Savaş yayılıyor, petrol 100 dolara dayanıyor: Enflasyon korkusu yeniden sahnede
Orta Doğu’da savaş genişlerken Brent 100 dolara dayandı. Artan enerji fiyatları küresel enflasyon ve merkez bankalarının faiz politikasını tehdit ediyor.
9 Eylül 2026

Futbol, yarı maraton ve tatsız bir hafta sonu
Birkaç gün ayrı kaldık. Hafta sonu Fenerbahçe-Beşiktaş maçını izlemek için İstanbul'daydım. İstanbul'da yaşadığım yıllarda neredeyse her maça birlikte gittiğimiz, bugün Now TV'nin Genel Müdürü olan Cenk Soner ile 22 yıl sonra yine yan yana Kadıköy'e yürüdük. Kadıköy'e büyük bir heyecanla gitsem de maalesef Beşiktaş bizden daha iyi oynayarak haklı bir galibiyet aldı. Ertesi gün ise Caddebostan'da Summer Run kapsamında yarı maraton koştum. Bir süredir devam eden kasık ağrısının doktor kontrolünde stres kırığından kaynaklandığının anlaşılmasıyla, anlayacağınız, pek de tatlı bir hafta sonu olmadı.
Orta Doğu'da savaş yeniden genişliyor
Ayrı kaldığımız kısa sürede ise piyasaların gündeminin pek de değişmediğini görüyorum. Jeopolitik riskler bırakın azalmayı daha da artmış. İran destekli Husiler'in Yemen'den düzenledikleri füze ve İHA saldırılarıyla Suudi Arabistan'ın güneyindeki dört kenti ve enerji tesislerini hedef alması jeopolitik riskleri tırmandırdı. Suudi Arabistan Yemen'deki Husi hedeflerini vurarak karşılık verirken, çatışmaların yeniden Suudi topraklarına sıçraması, altı aydır devam eden Orta Doğu savaşının daha da genişlemeye başladığına işaret etti. Buna ABD'nin İran'a ait petrol tankerlerini vurması ve İran'ın Ürdün'deki bir ABD üssünü hedef alması da eklenince tansiyon yeniden belirgin şekilde yükseldi. Piyasalarda barış görüşmelerinin yakın olmadığı ve jeopolitik risk priminin bir süre daha yüksek kalabileceği görüşü ise güçlenmeye başladı.
Brent 100 dolar sınırında
Husi saldırılarının Suudi petrol altyapısını ve Kızıldeniz'e açılan güzergâhları hedef alması, küresel enerji arzına yönelik endişeleri artırırken Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı yeniden 100 dolar sınırına dayanarak son altı haftanın en yüksek seviyesine çıktı. Bir diğer bakış açısıyla, Brent'in ağustos başından bu yana yaklaşık %25 değer kazandığını not etmemiz gerekiyor. İran'ın Hürmüz Boğazı'nda gemi geçişlerini daha da sınırlayabilecek yeni tedbirler hazırlaması da petrol sevkiyatına ilişkin kaygıları büyütüyor. Savaşın Suudi Arabistan ve Kızıldeniz hattına daha fazla yayılması ise enerji fiyatları cephesinden bakıldığında küresel enflasyon açısından pek de iyi bir haber olarak görülmüyor. Daha basit bir ifadeyle, Suudi Arabistan'ın Hürmüz Boğazı'nı bypass ederek Kızıldeniz üzerinden yaptığı sevkiyatların da saldırı tehdidi altına girmesi enerji arzına ilişkin endişeleri büyütürken, Orta Doğu'daki sevkiyat sorunlarının kısa sürede çözülmeyeceği ihtimali ise her geçen gün daha yüksek sesle konuşulmaya başlandı.
Goldman Sachs ve HSBC petrol tahminlerini yükseltti
Fiili arz sıkışıklığı piyasaların merceğinde kalırken, Hürmüz Boğazı'ndan geçen tanker sayısının savaş öncesine göre çok düşük seviyelerde seyretmesi enerji fiyatları üzerindeki baskıyı artırıyor. Nitekim Reuters haberlerine göre Goldman Sachs ve HSBC hem 2026 hem de 2027 için petrol fiyatı tahminlerini yukarı çekti. Goldman Sachs, Aralık 2026 için Brent hedefini 85 dolara yükseltirken 2027 tahminini 80 dolara çıkardı. HSBC ise 2026 ve 2027 ortalama Brent tahminlerini sırasıyla 90 ve 85 dolar olarak revize etti. Rafineri sorunları ve Rusya kaynaklı arz sıkıntıları nedeniyle benzin ve özellikle dizel fiyatlarının da yüksek seyretmesi, enerji kaynaklı enflasyon baskısının bir süre daha gündemde kalabileceğine işaret ediyor. Bu tablo kalıcı hâle gelirse, küresel enflasyonun yeniden yukarı yönelmesi merkez bankalarının faiz indirim alanını da daraltabilir.
Fed'de faiz artırımı ihtimali %56
Bu sabah itibariyle gelecek hafta düzenlenecek olağan Fed FOMC toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımı ihtimali %56 ile fiyatlanırken, yıl sonuna kadar toplam 35 baz puanlık artırım beklentisi bulunuyor. Her ayın ilk cuması açıklanan ABD istihdam raporunun sürpriz şekilde güçlü gelmesiyle faiz artırımı ihtimali yeniden daha yüksek sesle konuşulmaya başlandı. Ancak son dönemde neredeyse her ay beklentilerden bu kadar fazla sapan istihdam verilerine piyasaların verdiği sert tepkileri anlamakta doğrusu ben de zorlanıyorum. Yine de artan enflasyon baskılarıyla birlikte tahvil faizlerindeki yüksek seyrin korunmaya devam ettiğini de kabul etmek gerekiyor.
Trump için “topal ördek” riski
Siyasi cephede ise Trump'ın kasım ayında yapılacak ara seçimlerin ardından Kongre'deki gücünü kaybederek topal ördek konumuna düşebileceği beklentisi giderek daha fazla konuşuluyor. Böyle bir tablo, zaten kırılgan olan bütçe dengeleri üzerinde yeni bir baskı yaratabileceği gibi, hükûmet kapanmaları başta olmak üzere Washington'daki mali belirsizlikleri de (küresel borç yükünde aslan payının ABD'de olduğu düşünülürse) artırabilir.
Altın geriledi, Çin alımlarını sürdürüyor
Bu bilgiler ışığında her ne kadar akla gelen yegâne enstrüman ons altın olsa da, ABD istihdam verisinin ardından satış baskısından kurtulamadığını ve 100 dolar kadar irtifa kaybederek 4,400 dolar seviyesinin hemen altına sarktığını görüyoruz. Gümüşün ons fiyatı ise göreceli olarak daha dirençli bir seyir izleyerek 66 dolar seviyelerinde işlem görmeye devam ediyor. Gümüş ile ilgili beklediğimiz teknik formasyonun devam ettiğini takip ederken, 71 dolar seviyesinin aşılması ile mevcut uzun pozisyonlarımızı güçlendirmeye devam edeceğiz. Batı her fırsatta altın satmaya devam ederken, Doğu cephesinde ise alım isteğinin devam ettiğini görüyoruz. Çin Merkez Bankası, Ağustos'ta son 3 yılın aylık bazda en yüksek altın alımını gerçekleştirdi. Çin'in altın alımları 22 aydır kesintisiz bir şekilde devam ederken, ABD'nin ithalat sınırlamalarını genişleteceği haberi ile bakır fiyatları ise tüm zamanların zirvesine yükseldi. Orta-uzun vadede kıymetli metallerin ve baz metallerin yukarı yönlü seyirlerini korumaya devam edeceklerini düşünüyoruz.
Yen güçleniyor, ECB'den faiz artırımı bekleniyor
Ağustos başında ABD ile Japonya'nın koordineli müdahalesi sonrasında 164 seviyesinden kısa süreliğine de olsa değer kazanan Japon Yeni, ardından yeniden zayıflamaya başlamıştı. Ancak 18 Eylül'de düzenlenecek olağan BoJ toplantısında faiz artırımı ihtimalinin %77 seviyesine yükselmesiyle Yen'deki değer kazanımı yeniden ivme kazandı. Bu sabah USDJPY paritesi 153 seviyelerine kadar gerilerken, Yen son yedi ayın en güçlü seviyesine ulaştı. Yen'deki toparlanmanın da etkisiyle ABD Doları küresel bazda değer kaybederken, doların sepet bazındaki piyasa kuru olarak takip edilen DXY 99 seviyesinin altına indi. EURUSD paritesi 1,1630 seviyesine toparlanırken, yarın sonuçlanacak olağan ECB toplantısından 25 baz puan faiz artırımına ise kesin gözüyle bakılıyor. Kripto cephesinde ise amiral gemisi Bitcoin'in son günlerde 78-80 bin dolar bandına sıkıştığını görüyoruz. Bu yatay seyrin bir sonraki güçlü hareket öncesinde enerji biriktirme süreci olduğunu düşünüyoruz. Hedefte 84 bin dolar seviyesi bulunuyor.
Türkiye'de gözler TCMB toplantısında
Türkiye cephesinde ise hafta sonu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz tarafından açıklanan ve 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) piyasa aktörleri tarafından daha fazla iyi niyet temennisi olarak yorumlandı. Programda ortaya konan hedeflere ilişkin yol haritasının belirlenmemesi ya da yapısal reformların nasıl gerçekleştirileceğinin yeterince açıklanmaması, programın yumuşak karnı olarak yorumlandı. Enflasyon verileri ve OVP ardından gözler yarın TCMB'nin olağan PPK toplantısında olacaktır. Enflasyon rakamları beklentinin bir tık altında kalsa da (Ağustos %1,84), TCMB'den herhangi bir değişiklik beklemiyoruz. İlk faiz hamlesinin Ekim ayında gelmesini bekliyoruz. Enflasyonun talepten ziyade arz şoklarıyla artış göstermesi karşısında TCMB'nin politika duruşunu tekrar gözden geçirmesi gerekeceğini düşünüyoruz. Bu arada KKTC'de Ağustos ayında TÜFE'nin aylık bazda %3,04 artış kaydettiğini de not edelim.
Borsa İstanbul'da bankalar öne çıktı
SPK Düzenlemesinin ardından gözler yatırım fonlarını takip ederken, sizlerin de yakından takip ettiği üzere resmî Gazete'de yayımlanan karar ile yerli ve yabancı kurumsal yatırımcıların para piyasası fonlarından elde ettikleri gelire %10 stopaj uygulanmasına karar verildi. Hisse senetlerinde geçen hafta yaşanan volatilitenin ardından bu hafta biraz daha ılımlı bir tablo ile karşı karşı olduğumuzu görüyoruz. Dün BIST30 endeksi günü %2,2 artıda tamamlarken, banka hisselerinde ise faiz indirim beklentileriyle bankacılık endeksi günü %4,3 yükselişle tamamladı. Alternatif piyasalarda ise sakin seyrin korunduğunu görüyoruz. CDS risk primi 219 baz puanla son dönemlerde olduğu üzere yatay seyrini korurken, 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi ise %39,68 seviyesinde önemli bir değişim göstermedi. USDTRY kuru kamunun kontrolünde 48,50 seviyesine doğru yelken açarken, haber akışında, Türkiye İhracat Kredi Bankası Türk Eximbank'ın Nisan 2030 vadeli dolar cinsi tahvil ihracında büyüklüğün 500 milyon dolar, tahvilin getirisinin ise %7 olarak gerçekleştiğini not edelim.
Asya'da pozitif hava, Çin'de enflasyon yükseldi
ABD borsaları dün geceyi düşüşle tamamlarken, sanayi hisselerinin işlem gördüğü Dow Jones endeksi %1,2 geriledi. Yeni güne başlarken Pasifik'in diğer ucunda ise daha ılımlı bir havanın hâkim olduğunu görüyoruz. Gösterge endeks Nikkei %0,5 değer kazanırken, Güney Kore borsası KOSPI %1,5 yükselişle olumlu yönde ayrıştı. Çin'de bu sabah açıklanan ağustos enflasyon verileri de beklentileri aştı. Üretici fiyatları yıllık %3,8 artarken, tüketici enflasyonu %0,8'e yükseldi. Orta Doğu'daki savaşın petrol ve diğer emtia fiyatlarını yukarıda tutması özellikle sanayi maliyetlerine yansırken, enerji fiyatlarındaki artış tüketici enflasyonuna da yaklaşık 0,3 puan katkı yaptı. Buna rağmen zayıf iç talep nedeniyle enflasyonist baskının hâlâ sınırlı kaldığını görüyoruz. Cuma günü ise gözlerin ABD'de açıklanacak TÜFE enflasyonunda olacağını bir kez daha hatırlatalım.
Almanya'da AfD şoku
Almanya'da aşırı sağcı AfD'nin Saksonya-Anhalt eyalet seçiminde %43,8 oyla açık ara birinci olması, yalnızca Almanya'da değil Avrupa genelinde de ciddi endişe yarattı. Sonuç, AfD'nin artık sadece protesto oylarını toplayan bir parti olmaktan çıkıp özellikle Doğu Almanya'da güçlü ve kalıcı bir siyasi aktöre dönüştüğünü gösterdi. Başbakan Friedrich Merz sonucu şok olarak değerlendirirken, Avrupa'dan gelen açıklamalarda da aşırı sağın yükselişi, göç politikaları ve Rusya kaynaklı güvenlik tehditleri açısından uyarılar öne çıktı. Saksonya-Anhalt küçük bir eyalet olsa da seçim sonucu, Almanya'daki siyasi dengelerin ve Avrupa'da göç, güvenlik ve popülizm tartışmalarının önümüzdeki dönemde daha da sertleşebileceğine işaret ediyor.
Emre Değirmencioğlu (@emredegirmenci5)
Grup Müdürü
• Group Manager
Hazine Bölümü • Treasury Department, Kıbrıs İktisat Bankası
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.



