Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
TCMB

TCMB için faiz indirimi henüz erken: Enflasyonun ana eğilimi yeterince güçlü sinyal vermiyor

TCMB'nin yarın politika faizini yüzde 37'de tutması bekleniyor. Enflasyonun ana eğilimi ve enerji fiyatları erken faiz indirimine karşı uyarıyor.

9 Eylül 2026

TCMB için faiz indirimi henüz erken: Enflasyonun ana eğilimi yeterince güçlü sinyal vermiyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yarınki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini yüzde 37’de sabit tutması bekleniyor. Enflasyonun ana eğilimindeki iyileşmenin oldukça sınırlı kalması, beklentilerde belirgin bir düzelme görülmemesi ve enerji fiyatlarındaki artış, faiz indirimi için koşulların henüz oluşmadığına işaret ediyor. Bir sonraki PPK toplantısında ise 100 baz puanlık indirim ihtimali daha güçlü görünüyor.

TCMB, son PPK karar metinlerinde para politikasının yönünü belirlerken enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilim ve beklentilerin dikkate alınacağını özellikle vurguluyor.

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan da son Enflasyon Raporu sunumu dahil olmak üzere yaptığı açıklamalarda, faiz adımlarının dezenflasyonun gerektirdiği parasal sıkılığı koruyacak şekilde belirleneceği mesajını tekrarladı.

Son enflasyon verileri, Eylül ayına ilişkin ilk göstergeler ve enerji fiyatlarındaki yükseliş birlikte değerlendirildiğinde, yarınki PPK toplantısında politika faizinin yüzde 37 seviyesinde tutulması daha olası görünüyor. Piyasa anketlerinde de ağırlıklı beklenti bu yönde.

Enflasyonun ana eğilimindeki düşüş oldukça sınırlı

Karahan, son Enflasyon Raporu sunumunda enflasyonun ana eğilimini değerlendirmek için iki temel göstergeye dikkat çekmişti.

Bunlardan ilki; mevsimsellikten arındırılmış B ve C endeksleri, SATRIM, medyan enflasyon, oynak kalemler dışı enflasyon ve dinamik faktör modeli olmak üzere altı farklı ölçümün ortalamasından oluşuyor.

Gösterge, Temmuz ayındaki düşüşün ardından Ağustos'ta hafif yükselse de üç aylık ortalaması geriledi. Bu tablo, zayıflayan talep koşullarının da etkisiyle enflasyon eğiliminde bir miktar düşüş bulunduğunu, ancak iyileşmenin oldukça yavaş ilerlediğini gösteriyor.

Karahan'ın öne çıkardığı ikinci ölçüm ise Çok Değişkenli Trend Enflasyon Göstergesi. İşlenmiş gıda, hizmet ve temel mal enflasyonu üzerinden hesaplanan göstergenin metodolojisi TCMB'nin Şubat 2026'da yayımladığı A New Method for Measuring Underlying Inflation in Türkiye başlıklı çalışmada açıklanmıştı.

Aynı yöntem kullanılarak yapılan hesaplamalar, göstergenin son iki ayda sınırlı biçimde yükseldiğini ve aylık yüzde 2'nin biraz üzerinde kalmaya devam ettiğini ortaya koyuyor.

Dolayısıyla enflasyonun ana eğiliminde kalıcı ve güçlü bir iyileşmenin başladığını söylemek için henüz erken.

Yüzde 21 hedefi için aylık enflasyon yüzde 1,6'ya yaklaşmalı

Orta Vadeli Program'da gelecek yıl için enflasyon hedefinin önceki yüzde 15 seviyesinden yüzde 21'e yükseltilmesi de para politikasının önündeki önemli eşiklerden biri.

Yeni hedefin inandırıcılığının korunabilmesi için aylık enflasyon eğiliminin yıl sonuna doğru yaklaşık yüzde 1,6 seviyesine gerilemesi gerekiyor.

Mevcut ana eğilim göstergelerinin yüzde 2'nin üzerinde seyretmesi, bu hedefe ulaşmak için dezenflasyon sürecinin önümüzdeki aylarda daha belirgin biçimde güçlenmesi gerektiğine işaret ediyor.

Enflasyon beklentilerinde iyileşme için erken

PPK'nın kararında kritik olacak bir diğer başlık enflasyon beklentileri.

TCMB'nin geçen ay yayımladığı Piyasa Katılımcıları Anketi'nde yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29,4, gelecek yıl sonu beklentisi ise yüzde 21,9 seviyesinde bulunuyordu.

Ancak anketin ardından küresel enerji fiyatlarında yaşanan yükseliş, özellikle bu yılın enflasyon tahminlerinde yukarı yönlü revizyon riskini artırdı.

Gelecek yıl sonuna ilişkin tahminlerin petrol fiyatlarındaki kısa vadeli hareketlerden daha az etkilenmesi beklenebilir. Buna karşılık son enflasyon verilerinin ana eğilimde sınırlı bir bozulmaya işaret etmesi nedeniyle beklentilerde belirgin bir aşağı yönlü revizyon için de henüz güçlü bir gerekçe bulunmuyor.

TCMB, PPK kararını verirken bu ayki Piyasa Katılımcıları Anketi'nin sonuçlarını görmüş olacak. Anket sonuçları ise cuma günü kamuoyuyla paylaşılacak.

Eylül enflasyonu yüzde 2'nin üzerinde kalabilir

Eylül ayına ilişkin ilk fiyat gözlemleri de faiz indirimi konusunda ihtiyatlı olunması gerektiğini düşündürüyor.

Son aylarda görece düşük artış gösteren temel mal fiyatlarında, özellikle otomobil ve dayanıklı tüketim mallarında daha yüksek fiyat artışları dikkat çekiyor.

Hizmet enflasyonu tarafında ise daha olumlu bazı gelişmeler görülebilir. Lokanta ve otel fiyatlarındaki ılımlı seyir devam ederken, geçen ay üniversite ücretlerinde yaşanan yüksek artışın Eylül'de tekrarlanması beklenmiyor. Kira artışlarının da geçen yılın altında kalması hizmet grubundaki aylık enflasyonu sınırlayabilir.

Buna karşılık enerji fiyatlarında yüksek oranlı artışın devam etmesi bekleniyor.

Bu görünüm altında Eylül ayında tüketici enflasyonunun yüzde 2'nin üzerinde gerçekleşmesi güçlü bir olasılık olarak öne çıkıyor.

Baz etkisi sayesinde yıllık enflasyon yaklaşık 1 puan gerileyebilir. Ancak bu düşüşün önemli bölümünün matematiksel baz etkisinden kaynaklanması ve ana eğilim göstergelerinde aynı ölçüde bir iyileşme görülmemesi bekleniyor.

Faiz indirimi dezenflasyon açısından risk yaratabilir

TCMB'nin likidite koşullarını kısa süre önce gevşeterek bankalararası faiz oranını yüzde 40'tan yüzde 37'ye çektiği dikkate alındığında, aynı dönemde politika faizinde de indirime gidilmesi fazla hızlı bir gevşeme anlamına gelebilir.

Enflasyonun ana eğilimindeki iyileşmenin henüz güçlü biçimde teyit edilmediği bir ortamda atılacak erken bir faiz indirimi, dezenflasyon sürecini yavaşlatma riski taşıyor.

Aynı zamanda böyle bir adım, OVP'de gelecek yıl için belirlenen yüzde 21'lik enflasyon hedefinin güvenilirliğini de zayıflatabilir.

Bu nedenle mevcut veriler TCMB açısından “bekle ve gör” politikasının daha uygun olduğuna işaret ediyor.

Gözler 22 Ekim toplantısına çevrilebilir

Faiz indirimi açısından daha uygun pencere 22 Ekim'deki bir sonraki PPK toplantısı olabilir.

Bu toplantıda 100 baz puanlık faiz indirimi olasılığı daha yüksek görülüyor ve piyasanın genel beklentisi de bu yönde şekilleniyor.

Ancak bunun için üç koşul kritik olacak: Enflasyonun ana eğiliminde daha belirgin bir gerileme görülmesi, iç talepteki zayıflamanın devam etmesi ve enflasyon beklentilerinde en azından sınırlı bir iyileşmenin başlaması.

Bu koşullar gerçekleşirse TCMB, dezenflasyon programının güvenilirliğini tehlikeye atmadan Ekim ayında ölçülü bir faiz indirimi için daha geniş hareket alanına sahip olabilir.

Erkin Işık, DÜNYA Gazetesi

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş