Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Gündem

The Economist’ten Türkiye uyarısı: “Gelişmekte olan piyasa” statüsü risk altında

The Economist, fon krizinin Türkiye’nin sermaye piyasalarındaki itibarını zedelediğini belirterek “gelişmekte olan piyasa” statüsü konusunda uyardı.

26 Eylül 2026

The Economist’ten Türkiye uyarısı: “Gelişmekte olan piyasa” statüsü risk altında

İngiliz The Economist dergisi, Türkiye’de yaşanan yatırım fonu krizinin sermaye piyasalarının uluslararası itibarını zedeleyebileceği uyarısında bulundu. Bazı fon ve hisselerdeki olağanüstü yükselişlerin ardından yaşanan sert düşüşlere dikkat çeken dergi, düzenleyici kurumların daha erken neden müdahale etmediğinin de sorgulanması gerektiğini savundu. Analizde, gerekli reformların yapılmaması halinde Türkiye’nin uluslararası endekslerde “gelişmekte olan piyasa” statüsünü kaybederek “sınır piyasa” kategorisine gerileme riskiyle karşı karşıya kalabileceği belirtildi.

İngiliz The Economist dergisi, Türkiye’de yaşanan yatırım fonu krizini ve bunun ülkenin sermaye piyasaları üzerindeki olası sonuçlarını mercek altına aldı.

Dergi, son yıllarda olağanüstü getiriler sağlayan bazı yatırım fonları ve finans şirketlerinin yatırımcıların para çekme taleplerini karşılayamamasının ardından Borsa İstanbul’da sert satışların yaşandığını hatırlattı.

The Economist’e göre 16 Eylül’de Borsa İstanbul’un ana endeksi yüzde 5’in üzerinde gerilerken, iki günlük satış dalgasında yaklaşık 30 milyar dolarlık piyasa değeri silindi.

Reuters’ın aktardığı verilere göre BIST 100, söz konusu haftayı yüzde 8’in üzerinde kayıpla tamamlayarak Mart 2025’ten bu yana en kötü haftalık performansını kaydetti.

Olağanüstü getiriler mercek altında

The Economist, bazı yatırım fonları ve hisselerde son yıllarda görülen olağanüstü fiyat artışlarına özellikle dikkat çekti.

Derginin aktardığına göre Tera bağlantılı bir fon üç yıl içerisinde yüzde 60 binin üzerinde yükseldi.

Destek Finans Faktoring hisseleri ise halka arzdan sonraki 17 ay içerisinde yaklaşık yüzde 7 bin değer kazanarak şirketi bir dönem Türkiye’nin piyasa değeri açısından en büyük halka açık şirketleri arasına taşıdı.

Ancak bazı portföy yönetim şirketlerinin yatırımcıların fonlardan çıkış taleplerini karşılayamamasının ardından piyasadaki tablo hızla tersine döndü.

The Economist, gelişmelerin ardından bazı şirketlerin “Ponzi benzeri” yapılar işlettiğine ilişkin iddiaların da gündeme geldiğini aktardı.

131 fon tasfiye sürecinde

Fon krizinin büyümesinin ardından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tasfiye sürecini başlattı.

SPK, Tera Portföy fonlarının tasfiyesi için Türkiye İş Bankası’nı görevlendirirken; A1 Capital, Atlas, Bulls, Hedef, Pardus ve Pusula Portföy fonlarının tasfiyesi için Ziraat Bankası’nı yetkilendirdi.

SPK verilerine göre tasfiye kapsamındaki fon sayısı 131’e yükseldi.

Bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcının payı bulunurken, tasfiye kapsamındaki toplam fon büyüklüğünün yaklaşık 18 milyar dolar olduğu belirtiliyor.

Yabancı yatırımcılar ne düşünüyor?

The Economist, yabancı yatırımcıların gelişmeleri yakından takip ettiğini ancak krizin şu ana kadar Türkiye ekonomisinin tamamına yayılan sistemik bir sorun olarak değerlendirilmediğini yazdı.

Aberdeen portföy yöneticisi Viktor Szabo, yaşanan gelişmelerin ekonominin geneline yayılmadığını söyledi.

RBC BlueBay Asset Management’tan Timothy Ash ise çok daha sert bir değerlendirmede bulunarak Türkiye hisse piyasasını “Vahşi Batı” olarak nitelendirdi.

Ash, son gelişmelerin ardından uluslararası yatırımcıların Türkiye’deki düzenleyici ortama yönelik güveni yeniden sorgulayabileceğine dikkat çekti.

Düzenleyici kurumlara eleştiri

The Economist’in analizindeki temel eleştirilerden biri de düzenleyici kurumların yaşanan gelişmelere zamanında müdahale edip etmediği oldu.

Dergi, SPK’nin bazı yatırım fonlarının belirli hisselerde aşırı yoğunlaşmasını engellemeye yönelik yeni kuralları ancak ağustos ayının sonunda devreye soktuğuna dikkat çekti.

Yeni düzenlemelerin ardından fon yöneticilerinin bazı hisselerdeki pozisyonlarını azaltmaya başlaması, fiyatlardaki düşüşü hızlandırdı.

The Economist ayrıca Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in geçen yıldan bu yana borsadaki bazı işlemler konusunda uyarılarda bulunduğunu ve yeni düzenlemelerin geleceğini söylediğini hatırlattı.

Dergiye göre yaşananların ardından yalnızca şüpheli işlemlerde bulunduğu öne sürülen fon yöneticilerinin sorumluluğunun araştırılması yeterli olmayabilir.

Düzenleyici kurumların uyarı işaretlerine neden daha erken müdahale etmediğinin de incelenmesi gerektiğini savunan The Economist, bazı portföy yöneticilerinin siyasi korumadan yararlandığı yönündeki iddiaların da araştırılması gerektiğini yazdı.

Türkiye’nin “gelişmekte olan piyasa” statüsü tehlikede mi?

The Economist’in analizindeki en önemli uyarılardan biri Türkiye’nin uluslararası sermaye piyasalarındaki sınıflandırmasına ilişkin oldu.

Dergi, uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI’nin haziran ayında Türkiye piyasasına ilişkin bazı sorunlara dikkat çektiğini hatırlattı.

The Economist, gerekli adımların atılmaması halinde Türkiye’nin “gelişmekte olan piyasa” statüsünden “sınır piyasa” kategorisine düşebileceğini yazdı.

Reuters da MSCI ve FTSE Russell’ın Türkiye piyasasında şeffaflık ve yatırımcıların piyasaya erişimi konusunda endişeler dile getirdiğini aktardı.

Böyle bir statü değişikliği, Türkiye piyasalarını takip eden uluslararası fonların yatırım politikaları açısından önem taşıyor.

“Yüzde 7 bin yükseliş kutlanacak bir şey değil”

The Economist, Türkiye’de yatırımcıların son yıllarda olağanüstü getiri arayışına yönelmesinde yüksek enflasyonun da önemli rol oynadığı görüşünde.

Türkiye’de enflasyonun 2022 yılında yüzde 80’i aşmasının ardından uzun süre yüksek seviyelerde kalması, tasarruf sahiplerini alternatif yatırım araçlarına yöneltti.

Dergiye göre yüksek getiri beklentisi, deneyimsiz yatırımcıların da son derece oynak hisselere ve yatırım fonlarına yönelmesine neden oldu.

The Economist, yatırımcıların fiyatların sürekli yükseldiği bir piyasa ortamına alışmasının risklerine dikkat çekerek hisse fiyatlarının her iki yönde de hareket edebileceğini hatırlattı.

Dergi, bir şirket hissesinin kısa sürede yüzde 7 bin yükselmesinin kutlanacak bir gelişme değil, sorgulanması gereken bir durum olduğunu vurguladı.

İstanbul’un finans merkezi hedefi de zarar görebilir

The Economist, fon krizinin yalnızca yatırımcıların uğradığı kayıplarla sınırlı kalmayabileceğini, Türkiye sermaye piyasalarının uluslararası itibarı açısından da sonuçlar yaratabileceğini savundu.

Dergiye göre gelişmeler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’u küresel bir finans merkezi haline getirme hedefini de olumsuz etkileyebilir.

Uluslararası yatırımcı açısından temel meselenin yalnızca krizden sorumlu kişilerin cezalandırılması değil, düzenleyici sistemin benzer olayların yeniden yaşanmasını önleyebileceğine yönelik güvenin yeniden oluşturulması olduğu belirtiliyor.

Hazine ve Maliye Bakanlığı: Türkiye’nin gri liste riski yok

Uluslararası yatırımcıların ve yabancı yayınların Türkiye piyasalarının düzenleyici yapısına yönelik değerlendirmeleri sürerken Hazine ve Maliye Bakanlığı ise geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin Finansal Eylem Görev Gücü (FATF) açısından gri liste riski taşımadığını açıkladı.

Bakanlık, FATF’nin Türkiye’ye ilişkin değerlendirme raporunun ülkede stratejik bir eksiklik bulunmadığını ortaya koyduğunu bildirdi.

Açıklamada, Türkiye’nin kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadele sisteminde FATF açısından gri listeye yeniden alınmasını gerektirecek stratejik bir eksiklik bulunmadığının tescil edildiği belirtildi.

The Economist’in analizi ise fon krizinin ardından asıl sınavın sermaye piyasalarında şeffaflığın, etkin denetimin ve uluslararası yatırımcı güveninin yeniden güçlendirilmesi olacağını savunuyor.

Cumhuriyet

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş