Wall Street’te enflasyon ve YZ endişesi: Çip hisselerinde satış dalgası derinleşiyor
ABD'de yüksek enflasyon ve Fed'in faiz artırımı endişesi Wall Street'i vurdu. Nasdaq gerilerken çip hisselerinde altı günlük kayıp yüzde 12'ye ulaştı.
15 Ekim 2026

ABD'de beklentileri aşan enflasyon verileri, Fed'in faiz artırımlarına devam edebileceği endişesini güçlendirirken Wall Street'te satış baskısı arttı. S&P 500 endeksi temmuz ayından bu yana en sert günlük düşüşünü yaşadı. Yarı iletken hisselerindeki kayıplar derinleşirken, yapay zekâ (YZ) yatırımlarının yüksek maliyeti ve teknoloji şirketlerinin artan borçluluğu yatırımcıların gündemine yerleşti.
S&P 500 ve Nasdaq sert düştü
ABD borsaları, tüketici fiyatlarındaki artışın enflasyonla mücadelenin henüz tamamlanmadığını göstermesi üzerine günü düşüşle kapattı.
S&P 500 endeksi yüzde 1,11 gerileyerek 7.718,94 puandan kapanırken, teknoloji ağırlıklı Nasdaq Composite yüzde 1,88 kayıpla 26.692,87 puana indi.
Dow Jones Sanayi Endeksi ise 48,62 puanlık, yani yüzde 0,09'luk sınırlı düşüşle 51.621,48 puandan günü tamamladı. UnitedHealth ve Amgen gibi büyük sağlık şirketlerinin hisselerindeki yükseliş, Dow Jones'taki kayıpları sınırladı.
S&P 500, altı yılı aşkın süredir devam eden yüzde 1'in altında günlük kayıp serisini sonlandırırken, küçük ölçekli şirketleri izleyen Russell 2000 endeksi düzeltme bölgesine girdi.
Piyasalardaki satış dalgasının merkezinde ise yarı iletken üreticileri bulunuyor.
Çip üreticilerinde altı günlük kayıp yüzde 12'ye ulaştı
Nvidia ve Broadcom gibi sektör devlerini kapsayan yarı iletken endeksi günü yüzde 4,3 düşüşle tamamladı. Böylece çip hisselerindeki altı günlük toplam kayıp yaklaşık yüzde 12'ye ulaştı.
Satışların arkasında üç temel endişe bulunuyor: Yüksek faiz oranları, teknoloji hisselerindeki pahalı değerlemeler ve YZ altyapısına yönelik devasa yatırım harcamaları.
Özellikle veri merkezlerinin inşası ve yeni nesil işlemcilerin geliştirilmesi için gereken finansmanın büyüklüğü, yatırımcıların teknoloji şirketlerinin gelecekteki kârlılığına ilişkin beklentilerini yeniden değerlendirmesine yol açıyor.
UBS Chief Investment Office'ten Ulrike Hoffmann-Burchardi ise son satış dalgasının YZ yatırım temasında köklü bir bozulmadan ziyade beklentilerin yeniden ayarlanması olarak görülmesi gerektiğini belirtti.
Hoffmann-Burchardi'ye göre artan rekabet, finansman ihtiyacı ve yüksek faizler dönemsel oynaklığı artırabilecek olsa da YZ yatırımlarının temel hikâyesi geçerliliğini koruyor.
CoreWeave yüzde 15, Oracle yaklaşık yüzde 9 değer kaybetti
YZ sektöründeki finansman riskleri özellikle yüksek borçlulukla büyüyen şirketlerde sert satışlara neden oldu.
YZ altyapı şirketi CoreWeave'in hisseleri yüzde 15'in üzerinde gerilerken, şirketin tahvilleri finansal sıkıntı işareti olarak değerlendirilen seviyelere düştü.
CoreWeave CEO'su ise piyasanın tepkisini "mantık dışı" olarak nitelendirdi.
Teknoloji devi Oracle'ın hisseleri de yaklaşık yüzde 9 değer kaybetti.
Bu gelişmeler, yatırımcıların yalnızca YZ teknolojisinin büyüme potansiyelini değil, bu büyümenin hangi maliyetle finanse edildiğini de giderek daha fazla sorguladığını gösteriyor.
Özellikle Muhteşem Yedili (Magnificent Seven) dışında kalan teknoloji şirketlerinin borçlanarak büyüme stratejileri, piyasalardaki risk algısını olumsuz etkiliyor.
Enflasyon verileri Fed'in faiz politikasını yeniden gündeme taşıdı
ABD'de açıklanan son tüketici fiyat endeksi verileri, enflasyonist baskıların yalnızca enerji fiyatlarıyla sınırlı kalmadığını ortaya koydu.
Çekirdek enflasyondaki katılık, Fed'in fiyat istikrarına ulaşmak için faiz oranlarını daha uzun süre yüksek tutmak zorunda kalabileceği beklentisini güçlendirdi.
Verilerin ardından tahvil piyasasında ilk aşamada sert satışlar görüldü. İşlemciler kısa süreliğine Fed'in ocak ayı sonuna kadar iki faiz artırımı yapabileceği olasılığını fiyatladı. Ancak bu beklentiler daha sonra zayıfladı.
Hisse senetlerindeki gerileme, çok yıllık zirvelere yakın getiriler sunan ABD Hazine tahvillerine yönelik talebi artırdı.
Dolar endeksi ise Mayıs 2025'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
Regan Capital'den Skyler Weinand, enflasyonun kalıcı olduğunun ve yanlış yönde ilerlediğinin giderek belirginleştiğini söyledi.
Weinand, Fed'in ekim toplantısında faizleri sabit tutmasını, ancak aralık ayında yeniden artırımlara başlamasını beklediklerini ifade etti.
Fed Başkanı Warsh'ın açıklamaları kritik önem taşıyor
Piyasaların odağında Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Bangkok'ta Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva ile gerçekleştireceği söyleşi bulunuyor.
Warsh daha önce kısa vadeli para politikası beklentileriyle piyasalara yön vermekten kaçınacağını açıklamıştı.
Ancak beklentileri aşan enflasyon verilerinin ardından Fed Başkanı'nın değerlendirmeleri daha yakından takip edilecek.
LPL Financial'dan Jeff Roach, fiyat baskılarının enerji sektörü dışına yayılmasının enflasyonu hedefe döndürme sürecini zorlaştırdığını belirtti.
Roach'a göre son veriler, Fed'in ekim ayındaki kararını daha karmaşık hale getiriyor.
Principal Asset Management'tan Seema Shah ise çekirdek enflasyondaki güçlenmenin Fed'in faiz patikasını değiştirmeye yetip yetmeyeceğinin temel soru olduğunu söyledi.
Shah, piyasaların belirgin biçimde tedirgin olduğunu, ancak son enflasyon raporunun ekim ayında faiz artırımı için yeterince güçlü bir gerekçe oluşturmadığını savundu.
TD Securities stratejistleri Oscar Munoz ve Gennadiy Goldberg de ekim ayında faiz artırımının olasılığının yükseldiğini, ancak Fed'in aralık ayına kadar beklemeyi tercih edeceğini öngördü.
Stratejistlere göre finansal piyasalardaki sıkılaşma, Fed'in enflasyonla mücadelesine zaten katkı sağlıyor.
Petrol fiyatları enflasyon riskini büyütüyor
Enflasyon endişelerinin bir diğer kaynağı ise yüksek enerji fiyatları.
Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre ABD'de benzinin ortalama galon fiyatı 4,33 dolara yükseldi. Bir yıl önce aynı dönemde fiyat yaklaşık 3,08 dolar seviyesindeydi.
Bu tablo, enerji maliyetlerinin hem hanehalkı bütçeleri hem de üretim ve taşımacılık sektörleri üzerindeki baskısını artırıyor.
ABD Başkanı Donald Trump geçen hafta Rusya'nın dizel yakıt ihracatına yönelik kısıtlamaları geçici olarak gevşeteceğini açıklamıştı.
Ancak analistler, bu adımın özellikle kamyon taşımacılığı ve tarım sektöründe kullanılan yakıtların fiyatlarını anlamlı ölçüde düşürmesini beklemiyor.
Osaic Baş Piyasa Stratejisti Philip Blancato, son enflasyon verilerinin Fed'in aralık toplantısını yeniden kritik hale getirdiğini belirtti.
Blancato, yüksek petrol fiyatlarının etkisiyle gelecek yıl çekirdek tüketici enflasyonunun yüzde 3 civarında seyretmesinin olası olduğunu söyledi.
Wall Street'te iki temel risk öne çıkıyor
Piyasalardaki son gelişmeler, yatırımcıların aynı anda iki önemli belirsizlikle karşı karşıya kaldığını gösteriyor.
Bir tarafta kalıcı enflasyon ve yeniden yükselme ihtimali bulunan faiz oranları, diğer tarafta ise YZ yatırımlarının finansmanı ve teknoloji şirketlerinin yüksek değerlemeleri bulunuyor.
Faizlerin daha uzun süre yüksek kalması, özellikle gelecekteki büyüme beklentilerine dayalı olarak fiyatlanan teknoloji hisseleri üzerinde baskı yaratıyor.
Aynı zamanda YZ altyapısına yönelik yatırımların giderek daha fazla borçla finanse edilmesi, şirketlerin bilançolarına ilişkin kaygıları artırıyor.
Analistler arasında YZ sektörünün uzun vadeli büyüme potansiyeline ilişkin iyimserlik devam etse de kısa vadede enflasyon verileri, Fed'in faiz kararları ve teknoloji şirketlerinin finansman koşulları Wall Street'in yönünü belirleyecek başlıca unsurlar olarak öne çıkıyor.
CNBC, Bloomberg
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




