Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Gündem

SABAH RAPORU: Yapay Zekâda Bilanço Sınavı, Küresel Piyasalarda Temkinli Seyir

Asya borsalarında sert satışlar, petrol 110 dolara yakın. Fransa krizi ve Fed beklentileri izlenirken Borsa İstanbul fon baskısıyla geriliyor.

20 Ekim 2026

SABAH RAPORU: Yapay Zekâda Bilanço Sınavı, Küresel Piyasalarda Temkinli Seyir

Küresel piyasalarda yapay zekâ yatırımlarının kârlılığına ilişkin soru işaretleri, yükselen petrol fiyatları ve siyasi riskler yatırımcıların risk iştahını azaltıyor. Asya borsalarında sert satışlar yaşanırken, Fransa'daki siyasi kriz Avrupa tahvillerini baskılıyor. Türkiye'de ise fon krizinin etkileri Borsa İstanbul'da hissedilmeye devam ediyor. Piyasaların gündeminde teknoloji şirketlerinin bilançoları, Fed'in faiz kararı ve TCMB'nin perşembe günü açıklayacağı politika faizi bulunuyor.

Asya borsalarında satış baskısı: KOSPI yüzde 4 geriledi

ABD'de Nasdaq endeksinin dün gece yüzde 1 yükselmesine rağmen, Asya piyasalarında bu sabah satıcılı bir görünüm hâkim.

Japonya'nın geniş kapsamlı Topix endeksi yüzde 1'in üzerinde gerilerken, Güney Kore KOSPI endeksi yüzde 4 düşüşle olumsuz ayrışıyor.

Japonya'da yükselen tahvil faizleri ve enflasyon endişeleri özellikle teknoloji hisselerini baskılıyor. Yapay zekâ yatırımlarıyla öne çıkan SoftBank hisselerinde yüzde 6'lık düşüş dikkat çekiyor.

Piyasaların odağında bu hafta açıklanacak Meta, Tesla ve önde gelen çip üreticilerinin bilançoları bulunuyor. Bugün beklenen SpaceX sonuçları da yakından izlenecek.

Goldman Sachs'ın tahminlerine göre beş büyük teknoloji şirketinin gelecek yıl toplam 1,2 trilyon dolar yatırım harcaması yapması bekleniyor.

Yatırımcıların temel sorusu ise değişmiyor: Yapay zekâ altyapısına yapılan devasa yatırımlar ne ölçüde gelir ve kâra dönüşecek?

Bilançoların bu soruya vereceği yanıt, teknoloji hisselerinin ve küresel risk iştahının kısa vadeli yönü açısından belirleyici olabilir.

Petrol yeniden 110 dolara yaklaştı

Enerji piyasalarında jeopolitik riskler fiyatları yukarı taşımayı sürdürüyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya'ya yönelik bazı enerji yaptırımlarını gevşeten kararnameyi imzalamasına rağmen nihai kararın netleşmemesi ve Orta Doğu'daki arz endişelerinin sürmesi, Brent petrolün varil fiyatını yeniden 110 dolar sınırına taşıdı.

Petrol fiyatlarındaki yükseliş, küresel enflasyon görünümünü bozarken merkez bankalarının faiz indirimine gitmesini de zorlaştırıyor.

Brent petrolün yılbaşından bu yana yaklaşık yüzde 80 değer kazanması, enerji piyasasındaki olağanüstü fiyat baskısını ortaya koyuyor.

Fransa'da siyasi kriz derinleşiyor

Fransa'da hükümet karşıtı protestoların ardından bazı şehirlerde sokağa çıkma yasakları uygulanmaya başlandı.

Güvenliği sağlamakta yetersiz kalmakla eleştirilen İçişleri Bakanı'nın istifa teklifini Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron kabul etmedi.

Sendikalar ise 5 Kasım'da yeni bir genel grev ve protesto düzenlenmesi çağrısında bulundu.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine altı ay kala büyüyen toplumsal huzursuzluk, Fransa'nın zaten kırılgan olan siyasi dengelerini daha da zorluyor.

Fransız finansal varlıkları dün Avrupa piyasalarının genelinden daha zayıf performans gösterdi.

Hükümetin artan kamu borcunu kontrol altına almak amacıyla hazırladığı bütçeyi parlamentodan geçirmesi de giderek güçleşiyor.

Siyasi belirsizlik ile mali sorunların birleşmesi, Fransa'nın borçlanma maliyetleri ve euro üzerinde ilave baskı yaratabilir.

Fransa'nın tahvil faizi yüzde 4,92'ye yükseldi

Fransa'nın 10 yıllık devlet tahvili faizi bu sabah yüzde 4,92 seviyesine yükselerek rekor seviyelere yaklaştı.

Ülkenin beş yıllık kredi risk primi (CDS), altı ay önceki 30 baz puan seviyesinden 83 baz puana çıktı.

Buna karşılık EUR/USD paritesi 1,1230 seviyesinde görece sakin seyrediyor.

Fransız tahvilleri ve hisse senetlerinde risklerin giderek daha fazla fiyatlanmasına rağmen euronun dirençli kalması, yatırımcıların gelişmeleri henüz Avrupa geneline yayılabilecek sistemik bir kriz olarak değerlendirmediğine işaret ediyor.

Ancak siyasi krizin uzaması ve bütçe sorunlarının ağırlaşması hâlinde bu görünüm değişebilir.

Trump'ın halk desteği yüzde 31'e geriledi

ABD'de 3 Kasım'da yapılacak ara seçimler öncesinde siyasi tansiyon yükseliyor.

Başkan Donald Trump, Kansas'ta düzenlediği mitingde Demokratların seçimleri kazanması hâlinde ABD'nin de Fransa gibi şiddet olaylarına sahne olabileceğini söyledi.

Ancak hayat pahalılığı ve İran savaşı nedeniyle eleştirilerin hedefinde olan Trump'ın halk desteği gerilemeye devam ediyor.

Son Reuters/Ipsos anketine göre Trump'ın onay oranı yüzde 31'e düşerek başkanlık döneminin en düşük seviyesine ulaştı.

Cumhuriyetçilerin 94 yıldır Senato seçimi kaybetmediği Kansas'ta bile yarışın başa baş gitmesi, ara seçimlerin Trump açısından zorlu geçebileceğine işaret ediyor.

Trump, Xi ve Putin ile üçlü zirveye açık

Trump, gelecek ay Çin'de düzenlenecek APEC zirvesinde Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile üçlü görüşmeye açık olduğunu açıkladı.

Gerçekleşmesi hâlinde tarihî nitelik taşıyabilecek zirvede nükleer silahların sınırlandırılması, Ukrayna savaşı ve ticaret ilişkileri ele alınabilir.

Trump'ın Rusya'ya yönelik bazı yaptırımları gevşetme adımlarının ardından gelen bu açıklama, Washington'un Moskova ve Pekin ile ilişkileri yumuşatma arayışında olduğu şeklinde yorumlanıyor.

Üç büyük güç arasında sağlanabilecek olası bir uzlaşma, küresel piyasalarda risk iştahını destekleyebilir.

Ancak Trump'ın Ukrayna konusunda Putin'e yakın duran yaklaşımı, Avrupa'da müttefiklerin diplomatik süreç dışında bırakılabileceği endişelerini artırıyor.

Henüz kesinleşmiş bir zirve bulunmasa da bu diplomatik açılımın piyasalarda yakından izlenmesi bekleniyor.

Fed'de ekim ayında bekle-gör, aralıkta faiz artışı beklentisi

ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinden gelen son açıklamalar, yeni bir faiz artırımı için acele edilmeyeceğine işaret ediyor.

Vadeli piyasalarda 27-28 Ekim tarihlerindeki Fed toplantısında politika faizinin sabit tutulmasına yüzde 83 olasılık veriliyor.

Buna karşılık aralık ayında 25 baz puanlık faiz artırımı ihtimali yüzde 95'e ulaşmış durumda.

Fed toplantısının ardından açıklanacak kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi de para politikasının geleceğine ilişkin önemli ipuçları verecek.

Petrol fiyatlarındaki yeniden yükseliş risk iştahını azaltırken, ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,05 seviyelerinden uzaklaşarak yüzde 5,12'ye yükseldi.

Yüksek enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisi, Fed'in önümüzdeki dönemdeki kararlarında belirleyici olmaya devam edecek.

Altın 4.145, gümüş 57,50 dolarda

Yükselen tahvil faizleri ve petrol fiyatları, değerli metaller üzerinde baskı oluşturuyor.

Altının ons fiyatı 4.145 dolar, gümüş ise 57,50 dolar seviyelerine hafifçe geriledi.

Bununla birlikte altın/gümüş rasyosunda son günlerde gümüş lehine bir hareketlenme dikkat çekiyor.

Özellikle 55 dolar seviyesinden destek bularak toparlanan gümüşün haftayı nasıl tamamlayacağı önem taşıyor.

Yılbaşından bu yana Brent petrol yaklaşık yüzde 80 yükselerek getiride ilk sırada yer alırken, gümüş yüzde 20 kayıpla listenin son sırasında bulunuyor.

Enerji piyasalarında kalıcı bir normalleşme sağlanmadan değerli metallerde güçlü ve sürdürülebilir bir yükseliş yaşanması zor görünüyor.

ABD-İran görüşmelerinde yeni anlaşma ihtimali

ABD'deki ara seçimlere iki haftadan kısa bir süre kala Washington ile Tahran arasındaki diplomatik temaslar yeniden gündeme geldi.

Haber akışında, ABD-İran müzakerelerine ilişkin iyimser değerlendirmeler ve arabulucuların hafta içinde karşılıklı tavizler verilmesi için yoğun temaslar yürüttüğü belirtiliyor.

Trump'ın İran konusunda zaman zaman birbirine zıt açıklamalar yapması ise belirsizliği artırıyor.

Bununla birlikte seçimler öncesinde diplomatik bir gelişme yaşanması ihtimali göz ardı edilmiyor.

ABD ile İran arasında sağlanabilecek olası bir uzlaşma, petrol fiyatları üzerinden küresel enflasyon ve faiz beklentilerini de etkileyebilir.

Endonezya borsasında tarihi çöküş: İki günde yüzde 16 kayıp

Gelişmekte olan piyasalarda Endonezya'daki gelişmeler dikkat çekiyor.

MSCI'nın Endonezya'yı gelişmekte olan piyasalar kategorisinden çıkararak bağımsız piyasa statüsüne düşürebileceği uyarısı, Jakarta Borsası'nda sert satışlara yol açtı.

Endeks iki işlem gününde toplam yüzde 16 gerileyerek 1990'dan bu yana en sert iki günlük kaybını yaşadı.

Borsa yönetimi, satış baskısını sınırlamak amacıyla hisse senetlerinde günlük azami düşüş sınırını yüzde 15'ten yüzde 7'ye indirdi.

Bu sabah düşük fiyatlı hisselere yönelik satış sınırlamaları da sıkılaştırıldı.

MSCI'nın uyarısının hayata geçmesi hâlinde Endonezya'nın yalnızca gelişmekte olan ülke endekslerinden çıkarılmakla kalmayıp sınır piyasa endekslerine de alınmaması söz konusu.

Bu senaryo, ülkeden 5 milyar doların üzerinde yabancı fon çıkışı riskini beraberinde getiriyor.

Alınan önlemlerin ardından Jakarta Borsası'nda bu sabah dengelenme işaretleri görülüyor.

Borsa İstanbul'da fon krizinin baskısı sürüyor

Türkiye'de MSCI kaynaklı endişeler ve fon krizinin yansımaları hisse senedi piyasasında etkili olmaya devam ediyor.

Yatırımcıların hisse senetlerine yönelik iştahı zayıf kalırken, fonların tasfiye sürecinin yarattığı belirsizlik Borsa İstanbul üzerindeki satış baskısını artırıyor.

BIST 30 endeksi dün günü yüzde 2,3 düşüşle tamamladı.

Endeks, İran savaşının başladığı günden bu yana en düşük seviyesine gerilerken son beş haftadaki kayıp zirve seviyesine göre yüzde 20'ye yaklaştı.

Teknik analiz açısından zirveden yüzde 20'lik düşüş, ayı piyasası sınırına yaklaşılması anlamına geliyor.

Bununla birlikte sert satışların ardından bazı hisse senetlerinin değerleme açısından cazip seviyelere geldiği de değerlendiriliyor.

BIST 100 endeksi ise dün günü yüzde 2,5 düşüşle tamamladı.

SPK Başkanı istifa etti, Hazine'de görev değişikliği

Fon krizinin etkileri ekonomi yönetimindeki görev değişiklikleriyle de gündemde.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Mahmut Sütçü, sağlık sorunlarını gerekçe göstererek görevinden istifa etti.

Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik ise emeklilik dilekçesini sundu.

Çelik'in yerine Strateji ve Bütçe Başkanlığı Başkan Yardımcısı Kutluhan Taşkın atandı.

Söz konusu gelişmeler, fon krizinin ardından sermaye piyasalarının yönetimine ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde yaşandı.

Dolar/TL 49,57, Türkiye'nin CDS primi 252 baz puan

Borsa İstanbul'daki sert satışlara karşın döviz ve ülke risk primi göstergelerinde görece sakin bir görünüm dikkat çekiyor.

Dolar/TL kuru yarın valörlü işlemlerde 49,57 seviyesine yükseldi.

Türkiye'nin beş yıllık CDS risk primi ise 252 baz puan seviyesinde bulunuyor.

Hisse senedi piyasasında artan satış baskısına rağmen CDS priminin sınırlı hareket etmesi, finansal piyasalardaki ayrışmayı ortaya koyuyor.

Tahvil piyasasında iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi yüzde 39,50 civarında seyrediyor.

TCMB'den en az 100 baz puan faiz indirimi bekleniyor

Yurt içinde haftanın en önemli gündem maddelerinden biri Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) perşembe günü açıklayacağı ekim ayı faiz kararı.

Piyasalarda politika faizinin en az 100 baz puan indirilmesi bekleniyor.

Ancak yatırımcılar açısından yalnızca faiz indiriminin büyüklüğü değil, karar metninde enflasyon görünümüne ve sonraki adımlara ilişkin verilecek mesajlar da önem taşıyor.

Fon krizinin Borsa İstanbul üzerindeki baskısı, yüksek tahvil faizleri ve zayıf yatırımcı güveni dikkate alındığında TCMB'nin iletişimi piyasaların yönü açısından belirleyici olabilir.

Piyasalarda bugün ne izlenecek?

Küresel piyasalarda yapay zekâ şirketlerinin bilançoları, ABD-İran diplomatik temasları, petrol fiyatları ve Fransa'daki siyasi gelişmeler öne çıkıyor.

Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentiler ve ABD tahvil faizlerindeki hareketler de yatırımcıların risk iştahını şekillendirmeyi sürdürecek.

Türkiye'de ise fon krizinin yarattığı belirsizlik, Borsa İstanbul'daki satışların seyri ve TCMB'nin perşembe günkü faiz kararı yakından izlenecek.

Küresel piyasaların önündeki temel soru, yüksek enerji fiyatları ve faiz baskısı devam ederken teknoloji şirketlerinin güçlü bilançolarla yatırımcı güvenini yeniden sağlayıp sağlayamayacağı. Türkiye'de ise fon krizinin etkilerinin hafiflemesi, hisse senedi piyasasında kalıcı bir toparlanma için önem taşıyor.

Kaynak: Emre Değirmencioğlu, Sabah Raporu

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş