Dolar/TL49,93
0.04%
Euro/TL55,72
0.10%
Gram Altın6.258,95
3.25%
BIST 10010.759,56
3.63%
Brent Petrol$113,43
2.37%
Gümüş/Ons$49,28
5.93%
Gedik Yatırım
Dünya

Esad Sonrası Suriye: Özgürlük Geldi, Ekmek Gitti

Suriye'de Beşar Esad'ın devrilmesinden iki yıl sonra, geçici Hükümet Başkanı Ahmed eş-Şara liderliğindeki ekonomik dönüşüm beklentileri karşılayamadı; halk ciddi bir geçim sıkıntısı ve açlıkla karşı karşıya. Bir çok aile bir günde sadece tek öğün yemek yiyor.

31 Ekim 2026

Esad Sonrası Suriye: Özgürlük Geldi, Ekmek Gitti

Geçtiğimiz ay Suriye genelinde meydanlar ve sokaklar protestolarla hareketlendi. Göstericiler lastikler yaktı, yolları kapattı ve hükümetin akaryakıt fiyatlarını yeniden artırma kararına duydukları öfkeyi dile getiren sloganlar attı. Bu durum, geçici Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’nın iki yıl önce göreve gelmesinden bu yana halktaki huzursuzluğu yansıtan en büyük gösteri oldu.

Suriye’deki bir televizyon kanalına konuşan bir vatandaş, yetkilileri hâlâ desteklediğini ancak geçim şartlarının ekmek bile alamayacak kadar ağırlaştığını söyledi. Bir başkası ise, "Açıkçası, her sabah yeni bir kararla karşılaşmaktan korkar hale geldik" ifadelerini kullandı.

Bu son zam, halkın hayat pahalılığını derinleştirdiğine inandığı bir dizi önlemin parçası. Birçok Suriyeli için finansal durum, Şara liderliğindeki muhalif savaşçıların Beşar Esad’ı devirmesinden, ailesinin 50 yıllık baskıcı yönetimine ve 13 yıldan fazla süren yıkıcı iç savaşa son vermesinden bu yana daha da kötüye gitti.

Sürpriz bir şekilde iktidara gelmesinden bu yana Şara, Suriye’deki geçiş sürecini yönetiyor ve kötü yönetim, yaptırımlar ve çatışmalar yüzünden enkaz haline gelmiş ekonomiyi canlandırmaya çalışıyor.

Bu görevin ne kadar zor olduğuna dair hiçbir şüphe yoktu. Ancak Esad’ın düşüşünü ve yeni özgürlüklerini kutlayan Suriyeliler, işlerin ne kadar hızlı düzelip iyileşeceği konusunda belki de fazla iyimser davranmışlardı.Beklenen iyileşme bir türlü gerçekleşmedi ve ekonominin yönetilme şekli birçok kişide düş kırıklığı yarattı.

Temel faturalardan en elzem ihtiyaç maddelerine kadar neredeyse her şeyin fiyatı fırladı. Birçok insan, akaryakıta yapılan bu sürpriz ek zammı, hükümetin ülke gerçeklerinden ne kadar kopuk olduğunun bir kanıtı olarak gördü.

Şara’ya hitaben bir mesaj yayınlayan göstericilerden biri, "Biz trafik göbekleri, döner kavşaklar istemiyoruz; her gün yeni bir tane inşa ediyorlar! Bu halk sizin yanınızda durdu ve hâlâ destekliyor ama bu tür hamleler durumu patlama noktasına getirecek" dedi. Olayların ardından, yeni gösteri çağrılarının gölgesinde zam kararı iptal edildi.

"Yiyeceğimizden Kısmaya Başladık"

Şam’ın varoşlarından birinde, 50 yaşındaki Fatma Salih Eid’e açık pazardaki haftalık alışverişinde eşlik ettim. Ailesinin geçimine katkı sağlamak için temizlik işçiliği yapan Fatma, "Çok çektik" diyor.

Kocası, tam bir yıl süren işsizliğin ardından yakın zamanda bir seramik fabrikasında iş bulabilmiş. Bu bakımdan kendilerini şanslı sayıyorlar, çünkü pek çok insan iş bulmakta büyük zorluk çekiyor. Bazı caddelerde erkekler, günlük bir iş çıkabilir umuduyla toplanıyor ancak çoğunlukla elleri boş beklemeye devam ediyorlar.

Yeni hükümet, kemer sıkma politikalarının bir parçası olarak uzun yıllardır uygulanan sübvansiyonları (devlet desteklerini) azaltma yoluna gitti. Suriyelilerin temel gıdası olan ekmeğin fiyatı 10 katına çıktı. Akaryakıt fiyatları küresel seviyelere ulaştığı için çiftçilerin yükü arttı ve nakliye maliyetleri fırladı; elektrik fiyatlarında ise yüzde yüzleri bulan artışlar yaşandı.

Buna karşılık yetkililer, emekli maaşları da dahil olmak üzere kamu sektörü çalışanlarının ücretlerinde düzenlemeye gitti. Ancak tahmin edileceği üzere, fiyatlar yükselmeye devam ettikçe bu zamlar eriyip gitti.

Fatma, "Yiyeceğimizden kısmaya başladık. Artık tavuk ya da et alamıyoruz, sadece sebzeyle idare ediyoruz ki sebze bile çok pahalandı. İnşallah fiyatlar ucuzlar" diyor.

O konuşurken etrafımıza her yaştan bir düzine insan toplandı ve hiç kimse Fatma’nın söylediklerine itiraz etmedi.

Yaşlı bir adam kendisinin de et yemeyi bıraktığını söylerken, 20’li yaşlarındaki bir genç, ailesinin kalp hastası babası için ilaç alacak gücünün kalmadığını belirtti. Bir başka genç kadın ise kendisinin ve dört çocuğunun ancak iki günde bir karınlarını doyurabildiklerini anlattı.

68 yaşındaki emekli Mervan Beşur, aylık gelirinin yaklaşık 90 dolar (kamudaki asgari ücret) olduğunu söyleyerek, "Bu para kesinlikle yetmiyor" diye ekliyor.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), geçen yıl Suriyelilerin yüzde 90’ının yoksulluk sınırının altında yaşadığını bildirmişti.

Mervan geçimini nasıl sağladığını şöyle anlatıyor: "Bazen borç almak zorunda kalıyorum, bazen de evdeki eşyaları satıyorum; eski tencereler, hiç kullanmadığımız tabaklar ya da önceden gelen hediyeler... Hatta mobilyalardan bile parçalar satmak zorunda kaldım."

Daha da kötüsü, Mervan da diğer birçok Suriyeli gibi yardım kuruluşlarının sağladığı desteklere güveniyordu. Ancak fon yetersizliği nedeniyle bu kuruluşlar hizmetlerini kısıtlayınca kendisine yapılan yardım da kesildi.

Suriye, ABD ile İran arasındaki gerilimin yansımalarından da muaf kalmadı. Hükümet, protestolara yol açan akaryakıt zammının bir nedeninin de bu çatışmalar yüzünden enerji piyasalarında oluşan baskı olduğunu savundu.

"Hepimiz Açız"

63 yaşındaki bir diğer emekli Nabil el-Rumhin ile tanıştım. Yetişkin dört çocuğunun hiçbiri iş bulamamış.Yüzünde derin bir yorgunluk ifadesiyle Nabil, "Artık günde sadece tek öğün yiyoruz. Bu tam bir trajedi.Sadece ben değilim; tüm mahalle, tüm halk acı çekiyor, hepimiz açız. Yüksek maliyetlerin altında boğulmak üzereyiz" diyor.

Nebil beni dar sokakları ve mütevazı binalarıyla dikkat çeken yoksul bir mahalledeki evine götürdü. Eşini, evin işlerini karanlıkta yaparken gördüm.

Nebil, "Elektrik faturasından korkuyorum; bu yüzden evdeki ışıkları azalttık, buzdolabını bile günde yaklaşık 5 saat fişten çekiyoruz" diyor. Buna rağmen son gelen fatura, aile gelirinin üçte birine denk gelmiş ve bunu ödeyecek gücü yok.

Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House’ta araştırmacı ve yazar olan Dr. Haid Haid, nüfusun büyük bir kesiminin Esad rejiminin düşmesinden önceki döneme kıyasla daha kötü durumda olduğunu belirtiyor.

BBC’ye konuşan Haid, ekonomik krizin hükümetin karşı karşıya olduğu "en tehlikeli konulardan biri" olduğunu ve bu durumun bir kısmının hükümetin kendi politikalarından kaynaklandığını ifade etti:

"Krizin bir kısmı kaynak yetersizliğinden ve önceki rejimin bıraktığı enkazdan kaynaklanıyor. Ancak bu durum aynı zamanda Suriye’yi serbest piyasa ekonomisine doğru iten ve insan üzerindeki etkilerini hesaba katmayan yeni politikaların doğrudan bir sonucudur.

Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanlığı sözcüsü ise röportaj verecek kimsenin bulunmadığını bildirdi.

Yıkımın Boyutu ve Gelecek Kaygısı

Suriye yönetimi elbette bazı önemli kazanımlar elde etti; Esad döneminde uygulanan uluslararası yaptırımlar kaldırıldı ve ABD, ülkeyi terörü destekleyen devletler listesinden çıkardı. Güvenlik durumu hâlâ kırılgan olsa da ülke genel olarak daha istikrarlı görünüyor.

Cumhurbaşkanı da otoritesini pekiştirmeye devam ediyor; bu yılın başlarında ülkenin kaynak bakımından zengin kuzeydoğu bölgesini Kürt liderliğindeki milislerden geri aldı. Güneyde Dürziler özerk bir yapı kurmak istedikleri bölgeleri kontrol etmeyi sürdürürken, güneybatının bir kısmı İsrail işgali altında bulunuyor.

Buna rağmen gerçek anlamda bir ekonomik toparlanma henüz gerçekleşmiş değil. Yarım milyon insanın hayatını kaybettiği ve nüfusun yarısının yerinden edildiği savaşın ardından, Suriye’nin geniş alanları hâlâ tamamen yıkıntı halinde. Kiralarını ödeyemeyen birçok aile, kısmen yıkılmış binalarda yaşamak zorunda kalıyor.

Dünya Bankası, yeniden inşa maliyetini yaklaşık 216 milyar dolar olarak tahmin ediyor ve dış yardım ile yatırım olmadan Suriyelilerin ülkelerini yeniden inşa etmelerinin imkânsız olduğunu vurguluyor.

Paris merkezli bağımsız bir araştırma kuruluşu olan Arap İktisatçılar Derneği Başkanı Suriyeli ekonomist Samir Aita, krizin "hükümetin beklentileri yönetemediği, aksine gerçek dışı umutlar yarattığı politikaların bir bileşimi" olduğunu düşünüyor.

Geleceğe dair öngörüsünü sorduğumda Aita, "Bu durum sürdürülebilir değil; eğer bir değişim olmazsa,kaosa sürüklenmemizden korkuyorum" yanıtını verdi.

Yıllar süren çatışmaların ardından yorgun düşmüş olsalar da fazla seçeneği kalmayan Suriyelilerin kalbinde umut kırıntıları hâlâ varlığını koruyor.

Yeni yönetimi kastederek konuşan taksi şoförü Ebu Mahmud, "İflas etmiş bir ülke devraldılar, bu yüzden insanların sabırlı olması gerekiyor; şeyler bir gecede değişmez" diyor.

Kaynak: BBC

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler