SPK’dan MSCI Uyarısına Yanıt: Fiili Dolaşım ve Koordineli İşlemler İçin Yeni Düzenleme Geliyor
SPK, MSCI'nin fiili dolaşım ve koordineli işlem eleştirilerine yönelik düzenlemeyi tamamlıyor. Yeni kurallar özellikle serbest fonları etkileyecek.
8 Eylül 2026

Sermaye Piyasası Kurulu’nun, MSCI başta olmak üzere uluslararası endeks sağlayıcılarının Borsa İstanbul’a yönelik hissedar şeffaflığı, fiili dolaşım ve koordineli işlemler konusundaki eleştirilerine yanıt verecek yeni bir düzenleme üzerinde çalıştığı bildirildi. Bloomberg HT’ye göre çalışma tamamlanma aşamasında. SPK’nın daha önce açıkladığı fon düzenlemeleriyle birlikte değerlendirildiğinde, özellikle düşük fiili dolaşımlı hisselerde fonların oluşturduğu yoğunlaşmanın azaltılması hedefleniyor.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), uluslararası endeks sağlayıcılarının Türkiye piyasasına yönelik son dönemde dile getirdiği eleştirileri gidermek için yeni bir düzenlemeyi tamamlamaya hazırlanıyor.
Bloomberg HT'nin kaynaklardan edindiği bilgiye göre düzenleme, borsada işlem gören şirketlerin nihai faydalanıcı mülkiyet bilgilerinin daha ayrıntılı ve zamanında açıklanmasını ve fiili dolaşım oranlarının daha şeffaf biçimde hesaplanmasını sağlayacak hükümler içeriyor.
Kaynaklar çalışmanın tamamlanmak üzere olduğunu ve düzenlemenin kısa süre içerisinde kamuoyuna açıklanmasının beklendiğini belirtti.
MSCI Türkiye'yi uyarmıştı
SPK'nın yeni adımının arkasında küresel endeks sağlayıcılarından gelen önemli bir uyarı bulunuyor.
MSCI, haziran ayında yayımladığı değerlendirmede Türkiye hisse piyasasında hissedar şeffaflığı ve koordineli işlemler konusunda endişelerini dile getirmişti.
Uluslararası yatırımcıların temel kaygılarından biri, özellikle bazı küçük ölçekli halka açık şirketlerle bağlantılı fonların yaptığı işlemlerin şirketlerin gerçek anlamda piyasada işlem görebilecek hisse miktarına ilişkin yanıltıcı bir görüntü yaratabilmesi.
MSCI, bazı fon işlemlerinin şirketlerin fiili dolaşım oranını gerçekte olduğundan yüksek gösterebileceğine yönelik yatırımcı endişelerine dikkat çekmişti.
Endeks sağlayıcı bu nedenle nihai faydalanıcı mülkiyet bilgilerinin daha ayrıntılı ve zamanında açıklanmasını talep etmişti.
Fiili dolaşım neden önemli?
Fiili dolaşım oranı, bir şirketin hisselerinin ne kadarının piyasada yatırımcılar tarafından serbestçe alınıp satılabildiğini gösteriyor.
Ancak yalnızca hukuken farklı yatırımcıların elinde bulunan hisselere bakılması, bazı durumlarda şirketin gerçek halka açıklık seviyesini olduğundan yüksek gösterebiliyor.
Örneğin aynı ekonomik çıkar grubu veya bağlantılı yatırımcıların kontrol ettiği fonların bir şirkette önemli miktarda hisse tutması halinde, söz konusu hisseler teknik olarak halka açık görünmesine rağmen piyasadaki gerçek likiditeyi aynı ölçüde artırmayabilir.
Bu nedenle uluslararası yatırımcılar açısından yalnızca hisselerin kimin adına kayıtlı olduğu değil, nihai olarak kimin kontrolünde bulunduğu da önem taşıyor.
SPK'nın hazırladığı yeni düzenlemenin bu noktada daha ayrıntılı bir nihai faydalanıcı mülkiyet yapısı oluşturmayı hedeflediği belirtiliyor.
Koordineli işlemlere daha sıkı gözetim talebi
MSCI'nin eleştirileri yalnızca fiili dolaşımla sınırlı değildi.
Endeks sağlayıcı, koordineli işlemlerin izlenmesi konusunda da daha güçlü bir gözetim ve yaptırım mekanizması oluşturulması çağrısında bulunmuştu.
MSCI, fiili dolaşımın belirlenmesinde şeffaf ve kurallara dayalı bir çerçeve oluşturulmasını ve koordineli işlemlere yönelik denetimin güçlendirilmesini istemişti.
Konu Türkiye açısından önemli çünkü küresel endekslerde yer almak, uluslararası pasif fonların ve endeks takip eden yatırım araçlarının Türkiye hisselerine ayırdığı kaynak üzerinde doğrudan etkili olabiliyor.
MSCI, yeterli ve güvenilir ilerleme sağlanmaması durumunda Kasım 2026 MSCI Endeks İncelemesi kapsamında Türkiye ve ilgili menkul kıymetler için bir danışma süreci başlatılabileceğini belirtmişti.
SPK'nın hazırladığı yeni düzenleme bu riskin azaltılması açısından önem taşıyor.
Fon düzenlemeleri de aynı soruna yöneliyor
SPK'nın son dönemde yatırım fonlarına ilişkin yaptığı düzenlemeler de benzer sorunları hedef alıyor.
Özellikle bazı serbest fonların portföy yapıları ve Borsa İstanbul'daki düşük fiili dolaşımlı hisselerde ortaya çıkan yoğunlaşma uzun süredir tartışılıyordu.
Yeni kurallar bütün yatırım fonlarını aynı ölçüde etkilemeyecek. En büyük değişimin serbest fonlarda görülmesi bekleniyor.
Para piyasası ve kısa vadeli fonların portföy kompozisyonları da yeni kurallardan etkilenirken, portföy yönetim şirketleri yönettikleri fon sayısı ve istihdam ettikleri portföy yöneticileri bakımından yeni kapasite kurallarına tabi olacak.
Serbest fonlara %20 sınırı
Yeni düzenlemeye göre bir serbest fonun portföyünde ağırlığı %5'i aşan sermaye piyasası araçlarının toplamı artık fon toplam değerinin %20'sini geçemeyecek.
Aynı şekilde portföy yönetim şirketinin yöneticileri, ortakları veya üst yönetiminin hakim olduğu ihraççılara ait sermaye piyasası araçlarında da toplam %20 sınırı uygulanacak.
Bu düzenlemelerin amacı fonların belirli hisselerde veya bağlantılı şirketlerde aşırı yoğunlaşmasının önüne geçmek.
Ancak piyasa açısından en kritik değişiklik düşük fiili dolaşıma sahip şirket hisselerine getirilen yeni pozisyon sınırları.
Düşük fiili dolaşımlı hisselerde fonlara yeni limit
Yeni kurallarla bir serbest fonun tek bir hisse senedinde oluşturabileceği pozisyon, şirketin fiili dolaşımdaki pay miktarına bağlanıyor.
Fiili dolaşım oranı %25'in altında olan şirketlerde, tek bir fonun sahip olabileceği pay şirketin fiili dolaşımdaki hisselerinin %8'i ile sınırlandırılacak.
Fiili dolaşım oranı yükseldikçe bu sınır kademeli olarak %6, %4 ve %2'ye kadar düşecek.
Böylece tek bir fonun piyasada sınırlı miktarda bulunan hisselerin büyük bölümünü kontrol etmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Bu kurallar özellikle düşük halka açıklığa sahip küçük ve orta ölçekli şirketlerde önemli sonuçlar doğurabilir.
Bazı fonlar portföylerini yeniden düzenleyebilir
Yeni sınırlar nedeniyle bazı serbest fonların mevcut pozisyonlarını azaltması veya portföylerini yeniden dağıtması gerekebilir.
Özellikle düşük fiili dolaşımlı hisselerde büyük pozisyon taşıyan fonların yıl sonuna kadar yeni limitlere uyum sağlaması bekleniyor.
Bu durum kısa vadede söz konusu hisselerde satış baskısı veya portföy değişikliklerinden kaynaklanan yüksek oynaklık yaratabilir.
Buna karşılık daha uzun vadede düzenlemelerin Borsa İstanbul'da gerçek likiditenin daha doğru ölçülmesine, fon yoğunlaşmasının azaltılmasına ve uluslararası yatırımcıların piyasa yapısına yönelik güveninin güçlenmesine katkıda bulunması hedefleniyor.
Kritik eşik Kasım ayındaki MSCI incelemesi
SPK'nın üzerinde çalıştığı yeni düzenlemenin zamanlaması da dikkat çekiyor.
MSCI, haziran değerlendirmesinde Türkiye piyasasında yeterli ilerleme görülmemesi durumunda kasım ayındaki endeks incelemesinde daha ileri adımlar atılabileceğinin sinyalini vermişti.
Bu nedenle nihai faydalanıcıların daha açık biçimde belirlenmesi, fiili dolaşım hesaplamalarının şeffaflaştırılması ve koordineli işlemlere yönelik gözetimin güçlendirilmesi yalnızca yerel piyasa düzenlemesi niteliği taşımıyor.
Adımlar aynı zamanda Türkiye'nin küresel endekslerdeki konumunun korunması ve yabancı kurumsal yatırımcıların Borsa İstanbul'a yaklaşımı açısından da önem taşıyor.
SPK'nın son fon düzenlemeleri ile hazırlık aşamasındaki yeni şeffaflık kuralları birlikte değerlendirildiğinde, sermaye piyasası otoritesinin MSCI tarafından dile getirilen eleştirileri önemli ölçüde dikkate aldığı görülüyor.
Şimdi piyasaların izleyeceği temel konu, yeni düzenlemenin ayrıntıları ve uluslararası endeks sağlayıcılarının atılan adımları yeterli bulup bulmayacağı olacak.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.



