Prof Ceyhun Elgin: Bir ülkede reel ücretler artarken iktidar neden seçim kaybeder?
İlginç olan şu: Sırbistan ekonomisi büyümeye devam ediyordu. Reel ücretler de artıyordu. Ama seçmen için ekonomik performans yalnızca büyüme ve ücret rakamlarından ibaret değil.
31 Ekim 2026

Sırbistan siyaseti, son yılların en büyük ve en beklenmedik siyasi kırılmalarından birine sahne oldu. Prof. Dr. Ceyhun Elgin’in "Kayıt Dışı İktisat" kanalında mercek altına aldığı erken parlamento seçimleri, bölge coğrafyası ve genel olarak siyaset bilimi açısından ezber bozan bir sonucu ortaya koydu. Medya gücünü, devlet kaynaklarını ve güçlü bir parti örgütünü elinde bulunduran Aleksandar Vučić liderliğindeki liste ile üniversite öğrencilerinin öncülük ettiği muhalif ittifakın karşı karşıya geldiği seçimlerin sonuçlarına ilişkin resmi veriler için resmi seçim kurulu duyurularını ve yetkili merci açıklamalarını takip edebilirsiniz.
Bu sonucun en şaşırtıcı yönü, seçimin tamamen ekonomik çöküş dönemi yerine makroekonomik verilerin oldukça pozitif olduğu bir atmosferde gerçekleşmesidir. Dünya Bankası verilerine göre Sırbistan ekonomisi istikrarlı büyümesini sürdürürken, resmi istatistikler net ücretlerin enflasyondan arındırılmış reel bazda %8,5 arttığını gösteriyordu. Yıllık enflasyonun %4,1 seviyesinde seyrettiği ülkede alım gücü artmasına rağmen seçmen sandıkta değişim dedi. Ceyhun Elgin bu noktada kritik bir tespitte bulunuyor: "Vatandaş, gelirindeki ciddi artışa karşılık iktidara süresiz bir siyasi bağlılık vermedi" (4:30).
Novi Sad Faciası ve Kurumsal İhmalin Bedeli
Siyasi dönüşümü tetikleyen en büyük toplumsal travma, Novi Sad Tren Garı faciası oldu. Yakın zamanda yenilenen istasyonun beton saçrağının çökmesi sonucu 16 vatandaşın hayatını kaybetmesi, ülkede adalet ve hesap verebilirlik talebini zirveye taşıdı. Gençlerin öncülük ettiği protestolar, yolsuzluk tartışmalarını soyut bir gündem olmaktan çıkarıp günlük yaşamın ve can güvenliğinin bir parçası haline getirdi. İhale süreçlerinin şeffaf olmaması ve denetim mekanizmalarının işletilmemesi, görkemli açılış törenlerinin arkasındaki kurumsal çürümeyi halkın gözleri önüne serdi.
Avrupa Komisyonu’nun raporu da bu tablonun ekonomik boyutunu net biçimde belgeliyor. Rapora göre Sırbistan’da standart kamu ihale yasasından muaf tutulan sözleşmelerin değeri 7 milyar avroyu bulurken, normal usullerle yapılanlar 7,9 milyar avroda kaldı. Neredeyse yarı yarıya varan bu muafiyet oranı, olağan rekabet ve denetim güvencelerinin dışına çıkıldığının en büyük kanıtı oldu.
Büyümenin Arkasındaki Eşitsizlik ve Genç İşsizliği
Seçimi iktidar aleyhine çeviren bir diğer dinamik ise ekonomik büyümenin adil paylaşılmaması ve gelecek umudunun kaybolmasıdır. Ülkede ortalama net ücretler yüksek görünse de gelir dağılımındaki adaletsizlik derindi; nitekim çalışanların yarısı bu ortalamanın çok altında gelir elde ediyordu. Daha da önemlisi, genel işsizlik oranı %7,2 iken 15-24 yaş arası genç işsizliğinin %22 gibi devasa bir orana ulaşması, üniversite mezunlarının önündeki kapıların kapalı olduğunu gösteriyordu.
Vučić dönemi ekonomi modelinin yabancı yatırımlara dayalı yapısı, yerli firmaları dezavantajlı duruma düşürürken kalıcı bir üretim ağı kurulmasını zorlaştırdı. İşe alımlardan sosyal yardımlara kadar her şeyin liyakat yerine siyasi ilişkilere ve bağımlılıklara endekslenmesi halkta ağır bir adaletsizlik duygusu biriktirdi.
Öğrenci Hareketi Sandığa Nasıl Yansıdı?
Kampüslerden taşan hareket; doktorları, akademisyenleri, çiftçileri ve farklı meslek örgütlerini kapsayan geniş tabanlı bir toplumsal ittifaka dönüştü. Tek bir baskın lider figürü öne çıkarmak yerine sözcüleri sürekli değiştirerek kolektif bir liderlik uyguladılar; bu strateji iktidarın kişisel karalama kampanyalarını boşa çıkardı. Sosyal medyadaki popülariteyle yetinmeyip kapı kapı gezerek mahallelerde güven inşa ettiler ve sandığa katılımı maksimum düzeye ulaştırdılar. Seçim sonuçları ve tarafların oy oranları hakkındaki doğrulanmış verilere ulaşmak için resmi seçim otoritelerinin yayınlarını inceleyebilirsiniz.
Yeni Dönemi Bekleyen Zorluklar
Yeni yönetimin programı; kamu ihalelerinin şeffaflaşması, kamusal atamaların siyasetten arındırılması, ücretsiz okul kitapları ve erişilebilir konut gibi güçlü vaatler içeriyor. Ancak en büyük sınav finansman noktasında yaşanacak. Yolsuzlukla mücadeleden elde edilecek tek seferlik kaynaklar; sağlık ve eğitim gibi süreklilik arz eden harcamaları finanse etmeye yetmeyecektir. Kalıcı gelir politikaları ve adil vergilendirme yeni hükümetin önceliği olmak zorundadır. Dış politikada ise radikal bir yön değişimi beklenmiyor; zira AB, Rusya ve Çin dengelerini koruyan Sırbistan’da yeni ittifak da Rusya’ya yönelik yaptırımlara mesafeli duracağını açıkladı.
Sırbistan deneyimi, bir ülkede ekonomik büyüme ve maaş artışları olsa dahi adalet talebinin, gelecek umudunun ve can güvenliğinin parayla satın alınamayacağını tüm dünyaya bir kez daha gösterdi .
Aynı başlıklı videodan deşifre edildi
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




