Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Dünya

"Bankalar Yahudilerin elinde" diyen Bardella, Fransa'da kıyameti kopardı

Fransız haber sitesi Mediapart'ın sızdırdığı özel yazışmalar, Ulusal Birlik lideri Jordan Bardella'nın geçmişte antisemitik söylemler ve komplo teorileri kullandığını ortaya çıkarınca ülkede büyük bir siyasi kriz patlak verdi. Bardella iddiaları sert bir dille reddedip yargıya başvuracağını açıklarken, rakipleri bu durumu partinin radikal köklerinden kopamadığının bir kanıtı olarak görüyor.

29 Eylül 2026

"Bankalar Yahudilerin elinde" diyen Bardella, Fransa'da kıyameti kopardı

Mediapart tarafından 28 Eylül 2026'da yayınlanan bir soruşturma, Ulusal Birlik (RN) partisinin mevcut başkanı Jordan Bardella'nın siyasi kariyerinin başlarına ait olduğu iddia edilen özel yazışmaları gün yüzüne çıkararak Fransa'da büyük bir siyasi fırtına kopardı. Soruşturmaya göre bu yazışmalar, antisemitik ifadeler ve komplo teorileri içeriyor.

İnternet gazetesi Mediapart, haberinin merkezine Bardella'ya atfedilen "Bütün bankalar Yahudilerin elinde"ifadesini ve Yahudileri küresel düzeni, bankacılık çıkarlarını ve siyonizmi kontrol etmekle ilişkilendiren diğer söylemleri yerleştirdi.

Mediapart'ın araştırması, Bardella'nın Ulusal Cephe (FN) -daha sonraki adıyla Ulusal Birlik (RN)- saflarında aktif bir aktivist olduğu 2013-2015 yılları arasındaki özel mesajlaşmalarını kapsıyor.

Gazete; incelediği mesajların antisemitik söylemleri, Yahudiler, İsrail ve finans sektörüyle bağlantılı komplo teorilerini barındırdığını savunuyor. Mediapart, Bardella'yı o dönemden tanıyan kişilerin tanıklıklarıyla desteklenen onlarca mesajlaşmayı bağımsız olarak doğruladığını vurguluyor.

En çok tartışma yaratan ifadeler arasında "Bütün bankalar Yahudilerin elinde" söyleminin yanı sıra, Yahudilerin "küresel düzeni" kontrol etmek istediğine dair iddialar ile siyonizm ve bankacılık hakimiyeti arasında kurulan bağlar yer alıyor.

Haberde aktarılana göre Bardella, mesajların birinde Fransız figürler Bernard-Henri Lévy ve Jacques Attali'den bahsederek onları siyonist ve bankacılık nüfuzu bağlamında sunuyor. Bir başka yazışmada ise eski Cumhurbaşkanı François Hollande hükümetinin üç bakanına (Laurent Fabius, Pierre Moscovici ve Manuel Valls) suçlamalar yönelterek, en "önemli" bakanlıkların İsrail'in ve bankaların çıkarlarını Fransa'nın çıkarlarından üstün tutan kişilere verildiğini iddia ediyor. Ayrıca Moscovici hakkında, "şirketleri kurtarmak istiyorsa bunun Mutfak/Musa'nın öcünü almak için olduğunu" ileri süren ifadeler kullandığı belirtiliyor.

Soral Etkisi ve Komplo Teorileri

İnceleme sadece bankalar konusuyla sınırlı kalmıyor; Bardella'nın o dönem benimsediği ve antisemitik söylemleri nedeniyle yargılanıp cezalandırılan Fransız aktivist Alain Soral ile ilişkilendirilen fikirlerinin geniş bir resmini çiziyor.

Soruşturmaya göre Bardella, Soral'ın analizlerini "doğru" olarak nitelendiriyor ve siyonizm ile bankacılık hegemonyası arasında bağ kurarken Goldman Sachs, Rothschild ve Lehman Brothers gibi finans kurumlarının adını anıyor.

Ayrıca 11 Eylül saldırılarına ilişkin resmi söylemi sorgulayan ve Mossad'ın olası rolüne değinen komplo teorileriyle ilgilendiği, Suriye'deki Beşar Esad rejimini "haksız yere itibarsızlaştırılan Arap diktatörler" arasında sayarak desteklediği aktarılıyor. O dönem Ulusal Cephe bünyesinde Soral'a yakın isimlerle, özellikle Marine Le Pen'in yakın çevresinden Frédéric Chatillon ile yakın temasta olduğu belirtiliyor.

Soruşturmanın en önemli boyutlarından biri, bu eski özel yazışmalar ile Ulusal Birlik'in daha sonra kamuoyuna sunduğu siyisi imaj —özellikle de antisemitizm konusundaki duruşu— arasındaki çelişkidir.

Mediapart, Bardella'nın "Siyaset iletişimdir" sözüne atıfta bulunarak, kamusal söylemde disiplinli olunması gerektiğini savunduğunu; Le Pen'in söyleminin "cilalandığını" ve bu sayede seçmen sayısının arttığını söylerken partinin "temel ideolojisine" bağlı kaldığını aktarıyor.

Buradan hareketle gazete, partinin imajını düzeltmek ve kamuoyu nezdindeki radikal mirasından kurtulmak için yürüttüğü "şeytanlıktan arınma" (dédiabolisation) çabalarını sorguluyor.

Bardella İddiaları Reddetti, Partisi Arasında Durdu

Bardella, suçlamaları külliyen reddederek Mediapart'ın haberini "açık bir iftira" ve kendisine yönelik bir "operasyon" olarak niteledi; hakaret davası açacağını duyurdu.

Marine Le Pen hızla kendisini savunarak soruşturmayı "saf bir çılgınlık" ve "manipülasyon" olarak tanımladı, Mediapart'a güvenmediğini vurguladı. Partinin milletvekillerinden Jean-Philippe Tanguy haberi "uydurma" olarak niteledi; Laurent Jacobelli ise olayın bir "skandal üretme makinesi" ürünü olduğunu söyledi. Sağ ittifak ortağı Éric Ciotti de "aşırı sol odakların" her seçim öncesi sürece müdahale etmeye çalıştığını iddia etti.

Olay, sol kesimden ve hükümet kanadından sert tepkiler topladı. Ayrımcılıkla Mücadeleden Sorumlu Devlet Bakanı Aurore Bergé, iddiaların "doğrulanması halinde aşırı derecede vahim" olduğunu belirterek aşırı sağın doğasına taviz verilmemesi gerektiğini söyledi.

Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot ise X platformunda "Antisemitizm Ulusal Birlik'in çizgisinde geçici bir kaza değil, bu partinin tarihidir" paylaşımında bulundu. Sosyalist Parti lideri Olivier Faure, Sosyalist ve Komünist liderler ile Yeşil Parti lideri Marine Tondelier Bardella'yı istifaya çağırdı.

Mélenchon ve Duruş Çağrısı

Aşırı sol lider Jean-Luc Mélenchon, Bardella'dan kendisine atfedilen antisemitik ve komplo teorisi içeren ifadelere karşı olduğunu açıkça kanıtlamasını talep etti. Bunun yapılmaması halinde olayın, aşırı sağın antisemitik köklerinden arındığını düşünenlerin yanıldığını göstereceğini vurguladı.

Eski Başbakan Dominique de Villepin ise daha temkinli bir dil kullanarak niyet yargılamasından kaçınılması gerektiğini belirtmekle birlikte, "şeytanlıktan arınma sürecinin sadece bir iletişim çalışmasından ibaret olamayacağı" temel siyasi sorusunu gündeme getirdiğini ifade etti.

Böylece "Bütün bankalar Yahudilerin elinde" cümlesi, bir gazete haberinden çıkıp Fransa'da geniş çaplı bir siyasi hesaplaşmanın merkezine oturdu.

Kaynak: Le Nouvel Obs / Mediapart / Al Jazeera

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş