Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Politika

Putin'den Ukrayna ile Barış Görüşmelerine Yeşil Işık: Üçlü Müzakereler Kasımda Yeniden Başlayabilir

Putin, ABD ve Ukrayna ile üçlü barış görüşmelerinin kasımda yeniden başlamasını kabul etti. Abu Dabi'deki olası müzakereler öncesinde Trump'ın Kiev'e baskısı ve Rusya'nın İran teklifleri dikkat çekiyor.

22 Ekim 2026

Putin'den Ukrayna ile Barış Görüşmelerine Yeşil Işık: Üçlü Müzakereler Kasımda Yeniden Başlayabilir

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD'nin arabuluculuğunda Ukrayna ile üçlü barış görüşmelerinin yeniden başlamasını kabul etti. Kremlin'e göre müzakereler 10 Kasım'dan itibaren Abu Dabi'de yapılabilir. Ancak Moskova'nın Ukrayna'nın sunduğu yeni önerilerden memnun olmadığı belirtilirken, taraflar arasında toprak ve güvenlik konularındaki derin görüş ayrılıkları devam ediyor. Washington'ın Kiev üzerindeki baskısı artarken, Putin'in İran konusunda Trump'a iş birliği teklif etmesi dikkat çekti.

Putin ve Witkoff St. Petersburg'da görüştü

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile St. Petersburg'da gerçekleştirdiği görüşmede Ukrayna savaşını sona erdirmeye yönelik üçlü müzakerelerin yeniden başlamasını kabul etti.

Kremlin'in çarşamba günü yaptığı açıklamaya göre görüşmeler, ABD, Rusya ve Ukrayna temsilcilerinin katılımıyla gelecek ay yeniden başlayabilir.

Putin ile Witkoff'un St. Petersburg'daki Konstantin Sarayı'nda gerçekleştirdiği toplantı yaklaşık üç saat sürdü.

Bu görüşme, Witkoff'un Putin ile dokuzuncu yüz yüze buluşması oldu.

Rusya, görüşme öncesinde Washington'a yönelik bir iyi niyet jestinde de bulundu.

Moskova'da tutulan emekli Amerikalı öğretmen Stephen Hubbard serbest bırakıldı. Hubbard'ın serbest bırakılmasını Trump'ın bizzat Putin'den istediği belirtildi.

Ancak diplomatik temasların yeniden hızlanması, barış anlaşmasının yakın olduğu anlamına gelmiyor.

Tarafların savaşın sona erdirilmesi için öne sürdükleri temel koşullar arasında hâlâ ciddi farklılıklar bulunuyor.

Üçlü görüşmeler 10 Kasım'dan sonra Abu Dabi'de yapılabilir

Kremlin'e göre ABD arabuluculuğundaki yeni barış görüşmelerinin teknik düzeyde gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Müzakereler için gündemdeki yer Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi.

Görüşmelerin 10 Kasım'da veya bu tarihten sonraki günlerde başlaması mümkün.

Yeni müzakere turunun temel gündem maddesi, savaş sona erdikten sonra Ukrayna ve Rusya'nın güvenliğinin nasıl garanti altına alınacağı olacak.

Bu konu, taraflar arasındaki en önemli anlaşmazlıklardan biri.

Ukrayna, gelecekte yeni bir Rus saldırısına maruz kalmayacağına ilişkin güvenilir güvenlik garantileri istiyor.

Rusya ise Ukrayna'nın NATO üyeliğine karşı çıkıyor ve olası bir barış anlaşmasının kendi güvenlik taleplerini de karşılamasını şart koşuyor.

Son ABD arabuluculuğundaki barış görüşmeleri şubat ayında yapılmıştı.

Ancak ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşın ardından Ukrayna diplomasisi ikinci plana düşmüştü.

Şimdi Washington, Avrupa'da İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana yaşanan en kanlı çatışmayı sona erdirmek amacıyla diplomatik girişimlerini yeniden hızlandırıyor.

Kremlin, Ukrayna'nın yeni önerilerinden memnun değil

Putin-Witkoff görüşmesinin bir gün öncesinde ABD temsilcisi, Oslo'da Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ile bir araya geldi.

Toplantıya Finlandiya ve Norveç liderlerinin yanı sıra Avrupa ülkeleri ve NATO temsilcileri de katıldı.

ABD'li yetkililere göre Ukrayna, müzakerelerde değerlendirilmek üzere yeni fikirler ve öneriler sundu.

Witkoff da Putin'e Oslo görüşmelerinde belirli ölçüde ilerleme sağlandığını aktardı.

Ancak Kremlin'in değerlendirmesi daha ihtiyatlı oldu.

Putin'in dış politika danışmanı Yuri Uşakov, Ukrayna tarafının sunduğu önerilerin Moskova'yı tam olarak tatmin etmediğini söyledi.

Uşakov'un açıklaması, Rusya'nın mevcut barış koşullarında önemli bir değişikliğe gitmeye henüz hazır olmadığını gösteriyor.

Moskova, diplomatik sürece katılmayı kabul etse de temel taleplerinden vazgeçtiğine ilişkin herhangi bir işaret vermedi.

Putin'in temel şartları değişmedi

Rusya'nın Ukrayna savaşına ilişkin taleplerinin merkezinde üç konu bulunuyor.

Bunlardan ilki, Ukrayna'nın doğusundaki Donetsk bölgesinin tamamının Rus kontrolüne geçmesi.

İkincisi, Ukrayna'nın NATO'ya üye olmaması.

Üçüncüsü ise geçici bir ateşkes yerine savaşın bütün siyasi ve güvenlik boyutlarını kapsayan kapsamlı bir barış anlaşmasının yapılması.

Putin, bugüne kadar bu temel hedeflerden önemli bir taviz vermeye hazır olduğuna ilişkin güçlü bir sinyal vermedi.

Ukrayna açısından ise toprak tavizleri ve gelecekteki güvenlik düzenlemeleri son derece hassas konular.

Bu nedenle tarafların yeniden müzakere masasına dönmesi önemli bir diplomatik gelişme olsa da anlaşmaya varılmasının önünde ciddi engeller bulunuyor.

Kremlin ayrıca Putin ile Zelenskiy arasında olası bir liderler zirvesinin ancak kapsamlı hazırlıkların ardından yapılabileceğini savunuyor.

Moskova'ya göre böyle bir görüşmenin sonuç üretmesi için önce teknik heyetlerin temel konularda ilerleme sağlaması gerekiyor.

Trump'tan Ukrayna'ya sert baskı

Yeni diplomatik girişim, Washington ile Kiev arasındaki ilişkilerin belirgin biçimde gerildiği bir döneme rastlıyor.

Trump, salı günü yaptığı açıklamada Ukrayna'nın savaşı sona erdirmek için anlaşmaya varması gerektiğini söyledi.

ABD Başkanı, aksi halde Ukrayna'nın çok kötü sonuçlarla karşılaşabileceği uyarısında bulundu.

Bu açıklama, Washington'ın Kiev üzerindeki diplomatik baskısını artırdığı şeklinde değerlendiriliyor.

Trump, başkanlık seçim kampanyası sırasında Ukrayna savaşını 24 saat içinde sona erdirebileceğini vaat etmişti.

Ancak aradan iki yılı aşkın süre geçmesine rağmen savaş devam ediyor.

ABD yönetimi şimdi tarafları yeniden müzakere masasına getirmeye çalışıyor.

Bununla birlikte Washington'ın son dönemde attığı bazı adımlar, Ukrayna'da ABD desteğinin geleceğine ilişkin endişeleri artırmış durumda.

ABD-Rusya dizel anlaşması Kiev'de rahatsızlık yarattı

Washington ile Kiev arasındaki gerilimin önemli nedenlerinden biri, Trump yönetiminin bu ay Rusya ile yaptığı dizel ihracatı anlaşması.

ABD yönetimi, yükselen akaryakıt fiyatlarını düşürmek amacıyla Rusya ile enerji alanında anlaşmaya vardı.

İran savaşının ardından artan enerji maliyetleri, kasım ayında yapılacak ABD Kongre seçimleri öncesinde Trump ve Cumhuriyetçiler üzerinde siyasi baskı oluşturuyor.

Ancak Rusya ile enerji ticaretine yönelik bu adım, Ukrayna'da rahatsızlık yarattı.

Kiev, anlaşmanın ardından ABD'nin bazı istihbarat paylaşımı faaliyetlerinde kesintiler yaşandığını ve askeri uydu iletişim hizmetlerine erişimde sorunlarla karşılaşıldığını bildirdi.

Ukrayna yönetimi, bu gelişmelerin Rus saldırılarına karşı savunma kapasitesini olumsuz etkileyebileceğinden endişe ediyor.

Starlink ve Starshield tartışması büyüyor

Washington-Kiev ilişkilerindeki gerilimin bir başka boyutu, Ukrayna ordusunun kullandığı uydu iletişim sistemleri.

Wall Street Journal'ın ABD'li yetkililere ve konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre Elon Musk, geçen hafta SpaceX'in Starlink sisteminin askeri amaçlı bir versiyonuna yönelik hizmetlerin yavaşlatılması talimatını verdi.

Haberde, söz konusu sistemin Ukrayna tarafından Rus balistik füze saldırılarının izlenmesinde kullanıldığı belirtildi.

Ancak Reuters bu iddiayı bağımsız olarak doğrulayamadı.

Musk ise bu tür kararların kendisi tarafından değil, ABD ordusu veya başkan tarafından alındığını savunuyor.

Trump da söz konusu kısıtlamalardan sorumlu olmadığını belirtti.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise çarşamba günü yaptığı açıklamada Washington'ın Ukrayna'nın Starlink erişimini geri çekmediğini yineledi.

Zelenskiy, Oslo'daki görüşmelerde istihbarat paylaşımı ve askeri iletişim sistemlerine ilişkin sorunların çözülmesi konusunda anlaşmaya varıldığını söyledi.

Bununla birlikte tartışma, Ukrayna'nın savaş kapasitesinin ABD kaynaklı teknoloji ve istihbarat desteğine ne kadar bağımlı olduğunu yeniden gündeme getirdi.

Putin'den Trump'a İran konusunda iş birliği teklifi

St. Petersburg'daki görüşmelerin gündemi yalnızca Ukrayna savaşıyla sınırlı kalmadı.

Putin, ABD ile İran arasındaki gerilimin çözümünde rol üstlenebileceğini de belirtti.

Kremlin'e göre Rus lider, Moskova'nın Tahran ile onlarca yıla dayanan ilişkilerini hatırlatarak İran'ın nükleer programına ilişkin anlaşmazlıkların diplomatik yollarla çözülebileceğini söyledi.

Putin, İran ile bir anlaşmaya varılmasının hem mümkün hem de gerekli olduğunu savundu.

Rusya, geçmişte de İran'ın nükleer programı konusunda Washington ile Tahran arasında diplomatik temasların geliştirilmesine yardımcı olabileceğini açıklamıştı.

Bu kez teklifin önemi, ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın küresel enerji piyasaları ve uluslararası güvenlik üzerindeki etkilerinden kaynaklanıyor.

Moskova'nın İran konusunu Ukrayna müzakereleriyle aynı diplomatik görüşmede gündeme getirmesi, Rusya'nın Washington ile ilişkilerini daha geniş bir pazarlık çerçevesinde ele almak istediğine işaret ediyor.

Ancak Kremlin'in açıklamasında İran konusunda somut bir anlaşmaya varıldığı belirtilmedi.

Rusya, ABD'ye gübre satmayı da teklif etti

Putin'in Witkoff'a sunduğu öneriler arasında ekonomik iş birliği de yer aldı.

Kremlin'e göre Rus lider, Amerikan çiftçilerinin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ABD'ye büyük miktarda gübre tedarik edebileceklerini söyledi.

Rusya, küresel gübre piyasasının önemli tedarikçilerinden biri.

Bu nedenle teklif, özellikle tarımsal üretim maliyetleri açısından Washington'ın ilgisini çekebilecek bir başlık.

Toplantıya Putin'in özel yatırım temsilcisi Kirill Dmitriyev de katıldı.

Kremlin, tarafların büyük ölçekli ortak ekonomik projeleri görüştüğünü ve bunlardan bazılarının hayata geçirilme aşamasına yaklaştığını bildirdi.

Ancak söz konusu projelerin kapsamı ve büyüklüğü hakkında ayrıntı verilmedi.

Bu temaslar, Ukrayna savaşına ilişkin görüşmeler devam ederken Washington ile Moskova arasında ekonomik ilişkileri geliştirme seçeneklerinin de değerlendirildiğini gösteriyor.

Trump, Putin ve Şi Çin'de buluşabilir

Görüşmede gündeme gelen bir diğer önemli başlık, gelecek ay Çin'de düzenlenebilecek üçlü liderler zirvesi oldu.

Kremlin'e göre ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in katılacağı olası bir toplantı değerlendirildi.

Moskova, Pekin'in böyle bir görüşme için hazırlıklara başladığını belirtti.

Kremlin, üç liderin aynı toplantıda bir araya gelmesinin tarihî nitelik taşıyacağını savundu.

Ancak zirvenin kesinleştiğine ilişkin bir açıklama yapılmadı.

Böyle bir toplantının gerçekleşmesi halinde Ukrayna savaşı, İran krizi, küresel enerji piyasaları ve büyük güçler arasındaki ekonomik ilişkiler gündemin önemli başlıkları arasında yer alabilir.

Bununla birlikte görüşmenin içeriğine ilişkin henüz resmi bir program açıklanmış değil.

ANALİZ: Barış diplomasisi yeniden başlıyor, ancak anlaşma hâlâ uzak

Putin'in üçlü görüşmelerin yeniden başlamasını kabul etmesi, Ukrayna savaşında diplomatik kanalların yeniden açılması açısından önemli.

Ancak görüşmelerin başlaması ile barış anlaşmasına ulaşılması arasında büyük fark bulunuyor.

Rusya'nın Donetsk üzerindeki talepleri ve Ukrayna'nın NATO üyeliğine karşı çıkışı devam ediyor.

Ukrayna ise gelecekteki güvenliğini garanti altına alacak bir düzenleme istiyor.

Bu iki yaklaşım arasındaki farkın kapatılması kolay görünmüyor.

Üstelik Washington'ın son dönemde Kiev üzerindeki baskısını artırması, müzakerelerin siyasi dengesini daha da karmaşık hale getiriyor.

ABD'nin Rusya ile dizel ticaretine yönelik anlaşması ve Ukrayna'nın istihbarat paylaşımına ilişkin şikâyetleri, Kiev'in Washington'a duyduğu güven açısından yeni soru işaretleri yaratmış durumda.

Diğer taraftan Putin, İran konusunda arabuluculuk, gübre ihracatı ve ortak ekonomik projeler gibi başlıkları gündeme getirerek ABD-Rusya ilişkilerini yalnızca Ukrayna savaşı üzerinden değerlendirmediğini gösteriyor.

Moskova açısından bu yaklaşım, Washington ile daha geniş bir diplomatik ve ekonomik ilişki kurulması için fırsat yaratabilir.

Ancak Ukrayna açısından temel risk, savaşın sona erdirilmesi için yürütülen pazarlıklarda kendi güvenlik ve egemenlik taleplerinin ikinci plana itilmesi.

Bu nedenle Kiev, Avrupa ülkelerinin ve NATO'nun müzakere sürecindeki rolünü korumasını istiyor.

Sonuç: Kasım görüşmeleri kritik, fakat beklentiler sınırlı

ABD, Rusya ve Ukrayna'nın kasım ayında Abu Dabi'de yeniden masaya oturması, uzun süredir sonuç alınamayan barış diplomasisine yeni bir fırsat sunabilir.

Ancak Kremlin'in Ukrayna'nın son önerilerine mesafeli yaklaşması ve Putin'in temel taleplerini değiştirmemesi, hızlı bir anlaşma ihtimalini sınırlıyor.

Önümüzdeki dönemde üç konu belirleyici olacak: Ukrayna'ya verilecek güvenlik garantilerinin kapsamı, toprak anlaşmazlıklarının nasıl ele alınacağı ve Washington'ın Kiev üzerindeki baskısının hangi yönde gelişeceği.

Putin müzakerelere dönmeyi kabul etti. Ancak Rusya'nın barışın koşulları konusunda geri adım atmaya hazır olduğuna ilişkin henüz güçlü bir işaret bulunmuyor.

Reuters

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’dan Ortak Savunma İmzası: Mekke Antlaşması Meclis Gündeminde
Politika

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’dan Ortak Savunma İmzası: Mekke Antlaşması Meclis Gündeminde

PARAANALİZ – Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan ve taraflardan birine yönelik saldırıyı tüm üye ülkelere yapılmış sayan 16 maddelik "Mekke Antlaşması", kanun teklifi olarak TBMM Başkanlığı’na sunuldu. Ortadoğu’da askeri ve siyasi gerilimin yüksek seyrettiği bir dönemde Meclis gündemine gelen düzenleme, Ankara’nın dış politikasındaki muhtemel yansımalarıyla tartışılıyor.

21 Ekim 2026