Tom Barrack: Türkiye ve İsrail Suriye’de çatışmanın eşiğine geldi
Tom Barrack, İsrail’in Suriye’deki Ebu Zuhur Üssü’ne saldırısının Türkiye ile İsrail arasında doğrudan askeri çatışma riski yarattığını açıkladı.
19 Ağustos 2026

İsrail’in Suriye’nin kuzeybatısındaki Ebu Zuhur Askerî Hava Üssü’ne düzenlediği saldırının, Türkiye ile İsrail arasında doğrudan askeri çatışma riski yarattığı ortaya çıktı. ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Türk tarafının İsrail uçaklarının hedefinden haberdar olmadığını ve savaş uçaklarını havalandırabileceğini söyledi. Washington şimdi benzer bir krizin tekrarlanmaması için Türkiye’nin de dahil olabileceği kalıcı bir çatışmasızlık mekanizması üzerinde çalışıyor.
İsrail Ebu Zuhur Üssü’nü sekiz kez vurdu
İsrail, 18 Ağustos Salı günü Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib kırsalında bulunan Ebu Zuhur Askerî Hava Üssü’nü hedef aldı. Suriye kaynaklarına göre hava üssünün pist ve depolama tesislerine sekiz hava saldırısı gerçekleştirildi.
Saldırıda can kaybı yaşanmadı.
Ancak operasyonun zamanlaması Ankara açısından özellikle hassastı. Türk askeri heyetinin kısa süre önce üssü ziyaret ederek havaalanının yeniden faaliyete geçirilmesine yönelik çalışmaları incelediği bildirilmişti.
İsrail Başbakanlık Ofisi saldırının sorumluluğunu üstlenirken, Suriye’nin Türkiye’ye üsse askeri birlik konuşlandırma imkânı vermesinin İsrail ile güvenlik konularında üzerinde mutabık kalınan “statükoyu” ihlal edeceğini savundu.
İsrail tarafı, Türkiye’nin Ebu Zuhur’a askeri varlık yerleştirmesinin kendi güvenliği açısından tehdit oluşturacağı konusunda Şam’ın daha önce uyarıldığını öne sürdü.
Ankara: Üste Türk askeri yoktu
Türkiye ise İsrail’in gerekçelerini sert biçimde reddetti.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, İsrail Başbakanlık Ofisi tarafından ortaya atılan iddiaları “mesnetsiz” ve “kabul edilemez” olarak nitelendirirken, bunların Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan İsrail saldırılarını meşrulaştırma girişimi olduğunu belirtti.
Dışişleri Bakanlığı da saldırıyı güçlü biçimde kınayarak uluslararası toplumu İsrail’in Suriye’deki operasyonlarına karşı daha kararlı bir tutum almaya çağırdı.
Türk yetkililer uluslararası basına yaptıkları açıklamalarda, saldırı sırasında Ebu Zuhur Üssü’nde Türk askeri bulunmadığını özellikle vurguladı.
Ankara aynı zamanda Suriye topraklarında İsrail ile doğrudan askeri çatışma istemediğinin altını çizdi.
Barrack: Türk savaş uçakları havalanabilirdi
Krizin ne kadar tehlikeli bir noktaya ulaştığını ortaya koyan açıklama ise ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Trump yönetiminin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’tan geldi.
Barrack, The Jerusalem Post gazetesine verdiği demeçte İsrail saldırısının “Türkiye ve İsrail'in yanı sıra Suriye'yi de kapsayabilecek doğrudan bir askeri çatışmaya hızla tırmanma riski taşıdığını” söyledi.
Barrack’a göre Türk kuvvetleri, İsrail uçaklarının Ebu Zuhur Üssü’ne doğru ilerlediğini veya operasyonun amacını bilmiyordu.
Bu nedenle Türk tarafının İsrail uçaklarının kendisine yönelik bir saldırı gerçekleştirdiğini düşünerek savaş uçaklarını havalandırması ihtimali bulunuyordu.
Barrack, yaşananları “ciddi ve endişe verici” olarak nitelendirirken, can kaybı yaşanmamasının ve olayın daha ileri bir askeri gerilime dönüşmemesinin rahatlatıcı olduğunu söyledi.
Washington çatışmasızlık hattını yeniden kurmak istiyor
Olay, Suriye hava sahasında Türkiye ile İsrail arasında yeterince güçlü bir askeri iletişim mekanizmasının bulunmamasının yaratabileceği tehlikeyi de gündeme getirdi.
Barrack, Washington’ın ilgili taraflarla İsrail-Suriye çatışmasızlık mekanizmasının yeniden kurulması konusunda görüşmeler yürüttüğünü açıkladı.
Türkiye’nin de bu sisteme doğrudan veya dolaylı biçimde dahil edilebileceğini belirten Barrack, 24 saat faaliyet gösterecek kalıcı bir koordinasyon merkezi oluşturulmasını gündeme getirdi.
Önerilen merkezde İbranice, Arapça, İngilizce ve Türkçe bilen personelin görev yapabileceğini söyleyen Barrack, güvenilir iletişim kanallarının askeri yanlış hesaplamaları önlemek açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.
Barrack, “Diplomatik diyalog, askeri etkileşimleri önlemenin en iyi yoludur” değerlendirmesinde bulundu.
Asıl anlaşmazlık Türk askeri varlığı
Türkiye ile İsrail arasındaki Suriye anlaşmazlığının merkezinde ise Ankara’nın ülkedeki gelecekteki askeri varlığının kapsamı bulunuyor.
İsrail, Türk askerlerinin, radar sistemlerinin ve diğer askeri ekipmanların Suriye üslerine konuşlandırılmasının İsrail Hava Kuvvetleri’nin hareket alanını sınırlandırabileceğinden endişe ediyor.
Bu yılın başında Türkiye’nin Şam Uluslararası Havalimanı’na gelişmiş HTRS-100 radar sistemi konuşlandırabileceğine ilişkin haberler de İsrail tarafında kaygı yaratmıştı.
İsrailli yetkililere göre, yaklaşık 150-200 kilometre menzilde hava hedeflerini takip edebilecek böyle bir sistem, İsrail Hava Kuvvetleri’nin Suriye üzerindeki operasyon kabiliyetini etkileyebilir.
Barrack ise Washington’ın sivil hava trafiğinin güvenliği için gerekli radar altyapısının İsrail açısından zorunlu olarak bir güvenlik tehdidi oluşturduğu görüşünde olmadığını belirtti.
ABD Ankara ile Tel Aviv arasındaki gerilimi düşürmeye çalışıyor
Washington’ın kısa vadeli önceliği, Türkiye ile İsrail arasında Suriye kaynaklı yeni bir askeri karşılaşmanın önüne geçmek.
Barrack, tarafların sabırlı biçimde kalıcı bir çözüm üzerinde çalışması gerektiğini söylerken, Türkiye ile İsrail’in son 30 yıl içinde farklı dönemlerde yapıcı ilişkiler kurabildiğini hatırlattı.
Ebu Zuhur saldırısı ise Suriye’de ortaya çıkan yeni güvenlik dengesinin ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi. İsrail savaş uçakları, Türk askeri unsurları ve yeni Suriye ordusu giderek aynı operasyon sahasında faaliyet gösteriyor.
18 Ağustos’ta Türk askerlerinin hedef alınmaması ve Türk savaş uçaklarının İsrail uçaklarına karşı havalanmaması olası bir çatışmayı önledi. Washington şimdi benzer bir olayın çok daha ağır sonuçlara yol açmaması için taraflar arasında kalıcı ve doğrudan iletişim kanalları oluşturmaya çalışıyor.



