Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Piyasa

Dünya Piyasaları: Çip Satışları Asya’ya Sıçradı, Yüksek Faizler YZ Rallisini Sorgulatıyor

Wall Street'te başlayan çip satışları Asya'ya yayıldı. Yüksek tahvil faizleri, 91 doları aşan Brent petrol ve İran savaşı YZ hisselerinde risk iştahını azaltıyor.

19 Ağustos 2026

Dünya Piyasaları: Çip Satışları Asya’ya Sıçradı, Yüksek Faizler YZ Rallisini Sorgulatıyor

Wall Street’te başlayan yarı iletken hisselerindeki sert satış dalgası Asya piyasalarına yayıldı. Güney Kore borsası yüzde 5,5 gerilerken Samsung Electronics ve SK Hynix yüzde 7’den fazla değer kaybetti. Çok yüksek seviyelerde seyreden tahvil faizleri, Orta Doğu’daki jeopolitik belirsizlik ve yükselen petrol fiyatları yatırımcıların risk iştahını azaltıyor.

Küresel piyasalarda yılın en güçlü yatırım temalarından biri olan YZ (yapay zekâ) ve yarı iletken hisselerinde kâr satışları derinleşiyor.

MSCI Asya Pasifik Endeksi yüzde 2 gerilerken satışların merkezinde teknoloji hisseleri yer aldı. Güney Kore borsasında kayıp yüzde 5,5’e ulaşırken, yarı iletken devleri Samsung Electronics ve SK Hynix yüzde 7’nin üzerinde düştü.

Tokyo'da Kioxia Holdings hisseleri yüzde 9 değer kaybetti.

Asya'daki satışlar, Wall Street'te Philadelphia Yarı İletken Endeksi'nin salı günü yüzde 5 düşerek temmuz sonundan bu yana en sert günlük kaybını yaşamasının ardından geldi. Asya'daki çip şirketlerini izleyen endeks de yüzde 3,1 geriledi. Taiwan Semiconductor Manufacturing (TSMC) ve Renesas Electronics satışlardan etkilenen şirketler arasında yer aldı.

Yüksek tahvil faizleri YZ yatırımları için yeni risk

Teknoloji hisseleri üzerindeki baskının arkasındaki temel faktörlerden biri küresel tahvil faizlerinin son yılların en yüksek seviyelerinde seyretmesi.

Son günlerde yaşanan küresel tahvil satışları ABD'nin 10 yıllık tahvil faizini 2025 başından bu yana görülen en yüksek seviyelere yaklaştırırken, 30 yıllık tahvil faizi 2007'den beri görülmeyen seviyelere çıktı.

Son işlemlerde ABD 10 yıllık tahvil faizi 1 baz puan gerileyerek yüzde 4,69'a, 30 yıllık faiz ise yüzde 5,29'a geldi. 30 yıllık faiz önceki seansta yüzde 5,34'e kadar yükselmişti.

Avustralya ve Yeni Zelanda tahvillerinde de alımlar görüldü.

Daiwa Asset Management Baş Stratejisti Kazunori Tatebe, Orta Doğu görünümünün belirsiz ve faizlerin yüksek kalması nedeniyle piyasalarda riskten kaçış eğiliminin devam edebileceğini belirtti.

Tatebe'ye göre yüksek faizler, dev teknoloji şirketlerinin finansman maliyetlerini artırarak YZ altyapısına yönelik sermaye harcamalarının sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri yaratıyor.

YZ hikâyesi bitmedi, fakat yatırımcı daha yüksek iskonto istiyor

Özellikle uzun vadeli büyüme beklentileri üzerinden yüksek değerlemelere ulaşan teknoloji şirketleri, tahvil faizlerindeki yükselişe karşı daha hassas durumda.

Kalıcı enflasyon riski, yüksek kamu harcamaları ve yoğun tahvil arzı uzun vadeli faizleri yukarı iterken, jeopolitik gelişmeler de enerji kaynaklı yeni bir enflasyon şoku riskini canlı tutuyor.

Fibonacci Asset Management Global CEO'su Jung In Yun, YZ'nin uzun vadeli büyüme hikâyesinin hâlâ geçerli olduğunu ancak yüksek faizler ve jeopolitik risklerin yatırımcıların bu büyüme için yüksek prim ödeme isteğini azalttığını söyledi.

Bu tablo, son dönemde YZ ve yarı iletken hisselerinde görülen güçlü rallinin ardından değerlemelerin yeniden sorgulanmasına neden oluyor.

İran savaşı ve petrol fiyatları baskıyı artırıyor

Piyasalardaki ikinci önemli risk kaynağı ise yaklaşık altı aydır devam eden ABD-İran savaşında çözüm belirtisi görülmemesi.

Petrol fiyatları üst üste dördüncü günde de yükseldi.

Brent petrol, önceki üç seansta toplam yüzde 4,5 değer kazanmasının ardından varil başına 91 doların üzerinde işlem gördü.

Hürmüz Boğazı üzerindeki anlaşmazlığın çözülememesi ve savaşın ne zaman sona ereceğine ilişkin belirsizlik, piyasalardaki enerji arzı risk primini yüksek tutuyor.

Yüksek petrol fiyatlarının enflasyonu yeniden körükleyebileceği endişesi ise Fed ve diğer büyük merkez bankalarının faizleri uzun süre yüksek tutmak zorunda kalabileceği beklentisini güçlendiriyor.

Tahvillerde güvenli liman alımları başladı

Hisse senetlerindeki sert satışlara karşılık küresel tahvil piyasalarında son günlerdeki kayıpların ardından sınırlı bir toparlanma görüldü.

Bloomberg stratejisti Mark Cranfield, Japon devlet tahvilleri, ABD Hazine tahvilleri ve Avustralya tahvil vadeli kontratlarında küçük çaplı bir alım dalgası görüldüğünü belirtti.

Bu hareketin, özellikle Güney Kore ve Japonya borsalarındaki satışların ardından ortaya çıkan güvenli liman talebinden kaynaklandığı değerlendiriliyor.

Son dönemde yatırımcı pozisyonlarının yoğun biçimde tahvil faizlerinin yükseleceği yönünde oluşması da kısa pozisyonların bir bölümünün kapatılmasına neden oluyor.

Şirket tahvillerinde de alarm sinyalleri

Tahvil piyasasındaki gerilim yalnızca devletlerin borçlanma maliyetlerini etkilemiyor.

Kredi risk primlerinin yükselmesi, faizlerin artması ve piyasaya gelen yoğun tahvil arzı, yüksek kredi notuna sahip şirketler açısından bile finansman koşullarını zorlaştırmaya başladı.

Salı günü en az yedi şirketin planladığı tahvil ihracını piyasaya açıklamaktan vazgeçtiği bildirildi.

Bu gelişme, yüksek faizlerin reel ekonomiye ve şirket finansmanına aktarımının giderek daha görünür hale geldiğine işaret ediyor.

Özellikle YZ yatırımlarını finanse etmek amacıyla büyük miktarlarda borçlanan teknoloji şirketleri açısından kredi piyasasındaki koşulların daha da sıkılaşması önemli bir risk oluşturabilir.

Çin’de robot şirketinin halka arzına yoğun talep

Teknoloji sektöründeki genel satış dalgasına rağmen Çin'de dikkat çekici bir istisna yaşandı.

Robotik şirketi Unitree Robotics, Şanghay Borsası'ndaki ilk işlem gününde yüzde 629 yükseldi.

Şirket halka arzdan 6,1 milyar yuan, yaklaşık 904 milyon dolar kaynak sağladı ve Çin ana karasında işlem gören ilk insansı robot üreticisi oldu.

Bu performans, teknoloji hisselerindeki satışlara rağmen yatırımcıların Çin'in robotik ve YZ sektörlerine yönelik uzun vadeli ilgisinin sürdüğünü gösterdi.

Altın 4.340 dolar civarında

Altın ise yaklaşık bir ayın en sert düşüşünün ardından ons başına 4.340 dolar civarında dengelendi.

Bir tarafta Orta Doğu'daki jeopolitik riskler güvenli liman talebini desteklerken, diğer tarafta yüksek tahvil faizleri faiz getirisi sağlamayan altının cazibesini sınırlıyor.

Piyasalar açısından temel denklem giderek daha net hale geliyor: Petrol fiyatlarının yüksek kalması enflasyon riskini, enflasyon riski tahvil faizlerini, yüksek tahvil faizleri ise özellikle yüksek değerlemeli YZ ve teknoloji hisseleri üzerindeki baskıyı artırıyor.

Wall Street'te başlayan çip satışlarının Asya'ya güçlü biçimde yayılması, yatırımcıların bu risk zincirini artık daha ciddi fiyatlamaya başladığını gösteriyor.

Bloomberg

FÖŞ: Yeni finansal krizin kıyılarındayız

https://www.paraanaliz.com/yazarlar/atilla/fos-yeni-finansal-krizin-kiyilarindayiz

Paylaş