Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gündem

Fed gecesi: Bir kerelik ayarlama mı, yeni bir faiz döngüsü mü?

Fed’in 2023’ten bu yana ilk faiz artışı beklenirken tahvil faizleri zirvede. Piyasalar hamlenin tek seferlik mi, yeni bir döngü mü olacağını tartışıyor.

16 Eylül 2026

Fed gecesi: Bir kerelik ayarlama mı, yeni bir faiz döngüsü mü?

Küresel tahvil faizleri kriz sonrası zirvelerde

Küresel tahvil piyasalarında satış baskısı derinleşirken, devletlerin borçlanma maliyetleri 2008 küresel finans krizinden bu yana en yüksek seviyelere çıktı. ABD 10 yıllık tahvil faizi dün %5,04 ile 2007'den bu yana zirveyi görürken, G7 ülkelerinin ortalama 10 yıllık tahvil faizi %4,29'a yükseldi. Almanya'da 10 yıllık faiz %3,55 ile 2009'dan, İngiltere'de %5,45 ile 2007'den bu yana en yüksek seviyelere yakın seyrederken, Japonya'da 10 yıllık faiz %3'ü aşarak son 30 yılın zirvesini gördü. Tahvil faizlerindeki yükselişin arkasında, Orta Doğu'daki savaşın petrolü yeniden 100 doların üzerine taşımasıyla artan enflasyon endişeleri ve merkez bankalarının yeniden faiz artırmak zorunda kalacağı beklentisi bulunuyor.

Sırada Japonya Merkez Bankası var

Hatırlanacağı üzere Avrupa Merkez Bankası yılın ikinci faiz artırımına geçen hafta imza atarken, Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) da cuma günü benzer bir şekilde 25 baz puan faiz artırarak politika faizini %1,25 seviyesine yükseltmek suretiyle son 31 yılın zirvesine taşıması bekleniyor. Asıl merak edilen konu ise faiz artışından ziyade Başkan Ueda'nın bundan sonraki adımlara ilişkin vereceği mesaj olacaktır. Güvercin bir mesajın yen üzerinde yeniden satış baskısı kurabileceğini, öte yandan şahin bir konuşmanın ise hâlihazırda 30 yılın zirvesine çıkan Japon tahvil faizlerini daha da yukarı taşıyabileceğini göz ardı etmiyoruz. Reuters anketine göre, faizin önümüzdeki sene %1,75'e kadar yükselmesi bekleniyor. Onlarca yıl sıfıra yakın faizle yaşayan Japonya'nın, faizlerin daha normal seviyelere geldiği yeni dönemde ne kadar ileri gidebileceğine ilişkin önemli ipuçlarının verileceği toplantının en az Fed toplantısı kadar yankı uyandıracağını düşünüyoruz. Bu sabah Japon yeninin hafif de olsa satış baskısına maruz kalarak 155,50 seviyelerine geldiğini görüyoruz.

Kaptan koltuğunda Fed: 25 baz puanlık artış bekleniyor

Eğer küresel finansal sistemi bir otobüse benzetirsek, kaptan koltuğunda Fed'in oturduğunu söylememiz gerekiyor. Bu minvalde, Fed'in bu akşam 2023'ten bu yana ilk kez faiz artırmasının artık neredeyse kesin olduğunu düşünüyoruz. Bizim bir süredir karşı cephede yer alan görüşümüzün de artık geçerliliğini yitirdiğini söylemem gerekiyor. Keza vadeli Fed faiz kontratlarına göre bu akşam 25 baz puan artışa %91 ihtimal tanınırken, Fed'in sene sonuna kadar bir kez daha faiz artırması bekleniyor. Bu arada faiz oranlarının düşürülmesi konusunda devamlı telkinde bulunan Trump için dün Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada "Trump karara saygı gösterecek" denildi!

Yüksek faiz, devasa kamu borçlarını daha pahalı hâle getiriyor

Elbette faiz beklentileri gelişmiş ülkelerde hızla artarken, hızla büyüyen kamu borcunun da nasıl servis edileceği herkesi kara kara düşündürüyor. ABD'nin borcu 40 trilyon dolara ulaşırken, İngiltere ve Euro Bölgesi'nde de borçluluk tarihsel olarak yüksek seviyelerde bulunuyor. Faizlerin yükselmesi devletlerin borçlarını çevirmesini pahalılaştırırken, artan faiz giderleri savunma, sosyal harcamalar ve yatırımlar için kullanılabilecek kaynakları da hâliyle azaltıyor: faiz oranları yüksekken borç daha sorunlu!

ABD 10 yıllıklarında kritik yüzde 5 eşiği

ABD'nin 10 yıllık tahvil faizinin dün neredeyse son 20 yılın zirvesine çıktığı düşünülürse, küresel finans sisteminin temel referanslarından biri olan bu oranın %5 seviyesinin üzerinde kalıcı bir seyir izlemesi, şirketlerden tutun konut kredilerine kadar dünyanın hemen her yerinde finansman koşullarını daha da sıkılaştırabileceği anlamına geliyor. Paranın fiyatı faiz ise, faizin artması paraya ulaşımı zorlaştırıyor ve finansmanı daha pahalı hâle getiriyor. Bu durum şirketlerin yeni yatırım yapmasını zorlaştırırken, tüketicilerin de harcama eğilimini azaltarak talebi kısıyor. Amaç da zaten budur: talebi kısıp ekonomi soğutmak. Bu durumun da siyasetçinin işine pek de gelmediğini not etmemiz gerekiyor. Bu akşam karar ardından Başkan Warsh'un 21.30'da düzenleyeceği basın toplantısını ve beraberinde komite üyelerinin projeksiyonlarını yakından takip edeceğiz. Fed'in hamlesinin bir kerelik bir ayarlama mı yoksa faiz artırım döngüsünün başlangıcı mı olduğunun cevabını arayacağız.

Piyasalar Fed sonrasında rahatlayabilir mi?

Neredeyse sektörde otuzuncu yılıma yaklaşırken, "önce korku salınır" yönünde olan masanın altın kuralının pek de değişmediğini görüyorum. Basın toplantısından sonra içimde bir ses piyasa reaksiyonunun çok da olumsuz olmayacağını söylüyor. Elbette, Fed'in en son Temmuz 2023'te faiz artırmasının ardından yeniden faiz artırımına soyunması, pek de iyi bir haber olmasa da, piyasa reaksiyonunun çok da olumsuz olduğunu iddia edecek noktada değiliz. ABD borsaları zirve seviyelerden hafif de olsa gerilerken, son günlerde itici güç olan yapay zekâ teknolojisinin yavaşlatılmasına yönelik haber akışının etkili olduğunu da pekâlâ biliyoruz. Daha iki üç hafta önce 4,700 dolar seviyesini test eden altının ons fiyatı dün 4,300 dolar seviyesinin altını test ederken, benzer bir şekilde bir türlü 71 dolar üzerinde kapanış yapmayı beceremeyen gümüşün de dün 62 dolar seviyelerini test etti. Bu sabah sırasıyla 4,330 ve 64,50 dolar seviyelerine toparlayan kıymetli metaller için tonumuz pozitif olmaya devam ediyor. Bu akşam Fed toplantısı ardından yönün sanılanın aksine yukarı olacağını düşünüyoruz. Umarım yanılmayız.

Savaş enerji arzını tehdit ediyor: Brent 110 doların kıyısında

Jeopolitik cephede ise haber akışının pek de değişmedi. Son bir haftada Suudi Arabistan'a yönelik saldırıların artması ve Husilerin Bab el-Mendeb'e hâkim Yemen kıyılarındaki ilerleyişi, yaklaşık yedi aydır devam eden ABD-İran savaşının Suudi Arabistan'ı da giderek daha fazla içine çektiğine işaret ediyor. Enerji piyasaları açısından ise geçen hafta cuma günü yaşanan saldırı ardından devre dışı kalan Suudi Arabistan'ın 1,200 kilometrelik Doğu-Batı petrol boru hattı arz endişelerini daha da artırarak petrol fiyatlarını yukarıda tutmaya devam ediyor. Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin savaş nedeniyle büyük ölçüde aksadığı bir dönemde Kızıldeniz'e çıkış sağlayan bu hat, Suudi petrolünün en önemli alternatif ihracat güzergâhı hâline gelmişti. Hattın uzun süre kapalı kalacağı endişesi ile Brent cinsi ham petrol son günlerde 110 dolar seviyesinin kıyısında işlem görüyor.

Borsa İstanbul’da fon baskısı ve sert satışlar

Türk mali piyasalarında ise SPK düzenlemesinin ardından yatırım fonlarına yönelik uyumlanma süreci özellikle hisse senetleri cephesinde volatiliteyi dün itibarıyla daha da artırdı. Son dönemlerde adı hemen hemen gündemden düşmeyen ve benzer özellikleri taşıyan fonların kat be kat üzerinde getiri sağlayan bir ismin sahneden çekildiğini hep birlikte gördük. Ne demiştik, her balon elbette bir gün bir iğne ile karşılaşacaktır! Bu minvalde dün gelen temerrüt açıklaması sonrası Borsa İstanbul 100 ana endeksi %2,4 gerilerken, bankacılık endeksi ise oldukça sert sayılabilecek ölçüde %4,15 geriledi. Gözlerin üzerinde çevrildiği BIST 30 endeksi ise %2,2 geriledi. İki yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi %40,34 seviyesine yükselirken, beş yıl vadeli CDS risk primi ise 231 baz puan seviyesinde yatay bir seyir izledi. Otoritenin kontrolünde USDTRY kuru 48,65 seviyelerine bebek adımlarıyla gelirken, dolar endeksinin güçlü seyrine paralel EURTRY kuru 56,00 seviyelerine geri çekildi.

Asya borsalarında yeni güne ılımlı başlangıç

ABD borsalarının dün geceyi de düşüşle tamamlamasının ardından, yeni günün başlangıcında Pasifik'in diğer ucunda ılımlı bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. Güney Kore ve Tayvan borsaları %1 yükselişle önde koşarken, ABD borsalarının da vadeli işlemlerinde hafif de olsa yükseliş isteğinin ön plana çıktığını görüyoruz. Meta CEO'su Zuckerberg'in açıklamalarının teknoloji şirketlerinde satış baskısı hafif de olsa durdurduğunu görüyoruz. Zuckerberg, yapay zekâ şirketlerinin güvenlik konusunda sektör genelinde ortak bir yavaşlamaya gitmesine gerek olmadığını, rekabet ve olası hukukî sorumlulukların şirketleri zaten yeterince dikkatli davranmaya teşvik ettiğini söyledi.

Fed öncesi veri gündemi de yoğun

Mali piyasaların gündeminde her ne kadar bugün Fed, Cuma günü ise BoJ faiz toplantıları ön plana çıksa da, makro cephede de ekonomik takvimin yoğun olduğunu görüyoruz. İngiltere'de enflasyon, Euro Bölgesi'nde sanayi üretimi ve ekonomik aktivitenin öncü göstergelerinden biri olan ABD perakende satışlar verisi Fed kararı öncesinde yakından takip edilecektir.

Emre Değirmencioğlu, Kıbrıs İktisat Bankası

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş