Petrolde yükseliş bitmedi: Brent gelecek hafta yeniden 110 doları zorlayabilir
Brent haftayı %8,7 yükselişle 100 doların üzerinde kapattı. İran savaşı ve arz riskleri sürerken petrolde 108-110 dolar yeniden gündeme gelebilir.
12 Eylül 2026

Petrol fiyatları cuma günü sert gerilese de haftayı güçlü kazançlarla ve Brent 100 doların üzerinde tamamladı. İran'ın Körfez ülkeleriyle Hürmüz Boğazı'nı görüşmeye hazırlanması ve IEA'nın zayıf talep tahmini kâr satışlarını tetikledi. Ancak Ortadoğu savaşının uzama ihtimali, azalan petrol stokları, Suudi Arabistan üretimindeki düşüş ve Kızıldeniz'deki yeni riskler fiyatların gelecek hafta yeniden yükselmesine zemin hazırlıyor. Analistler Brent'in yeniden 108-110 dolar bölgesini test edebileceğini, daha sert bir arz şokunda ise nisan ayındaki 126 dolar zirvesinin yeniden gündeme gelebileceğini düşünüyor.
Petrol piyasasında beş günlük kesintisiz rallinin ardından cuma günü kâr satışları geldi. Ancak haftalık tablo, enerji piyasasındaki yükseliş eğiliminin henüz sona ermediğini gösteriyor.
Küresel gösterge Brent petrol cuma günü yüzde 2,8 düşüşle 104,61 dolardan kapanırken, ABD tipi WTI yüzde 2,4 gerileyerek 100,05 dolara indi.
Brent perşembe günü 108 dolar civarına kadar yükselmiş, WTI ise 104 doların üzerine çıkmıştı.
Cuma günkü düşüş Brent'in beş günlük, WTI'ın ise sekiz günlük yükseliş serisini sona erdirdi.
Buna rağmen Brent haftayı yüzde 8,7, WTI ise yüzde 9,4 yükselişle tamamladı.
Daha önemlisi, Brent kritik 100 dolar eşiğinin üzerinde kalmayı başardı.
İran'dan gelen diplomasi sinyali satış getirdi
Cuma günkü geri çekilmenin başlıca nedenlerinden biri İran'dan gelen diplomasi haberi oldu.
İran devlet medyasına göre Tahran, Hürmüz Boğazı'ndaki durumu görüşmek üzere Körfez ülkeleriyle Umman'da bir araya gelecek.
Bu gelişme, son bir haftada hızla tırmanan askeri gerilime rağmen diplomatik kanalların tamamen kapanmadığı şeklinde yorumlandı.
Petrol fiyatlarını aşağı çeken ikinci gelişme ise Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) 2027 için daha zayıf petrol talebine işaret eden yeni tahmini oldu.
Yüksek petrol fiyatlarının küresel talebi aşağı çekebileceği beklentisi, özellikle 108 dolara kadar çıkan Brent'te kâr satışlarını hızlandırdı.
Ancak piyasanın temel problemi değişmiş değil.
Piyasalar uzun sürecek İran savaşını fiyatlıyor
Petrol piyasasının ana belirleyicisi hâlâ Ortadoğu'daki savaş.
Yatırımcılar giderek çatışmaların kısa sürede sona ermeyeceği senaryosunu fiyatlamaya başladı.
Wall Street Journal'ın haberine göre Beyaz Saray'ın üst düzey danışmanları Başkan Donald Trump ile savaşın mevcut başkanlık döneminin ötesine uzama ihtimalini dahi görüştü.
Trump ise çatışmanın kasım ayındaki ABD ara seçimlerinin ardından sona ereceğini ve petrol ile doğalgaz fiyatlarının da seçimlerden sonra düşeceğini savunuyor.
Piyasa açısından ise birkaç aylık bir savaş ihtimali bile petrol arzı ve taşımacılığı üzerindeki risk priminin yüksek kalması için yeterli.
Deutsche Bank'tan Jim Reid de son fiyat hareketlerinin arkasındaki temel faktörü şöyle özetliyor:
“Bir kez daha her şeyi jeopolitik korkular yönlendiriyor.”
Kızıldeniz'de yeni risk: Husiler ilerliyor
Petrol piyasasının karşı karşıya olduğu sorun artık yalnızca Hürmüz Boğazı değil.
Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz kıyısında ilerlemesi, küresel enerji taşımacılığı açısından ikinci önemli darboğaz olan Bab el-Mendeb Boğazı üzerindeki endişeleri artırıyor.
Husilerin stratejik Mocha limanını ele geçirmesi, Kızıldeniz'deki deniz taşımacılığının güvenliği konusunda yeni soru işaretleri yarattı.
Bab el-Mendeb, Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne bağlarken aynı zamanda Süveyş Kanalı üzerinden Avrupa'ya giden enerji ve ticaret rotasının kritik geçiş noktalarından biri.
Bu nedenle piyasalar artık aynı anda hem Hürmüz hem Bab el-Mendeb riskini fiyatlamak zorunda.
Suudi Arabistan üretimi 1990'dan beri en düşük seviyede
Petrol fiyatlarını destekleyen bir başka gelişme Suudi Arabistan'dan geliyor.
Deutsche Bank'ın değerlendirmesine göre ülkenin petrol üretimi 1990'dan bu yana en düşük seviyesine geriledi.
Üstelik Suudi Arabistan'ın Hürmüz Boğazı'nı bypass etmek için kullandığı kritik Doğu-Batı petrol boru hattının Irak'tan fırlatılan İHA'ların saldırısına uğraması, alternatif ihracat rotalarının güvenliği konusunda da endişe yarattı.
Dolayısıyla piyasadaki risk yalnızca ne kadar petrol üretildiği değil.
Üretilen petrolün dünya piyasalarına güvenli biçimde nasıl ulaştırılacağı da giderek daha büyük bir sorun haline geliyor.
Brent yeniden 110 dolara yönelebilir mi?
PVM Oil Associates analisti Tamas Varga'ya göre petrol piyasasının önündeki temel soru, mevcut arz açığının kalıcı mı yoksa geçici mi olduğu.
Varga, küresel ve bölgesel petrol stokları azalmaya devam ettiği sürece yeni fiyat sıçramalarının göz ardı edilemeyeceğini düşünüyor.
Hatta koşullar kötüleşirse petrolün nisan ayında gördüğü 126 dolar civarındaki zirvenin yeniden test edilmesi ihtimal dahilinde.
Bu açıdan cuma günkü düşüşün ardından gelecek hafta ilk önemli bölge yeniden 108-110 dolar bandı olacak.
Ancak petrolün 110 doların üzerine yerleşmesi halinde piyasanın gündemi hızla 120-126 dolar bölgesine kayabilir.
Bunun için Hürmüz veya Kızıldeniz'deki arz ve taşımacılık sorunlarının daha da kötüleşmesi gerekiyor.
Petrol yükseldikçe kendi talebini yok ediyor
Petrol boğalarının karşısındaki en önemli faktör ise yüksek fiyatların kendisi.
Varga'ya göre bugünkü petrol piyasası 1990'daki Körfez Savaşı döneminden önemli ölçüde farklı.
Dünya ekonomisinin petrol fiyatlarına karşı esnekliği 35 yıl öncesine göre daha yüksek.
Yenilenebilir enerji kaynakları özellikle elektrik üretiminde petrol ve diğer fosil yakıtların kullanımının belirli bölümlerini ikame edebiliyor.
Ayrıca petrol fiyatlarının 100 doların üzerinde uzun süre kalması ulaştırma, sanayi ve tüketim üzerinde baskı yaratarak talebi aşağı çekiyor.
Varga bu nedenle petrol fiyatları yükseldikçe talep tahribatının hızlanacağı görüşünde.
Sonuçta arz-talep açığının iki yoldan biriyle kapanması gerekiyor:
Ya ateşkes sağlanacak ve arz yeniden artacak ya da yüksek fiyatlar küresel petrol talebini aşağı çekecek.
2027 için talep endişesi
IEA'nın son tahminleri de ikinci senaryonun giderek önem kazandığını gösteriyor.
Ajansın 2027 için daha zayıf talep görünümü açıklaması cuma günkü petrol satışlarında önemli rol oynadı.
Bu nedenle piyasa iki farklı zaman dilimini aynı anda fiyatlıyor.
Kısa vadede: savaş, Hürmüz, Bab el-Mendeb, düşük stoklar ve Suudi Arabistan'daki arz sorunları fiyatları yukarı itiyor.
Orta vadede: yüksek fiyatların küresel büyümeyi ve petrol tüketimini aşağı çekmesi, alternatif enerji kullanımının artması ve olası bir ateşkes fiyatları sınırlayabilir.
Gelecek hafta petrolde ne beklenebilir?
Cuma günkü yüzde 2'nin üzerindeki düşüş ilk bakışta rallinin sona erdiği izlenimini verse de haftalık fiyat hareketi bunun tersini söylüyor.
Brent yüzde 8,7 yükseldi ve 100 doların üzerinde kaldı.
WTI ise yüzde 9,4 haftalık kazançla yine 100 dolar civarında bulunuyor.
Bu nedenle gelecek hafta petrol piyasasında ana belirleyici yine jeopolitik haber akışı olacak.
Umman'daki görüşmelerden Hürmüz Boğazı'nda tansiyonu düşürecek somut bir sonuç çıkması halinde Brent'in 100 doların altını test etmesi mümkün.
Ancak görüşmeler sonuçsuz kalır, İran savaşı tırmanır veya Kızıldeniz'deki taşımacılık riski büyürse 108-110 dolar bölgesinin yeniden test edilmesi şaşırtıcı olmayacak.
Daha sert bir arz veya taşımacılık şoku ise nisan ayındaki 126 dolar zirvesini yeniden piyasanın radarına sokabilir.
Ancak fiyatların 120 doların üzerine doğru ilerlemesi aynı zamanda talep tahribatını hızlandıracağından, petrol rallisinin kendi fren mekanizmasını da yaratması bekleniyor.
Kısacası petrol piyasasında kısa vadeli yükseliş hikâyesi henüz bitmiş değil. Ancak fiyat yükseldikçe, rallinin ömrünü kısaltacak ekonomik güçler de giderek kuvvetleniyor.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.



