Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Gelişmekte Olan Piyasalar

Çin'in ihracatında YZ patlaması: Eylülde yüzde 36 artış, ticaret fazlası 938 milyar dolara ulaştı

Çin'in ihracatı eylülde yüzde 36,3 arttı. YZ bağlantılı ürünler büyümeyi hızlandırırken dokuz aylık ticaret fazlası 938 milyar doları aştı.

14 Ekim 2026

Çin'in ihracatında YZ patlaması: Eylülde yüzde 36 artış, ticaret fazlası 938 milyar dolara ulaştı

Çin'in ihracatı eylül ayında yıllık yüzde 36,3 artarak pandemi döneminden bu yana en güçlü yükselişini kaydetti. Yapay zekâ (YZ) teknolojilerine yönelik çip, bilgisayar ve veri işleme ekipmanı sevkiyatları ihracatın lokomotifi olurken, yılın ilk dokuz ayında dış ticaret fazlası 938,1 milyar dolara ulaştı. Ancak ihracattaki patlama, Çin'in zayıf iç talep nedeniyle dış pazarlara giderek daha fazla bağımlı hale geldiğini ve Avrupa Birliği ile ticari gerilimlerin artabileceğini gösteriyor.

İhracat artışı beklentileri geride bıraktı

Çin ekonomisi, iç talepteki zayıflığa rağmen dış ticarette güçlü büyümesini sürdürüyor.

Çin Gümrük Genel İdaresi'nin açıkladığı verilere göre, ülkenin dolar bazında ihracatı eylül ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 36,3 arttı.

Bu oran, ağustosta kaydedilen yüzde 25'lik artışın ve Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin yüzde 25,7'lik medyan beklentisinin oldukça üzerinde gerçekleşti.

Eylül performansı, Çin'in ihracatının yüzde 60,2 arttığı Ocak-Şubat 2021 döneminden bu yana görülen en güçlü yükseliş oldu.

Çin, Ay Yeni Yılı tatilinin yarattığı mevsimsel dalgalanmaları azaltmak amacıyla ocak ve şubat aylarının dış ticaret verilerini birlikte açıklıyor.

İhracattaki hızlanmanın temelinde, küresel YZ yatırımlarının yarattığı elektronik ürün talebi bulunuyor.

YZ ürünleri ihracat büyümesinin üçte birinden fazlasını sağladı

Financial Times'ın hesaplamalarına göre, YZ yatırımlarıyla bağlantılı iki önemli ürün grubu Çin'in ihracat performansında belirleyici rol oynadı.

Bunlar yarı iletken çipler ile otomatik veri işleme makineleri ve bunların bileşenlerinden oluşuyor.

Söz konusu iki kategorinin toplam ihracat içindeki payı eylül ayında yüzde 17,9'a ulaştı.

Daha da önemlisi, bu ürünler ihracattaki yıllık yüzde 36,3'lük büyümeye 13 yüzde puan katkı sağladı.

Ağustos ayında aynı ürün gruplarının ihracat büyümesine katkısı 11,3 yüzde puan düzeyindeydi.

Bu gelişme, küresel veri merkezi yatırımlarının, YZ altyapısına yönelik harcamaların ve elektronik ekipman talebinin Çin'in dış ticaretini giderek daha fazla desteklediğini ortaya koyuyor.

Ancak YZ ürünlerine yönelik talebin ihracatta bu kadar belirleyici hale gelmesi, Çin ekonomisinin küresel teknoloji yatırımlarındaki değişimlere karşı duyarlılığını da artırıyor.

Dokuz aylık ticaret fazlası 938 milyar doları aştı

İhracattaki güçlü artış, Çin'in zaten yüksek seviyelerde bulunan dış ticaret fazlasını daha da büyüttü.

Yılın ilk dokuz ayında ülkenin ticaret fazlası 938,1 milyar dolara ulaştı.

Geçen yılın aynı döneminde bu rakam 875,1 milyar dolar seviyesindeydi.

Mevcut eğilimin sürmesi durumunda Çin, 2025 yılında kaydettiği yaklaşık 1,2 trilyon dolarlık yıllık rekor dış ticaret fazlasını aşma yolunda ilerliyor.

Ancak bu tablo, Çin'in başlıca ticaret ortaklarında giderek daha fazla endişe yaratıyor.

Avrupa ve diğer pazarlarda, düşük maliyetli Çin ürünlerinin yerli üreticilerin rekabet gücünü zayıflatabileceği ve istihdam kayıplarına neden olabileceği kaygısı öne çıkıyor.

Çin'in ihracata dayalı büyüme modelinin güçlenmesi, ticaret politikaları üzerindeki uluslararası baskıyı da artırıyor.

Avrupa Birliği ile ticaret gerilimi büyüyor

Çin'in ihracat başarısı, Avrupa Birliği ile ticari ilişkilerin daha hassas bir döneme girdiği sırada gerçekleşti.

Pekin ile Brüksel geçen hafta Çin menşeli hibrit araçların ithalatına kota uygulanması konusunda anlaşmaya vardı.

Çin'in AB karşısındaki ticaret fazlası 2025 yılında günlük yaklaşık 1 milyar euroya ulaşmış, sonraki dönemde de artmaya devam etmişti.

Bu fazlanın en büyük kaynaklarını motorlu taşıtlar ve makine ihracatı oluşturuyor.

Avrupalı üreticiler, Çin'in düşük maliyetli sanayi ürünlerinin iç pazardaki rekabeti ağırlaştırmasından endişe ediyor.

Özellikle otomotiv ve makine sektörlerinde ticaret dengesizliğinin büyümesi, Avrupa'nın korumacı önlemlerini genişletmesi ihtimalini gündemde tutuyor.

Çin açısından ise ihracat pazarlarına erişimin korunması, ekonomik büyümenin sürdürülebilmesi için giderek daha önemli hale geliyor.

İthalat da yüzde 31 arttı: Petrol fiyatları etkili oldu

Eylül ayında yalnızca ihracat değil, ithalat da beklentilerin üzerinde büyüdü.

Çin'in dolar bazında ithalatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 31 yükseldi.

Ağustos ayında ithalat artışı yüzde 28,2 olmuştu. Ekonomistlerin eylül beklentisi ise yüzde 25 düzeyindeydi.

Ancak ithalattaki yükselişin tamamı iç talepte güçlü bir toparlanmaya işaret etmiyor.

Orta Doğu'daki kriz nedeniyle yükselen petrol fiyatları, Çin'in enerji ithalat faturasını artırıyor.

Dolayısıyla ithalatın parasal değerindeki büyümenin bir bölümü, satın alınan ürün miktarından ziyade yükselen enerji ve emtia fiyatlarından kaynaklanıyor.

Bu durum, Çin'in dış ticaret rakamları ile iç ekonomisinin görünümü arasındaki farklılığı daha da belirginleştiriyor.

İç talep zayıf, büyüme ihracata bağımlı

Dış ticaretteki güçlü performansa karşılık Çin ekonomisinin iç dinamikleri daha zayıf bir görünüm sergiliyor.

Uzun süredir devam eden gayrimenkul sektörü durgunluğu, hanehalkı güvenini ve tüketim harcamalarını baskılıyor.

Ekonominin ikinci çeyrekte yıllık yüzde 4,3 büyümesi, son yılların en düşük çeyreklik büyüme oranlarından biri oldu.

Bu oran, Pekin yönetiminin 2026 yılı için belirlediği yüzde 4,5-5 büyüme hedefi aralığının da altında kaldı.

Ülkenin üçüncü çeyrek büyüme verilerinin pazartesi günü açıklanması bekleniyor.

İhracatın hızlanması, iç talepteki zayıflığın büyüme üzerindeki etkisini kısmen telafi ediyor.

Ancak dış pazarlara artan bağımlılık, Çin ekonomisini ticaret engellerine, jeopolitik gelişmelere ve küresel talepteki olası yavaşlamaya karşı daha kırılgan hale getiriyor.

Çin yönetimi: Küresel ticarete güçlü katkı sağlıyoruz

Çin Gümrük Genel İdaresi Başkan Yardımcısı Wang Jun, ilk dokuz aydaki dış ticaret performansının küresel ticaret ve ekonomik büyümeye güçlü destek verdiğini söyledi.

Wang, uluslararası ticaret ortamının zorlu olmaya devam ettiğini kabul etti.

Jeopolitik çatışmaların küresel ekonomik düzeni bozduğunu, ticarette korumacılık ve tek taraflı politikaların yükselişte olduğunu belirtti.

Buna karşılık küresel ekonominin dirençli kaldığını vurgulayan Wang, Çin'in dış ticaretinde istikrarlı büyümenin devam edeceğini öngördü.

Pekin yönetiminin değerlendirmeleri, ihracatın ekonomik büyüme açısından önemini koruyacağını gösteriyor.

Enflasyon yükseliyor ancak nedeni güçlü tüketim değil

Çin'de aynı gün açıklanan enflasyon verileri de enerji fiyatlarındaki yükselişin ekonomiye etkisini ortaya koydu.

Ulusal İstatistik Bürosu verilerine göre tüketici fiyatları eylül ayında yıllık yüzde 0,9 arttı.

Ağustos ayında tüketici enflasyonu yüzde 0,8 seviyesindeydi.

Üretici fiyatlarındaki yıllık artış ise yüzde 3,8'den yüzde 5'e yükseldi.

Analistler, özellikle üretici fiyatlarındaki hızlanmanın iç talepteki canlanmadan değil, Orta Doğu krizinin yükselttiği enerji ve fosil yakıt maliyetlerinden kaynaklandığını belirtiyor.

Goldman Sachs da veri öncesindeki değerlendirmesinde yüksek petrol fiyatlarının tüketici enflasyonunu, artan emtia maliyetlerinin ise üretici fiyatlarını yukarı çekeceğini öngörmüştü.

Bu nedenle fiyat artışlarının hızlanması, Çin ekonomisinde talep kaynaklı güçlü bir toparlanma yaşandığı anlamına gelmiyor.

Çin ekonomisinde iki farklı görünüm

Eylül verileri, Çin ekonomisinin karşı karşıya bulunduğu temel çelişkiyi ortaya koyuyor.

Bir tarafta YZ yatırımlarının desteklediği elektronik ihracatı, hızla büyüyen dış ticaret fazlası ve küresel pazarlardaki güçlü rekabet kapasitesi bulunuyor.

Diğer tarafta ise gayrimenkul sektöründeki uzun süreli durgunluk, zayıf tüketici talebi ve hedeflerin altında seyreden ekonomik büyüme yer alıyor.

İhracatın yıllık yüzde 36,3 artması kısa vadede büyümeyi desteklese de Çin'in dış pazarlara bağımlılığını azaltmıyor.

Üstelik Avrupa Birliği başta olmak üzere ticaret ortaklarının artan tepkileri, bu büyüme modelinin önündeki önemli risklerden biri haline geliyor.

Önümüzdeki dönemde Çin ekonomisi açısından temel soru, YZ kaynaklı ihracat patlamasının ne kadar sürdürülebileceği ve dış ticaretteki başarının zayıf iç talebi ne ölçüde telafi edebileceği olacak.

Çin'in ihracatı eylülde yüzde 36,3 arttı. YZ bağlantılı ürünler büyümeyi hızlandırırken dokuz aylık ticaret fazlası 938 milyar doları aştı.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş