Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Altın, Petrol ve Emtia

Küresel satış dalgası altın, gümüş ve bakırı vurdu: Altın 4.000 doların altını gördü

Küresel teknoloji hisselerindeki satışlar altın, gümüş ve bakırı vurdu. Altın 4.000 doların altını test ederken petrol fiyatları enflasyon endişelerini artırıyor.

23 Ekim 2026

Küresel satış dalgası altın, gümüş ve bakırı vurdu: Altın 4.000 doların altını gördü

Yapay zekâ hisselerinde başlayan küresel satış dalgası değerli metallere ve sanayi metallerine yayıldı. Altının ons fiyatı 4.000 doların altına inerek üç ayın en düşük seviyesini test ederken gümüşte kayıplar derinleşti. Bakır ise son dört haftanın üçüncü haftalık düşüşüne hazırlanıyor. Analistlere göre yatırımcıların nakit ihtiyacı nedeniyle altın satması ve yükselen petrol fiyatlarının enflasyon endişelerini artırması, metal piyasalarında alışılmışın dışında bir tablo yaratıyor.

Altın üç ayın en düşük seviyesine geriledi

Küresel hisse senedi piyasalarındaki sert satışlar, güvenli liman olarak görülen altını da olumsuz etkiledi.

Spot altının ons fiyatı cuma günü yüzde 0,9'a varan düşüşle 3.990 doların altına inerek temmuz ortasından bu yana en düşük seviyesini gördü.

Perşembe günü yaklaşık yüzde 3 değer kaybeden altın, cuma günü kayıplarının bir bölümünü geri aldı.

Singapur saatiyle 11.10 itibarıyla spot altın yüzde 0,3 düşüşle 4.014,86 dolardan işlem görüyordu.

Altın fiyatları haziran ayından bu yana en kötü haftalık performansına yönelirken ABD ile İran arasında şubat sonunda başlayan savaştan bu yana toplam kayıp yüzde 20'yi aştı.

Normal koşullarda jeopolitik gerilimlerin yükselmesi ve ABD tahvil getirilerinin düşmesi altına destek sağlayabilir.

Ancak bu kez yatırımcıların nakit ihtiyacı ve enflasyon endişeleri altının güvenli liman özelliğinin önüne geçti.

Altın neden düşüyor? Analistler likidite ihtiyacına işaret ediyor

Global X ETFs analisti Justin Lin, altındaki satışların büyük ölçüde likidite ihtiyacından kaynaklandığını değerlendirdi.

Lin'e göre hisse senedi piyasalarında sert düşüşler yaşandığında yatırımcılar teminat tamamlama çağrılarını karşılamak ve nakit ihtiyaçlarını gidermek için kolayca satabilecekleri varlıklara yöneliyor.

Altın, yüksek likiditesi nedeniyle bu süreçte satışa konu olabiliyor.

Bu durum, küresel riskten kaçış dönemlerinde altının neden her zaman yükselmediğini açıklıyor.

Lin, ons altında 3.900 dolar seviyesinin kritik bir teknik destek haline geldiğini belirtti.

Capital.com Araştırma Başkanı Monte Safieddine ise yatırımcıların 4.000 dolar seviyesini korumaya çalıştığını ifade etti.

Safieddine'ye göre bu seviyenin kalıcı biçimde aşağı kırılması, piyasaların faiz indirimi beklentilerinden uzaklaşıp kalıcı enflasyon, yüksek faiz ve güçlü dolar senaryosunu fiyatlamaya başladığına işaret edebilir.

Yapay zekâ yatırımlarına ilişkin endişeler satışları hızlandırdı

Metal piyasalarındaki gerilemenin arkasında küresel teknoloji hisselerinde yaşanan sert satışlar bulunuyor.

Yatırımcılar, ABD'nin büyük teknoloji şirketlerinin yapay zekâ altyapısına ayırdığı devasa kaynakların sürdürülebilirliğini sorgulamaya başladı.

Yapay zekâ yatırımlarının ne zaman yeterli gelir ve kâr yaratacağına ilişkin belirsizlikler, teknoloji ve yarı iletken hisselerinde satış baskısını artırdı.

Hisse senedi piyasalarındaki düşüşün derinleşmesi, yatırımcıların portföylerindeki diğer varlıkları da satarak risklerini azaltmasına yol açtı.

Bu süreçte altın ve gümüş gibi değerli metallerin yanı sıra bakır ve alüminyum gibi sanayi metalleri de baskı altında kaldı.

Öte yandan yatırımcıların gelecek haftaki Fed toplantısında faiz artırımı beklentileri zayıfladı.

Çeyrek puanlık faiz artırımı olasılığı yüzde 10'un altına geriledi.

Ancak faiz beklentilerindeki bu gevşeme, altındaki düşüşü durdurmaya yetmedi.

Petrol 113 doları aştı: Enflasyon korkusu yeniden gündemde

Altın fiyatları üzerinde baskı yaratan ikinci önemli gelişme petrol fiyatlarındaki yükseliş oldu.

Orta Doğu'da saldırıların şiddetlenmesi, enerji arzında yeni kesintiler yaşanabileceği endişelerini artırdı.

İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz kıyısındaki Yenbu Limanı'na yönelik saldırıları üstlenmesi ve ülkedeki petrol sahası ile havalimanını hedef alan saldırılara ilişkin haberler petrol piyasasında tedirginlik yarattı.

Brent petrolün varil fiyatı 113 doların üzerine çıkarken haftalık yükseliş yaklaşık yüzde 3'e ulaştı.

Petrol fiyatları perşembe günü yaklaşık yüzde 4 artarak son beş ayın en yüksek seviyesine yükseldi.

Enerji maliyetlerindeki artış, ABD'de enflasyonun beklenenden uzun süre yüksek kalabileceği endişelerini güçlendiriyor.

Bu durum Fed'in para politikasını gevşetmesini zorlaştırabileceği gibi faizlerin daha uzun süre yüksek kalmasına da neden olabilir.

Yüksek faiz ortamı, faiz getirisi bulunmayan altın açısından olumsuz bir unsur oluşturuyor.

Capital.com'dan Safieddine, jeopolitik gerilimin daha da tırmanması halinde petrol fiyatlarının yükselebileceğini, bunun da enflasyon endişelerini artırarak altın üzerinde baskı yaratabileceğini belirtti.

Analistler altında kısa vadede temkinli

Oversea-Chinese Banking Corp. analisti Christopher Wong, altının ABD tahvil getirilerindeki düşüşe olumlu tepki vermekte zorlandığını söyledi.

Wong'a göre piyasalardaki genel risk azaltma eğilimi ve kalıcı enflasyon endişeleri, düşük tahvil getirilerinin altına sağlayabileceği desteği gölgede bırakıyor.

Analist, kısa vadede altın fiyatlarına ilişkin temkinli yaklaşımını koruduğunu ifade etti.

Altının 4.000 dolar çevresindeki hareketi, önümüzdeki dönemde piyasa beklentilerinin yönü açısından önem taşıyacak.

Özellikle 3.900 dolar seviyesi, satışların devam etmesi halinde izlenecek kritik destek olarak öne çıkıyor.

Gümüşte düşüş derinleşiyor: 54 doların altına indi

Altındaki satış baskısı gümüş piyasasında da etkili oldu.

Gümüşün ons fiyatı cuma günü Asya işlemlerinde yüzde 1'in üzerinde değer kaybederek 54 doların altına geriledi.

Singapur saatiyle 11.10 itibarıyla gümüş yüzde 1,2 düşüşle 53,90 dolardan işlem görüyordu.

Gümüş fiyatları, Kasım 2025'ten bu yana en düşük seviyelerini test ederken son iki aydır devam eden düşüş eğilimi güç kazandı.

Teknik analizlere göre metal üst üste ikinci haftayı da belirgin kayıplarla tamamlamaya hazırlanıyor.

Kısa vadeli yükseliş denemelerinde 58 dolar seviyesi önemli direnç olarak görülüyor.

Analistler, mevcut teknik görünümde kalıcı bir toparlanmadan ziyade aşağı yönlü baskının devam ettiğine dikkat çekiyor.

Gümüşün hem değerli metal hem de sanayi girdisi olması, küresel büyüme beklentilerindeki zayıflamadan daha fazla etkilenmesine yol açabiliyor.

Bakır fiyatları da yapay zekâ satışlarından etkilendi

Küresel teknoloji hisselerindeki düşüş, sanayi metalleri üzerinde de baskı oluşturdu.

Londra Metal Borsası'nda (LME) bakır fiyatları son dört haftanın üçüncü haftalık düşüşüne yöneldi.

Bakır vadeli işlemleri ton başına 14.150 doların üzerinde işlem görürken haftalık kayıp yüzde 2'ye yaklaştı.

Fiyatlar, eylül ayında kaydedilen rekor seviyeden uzaklaşmayı sürdürdü.

Guoyuan Futures analisti Fan Rui, hisse senedi piyasalarındaki satışların bakırdan altına kadar metal fiyatları üzerinde ciddi baskı yarattığını söyledi.

Fan, diğer sektörlerden gelen talebin de zayıf olması nedeniyle satışların sanayi metallerine ilişkin kısa vadeli beklentileri olumsuz etkilediğini belirtti.

Bununla birlikte bakır fiyatları yılbaşından bu yana yaklaşık yüzde 14 yükselmiş durumda.

Yükselişte, Trump yönetiminin rafine bakıra ithalat vergisi getirebileceği beklentisiyle ABD'ye yönelik yoğun sevkiyatların etkili olduğu belirtiliyor.

Ancak piyasa katılımcıları, Washington yönetiminin söz konusu vergiyi uygulayıp uygulamayacağı konusunda farklı görüşlere sahip.

Şili'de üretim düşebilir, Çin'de hammadde sıkıntısı yaşanıyor

Bakır piyasasında talep endişelerinin yanı sıra arz tarafındaki gelişmeler de dikkat çekiyor.

Dünyanın en büyük bakır üreticisi Şili'de üretimin bu yıl yüzde 8 ila yüzde 9 arasında azalması bekleniyor.

Şili Maliye Bakanı Jorge Quiroz, maden faaliyetlerinin ölümcül kazalar ve aşırı hava koşullarından olumsuz etkilendiğini açıkladı.

Çin'de ise hammadde sıkıntısı, bakır izabe tesislerini üretimlerini azaltmaya yöneltiyor.

Bazı rafinerilerin bakım çalışmalarına başladığı, bazılarının ise üretimlerini asgari seviyelerde sürdürdüğü belirtiliyor.

Bu gelişmeler, küresel talep zayıflasa bile bakır arzındaki sorunların fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü baskıyı sınırlayabileceğini gösteriyor.

Cuma günü Singapur saatiyle 10.59 itibarıyla bakır, gün içindeki dalgalı seyrin ardından yüzde 0,6 yükselişle ton başına 14.160 dolardan işlem gördü.

Ancak günlük toparlanma, haftalık kayıp eğilimini değiştirmedi.

Alüminyum ve nikelde de kayıplar var

Sanayi metallerinde satış baskısı alüminyum ve nikel fiyatlarına da yansıdı.

LME'de üç ay vadeli alüminyum kontratı yüzde 0,25 düşüşle ton başına 3.003,50 dolara geriledi.

Nikel fiyatları ise yüzde 1,5 kayıpla ton başına 15.875 dolara indi.

Çinko fiyatlarında sınırlı yükseliş görüldü.

Değerli metallerde platin ve paladyum gün içinde sınırlı hareketler sergilese de her iki metal de haftalık kayba yöneldi.

HSBC analistleri, değişen piyasa koşulları ve yatırımcıların pozisyon azaltması nedeniyle 2026 yılına ilişkin ortalama platin ve paladyum fiyat tahminlerini aşağı yönlü revize etti.

ANALİZ: Küresel piyasalarda neden her şey birlikte satılıyor?

Normal koşullarda hisse senetlerinde sert düşüşler yaşandığında yatırımcıların altın ve ABD Hazine tahvilleri gibi güvenli limanlara yönelmesi beklenir.

Ancak son satış dalgasında farklı bir tablo ortaya çıktı.

ABD tahvilleri güvenli liman talebiyle değer kazanırken altın ve gümüşte de sert kayıplar yaşandı.

Bu ayrışmanın arkasında iki temel neden bulunuyor.

Birincisi, yatırımcıların likidite ihtiyacı.

Hisse senedi piyasalarındaki sert düşüşler, özellikle kaldıraçlı yatırımcıların teminat tamamlama zorunluluklarını artırabiliyor.

Bu durumda yatırımcılar yalnızca zarar ettikleri hisseleri değil, nakde kolayca çevirebildikleri altın gibi varlıkları da satabiliyor.

Dolayısıyla altının düşmesi, mutlaka güvenli liman niteliğini kaybettiği anlamına gelmiyor. Kısa vadede nakit ihtiyacının güvenli liman talebinden daha güçlü hale geldiğini gösterebiliyor.

İkincisi, petrol fiyatlarının yarattığı enflasyon riski.

Orta Doğu'daki çatışmalar petrol fiyatlarını yükseltirken küresel büyüme görünümü zayıflıyor.

Bu durum merkez bankalarını zor bir tercihle karşı karşıya bırakıyor: Ekonomik büyümeyi desteklemek için faizleri düşürmek mi, yoksa enerji kaynaklı enflasyonla mücadele için sıkı para politikasını sürdürmek mi?

Yapay zekâ yatırımlarının finansmanına ilişkin endişeler de bu tabloya eklendiğinde, yatırımcıların riskli varlıklardan çıkış eğilimi güçleniyor.

Bakır ve alüminyum gibi sanayi metalleri ise hem finansal piyasalardaki satışlardan hem de küresel talep beklentilerindeki bozulmadan etkileniyor.

Sonuç olarak altının 4.000 doların altını test etmesi, yalnızca değerli metal piyasasına özgü bir gelişme değil. Küresel yatırımcıların nakit ihtiyacının arttığı, enflasyon endişelerinin güçlendiği ve yapay zekâ yatırımlarına ilişkin iyimserliğin sorgulandığı daha geniş bir piyasa düzeltmesinin parçası.

Önümüzdeki günlerde altın için 3.900 dolar, gümüş için 54 dolar çevresindeki fiyat hareketleri ve bakırda haftalık düşüş eğiliminin devam edip etmeyeceği yakından izlenecek.

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler