Irak'tan Erdoğan'a Kalkınma Yolu Daveti: 20 Milyar Dolarlık Proje Türkiye'ye 55 Milyar Dolar Kazandırabilir
Irak Başbakanı Erdoğan'ı Kalkınma Yolu Projesi'nin temel atma törenine davet edecek. 20 milyar dolarlık proje Türkiye'ye 55 milyar dolar katkı sağlayabilir.
25 Ekim 2026

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, Türkiye ile Irak'ı Basra Körfezi'nden Avrupa'ya uzanan dev bir ticaret koridoruyla birbirine bağlayacak Kalkınma Yolu Projesi'nin temel atma törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı davet edeceklerini açıkladı. Yaklaşık 17-20 milyar dolara mal olması beklenen proje, Türkiye ekonomisine on yılda 55 milyar dolar katkı sağlayabilir. Ankara ve Bağdat, projeyi yalnızca bir ulaştırma yatırımı değil, bölgesel barış, enerji güvenliği ve ekonomik entegrasyonun temel taşlarından biri olarak değerlendiriyor.
Irak Başbakanı: Kalkınma Yolu Ülkemizin Üçüncü Nehri Olacak
Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, Irak devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, Kalkınma Yolu Projesi'nin ülkesinin ekonomik geleceği açısından stratejik önem taşıdığını belirtti.
Projeyi Irak'ın “üçüncü nehri” olarak nitelendiren Zeydi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temel atma törenine davet etmeyi planladıklarını söyledi.
Zeydi, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Bağdat'ta gerçekleştirdiği görüşmede projeyi ele aldıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile geçen gün Bağdat'ta görüştük, konuyu ele aldık. Kalkınma Yolu Projesi'nin temel atma töreni için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı davet edeceğiz. Proje, bütçenin onaylanmasının ardından hayata geçirilmeye başlanacak.”
Irak yönetimi, Kalkınma Yolu'nu petrol gelirlerine bağımlılığı azaltacak, ülkeyi uluslararası ticaret ağlarının merkezine taşıyacak ve yeni istihdam alanları yaratacak bir yatırım olarak görüyor.
Basra'dan Avrupa'ya 1.200 Kilometrelik Ticaret Koridoru
Kalkınma Yolu Projesi, Basra Körfezi'ndeki Büyük Faw Limanı'ndan başlayarak Irak'ın kuzeyine uzanan yaklaşık 1.200 kilometrelik bir ulaştırma ve lojistik koridoru oluşturmayı hedefliyor.
Güzergâh, Bağdat ve Musul gibi önemli Irak kentlerinden geçerek Türkiye sınırındaki Fişhabur-Ovaköy bölgesine ulaşacak.
Buradan Türkiye'nin demiryolu ve karayolu ağına bağlanacak ticaret koridoru, Avrupa pazarlarına erişim sağlayacak.
Proje yalnızca demiryolu ve karayolu yatırımlarından oluşmuyor.
Planlanan altyapı kapsamında petrol ve doğal gaz boru hatları, fiber optik iletişim ağları ve çeşitli lojistik merkezler de bulunuyor.
Toplam yatırım maliyetinin yaklaşık 17-20 milyar dolar arasında olması bekleniyor.
Projenin üç aşamada tamamlanması öngörülürken, ilk operasyonel etabın 2028 yılında hizmete alınması hedefleniyor.
2026 yılı sonuna yaklaşılırken ayrıntılı mühendislik ve demiryolu tasarımlarının büyük ölçüde tamamlandığı, finansman için uluslararası krediler ve ikili iş birliği mekanizmaları üzerinde çalışıldığı belirtiliyor.
İlk aşamada demiryolu yatırımlarına öncelik verilmesi, karayolu ağının ise sonraki etaplarda geliştirilmesi planlanıyor.
Türkiye Ekonomisine 10 Yılda 55 Milyar Dolar Katkı Beklentisi
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara'da katıldığı bir konferansta Kalkınma Yolu Projesi'nin Türkiye ekonomisine sağlayabileceği katkılara dikkat çekti.
Uraloğlu'na göre projenin önümüzdeki on yılda Türkiye ekonomisine yaklaşık 55 milyar dolar katkı sağlaması mümkün.
Kalkınma Yolu, Türkiye'nin Asya ile Avrupa arasındaki doğu-batı bağlantısını güçlendirmeyi amaçlayan Orta Koridor girişimini kuzey-güney yönünde tamamlayacak.
Böylece Türkiye, yalnızca Asya ile Avrupa arasındaki ticarette değil, Basra Körfezi ile Avrupa arasındaki taşımacılıkta da önemli bir geçiş ülkesi haline gelebilecek.
Yeni güzergâhın lojistik, depolama, taşımacılık, inşaat ve enerji sektörlerinde ek ekonomik faaliyet yaratması bekleniyor.
Türk müteahhitlik ve mühendislik şirketlerinin Irak'taki altyapı yatırımlarından önemli pay alması da projenin ekonomik beklentileri arasında yer alıyor.
Hürmüz Boğazı'na Alternatif: Enerji ve Ticarette Yeni Güzergâh
Kalkınma Yolu'nun stratejik önemini artıran başlıca gelişmelerden biri, Orta Doğu'daki çatışmaların uluslararası ticaret ve enerji taşımacılığı üzerindeki etkisi.
Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz'de yaşanan güvenlik sorunları, alternatif güzergâhların önemini artırıyor.
Kalkınma Yolu, Basra Körfezi'nden Avrupa'ya uzanan ticaretin bir bölümünün kara ve demiryolu bağlantıları üzerinden taşınmasına imkân sağlayabilir.
Bu yönüyle proje, deniz taşımacılığındaki kesintilere karşı alternatif bir lojistik seçenek oluşturmayı amaçlıyor.
Irak Başbakanı Zeydi de ülkesinin petrol ihracatında Hürmüz Boğazı'na bağımlılığını azaltmak istediğini vurguladı.
Zeydi, bölgesel koşullar nedeniyle petrol ihracatının zaman zaman kesintiye uğradığını belirterek yeni boru hattı ağları üzerinde çalıştıklarını söyledi.
Irak'ın petrol ihracat güzergâhlarını çeşitlendirmeyi hedeflediğini kaydeden Başbakan, Türkiye üzerinden Ceyhan Limanı'na uzanan güzergâhın yeniden etkinleştirilmesi için de çalışmalar yürütüldüğünü açıkladı.
Irak 2032'de Günlük 10 Milyon Varil Petrol Üretmeyi Hedefliyor
Irak yönetimi, ulaştırma altyapısını geliştirirken petrol üretim kapasitesini de artırmayı planlıyor.
Başbakan Zeydi, ülkesinin 2032 yılına kadar günlük petrol üretimini 10 milyon varile çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.
Bu hedefin gerçekleşmesi halinde Irak'ın uluslararası enerji piyasalarındaki ağırlığı artabilir.
Ancak üretim kapasitesinin genişletilmesi kadar, petrolün güvenli ve kesintisiz biçimde uluslararası pazarlara ulaştırılması da önem taşıyor.
Bu nedenle Bağdat yönetimi, Türkiye üzerinden ihracat seçeneklerini enerji güvenliği stratejisinin önemli bir parçası olarak değerlendiriyor.
Ceyhan güzergâhının yeniden etkinleştirilmesi, Türkiye'nin bölgesel enerji taşımacılığındaki konumunu da güçlendirebilir.
Kalkınma Yolu Bölgesel Barışa Katkı Sağlayabilir mi?
Kalkınma Yolu Projesi, ekonomik boyutunun yanında güvenlik ve bölgesel istikrar açısından da önem taşıyor.
Türkiye ile Irak arasındaki ulaştırma koridorunun önemli bir bölümü, geçmişte silahlı çatışmaların ve güvenlik sorunlarının yaşandığı Kuzey Irak'tan geçecek.
Bu nedenle güzergâhın güvenliği, projenin başarısı açısından kritik önemde.
Ankara ve Bağdat arasında gelişen güvenlik iş birliği, ulaştırma ve enerji yatırımlarının korunması bakımından önem kazanıyor.
Projenin savunucuları, ekonomik karşılıklı bağımlılığın artmasının iki ülke arasında daha güçlü güvenlik koordinasyonunu teşvik edeceğini ve bölgesel istikrara katkı sağlayacağını düşünüyor.
Bu yaklaşım, Kalkınma Yolu'nun zaman zaman bir “barış yolu” olarak nitelendirilmesinin de temelini oluşturuyor.
Ancak ekonomik entegrasyonun kalıcı barışa dönüşmesi, bölgedeki silahlı gruplar, siyasi anlaşmazlıklar ve egemenlik sorunları konusunda ilerleme sağlanmasına bağlı olacak.
Irak'ta Silahsızlanma Hedefi: 30 Haziran 2027
Irak Başbakanı Zeydi, açıklamalarında ülke içindeki silahlı grupların devlet denetimine alınması sürecine de değindi.
Üç silahlı grupla ilgili dosyanın tamamlandığını, dört grupla ise görüşmelerin sürdüğünü belirten Zeydi, silahların yalnızca devlet kontrolünde bulunmasının geri dönüşü olmayan bir karar olduğunu söyledi.
Irak hükümetinin hedefi, 30 Haziran 2027 itibarıyla devlet kontrolü dışında silah bırakmamak.
Zeydi ayrıca, yabancı askeri güçlerin ülkeden ayrılmasının silahlı grupların faaliyetlerini meşrulaştırmak için kullandıkları gerekçeleri de ortadan kaldıracağını savundu.
Irak Başbakanı, ülkede danışman sıfatıyla dahi ABD askeri bulunmadığını ileri sürdü.
Sincar bölgesindeki gelişmelere de değinen Zeydi, Şengal Direniş Birlikleri (YBŞ) ile Sincar Dağı'nın teslim edilmesi ve örgüt mensuplarının Haşdi Şabi bünyesine katılması konusunda anlayış birliğine varıldığını açıkladı.
Bu açıklamalar, Bağdat'ın devlet otoritesini güçlendirme ve silahlı yapıların faaliyetlerini merkezi kontrol altına alma çabalarının sürdüğüne işaret ediyor.
Bağdat: Irak Hiçbir Savaşa Katılmayacak
Başbakan Zeydi, Irak'ın bölgesel çatışmalar karşısında tarafsızlığını koruyacağını da vurguladı.
“Irak herhangi bir savaşa katılmayacak. Irak, taraflar arasında bir buluşma ve diyalog noktası olmayı sürdürecek” diyen Zeydi, ülkesinin diplomatik arabuluculuk rolünü sürdürmek istediğini belirtti.
Bu yaklaşım, Kalkınma Yolu Projesi'nin ekonomik hedefleriyle de örtüşüyor.
Irak'ın bölgesel ticaret merkezi haline gelebilmesi için güvenli ulaştırma güzergâhlarına, istikrarlı komşuluk ilişkilerine ve uluslararası yatırımcıların güvenine ihtiyaç bulunuyor.
Türkiye ve Irak İçin Ekonomik Ortaklıktan Daha Fazlası
Kalkınma Yolu Projesi'nin hayata geçirilmesi, Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir dönem başlatabilir.
Irak açısından proje, petrol dışı ekonomik faaliyetlerin geliştirilmesi, altyapının modernleştirilmesi ve uluslararası ticaret ağlarına daha güçlü biçimde bağlanılması anlamına geliyor.
Türkiye açısından ise Basra Körfezi ile Avrupa arasındaki ticarette merkezi konum kazanılması, yeni lojistik yatırımlar ve Türk şirketleri için önemli iş fırsatları öne çıkıyor.
Bununla birlikte projenin başarısı, finansmanın sağlanmasına, Irak'taki siyasi ve güvenlik koşullarına ve altyapı yatırımlarının planlanan takvimde tamamlanmasına bağlı olacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın temel atma törenine davet edilmesi, Ankara ile Bağdat'ın projeye verdiği siyasi önemi gösteriyor. Yaklaşık 20 milyar dolarlık Kalkınma Yolu'nun gerçekleştirilmesi halinde, Türkiye ve Irak arasındaki ilişki yalnızca ticaret ve enerji alanında değil, bölgesel güvenlik ve jeopolitik dengeler açısından da yeni bir boyut kazanabilir.
Media Line, ForInvest
Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?
Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com
Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




