Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Dünya

Mühimmat krizi Washington’ı karıştırdı

İran’la beş ayı geride bırakan çatışmalar ve Ukrayna’ya akan askeri yardımlar, Amerikan ordusunun en kritik füzelerini tükenme noktasına getirdi. Cumhuriyetçile

11 Ağustos 2026

Mühimmat krizi Washington’ı karıştırdı

İran’la beş ayı geride bırakan çatışmalar ve Ukrayna’ya akan askeri yardımlar, Amerikan ordusunun en kritik füzelerini tükenme noktasına getirdi. Cumhuriyetçiler ile Demokratlar arasındaki bu "boş depo" savaşı, 2026 ara seçimleri yaklaşırken Washington siyasetinin tam merkezine oturdu.

Washington’daki siyaset tencerelerini fokurdatan son gelişme, The Washington Post’un Camp David’deki o kapalı kapı toplantısına dair haberi oldu. İddiaya göre Başkan Donald Trump ile Savaş Bakanı Pete Hegseth arasında, stoklardaki kritik azalma yüzünden sert bir tartışma patlak verdi.

Beyaz Saray ve Pentagon cephesi haberi "tamamen uydurma" diyerek yalanlasa ve Trump "Sınırsız sayıda mühimmatımız var" mesajı paylaşsa da başkentteki şüphe bulutları dağılmış değil. Zira askeri veriler ve analist raporları çok daha karanlık bir tablo çiziyor.

Rakamlarla Bilanço: Füzeler Nereye Gitti?

Savunma analistleri ve Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) verilerine göre, ABD’nin füze envanterindeki erime alarm verici seviyelerde: Çatışmaların ilk ayında 850’den fazla Tomehawk seyir füzeleri fırlatıldı; küresel stokların neredeyse %30 ila %50’si eritildi. Patriot Önleme Sistemleriyle ilgili hava savunmasında kullanılan füzelerin %65’i harcandı. THAAD Yüksek İrtifa Savunma Füzeleri ise İran ve İsrail hattındaki operasyonlar sonucunda stoğun %50 ila %80’i tüketildi. ATACMS Taktik Füzeleri'ne gelince Ukrayna’nın da yoğun talep gösterdiği bu kritik karadan karaya sistemler tükenme noktasına geldi.

Uzmanlar, kullanılan bu hassas sistemlerin yeniden aynı stok seviyesine getirilmesinin 1 ila 4 yıl süreceği uyarısında bulunuyor.

Çifte Baskı: Ukrayna ve Pasifik Çıkmazı

Eriyen depolar sadece Ortadoğu’daki askeri hamleleri kısıtlamakla kalmıyor; ABD’nin küresel caydırıcılığını da vuruyor.

Kiev yönetiminin hava savunması için ABD stoklarına bağımlılığı sürerken, Washington’ın kendi envanterini koruma çabası Ukrayna’ya yardımları sekteye uğratıyor. Olası bir Çin-Tayvan krizinde hayati önem taşıyan uzun menzilli hassas füzelerin tüketilmiş olması, ABD’nin Pasifik’teki stratejik manevra alanını daraltıyor.

Washington Koridorlarında İç Savaş: Kim Suçlu?

Mühimmat krizinin arka planında sadece mevcut savaşlar değil, Soğuk Savaş sonrası yürütülen "savunma sanayisini küçültme" politikaları da yatıyor. Ancak yaklaşan seçimler öncesinde iki parti de suçu birbirine atma yarışında:Demokratlar Trump yönetimini plansızlıkla, orduyu hazırlıksız yakalatmakla ve ulusal güvenliği tehlikeye atmakla suçluyor. İvedi şekilde Kongre denetimleri ve şeffaflık talep ediyorlar. Cumhuriyetçiler ise suçu Joe Biden döneminde Ukrayna’ya yapılan devasa silah sevkiyatlarına yüklüyor. Trump, "Önce Amerika" söylemiyle savunma fabrikalarını rekor düzeyde üretime geçirdiklerini ve istihdam hamlesi yarattıklarını savunuyor.

Sonuç: Sandık Öncesi "Güç Yoluyla Barış" mı, Lojistik İflas mı?

3 Kasım ara seçimlerine üç aydan az bir süre kala, boşalan cephanelikler hem iç hem dış politikanın en büyük belirleyicisine dönüştü.

Demokratlar bu krizi Trump’ın basiretsizliği olarak seçmene sunmayı hedeflerken; Trump yönetimi ise yeni bir diplomatik başarı veya askeri üretim hamlesiyle "güç yoluyla barış" anlatısını tescillemek zorunda. Aksi takdirde, depoları boşalmış bir süper gücün sandıkta vereceği hesap oldukça ağır olabilir.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş