Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Tarım

Dünya Ukrayna'nın tahılına muhtaç, ancak çiftçiler üretimden vazgeçiyor: Küresel gıda krizi kapıda mı?

Karadeniz'de tahıl ihracatı durma noktasında. Ukraynalı çiftçiler 2027 ekimini azaltıyor. Türkiye'nin arabuluculuğu küresel gıda için kritik.

10 Ekim 2026

Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz'deki ticari gemi trafiğini felce uğratması, küresel gıda arzı açısından yeni bir tehdit oluşturuyor. Ukrayna'da depolar milyonlarca ton tahılla dolarken, ihracat yapamayan çiftçiler zararına satış yapmak zorunda kalıyor. Ağustos ayında Ukrayna'nın tahıl ve bakliyat ihracatı yıllık yüzde 58 geriledi. Çiftçiler 2027 yılı için ekim alanlarını daraltmaya hazırlanırken, Türkiye'nin Karadeniz'de yeni bir anlaşma sağlama çabaları küresel gıda güvenliği açısından önem kazanıyor.

Ukrayna'da bereketli hasat çiftçilerin sorununu çözmüyor

Ukrayna'da hasat mevsimi buğday ve arpadan mısır, soya fasulyesi ve ayçiçeğine doğru ilerlerken, üreticiler beklenmedik bir sorunla karşı karşıya.

Ürün bol, ancak satacak pazar bulmak giderek zorlaşıyor.

Ülkenin güneyindeki Odesa bölgesinde 11 yıldır tarımla uğraşan Oleksandr Chumak, bu yıl verimin oldukça iyi olduğunu söylüyor. Normal koşullarda bu durum çiftçiler açısından sevindirici bir gelişme olmalıydı.

Ancak Karadeniz'de ticari taşımacılığın savaş nedeniyle büyük ölçüde durması, üreticilerin ürünlerini dış pazarlara ulaştırmasını engelliyor.

Ukrayna ve Rusya'daki depolarda, normal koşullarda Avrupa, Ortadoğu, Asya ve Afrika'ya ihraç edilmesi gereken milyonlarca ton tarım ürünü birikmiş durumda.

Rusya'nın yaz aylarından sonbahara kadar yoğunlaştırdığı füze ve insansız hava aracı saldırıları, Karadeniz'deki limanları ve ticari taşımacılığı hedef alıyor.

Ukrayna'nın misilleme saldırıları ise Rusya'nın ihracat faaliyetlerini de sekteye uğratıyor.

Ticari gemilerin sigortalanmasının güçleşmesi, bölgedeki deniz taşımacılığını daha da zorlaştırıyor.

Sonuçta dünyanın önemli tahıl üreticilerinden iki ülke, ürünlerini uluslararası pazarlara ulaştırmakta ciddi sorunlar yaşıyor.

Çiftçiler neden 2027'de ekim yapmamayı düşünüyor?

Ukraynalı çiftçi Oleksandr Chumak, ürettiği tahılın yaklaşık yüzde 80'ini mevcut koşullarda kâr ederek satamadığını belirtiyor.

Nakit kaynakları tükenen üretici, gelecek yıl ekim alanlarını önemli ölçüde azaltmaya hazırlanıyor.

Ukrayna Tarım Konseyi Başkanı Andrii Dykun da çiftçilerin içinde bulunduğu durumu CNBC'ye değerlendirdi.

Dykun, üreticilerin vergilerini ve arazi kiralarını ödemek zorunda olduklarını, ancak ürünlerini satamadıkları için bu yükümlülükleri karşılamakta zorlandıklarını söyledi.

Ukraynalı çiftçilerin mevcut koşullarda satabildiği başlıca ürünlerin kolza ve ayçiçeği tohumu olduğunu belirten Dykun, bunlardan elde edilen gelirin de yeterli olmadığını ifade etti.

Dykun'a göre depolar dolu kalmaya devam ederse, ilkbaharda yeni üretim için harcama yapmak ekonomik açıdan anlamını yitirebilir.

Bu nedenle çiftçiler yalnızca mevcut hasadın satışını değil, gelecek yıl üretime devam edip etmeyeceklerini de sorguluyor.

2027 ekim alanlarının daralması, bugün yaşanan ihracat krizinin gelecek yılın küresel tarım arzını da etkilemesi anlamına gelebilir.

Bankalar çiftçilere daha fazla kredi vermek zorunda kalıyor

Ukrayna'nın en büyük bankası PrivatBank'ın verileri, tarım sektöründeki nakit sıkışıklığının boyutunu ortaya koyuyor.

Banka, haziran-ağustos döneminde tarım işletmelerine 1,53 milyar grivna, yaklaşık 34,2 milyon dolar tutarında işletme sermayesi finansmanı sağladı.

Geçen yılın aynı döneminde verilen kredi miktarı 718 milyon grivnaydı.

Böylece tarım sektörüne sağlanan finansman bir yılda iki kattan fazla arttı.

PrivatBank'ın tarım kredileri portföyünün yüzde 70'ini küçük ve orta ölçekli üreticiler oluşturuyor.

Bankanın kurumsal ve KOBİ bankacılığından sorumlu yöneticisi Yevhen Zaihraiev, çiftçilerin sermayesinin fiilen satılamayan tahıl stoklarında bağlı kaldığını belirtiyor.

Ancak üreticiler, işletme giderlerini karşılamak ve sonbahar ile ilkbahar ekim dönemleri için finansman bulmak zorunda.

Zaihraiev'e göre çiftçiler bu koşullarda farklı stratejiler izliyor.

Bazıları nakit akışını sürdürebilmek için ürünlerini düşük fiyatlardan satıyor.

Depolama imkânı bulunan diğer üreticiler ise fiyatların yükselmesini bekleyerek satışlarını erteliyor.

Her iki strateji de önemli riskler içeriyor.

Düşük fiyatlardan satış kârlılığı azaltırken, ürünleri depoda tutmak işletme sermayesinin daha uzun süre bağlı kalmasına neden oluyor.

Ukrayna'nın tarımsal üretimi 85 milyon tona çıkabilir

Ukrayna'da tahıl ve yağlı tohum üretiminin bu yıl 80 milyon tondan 85 milyon tona yükselmesi bekleniyor.

Ancak üretimdeki artış, ihracat kanallarının tıkanması nedeniyle çiftçilerin sorunlarını hafifletmek yerine depolama ve lojistik üzerindeki baskıyı artırıyor.

Önceki hasat döneminden kalan stoklar da yeni ürünlerle birleşerek mevcut depolama kapasitesini zorluyor.

Ukrayna'da tahıllar uzun plastik depolama torbalarında ve büyük metal silolarda tutuluyor.

Ancak bu tesisler de savaşın hedefi haline gelebiliyor.

Dolayısıyla üreticiler yalnızca fiyat ve finansman sorunlarıyla değil, ürünlerini fiziksel olarak koruma güçlüğüyle de karşı karşıya.

PrivatBank'a göre çiftçiler gelecek yılın ekim planlarını değiştirmeye başladı.

Lojistik maliyetlerine daha az bağımlı fiyatlara sahip yağlı tohumlar ve alternatif tarım ürünlerine yönelim artıyor.

Oleksandr Chumak da gelecek yıl mısır ve arpa ekiminden tamamen vazgeçmeyi planlıyor.

Bunun yerine daha az gübre gerektiren ürünlere ağırlık verecek.

ABD ve İsrail'in İran'la yürüttüğü savaşın küresel gübre arzı üzerinde yarattığı baskı da Ukraynalı üreticilerin maliyet hesaplarını zorlaştırıyor.

Savaşın çiftçiler üzerindeki baskısı giderek artıyor

Ukrayna tarım sektörü, Rusya'nın 2022'de başlattığı geniş çaplı işgalden bu yana çok sayıda sorunla mücadele ediyor.

Tarım arazilerinin mayınlanması, işletmelerin el değiştirmesi, işgücü eksikliği ve askere alınmalar üretimi olumsuz etkiliyor.

Bunlara füze ve insansız hava aracı saldırılarının yarattığı güvenlik riskleri de ekleniyor.

Chumak, yaşadığı ve çalıştığı bölgede her an bir füze veya insansız hava aracı saldırısıyla karşılaşabileceklerini anlatıyor.

Çiftçi, evlerinin birkaç yüz metre yakınında patlamalar yaşandığını belirterek savaş koşullarında tarımsal üretimi sürdürmenin zorluklarına dikkat çekiyor.

Ancak sektörün karşı karşıya olduğu en önemli ekonomik sorun, üretilen ürünlerin dünya pazarlarına ulaştırılamaması.

Rusya ve Ukrayna küresel gıda arzı için neden önemli?

Rusya ve Ukrayna, savaş öncesinde dünya tahıl ve yağlı tohum ticaretinin en önemli aktörleri arasında yer alıyordu.

Birleşmiş Milletler verilerine göre iki ülke, savaş öncesindeki yıllarda dünya ayçiçeği yağı arzının yarısından fazlasını karşılıyordu.

Küresel arpa arzındaki payları yaklaşık beşte bir, buğday arzındaki payları ise yüzde 14 düzeyindeydi.

Ukrayna ayrıca dünyanın en büyük mısır üreticileri arasında bulunuyor.

Çin ve Avrupa Birliği, Ukrayna mısırının önemli alıcıları arasında yer alıyor.

Bu nedenle Karadeniz'deki ihracatın kesintiye uğraması yalnızca bölgesel bir tarım sorunu değil.

Avrupa'daki hayvancılık sektöründen Ortadoğu ve Afrika'daki gıda ithalatçılarına kadar geniş bir coğrafyayı etkileyebilecek sonuçlar doğuruyor.

Ukrayna'nın başlıca tarım ürünleri ihracatının normal koşullarda yaklaşık yüzde 90'ı Karadeniz üzerinden gerçekleştiriliyor.

Ancak bu yıl ağustos ayında tahıl ve bakliyat ihracatı yalnızca 981 bin ton oldu.

Bu miktar, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 58'lik düşüş anlamına geliyor.

Avrupa ve ABD'deki zayıf mısır hasadı riski büyütüyor

Karadeniz'deki ihracat krizinin etkileri, diğer büyük üretim bölgelerindeki gelişmeler nedeniyle daha da önemli hale geliyor.

Avrupa'da bu yıl mısır hasadının özellikle zayıf olması bekleniyor.

Hayvan yemi talebi yüksek seyrederken, Avrupa'nın daha fazla mısır ithal etmesi gerekebilir.

ABD'de de mısır üretiminin zayıflaması bekleniyor.

Bu gelişmeler, Ukrayna'nın uluslararası pazarlara ürün ulaştıramamasının etkisini artırabilir.

Buna karşılık Kanada, Avustralya ve Arjantin'de buğday ve arpa hasadının daha iyi olması, küresel arz üzerindeki baskıyı bir ölçüde hafifletiyor.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki olumlu hasat koşulları da şimdilik gıda piyasalarına destek sağlıyor.

Ancak Ukrayna ve Rusya'daki büyük stokların ihracata açılamaması, uluslararası tarım ürünleri fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.

Karadeniz limanları açılırsa tahıl fiyatları hızla düşebilir

Tarım piyasaları analiz şirketi Expana'nın tahıl ve yağlı tohumlardan sorumlu kıdemli yöneticisi Benoit Fayaud, Karadeniz limanlarının yeniden açılmasının küresel piyasalarda çok hızlı bir fiyat değişimine neden olabileceğini belirtiyor.

Fayaud'a göre Ukrayna ve Rusya'da biriken büyük stoklar, ihracat kanallarının açılması halinde kısa sürede uluslararası pazarlara yönlendirilebilir.

Bu durum diğer üretici ülkelerden yapılan tahıl satışlarının fiyatlarını birkaç on dolar aşağı çekebilir.

Fayaud, stokların büyüklüğü nedeniyle ihracatın yeniden başlamasının küresel tahıl fiyatları açısından düşüş yönlü güçlü bir etki yaratabileceğini ifade ediyor.

Dolayısıyla mevcut krizin iki farklı fiyat etkisi bulunuyor.

İhracatın engellendiği Ukrayna ve Rusya'da iç piyasa fiyatları baskı altında kalıyor.

Buna karşılık uluslararası pazarlarda arzın kısıtlanması fiyatları destekliyor.

Karadeniz'de bir anlaşma sağlanması halinde ise bu fiyat ayrışması hızla azalabilir.

Alternatif ihracat güzergâhları neden yeterli değil?

Ukrayna ve Rusya, Karadeniz üzerinden yapılamayan ihracatın bir bölümünü demiryolu, karayolu ve nehir taşımacılığıyla gerçekleştirmeye çalışıyor.

Ancak bu güzergâhların kapasitesi sınırlı, maliyetleri ise yüksek.

Polonya ve Romanya gibi Ukrayna'nın Doğu Avrupalı komşuları, kendi tarım piyasalarında fiyatların düşmesinden endişe ettikleri için tahıl transitine yönelik girişimlere direnç gösteriyor.

Tuna Nehri üzerinden ihracat da düşük su seviyeleri nedeniyle zorlaşıyor.

Ukrayna'dan çıkış sağlayan önemli bir köprünün hasar görmesi, lojistik sorunları artırıyor.

Baltık ülkeleri üzerinden veya Gürcistan aracılığıyla Ortadoğu ve Orta Asya'ya uzanan kara güzergâhları da seçenekler arasında.

Ancak bu hatlar, normal koşullarda Karadeniz üzerinden gerçekleştirilen ihracatın yalnızca küçük bir bölümünü karşılayabiliyor.

Expana'dan Fayaud, alternatif taşımacılık yollarının hem Ukrayna hem de Rusya açısından yavaş ve güç olduğunu belirtiyor.

Ukrayna Tarım Konseyi Başkanı Andrii Dykun ise Karadeniz limanlarının maliyet avantajına dikkat çekiyor.

Dykun'a göre Ukrayna'nın batı sınırına yakın çiftçiler için bile ürünleri Karadeniz limanları üzerinden ihraç etmek, Avrupa Birliği sınırından taşımaktan daha kârlı.

Bu nedenle Karadeniz limanlarının yeniden işler hale gelmesi, Ukrayna tarım sektörünün ekonomik sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıyor.

Türkiye'nin arabuluculuk çabaları yeniden önem kazanıyor

Karadeniz'deki saldırıların ekim ayında da devam etmesi, yakın vadede ateşkes sağlanması ihtimalini zayıflatıyor.

Buna karşılık Türkiye, küresel gıda güvenliğine yönelik riskler nedeniyle taraflar arasında yeni bir anlaşma sağlanmasına yönelik diplomatik çabalarını artırıyor.

Türkiye daha önce Birleşmiş Milletler ile birlikte Karadeniz Tahıl Girişimi'nin oluşturulmasında önemli rol oynamıştı.

Ancak söz konusu girişim daha sonra sona erdi.

Avrupa Birliği'nin geliştirdiği alternatif dayanışma koridorları da siyasi anlaşmazlıklar ve lojistik sınırlamalar nedeniyle Karadeniz taşımacılığının yerini tam olarak alamadı.

Yeni bir düzenlemenin sağlanması, hem Ukrayna hem de Rusya'daki tarım ürünlerinin yeniden dünya pazarlarına ulaşmasını kolaylaştırabilir.

Bununla birlikte böyle bir anlaşmanın gerçekleşeceğine ilişkin kesinlik bulunmuyor.

Küresel gıda piyasaları iki yönlü riskle karşı karşıya

Karadeniz'deki mevcut durum, küresel gıda piyasaları açısından alışılmadık bir tablo ortaya çıkarıyor.

Bir tarafta milyonlarca ton tahıl depolarda beklerken, diğer tarafta ithalatçı ülkeler bu ürünlere ulaşmakta zorlanıyor.

İhracat engelleri nedeniyle Ukrayna'daki çiftçiler ürünlerini kârlı biçimde satamıyor ve yeni ekim dönemine ilişkin planlarını küçültüyor.

Bu durumun devam etmesi, 2027 yılında Ukrayna'nın tarımsal üretim kapasitesini de olumsuz etkileyebilir.

Öte yandan Karadeniz'de bir anlaşma sağlanması ve stokların hızla dünya piyasalarına yönelmesi, uluslararası tahıl fiyatlarında sert düşüşlere neden olabilir.

Dolayısıyla küresel gıda piyasaları iki farklı senaryoyla karşı karşıya: İhracatın uzun süre engellenmesi arz güvenliğini tehdit ederken, limanların yeniden açılması birikmiş stokların etkisiyle fiyatlarda hızlı bir gerileme yaratabilir.

Her iki durumda da Karadeniz'deki gelişmeler, önümüzdeki aylarda dünya tarım ve gıda piyasalarının en önemli belirleyicilerinden biri olmaya devam edecek.

CNBC

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş