Cevdet Yılmaz: Büyümeyi ihracat ve yatırım taşıyor, fon krizindeki sorun yapısal değil
Cevdet Yılmaz, mal ve hizmet ihracatının 405 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Fon krizinin yapısal olmadığını, enflasyonda hizmetlerin baskı yarattığını söyledi.
26 Eylül 2026

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin mal ve hizmet ihracatının 405 milyar dolara ulaştığını belirterek büyümede ihracat ve yatırımların önemine dikkat çekti. Enflasyonu orta vadede tek haneye indirme hedefinden taviz verilmeyeceğini söyleyen Yılmaz, sermaye piyasalarında yaşanan son sıkıntının ise “yapısal değil, belirli ve sınırlı bir alanda” olduğunu savundu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) ev sahipliğinde düzenlenen istişare toplantısında iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi.
Ekonomik program, ihracat, enflasyon ve sermaye piyasalarındaki son gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, enflasyonla mücadele sürecinde üretim odaklı seçici desteklerin devam edeceği mesajını verdi.
Türkiye’nin kalkınma hedeflerine kamu ve özel sektörün ortak çalışmasıyla ulaşabileceğini belirten Yılmaz, hükümetin temel önceliğinin enflasyonu kalıcı biçimde düşürmek olduğunu söyledi.
“Orta vadede enflasyonu tek haneli rakamlara düşürme kararlılığımızdan taviz vermiyoruz” diyen Yılmaz, fiyat istikrarının yanı sıra yapısal reformların da sürdürüleceğini ifade etti.
Yılmaz, “Sadece enflasyonu düşürmekle kalmayacak, aynı zamanda sürdürülebilir büyüme, yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm gibi alanlarda da yapısal reformları hızla hayata geçireceğiz. Enflasyona yoğunlaşmış durumdayız” dedi.
“Krizler artık olağan hale geldi”
Küresel ekonominin jeopolitik gerilimlerin arttığı zorlu bir dönemden geçtiğini belirten Yılmaz, Türkiye açısından siyasi ve ekonomik istikrarın korunmasının önemli bir avantaj olduğunu savundu.
Rusya-Ukrayna savaşının altıncı yılına yaklaştığını, Gazze’de çatışmaların sürdüğünü ve İsrail-İran-ABD hattındaki gerilimlerin küresel ekonomi üzerinde baskı yarattığını belirten Yılmaz, jeopolitik gelişmelerin enerji maliyetlerinden ulaşıma, sigortacılıktan finansmana kadar birçok alanda maliyetleri yükselttiğini söyledi.
Mal ve hizmet ihracatı 405 milyar dolar
Yılmaz, küresel ekonomideki olumsuz koşullara rağmen Türkiye’nin ihracat performansını koruduğunu ifade etti.
Ağustos ayı itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatının 280 milyar doları aştığını belirten Yılmaz, hizmet ihracatının ise 125 milyar dolar seviyesinde olduğunu söyledi.
Böylece toplam mal ve hizmet ihracatı 405 milyar dolara ulaştı.
Yılmaz, ihracatın yalnızca toplam değerinin değil, teknolojik niteliğinin de yükseldiğine dikkat çekti.
Orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracat içindeki payının 2024 yılında yüzde 40 seviyesindeyken 2026’da yüzde 44’e yükseldiğini belirten Yılmaz şöyle konuştu:
“İhracatımızı artırıyoruz, aynı zamanda ihracatın niteliğini artırıyoruz. Miktar bazında bakarsanız ihracatımız çok fazla artmıyor. Hatta bir miktar gerileme var ama kilogram başına kazancımız artıyor. İhracatımızın değeri artıyor.”
Yılmaz, küresel koşullardaki zorluklara rağmen ekonominin “doğru istikamette” ilerlediğini savundu.
Fon krizi için “yapısal değil” mesajı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, son dönemde sermaye piyasalarında yaşanan fon krizine de değindi.
Yılmaz, yaşanan sıkıntının Türkiye sermaye piyasalarının tamamını ilgilendiren yapısal bir sorun olmadığını savunarak, problemin “belirli ve sınırlı bir alanda” ortaya çıktığını söyledi.
İdari ve adli süreçlerin devam ettiğini belirten Yılmaz, gerekli müdahalelerin yapıldığını ifade etti.
Yılmaz’ın açıklaması, bazı yatırım fonlarının tasfiyesi ve Borsa İstanbul’da yaşanan sert fiyat hareketlerinin ardından hükümet kanadından gelen değerlendirmelerin devamı niteliğinde oldu.
“Enflasyonda asıl baskı hizmet sektöründe”
Yılmaz’ın gündemindeki bir diğer önemli başlık enflasyon oldu.
Dar gelirli vatandaşların harcamalarında konut, gıda ve kent içi ulaşımın önemli yer tuttuğunu belirten Yılmaz, bu üç alanda sağlanacak iyileşmenin hem enflasyonla mücadeleye hem de yaşam standartlarının yükseltilmesine katkı sağlayacağını söyledi.
Temel mallarda yıllık enflasyonun yüzde 15,9’a kadar gerilediğini belirten Yılmaz, asıl fiyat baskısının hizmet sektöründe yoğunlaştığını ifade etti.
Kira ve ulaştırma kalemlerinde yaklaşık yüzde 40 seviyesindeki artışların genel enflasyonu yukarı çeken temel unsurlar arasında bulunduğunu söyledi.
Yılmaz: Savaş enflasyona yaklaşık 7 puan ekledi
Cumhurbaşkanı Yardımcısı, bölgedeki savaşın Türkiye enflasyonu üzerindeki etkisine ilişkin Merkez Bankası hesaplamalarını da paylaştı.
Yılmaz, savaşın enflasyona yaklaşık 7 puanlık ilave etkide bulunduğunu söyledi.
“O olmasaydı bugün 23, 24, 25 gibi rakamlardan bahsedecektik ve yıl sonunda da aslında yüzde 21-22 gibi rakamlar olacaktı” diyen Yılmaz, jeopolitik gelişmelerin dezenflasyon sürecini önemli ölçüde zorlaştırdığını savundu.
Merkez Bankası’nın fiyat istikrarına yönelik politikaları ile hükümetin mali disiplin tedbirlerinin sonuç vermeye başladığını ifade eden Yılmaz, enflasyonda düşüş eğiliminin devam edeceğini ve yıl sonunda daha iyi bir seviyeye ulaşılacağını söyledi.
“Terörün ekonomik maliyeti 2,3 trilyon dolar”
Yılmaz konuşmasında “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan sürece de değindi.
Sürecin ekonomik kalkınma açısından önem taşıdığını savunan Yılmaz, terörün Türkiye’ye doğrudan ve dolaylı ekonomik maliyetinin yaklaşık 2,3 trilyon dolar olarak hesaplandığını söyledi.
Yılmaz’a göre güvenlik risklerinin azalması, özellikle yatırım ortamı ve bölgesel kalkınma açısından Türkiye ekonomisine katkı sağlayabilecek unsurlar arasında yer alıyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı, önümüzdeki dönemde enflasyonla mücadelenin ekonomi programının merkezinde kalacağını, buna paralel olarak üretim, yatırım, ihracat ve teknolojik dönüşümü destekleyen politikaların sürdürüleceğini belirtti.
DÜNYA, alıntıdır
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




