Yeni Küresel Ekonomi: Ticaret savaşlarının ardındaki asıl sorun küresel dengesizlikler
Küresel ticaret dengesizlikleri artık makroekonomiden çok sanayi politikaları ve teknoloji rekabetinden kaynaklanıyor
5 Ağustos 2026

Jean-Pierre Landau ve Sébastien Jean'a göre, küresel ticarette yaşanan gerilimlerin temelinde artık sadece makroekonomik dengesizlikler değil, ülkelerin sanayi ve teknoloji alanında stratejik üstünlük kurma yarışı yatıyor. Uzmanlar, özellikle Çin'in ihracata dayalı büyüme modelinin mevcut ticaret düzenini yeniden şekillendirdiğini savunuyor.
Küresel ticaret dengesizlikleri yeniden ekonomi politikalarının merkezine otururken, özellikle Çin'in hızla büyüyen sanayi ihracatı ve artan cari fazlası dünya ekonomisinde yeni tartışmaları beraberinde getiriyor.
Project Syndicate'de yayımlanan analizlerinde eski Fransa Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Jean-Pierre Landau ile ekonomi profesörü Sébastien Jean, günümüzde yaşanan dengesizliklerin yalnızca tüketim ve tasarruf farklılıklarından kaynaklanmadığını, sanayi politikaları ve teknolojik rekabetin belirleyici hale geldiğini vurguluyor.
Çin'in başarısının arkasında ölçek ekonomisi var Yazarlara göre Çin'in elektrikli araçlar, bataryalar ve güneş panellerinde ulaştığı küresel liderlik doğal kaynak avantajından değil, uzun yıllar boyunca uygulanan ölçek ekonomisi, öğrenme süreçleri ve sanayi politikalarının birleşiminden doğdu.
Bu modelde ihracat yalnızca üretim fazlasını değerlendiren bir araç değil, teknolojik liderlik kazanmanın temel şartı olarak görülüyor.
Landau ve Jean, Nobel ödüllü ekonomist Paul Krugman'ın yıllar önce dikkat çektiği gibi karşılaştırmalı üstünlüğün artık doğal kaynaklardan değil, bilinçli politikalarla yaratıldığını belirtiyor.
Cari fazla stratejik bir araç haline geldi Analize göre yüksek tasarruf, kontrollü döviz kuru, sermaye hareketleri üzerindeki sınırlamalar ve sanayi teşvikleri birbirinden bağımsız politikalar değil, tek bir stratejinin parçaları.
Bu model sayesinde ülkeler üretim kapasitesini büyütürken, tüketimi sınırlayarak uzun süre cari fazla verebiliyor.
Ancak bunun bedelini, kısa vadede daha düşük tüketimle kendi vatandaşları üstleniyor.
Avrupa neden ucuz Çin mallarından rahatsız?
Ekonomik teoriye göre Avrupa'nın Çin'den gelen ucuz elektrikli otomobil ve güneş panellerinden fayda sağlaması bekleniyor.
Ancak Landau ve Jean, Avrupa'nın bu ürünleri giderek daha fazla tehdit olarak gördüğünü belirtiyor.
Bunun nedeni ise kısa vadede tüketicilerin kazanç sağlamasına rağmen, uzun vadede yerli sanayinin rekabet gücünü kaybetme riski.
Yazarlar, bugünkü ucuz ithalatın gelecekte sanayi üretimini ve gelir yaratma kapasitesini zayıflatabileceğine dikkat çekiyor.
Ticaret kuralları yeniden yazılmalı Landau ve Jean'e göre mevcut uluslararası ticaret sistemi yeni gerçekleri yansıtmıyor.
Yalnızca gümrük tarifeleriyle çözüm üretilemeyeceğini savunan yazarlar, döviz kuru politikalarının, sermaye kontrollerinin ve devlet sübvansiyonlarının da küresel ticaret kurallarının ayrılmaz parçası haline gelmesi gerektiğini ifade ediyor.
Özellikle büyük ekonomilerin stratejik sektörlerde ihracatı teşvik eden politikalarına karşı daha etkin uluslararası denetim mekanizmaları oluşturulması gerektiğini belirtiyorlar.
"Yeni küresel ekonomi farklı kurallar gerektiriyor" Yazarlara göre savaş sonrası dönemin temel varsayımı olan "tüm ülkeler tüketici refahını en üst düzeye çıkarmaya çalışır" yaklaşımı artık geçerliliğini yitirdi.
Bunun yerine ülkeler uzun vadeli teknolojik üstünlük ve sanayi kapasitesi oluşturmayı önceliklendiriyor.
Landau ve Jean, bu nedenle küresel ekonomik düzenin de yeni gerçeklere uygun şekilde yeniden tasarlanması gerektiğini savunuyor.
Sonuç Analiz, küresel ticaret gerilimlerinin yalnızca gümrük tarifeleri veya cari açık tartışmalarıyla açıklanamayacağını ortaya koyuyor. Çin başta olmak üzere büyük ekonomilerin sanayi ve teknoloji odaklı stratejileri, uluslararası ticaretin kurallarını yeniden şekillendiriyor. Yazarlara göre geleceğin ticaret düzeni, yalnızca mal akışını değil; döviz kuru politikalarını, sermaye hareketlerini ve devlet desteklerini de kapsayan daha kapsamlı bir çerçeveye ihtiyaç duyacak.



