kaydetti. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun (BLS) açıkladığı verilere göre, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) kasım ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 0,2 artarak beklentilere paralel gerçekleşti. Bir önceki ay ÜFE yüzde 0,1 oranında artış göstermişti.

  • Grönland: Buzların Altındaki Büyük Satranç

    Haritalarda beyaz ve ıssız bir alan gibi görünen Grönland, iklim değişikliğiyle birlikte 21. yüzyılın en kritik jeopolitik cephelerinden birine dönüşüyor. Eriyen buzullar yalnızca yeni deniz yollarını değil, büyük güç rekabetinin askeri, ekonomik ve teknolojik fay hatlarını da ortaya çıkarıyor. Danimarka’nın hukuki egemenliğine rağmen, adanın güvenliği fiilen ABD’nin stratejik şemsiyesi altında şekilleniyor. Rusya ve Çin’in Arktik hamleleri ise Grönland’ı küresel satranç tahtasının merkez karelerinden biri haline getiriyor.

  • İran’dan ABD’ye sert uyarı: Trump saldırırsa misilleme gelir, Türkiye de uyarılan ülkeler arasında

    İran, ABD Başkanı Donald Trump’ın olası bir askeri müdahalesine karşı bölge ülkelerini açık şekilde uyardı. Tahran yönetimi, Washington’un İran’a yönelik bir saldırı düzenlemesi halinde, ABD’nin Orta Doğu’daki üslerinin hedef alınacağını bildirdi. Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkiliye göre bu uyarı Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye’ye de iletildi. Artan gerilim nedeniyle ABD, Orta Doğu’daki bazı askeri üslerinden personel çekmeye başladı.

  • “Kaynak milliyetçiliği” altını 5.000 dolara, gümüşü 100 dolara taşıyabilir

    Küresel piyasalarda altın ve gümüş, 2025’i rekorlarla kapattıktan sonra 2026’ya da son derece güçlü bir başlangıç yaptı. Yatırımcılar, arz kısıtları, jeopolitik gerilimler ve merkez bankalarının bağımsızlığına ilişkin endişelerin etkisiyle değerli metallerde yeni zirvelerin gündeme gelebileceğini düşünüyor. Bazı piyasa oyuncularına göre, bu yıl altın 5.000 doları, gümüş ise 100 doları test edebilir.

  • Enflasyonla Mücadelede Sona Yaklaşılırken Sanayi Devleri 2026’ya Umut Bağladı

    Türkiye’de yüksek enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikaları, son iki yılda sanayi sektörünü ağır bir baskı altına aldı. Vestel, SASA ve Arçelik gibi sanayi devleri yüksek faiz, güçlü TL ve zayıf iç talep nedeniyle ciddi zararlar açıklarken, 2026 yılına doğru daha dengeli bir makro görünümle birlikte kademeli bir toparlanma beklentisi güçleniyor. Ancak madalyonun diğer yüzünde iflaslar ve konkordato başvurularında yaşanan rekor artış, reel sektörün kırılganlığının sürdüğüne işaret ediyor.

  • Enflasyon Kıskacındaki Türkiye’de Yeni Trend: Son Kullanma Tarihi Yaklaşan Ürünler Satan Marketler

    Türkiye’de uzun süredir devam eden yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı, tüketim alışkanlıklarını köklü biçimde değiştiriyor. Alım gücü hızla gerileyen orta gelirli şehirli kesim, daha ucuz gıdaya erişim için alternatif kanallara yönelirken, ülkede ilk kez “salvage grocery” olarak bilinen, son kullanma tarihi yaklaşan ya da tavsiye edilen tüketim tarihini aşmış ürünleri satan market zincirleri ortaya çıkıyor. Bu alandaki öncü girişimlerden biri olan Yenir, kısa sürede büyüme hedefleri ve yatırımcı ilgisiyle dikkat çekiyor.

  • Türkiye’nin Dev Tekstil Markasıydı: O da Ekonomik Kriz Karşısında Konkordato Başvurusunda Bulundu

    Türkiye’nin köklü tekstil firmalarından Famateks Tekstil Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., yaşadığı mali sıkıntılar nedeniyle konkordato başvurusunda bulundu. Ev, otel, plaj ve promosyon tekstilleri üreten ve 25 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren şirket; başta ABD olmak üzere Kanada, Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere ve Japonya’ya ihracat yapıyordu.

  • AB Komisyon Başkanı Von der Leyen Duyurdu: Ukrayna’ya AB’den 90 Milyar Euro’luk Destek Paketi Sağlanacak

    Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Birliği’nin 2026-2027 döneminde Ukrayna’ya toplam 90 milyar euro finansman sağlayacağını açıkladı. Von der Leyen, bu tutarın 60 milyar eurosunun askeri destek, 30 milyar eurosunun ise bütçe desteği olarak ikiye bölüneceğini belirtti.

  • Formül Plastik Payları Yarın Borsada İşlem Görmeye Başlıyor, 9 Endekse Dahil Edilecek

    Halka arz süreci, 7-9 Ocak tarihlerinde gerçekleştirilen talep toplama işleminin ardından yatırımcılara pay dağıtımı ile tamamlandı. Formül Plastik’in payları yarından itibaren işlem görmeye başlayacak ve Borsa İstanbul tarafından 9 farklı endekse dahil edilecek.

  • Riskli Varlıklar Parlıyor: Kripto Piyasasında Ralli Sürecek mi?

    Bitcoin, haftalarca dar bir fiyat aralığında işlem gördükten sonra yaklaşık iki ayın en yüksek seviyesine çıkarak riskli varlıklar ve değerli metallerdeki genel ralliyi takip etti. Bu yükseliş, yatırımcıların alternatif varlıklara yönelmesi ve jeopolitik belirsizliklerin destekleyici etkisiyle gerçekleşti.

  • Allianz Commercial 2026 Risk Barometresi: Siber Tehditler Zirvede, Yapay Zekâ Hızla Yükseliyor

    Allianz Commercial tarafından hazırlanan yıllık küresel iş dünyası riskleri araştırması, Allianz Risk Barometresi’nin 15. sayısını yayımladı. 97 ülke ve bölgeden, 23 farklı sektörde görev yapan 3 bin 338 risk yönetimi uzmanının görüşleriyle oluşturulan rapora göre, 2026 yılında siber olaylar, özellikle fidye yazılımı saldırıları, tüm şirketler için art arda beşinci kez en büyük risk olarak öne çıktı.

  • Sürücüler Dikkat: 2026 Trafik Sigortası Fiyatları Açıklandı

    2026 yılı trafik sigortası primleri belli oldu ve milyonlarca araç sahibini doğrudan ilgilendiriyor. Ocak ayından itibaren geçerli olacak tarifede, aylık maksimum artış oranı yüzde 0,66 olarak belirlendi. Yeni tarifede, araç sahibinin hasar geçmişi, araç tipi ve bulunduğu il prim tutarlarını önemli ölçüde etkiliyor.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı Oktay Saral’dan “Gümrük Düzenlemesi” Açıklaması

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Oktay Saral, ‘gümrük düzenlemesine’ dair bir paylaşım yaptı. Saral, “Devletin aldığı her kararın merkezinde millet olmalıdır. Uygulama vatandaşın omzuna yük bindiriyorsa, orada durup samimiyetle hesap yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Benzer Haberler