Dow için marttan bu yana en kötü hafta: %5 tahvil faizi Wall Street’i vurdu
Dow Jones haftalık %1,7 düşerek marttan bu yana en kötü haftasını yaşadı. ABD 10 yıllık tahvil faizi %5’i aşarken petrol 100 doların üzerinde kaldı.
19 Eylül 2026

Wall Street dalgalı haftayı karışık tamamlarken satışların merkezinde Dow Jones vardı. Endeks haftalık %1,7 kayıpla mart ayından bu yana en kötü performansını gösterdi ve üst üste üçüncü haftasını ekside kapattı. ABD 10 yıllık tahvil faizinin yeniden %5’in üzerine çıkması, petrolün 100 doların üzerinde kalması ve Fed’in üç yıl sonra yeniden faiz artırmaya başlaması yatırımcıların risk iştahını baskıladı.
Wall Street'te haftanın son işlem gününde teknoloji hisseleri direnç gösterirken Dow Jones geriledi ve mart ayından bu yana en kötü haftasını tamamladı.
Dow Jones Sanayi Endeksi cuma günü 95,40 puan veya %0,18 düşerek 51.682,64 puandan kapandı.
S&P 500 %0,17 yükselişle 7.650,50 puana çıkarken teknoloji ağırlıklı Nasdaq Composite %0,39 artarak 26.522,55 puandan günü tamamladı.
Ancak günlük hareketlerden çok haftalık performans Wall Street'teki risklerin ne ölçüde arttığını ortaya koydu.
Dow haftalık %1,7 düştü
Dow Jones haftanın tamamında %1,7 değer kaybetti.
Bu, endeksin mart ayından bu yana en kötü haftalık performansı oldu.
Aynı zamanda Dow üst üste üçüncü haftayı kayıpla tamamladı.
S&P 500 haftalık bazda yaklaşık %0,1 gerilerken Nasdaq diğer büyük endekslerden pozitif ayrışarak %0,7 yükseldi.
Nasdaq'ın dayanıklılığında teknoloji ve YZ hisselerine yönelik yatırımcı ilgisinin devam etmesi belirleyici oldu.
Wall Street'teki tablo böylece giderek daha belirgin bir ayrışmaya işaret ediyor: yüksek faizlerden daha fazla etkilenen geleneksel sektörler baskı altında kalırken YZ teması teknoloji hisselerini desteklemeye devam ediyor.
ABD 10 yıllık tahvil faizi yeniden %5'in üzerinde
Haftanın Wall Street açısından en önemli gelişmelerinden biri ABD tahvil piyasasındaki sert satış oldu.
ABD 10 yıllık tahvil faizi hafta içinde %5'in üzerine çıkarak Temmuz 2007'den bu yana en yüksek seviyesini gördü.
Perşembe günü yaşanan geri çekilmenin ardından cuma günü tahvil faizleri yeniden yükseldi.
10 yıllık tahvil faizi yaklaşık 6 baz puan artarak %5,006 seviyesine çıktı.
%5 seviyesinin yeniden aşılması hisse senetleri açısından önemli bir eşik olarak görülüyor.
Tahvil faizlerinin yükselmesi hem şirketlerin finansman maliyetlerini artırıyor hem de gelecekteki şirket kârlarının bugünkü değerini düşürerek hisse değerlemeleri üzerinde baskı oluşturuyor.
Aynı zamanda yatırımcılara hisse senetlerine kıyasla daha yüksek risksiz getiri alternatifi sunuyor.
Fed üç yıl sonra yeniden faiz artırdı
Tahvil faizlerindeki yükselişin arkasındaki temel faktörlerden biri Fed'in para politikasında yeniden sıkılaşmaya başlaması oldu.
Fed hafta içinde politika faizini 25 baz puan artırdı.
Bu, ABD Merkez Bankası'nın üç yıl içindeki ilk faiz artırımı oldu.
Fed yetkilileri ayrıca 2026 yılı içinde en az bir faiz artırımının daha gündeme gelebileceğinin sinyalini verdi.
Kararın ardından Wall Street çarşamba günü satış baskısıyla karşılaştı.
Piyasalar açısından temel endişe, Fed'in tek bir artırım yapmak yerine yeni bir faiz artırım döngüsüne başlamış olabileceği.
Petrol 100 doların üzerinde kaldı
Wall Street'in karşı karşıya olduğu diğer önemli baskı ise enerji fiyatları.
WTI ham petrol cuma günü %1,58 gerileyerek 100,30 dolardan kapandı.
Brent petrol ise %0,91 düşüşle 103,87 dolar seviyesine indi.
Böylece petrol haftanın son gününde gerilese de 100 doların üzerinde kalmaya devam etti.
Yüksek petrol fiyatları şirketlerin ve tüketicilerin enerji maliyetlerini artırırken ABD'de enflasyonun yeniden hızlanması riskini de güçlendiriyor.
Bu durum Fed'in daha uzun süre sıkı para politikası izlemesi ihtimalini artırıyor.
Wall Street açısından tahvil ve petrol piyasaları böylece aynı yönde baskı yaratıyor: Petrol enflasyonu yukarı iterken, enflasyon riski tahvil faizlerinin ve Fed politika faizinin yüksek kalmasına neden oluyor.
Teknoloji hisseleri direniyor
Buna karşılık Wall Street'in teknoloji tarafında farklı bir hikâye var.
Fed kararının ardından çarşamba günü düşen ABD borsaları perşembe günü toparlanırken özellikle teknoloji hisselerinde güçlü alımlar görüldü.
Bu hareket, yatırımcıların “daha uzun süre daha yüksek faiz” riskine rağmen YZ yatırımlarının şirket kârlarını destekleyeceği beklentisinden vazgeçmediğini gösterdi.
Nasdaq'ın haftayı %0,7 artıda tamamlaması da bu ayrışmanın en açık göstergesi oldu.
Böylece Wall Street'te iki ana yatırım teması karşı karşıya geliyor.
Bir tarafta %5'in üzerindeki tahvil faizi, 100 doların üzerindeki petrol ve yeniden faiz artıran Fed bulunuyor.
Diğer tarafta ise YZ yatırımlarının teknoloji şirketlerinin gelir ve kârlarını büyütmeye devam edeceği beklentisi yer alıyor.
Goldman Sachs ve Bank of America haftalık %8 düştü
Dow'daki zayıflığa finans hisselerindeki sert satışlar da eşlik etti.
Goldman Sachs ve Bank of America hisseleri haftanın tamamında yaklaşık %8 değer kaybetti.
Her iki banka da Nisan 2025'ten bu yana en büyük haftalık düşüşünü kaydetme yolunda ilerledi.
Finans hisselerindeki satışlar, yüksek faiz ortamının bankacılık sektörü açısından otomatik olarak olumlu olmadığına ilişkin yatırımcı endişelerini yansıttı.
Buna karşılık bazı hisselerde güçlü yükselişler görüldü.
Coinbase haftalık bazda %11'in üzerinde, FactSet ise yaklaşık %9 yükseldi.
“Yeni faiz artırım döngüsü başlıyor olabilir”
Certuity Baş Yatırım Sorumlusu Scott Welch, Fed'in faiz artırımının piyasalardaki belirsizliğin bir bölümünü ortadan kaldırdığını söyledi.
Ancak Welch son artırımın tek seferlik bir hamle olacağı görüşünde değil.
Welch:
“Ekim ayında veya seçimlerden sonra Fed'in 2026'da en az bir kez daha faiz artıracağını, muhtemelen 2027'de de bir veya iki artırım daha yapacağını düşünüyorum.”
dedi.
Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde tahvil faizleri üzerindeki yukarı yönlü baskının devam edeceğini belirten Welch, petrol fiyatlarının da önümüzdeki birkaç ay boyunca yüksek seviyelerde kalmasını bekliyor.
Welch piyasalarda sert bir düşüş senaryosu öngörmese de yılın geri kalanında güçlü bir ralli beklemiyor:
“Piyasa konusunda kötümser değilim ancak yılın geri kalanında ağır ağır ilerleyen bir ortamda olduğumuzu düşünüyorum.”
Wall Street'in yeni sorunu: %5 faiz
Dow'un mart ayından bu yana en kötü haftasını geçirmesi, Wall Street açısından piyasa rejiminin değişmeye başladığına ilişkin kaygıları güçlendiriyor.
Son yıllarda hisse senetlerini destekleyen faiz indirimi beklentilerinin yerini yeniden faiz artırımı tartışması alırken, ABD'nin gösterge tahvil faizi yaklaşık 19 yıl sonra yeniden %5'in üzerine çıkmış durumda.
Petrol fiyatlarının 100 doların üzerinde kalması da Fed'in enflasyonla mücadelesini zorlaştırıyor.
Şimdilik YZ teması Nasdaq ve büyük teknoloji hisselerinde önemli bir destek oluşturuyor. Ancak Dow'un üst üste üçüncü haftalık düşüşünü kaydetmesi ve marttan bu yana en kötü haftasını yaşaması, yüksek faiz ortamının Wall Street'in daha geniş kesimlerinde etkisini göstermeye başladığına işaret ediyor.
CNBC
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




