Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gündem

SABAH Raporu: Fed iki ateş arasında: Artırsa ekonomi, artırmasa tahviller sarsılacak

Fed faiz kararı öncesinde ABD 10 yıllık faizi %5’i aşarken Brent 110 dolara dayandı. Enerji krizi ve YZ satışları küresel risk iştahını baskılıyor.

15 Eylül 2026

SABAH Raporu: Fed iki ateş arasında: Artırsa ekonomi, artırmasa tahviller sarsılacak

Küresel mali piyasaların Eylül ayına pek de iyimser bir başlangıç yapamamasının ardından, yeni haftanın da pek sevimli ilerlemediğini söylememiz gerekiyor. Öncelikle, yurt dışı kaynaklı pek çok olumsuz haberin risk iştahını baskıladığını görüyoruz. Jeopolitik riskler neredeyse yedi aydır mütemadiyen şekil değiştirse de tüm çıplaklığıyla devam ederken, dünya modern tarihin belki de en önemli enerji krizlerinden birine doğru adım adım ilerliyor.

Hürmüz krizi küresel enerji krizine dönüşüyor

Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği durma noktasına gelirken, bölgenin en büyük petrol ihracatçısı Suudi Arabistan bugüne kadar sevkiyatının önemli bir bölümünü ülkeyi doğudan batıya geçen boru hattı üzerinden Kızıldeniz'e yönlendirerek krizin etkisini sınırlamayı başarmıştı. Ancak bu hattın drone saldırısının ardından devre dışı kalması ve İran destekli Husilerin Kızıldeniz'in girişindeki Bab el-Mendeb Boğazı çevresinde ilerleyerek bu alternatif güzergâhı da tehdit etmeye başlaması, tabloyu çok daha kritik bir noktaya taşıdı. Bir başka deyişle, Hürmüz'deki kesintiyi telafi eden alternatif yolların da birer birer risk altına girmesiyle, bölgesel bir arz sorunundan küresel bir enerji krizine doğru ilerliyoruz.

Brent 110 dolara dayanırken rafineri marjları rekor kırıyor

Artan jeopolitik riskler, enerji maliyetlerini daha da yukarı iterek küresel ekonomi üzerinde baskı unsuru yaratıyor. Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı 110 dolar seviyesinin kıyısında işlem görerek son dört ayın zirvesine yükselirken, gösterge jet yakıt fiyatı geçen hafta %20'ye yakın yükseliş kaydetti. Bu arada, Akdeniz'de rafineri crack marjının varil başına 100 dolar ile tarihi zirveye yükseldiğini de not edelim. Crack marjı, kabaca rafinerilerin ham petrolü alıp benzin, dizel ve jet yakıtı gibi ürünlere dönüştürürken oluşan fiyat farkını gösteriyor. Marjın bu denli yükselmesi, rafine ürünlerde arzın talebi karşılamakta zorlandığına ve enerji krizinin artık yalnızca ham petrol fiyatlarıyla sınırlı kalmadığına işaret ediyor.

ABD 10 yıllık faizi %5’i aştı, Fed’den artırım beklentisi %91

Enflasyonist riskler de tahvil faizlerini yukarıya itmek suretiyle merkez bankalarından faiz artırım beklentisini tetikliyor. Bu minvalde, piyasaların risksiz faiz olarak takip ettiği, âdeta kılavuz kargası konumundaki ABD 10 yıllık gösterge tahvil getirisi bu sabah %5,01 seviyesine yükseldi. Yaşanan enerji şokunun enflasyonist etkilerini sınırlamak adına Fed'in bugün başlayacak ve yarın sonuçlanacak olağan Eylül ayı FOMC toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak mevcut %3,50-3,75 seviyesinden %3,75-%4,00 aralığına yükseltmesine bu sabah vadeli faiz kontratları %91 ihtimal tanırken, sene sonuna kadar ise bir kez daha faiz artırımı fiyatlanıyor.

Fed iki ateş arasında: Artırsa ekonomi, artırmasa tahviller

Fed'in yeni başkanı Warsh açısından da sürecin çok da iyi gitmediğini not etmek gerekiyor. Warsh göreve gelirken enflasyonla mücadelede taviz vermeyeceğini ve finansal piyasaların verdiği sinyalleri dikkate alacağını güçlü bir şekilde vurgulayarak şahin bir portre çizmişti. Enflasyon kanaatimce çok hızlanmasa da piyasada büyük bir gürültünün olması, dahası tahvil piyasasının da Fed üzerinde faiz artışı beklentisini fiyatladığı bir günde Fed'in politika tepkisi vermeden toplantıyı pas geçmesine artık pek de ihtimal tanınmıyor. Biz her ne kadar aksini düşünsek de, azınlıkta kaldığımızı da kabul etmemiz gerekiyor. İşin ilginç tarafı, tahvil piyasası açısından asıl risk Fed'in faiz artırması değil, artırmaması olabilir! Piyasanın büyük bir bölümü, Fed'in yarın pas geçmesi hâlinde enflasyonla mücadelede yeterince kararlı olmadığı algısının güçlenebileceğini ve bunun uzun vadeli tahvil faizlerinde yeni bir sıçramayı beraberinde getirebileceğini düşünüyor. Ya da bir başka deyişle Fed, faiz artırırsa ekonomiyi daha da yavaşlatma, artırmazsa tahvil piyasasında kontrolü kaybetme riskiyle karşı karşıya.

Trump yeniden faiz indirimi istiyor

Bir süredir faizlerle ilgili sessiz kalan Başkan Trump, son günlerde Fed'in faiz artırım potasına geri dönmesiyle faiz indirimi talep etmeye başladığını da göz ardı etmemek gerekiyor. Bu bağlamda yarın akşam Fed'in bağımsızlık testinden de geçeceğini hatırlatmak isterim. Konuya siyasetçinin bakış açısıyla yaklaşırsak, ABD ekonomisinin yaklaşık %70'ini tüketimin sırtladığını pekâlâ biliyoruz. Petrolün 110 dolara dayandığı, dizelin ise ilk kez 6 doların üzerine yükseldiği bir ortamda, ABD 10 yıllık tahvil faizinin %5 seviyesini aşması ve 30 yıllık mortgage faizlerinin de yeniden %7'nin üzerine çıkması pek de iç açıcı başlıklar olarak ön plana çıkmıyor. Bir başka deyişle, Amerikalı tüketici bir taraftan artan enerji faturası, diğer taraftan yükselen borçlanma maliyetleri ile karşı karşıya kalmış durumda. Fed enflasyonu kontrol altına almak için faiz artırmak zorunda kalabilir, ancak ABD ekonomisinin, daha da önemlisi tüketicinin, bu kadar yüksek faizleri ne kadar kaldırabileceği ise büyük bir soru işareti olmaya devam ediyor. ABD'nin devasa borcu da bu denkleme eklenince, işler pek de iyi bir noktaya doğru ilerlemiyor. Tüm bunlar cereyan ederken, kıymetli metaller ise zemin kaybediyor. Bir yerde yanlış var!

Warsh’ın vereceği mesaj faiz kararının kendisi kadar önemli

Yarın akşam olur da faiz artışı gelirse, Fed üyelerinin yılın geri kalanına ilişkin faiz tahminleri kadar Başkan Warsh'un atılan adımın tek seferlik bir ayarlama mı yoksa yeni bir faiz artırım döngüsünün başlangıcı mı olduğuna dair vereceği mesajlar da kritik önem taşıyacaktır. Bu kafa karışıklığına ilaveten dün de bültenimizde dile getirdiğimiz üzere, yapay zekâ tarafından da yapay zekâ teknolojisinin gelişiminin yavaşlatılmasına yönelik sektörün önde gelen isimlerinden gelen uyarılar, teknoloji şirketlerinde kayıplara neden oldu.

Yapay zekâ hisselerinde güvenlik endişesi satış getirdi

Anthropic CEO'su Dario Amodei, teknolojinin kötüye kullanımına ilişkin artan riskler nedeniyle yapay zekâ modellerinin geliştirilme hızının yavaşlatılması gerektiğini savunurken, OpenAI CEO'su Sam Altman ve xAI'ın kurucusu Elon Musk da bu görüşe destek verdi. Altman ayrıca güvenlik endişelerini gerekçe göstererek OpenAI'ın bu yıl planlanan halka arzından vazgeçtiğini açıkladı. Açıklamalar, yapay zekâ yatırımlarının ve buna bağlı devasa altyapı harcamalarının yavaşlayabileceği endişesini tetiklerken, özellikle son dönemde artan tahvil faizleri nedeniyle borçlanarak finanse edilen yatırımlar üzerindeki soru işaretlerini de artırdı. Philadelphia yarı iletken endeksi %5,2 gerilerken Nvidia %3, AMD %4,5 ve Micron %5,4 değer kaybetti. Avrupa'da ASML %6, Asya'da ise SoftBank %10'un üzerinde düştü.

Asya’da sert satışların ardından bekle-gör havası

ABD borsaları dün geceyi endişe edildiği kadar sert satışlarla tamamlamazken, teknolojinin yavaşlatılması haberlerine yönelik dün sert satışlara sahne olan Asya'da bu sabah göreceli olarak yatay bir seyir hâkim olduğunu görüyoruz. Gösterge endeks Nikkei %1 yükselirken, geriye kalan borsalarda ise bekle-gör stratejisinin benimsendiğini düşünüyoruz.

Dolar güçleniyor, altın ve gümüş geriliyor

Hürmüz'deki kesintiyi telafi edecek alternatif güzergâhların da birer birer risk altına girmesi, küresel enerji arz krizini daha da derinleştirirken, uzun bir süredir yelkenleri âdeta şişiren rüzgâr olan yapay zekâ sektörüne ilişkin çatlak seslerin de yükselmesi, risk iştahının iyice azalmasına neden oldu. Kıymetli metaller dün bir kez daha satış baskısına boyun eğerken, altının ons fiyatı 4,300 dolar seviyesinin hemen üzerinde salınırken, benzer bir şekilde gümüşün de ons fiyatı 63,50 dolar seviyelerine gerileyerek gelişmeleri takip ediyor. Bitcoin 78 bin dolar seviyesinde sessizliğini korurken, para birimleri liginde ise DXY'nin beş gündür kesintisiz bir şekilde yükselerek 99,60 seviyesine gelmesine paralel EURUSD paritesi 1,1550 seviyesinin altına sarktı. Kraliyet aslanı Sterlin ise güçlü dolar karşısında son beş haftanın en düşük seviyesine geriledi. Ne tuhaftır ki, dolar değer kaybetsin (rekabet avantajı), faiz oranları gerilesin, krediye ulaşım rahatlasın, enerji fiyatları düşsün, fabrika bacaları da tütsün diyen Trump'ın istediklerinin tam tersi olmaya başladı!

Borsa İstanbul’da fon satışları baskı yaratıyor

Bizim cephede ise yatırım fonları ve portföy yönetim şirketleri ile ilgili soru işaretleri gündemi meşgul etmeye devam ederken, hisse senetleri yakından takip ediliyor. SPK düzenlemesi ardından fonlar uyum sürecinde belli ölçüde satış baskısı yaratıyor. Hatırlamak gerekirse, SPK düzenlemesinin arkasında yatan ana amaç özellikle serbest fonlarda tek tek hisselerde aşırı yoğunlaşmayı ve düşük fiili dolaşımlı hisselerde fonların çok büyük pozisyon almasını sınırlamaktı. Bu bağlamda dün BİST 30 endeksi günü %1,4, ana endeks ise %1,6 oranında kayıpla tamamlarken, Hazine'nin tahvil ihraçları sorunsuz geçti. USDTRY kuru 48,62 seviyesinde salınmaya devam ederken, 5 yıl vadeli CDS risk primi 232 baz puana yükselerek uzun bir süredir demir attığı 220 baz puan seviyesinden uzaklaşmaya başladı. Tahvil cephesinde ise iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi bir süredir yatay seyir izlediği %39,50 seviyelerinden yönünü yukarıya çevirmek suretiyle küresel tahvil faizlerinin yükselişine ayak uydurarak %40,28 seviyesine yükseldi.

Günün gündemi: Fed ve bütçe dengesi

Mali piyasaların gündemini bugün başlayan ve yarın gece sonuçlanacak Fed olağan toplantısı teşkil ederken, makro cephede ise bugün içeride bütçe dengesi, dışarıda ise Almanya ZEW endeksi takip edilebilir.

Emre Değirmencioğlu, Kıbrıs İktisat Bankası

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş