Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Piyasa

Brent 114 doların üzerinde: İran'dan savaş mesajı, küresel piyasalarda temkinli toparlanma

Brent petrol 115 dolara yaklaşırken WTI 100 doları aştı. İran'ın savaş mesajları ve Aramco'ya yönelik tehditler petrolü yükseltirken Bank of America kasım ortasına kadar temkinli.

23 Ekim 2026

Brent 114 doların üzerinde: İran'dan savaş mesajı, küresel piyasalarda temkinli toparlanma

ABD ham petrolü yeniden 100 doların üzerine çıkarken Brent petrolün varil fiyatı 115 dolara yaklaştı. İran'ın asimetrik savaşa hazır olduğunu açıklaması, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi saldırıları ve Suudi Arabistan'da Aramco tesislerine yönelik tehditler enerji piyasalarındaki risk primini yükseltiyor. Küresel borsalarda yapay zekâ hisselerinin öncülük ettiği satış dalgası hafiflese de yüksek petrol fiyatları, enflasyon ve faiz beklentileri üzerindeki baskıyı artırıyor. Bank of America stratejisti Michael Hartnett ise kasım ortasına kadar riskli varlıklardan uzak durulmasını öneriyor.

Brent petrol beş ayın zirvesinde, WTI yeniden 100 doların üzerinde

Küresel enerji piyasalarında Ortadoğu kaynaklı jeopolitik riskler petrol fiyatlarını yukarı taşımaya devam ediyor.

Cuma günü ABD doğu saatiyle 06.51 itibarıyla Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 1,1 artışla varil başına 114,49 dolara yükseldi. ABD Batı Teksas türü (WTI) ham petrolü ise yüzde 1,6 değer kazanarak 101,04 dolardan işlem gördü.

Brent petrol gün içinde 114,96 dolar seviyesini de gördü.

Uluslararası gösterge Brent, böylece mayıs ayı başından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

Haftalık performansta ise Brent ve WTI arasındaki ayrışma dikkat çekiyor.

  • Brent petrol haftalık bazda yüzde 3,3 yükselişe hazırlanıyor. Böylece üst üste üçüncü haftasını kazançla tamamlayabilir.

  • WTI petrolün haftalık kaybı ise yüzde 1,1 düzeyinde. ABD petrolü iki haftalık yükseliş serisinin ardından haftayı düşüşle kapatabilir.

Petrol piyasasında fiyatları belirleyen temel unsur, Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'ndeki askeri gelişmeler olmaya devam ediyor.

Trump: İran petrol fiyatlarını seçim öncesinde yükseltmeye çalışıyor

ABD Başkanı Donald Trump, perşembe günü İran'ı Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere yönelik saldırılar konusunda yanlış bilgi yaymakla suçladı.

Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada İran'ın 3 Kasım'daki ABD ara seçimleri öncesinde petrol fiyatlarını yükseltmeye çalıştığını savundu.

ABD Başkanı'na göre Tahran yönetimi, petrol fiyatlarını yukarı çekmek amacıyla gemilere yönelik saldırılar ve mayın tehditleri konusunda gerçeği yansıtmayan açıklamalar yapıyor.

Trump ayrıca Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol miktarının çatışma öncesindeki seviyenin bile üzerine çıktığını ileri sürdü.

Bu açıklamalar, Washington ile Tahran arasında enerji arzının güvenliğine ilişkin söylem savaşının da sertleştiğini gösteriyor.

Ancak İran kaynaklı askeri açıklamalar, piyasaların jeopolitik riskleri fiyatlamaya devam etmesine neden oluyor.

İran: Yedi gemi saldırı ve mayınlardan etkilendi

İran Devrim Muhafızları Ordusu, perşembe günü Basra Körfezi'nde dört geminin vurulduğunu ve yangın çıktığını açıkladı.

İran devletine yakın Tasnim haber ajansının aktardığına göre, Hürmüz Boğazı'nda üç gemi daha mayınlara çarptı.

Böylece İran tarafı toplam yedi geminin saldırı veya mayınlar nedeniyle zarar gördüğünü öne sürdü.

Bu iddialar bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmış değil. ABD Başkanı Trump ise İran'ın gemi saldırılarına ilişkin açıklamalarını reddediyor.

Tarafların birbiriyle çelişen açıklamalarına rağmen, deniz taşımacılığının güvenliği konusundaki belirsizlik petrol piyasasında fiyatları destekleyen önemli bir unsur.

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olması nedeniyle çatışmaların küresel enerji arzına etkisi açısından yakından izleniyor.

İran ordusundan asimetrik savaş mesajı

İran Genelkurmay Başkanı'nın, ülkenin askeri kapasitesini güçlendirdiğini ve asimetrik savaşa tamamen hazır olduğunu söylediği bildirildi.

Asimetrik savaş, geleneksel ordular arasındaki doğrudan çatışmaların dışında kalan yöntemleri de kapsıyor.

Deniz taşımacılığının hedef alınması, insansız hava araçları, füze saldırıları ve kritik altyapıya yönelik operasyonlar bu kapsamda değerlendirilebiliyor.

İran'ın açıklaması, çatışmanın yalnızca konvansiyonel askeri operasyonlarla sınırlı kalmayabileceği yönündeki endişeleri artırıyor.

Enerji piyasaları açısından en önemli risk ise petrol üretim tesislerinin, ihracat terminallerinin ve tanker taşımacılığının hedef alınması.

Suudi Aramco'da tahliye alarmı

Ortadoğu'daki gerilimin bir başka önemli cephesi Suudi Arabistan.

Reuters'ın haberine göre, Suudi petrol devi Saudi Aramco, İran destekli Husilerin saldırılarının ardından çalışanlarına Dahran'daki genel merkezini boşaltmaları ve uzaktan çalışmaları yönünde talimat verdi.

Husiler son haftalarda Suudi Arabistan'daki havalimanlarına ve bazı Aramco ofislerine saldırılar düzenledi.

Bu saldırılarda birden fazla kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

Suudi Arabistan'ın petrol altyapısına yönelik tehditler, küresel arzın güvenliğine ilişkin kaygıları artırıyor.

Özellikle petrol üretimi ve ihracatında kalıcı kesintiler yaşanması halinde mevcut fiyat yükselişinin daha da güçlenmesi mümkün.

Yapay zekâ hisselerinde satış dalgası hafifledi

Petrol fiyatları yükselirken küresel hisse senedi piyasalarında teknoloji şirketlerinin öncülük ettiği sert satışların ardından sınırlı bir toparlanma gözleniyor.

Nasdaq 100 vadeli işlemleri, endeksin haziran ayından bu yana en kötü günlük performansını göstermesinin ardından yatay seyretti.

S&P 500 vadeli işlemleri ise yüzde 0,2 geriledi.

ABD'de işlem gören yarı iletken şirketlerini takip eden bir borsa yatırım fonu, piyasa öncesi işlemlerde sınırlı yükseldi.

Buna karşılık Meta Platforms hisselerinde kayıplar devam etti.

SpaceX hisseleri ise şirketin kablosuz iletişim operatörü olma planlarına ilişkin yeni ayrıntıların ortaya çıkmasıyla yükseldi.

Piyasalardaki temel tartışma, yapay zekâ altyapısına yapılan devasa yatırımların şirketlerin gelir ve kârlılık performansıyla ne ölçüde desteklenebileceği.

Yatırımcılar, veri merkezleri ve yapay zekâ altyapısına ayrılan sermayenin geri dönüş süresini giderek daha fazla sorguluyor.

Bank J. Safra Sarasin: Yapay zekâ gelirleri yatırımları haklı çıkarmalı

Bank J. Safra Sarasin stratejisti Wolf von Rotberg'e göre, teknoloji hisselerindeki satış baskısının kalıcı biçimde hafiflemesi için büyük ABD teknoloji şirketlerinin yapay zekâ yatırımlarından elde ettikleri gelirlerin hızla arttığını göstermesi gerekiyor.

Von Rotberg, şirketlerin yükselen yatırım harcamalarını haklı çıkaracak gelir artışını ortaya koymasının önemine dikkat çekti.

Stratejiste göre kredi piyasalarında stres işaretleri artarken yatırımcıların yeni sermaye harcamalarını finanse etme isteği zayıflıyor.

Bu değerlendirme, teknoloji sektöründeki sorunun yalnızca yüksek hisse senedi değerlemelerinden kaynaklanmadığına işaret ediyor.

Yapay zekâ altyapısının finansman maliyetleri de giderek daha önemli hale geliyor.

Nitekim şirket tahvillerinin risk primleri Mayıs 2025'ten bu yana en yüksek seviyelerine ulaştı.

Kredi piyasalarındaki bu gelişme, yapay zekâ yatırımlarının sürdürülebilirliğine ilişkin endişeleri güçlendiriyor.

Bank of America: Kasım ortasına kadar riskli varlıklardan uzak durun

Bank of America stratejisti Michael Hartnett, küresel piyasalardaki riskten kaçış eğiliminin kasım ayının ortasına kadar devam edebileceğini düşünüyor.

Hartnett, yatırımcılara gönderdiği notta kısa vadede riskli varlıklara karşı temkinli duruşunu koruduğunu belirtti.

Stratejiste göre piyasalar, ABD'deki ara seçimlerde Demokrat Parti'nin hem Temsilciler Meclisi'nde hem de Senato'da çoğunluğu kazanması ihtimalini henüz tam olarak fiyatlamadı.

Hartnett, böyle bir sonucun mevcut düşük vergi ve sınırlı düzenleme politikalarının sona ermesine yol açabileceğini ve şirketlerin kâr büyümesini olumsuz etkileyebileceğini savunuyor.

Bank of America stratejisti, kasım ortasına kadar hisse senetleri, ABD tahvil getirileri ve doların birlikte gerileyebileceği bir piyasa ortamı bekliyor.

Bu senaryo, yatırımcıların riskli varlıklardan çıkarken güvenli liman arayışını sürdürebileceğine işaret ediyor.

ABD tahvillerinde güvenli liman talebi

Teknoloji hisselerindeki sert satışlar, önceki seansta ABD Hazine tahvillerine güçlü talep yarattı.

Bu hareket sonucunda 10 yıllık ABD tahvil faizi, bir yılı aşkın sürenin en sert günlük düşüşünü kaydetti.

Cuma günü ise tahvil piyasasında önceki günün kazançlarının bir bölümü geri verildi.

Fransa devlet tahvillerindeki satış baskısının da hafiflediği görüldü.

Ancak petrol fiyatlarındaki yükseliş, tahvil piyasaları açısından önemli bir belirsizlik yaratıyor.

Enerji fiyatlarının yüksek kalması, enflasyon beklentilerini artırarak merkez bankalarının faiz indirimlerini zorlaştırabilir.

Bu nedenle yatırımcılar bir yandan büyüme ve teknoloji hisselerine ilişkin riskleri, diğer yandan enerji kaynaklı enflasyon baskısını fiyatlamaya çalışıyor.

Altın fiyatları büyük ölçüde yatay kalırken dolar sınırlı yükseldi.

Avrupa borsalarında ekonomik yavaşlama baskısı

Avrupa piyasalarında ise zayıf ekonomik veriler ve şirket bilançoları satış baskısını artırdı.

Stoxx Europe 600 endeksi yüzde 0,5 geriledi.

Euro Bölgesi'nde özel sektör faaliyetlerinin beklentilerin altında kalması, ekonomik büyümenin görünümüne ilişkin kaygıları güçlendirdi.

Şirketler cephesinde ise sert fiyat hareketleri yaşandı.

Lüks tüketim grubu Kering'in hisseleri, Gucci markasının satışlarının beklentilerden daha fazla düşmesinin ardından yüzde 13 geriledi.

Volvo Car hisseleri ise şirketin zarar açıklaması sonrasında yüzde 27 düşerek tarihi dip seviyesine indi.

Volvo'nun üst yöneticisi, Çin'de Batılı üreticiler tarafından geliştirilen otomobillere yönelik pazarın hızla daraldığını belirtti.

Bu gelişmeler, küresel ekonomideki sorunların yalnızca teknoloji sektörüyle sınırlı olmadığını gösteriyor.

Asya borsalarında sert düşüşten toparlanma

Asya piyasalarında gün içinde belirgin dalgalanmalar yaşandı.

Güney Kore'nin Kospi endeksi, seans sırasında yüzde 4,1'e kadar gerilemesine rağmen kayıplarını telafi ederek günü yüzde 0,3 yükselişle tamamladı.

MSCI Asya endeksi ise büyük ölçüde yatay seyretti.

Buna rağmen endeks, üst üste dördüncü haftasını kayıpla kapatmaya hazırlanıyor.

Julius Baer Asya Araştırma Başkanı Mark Matthews, yarı iletken hisselerinde son günlerde yaşanan sert düzeltmelerin alım fırsatı yaratabileceğini düşünüyor.

Matthews'a göre yarı iletkenlere yönelik talep hâlâ arzın oldukça üzerinde.

Bu değerlendirme, teknoloji sektöründe kısa vadeli değerleme endişelerine rağmen yapısal talep beklentilerinin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor.

ANALİZ: Petrol yükselirken borsaların toparlanması neden zor?

Küresel piyasalar aynı anda iki önemli riskle karşı karşıya.

Birincisi, yapay zekâ sektöründe hızla artan yatırım harcamalarının şirket kârlılıklarını ne ölçüde destekleyeceğine ilişkin belirsizlik.

İkincisi ise İran savaşı ve Ortadoğu'daki saldırıların petrol fiyatlarını yüksek tutması.

Bu iki gelişme birlikte değerlendirildiğinde, küresel hisse senetlerinin kalıcı bir toparlanma gerçekleştirmesi kolay görünmüyor.

Teknoloji şirketlerinin büyüme beklentileri sorgulanırken yükselen enerji fiyatları şirketlerin maliyetlerini artırıyor.

Petrol fiyatlarının yüksek kalması, tüketici enflasyonunu da olumsuz etkileyebilir.

Bu durum, Fed başta olmak üzere merkez bankalarının büyümeyi desteklemek amacıyla faiz indirme kapasitesini sınırlayabilir.

Öte yandan kredi piyasalarında risk primlerinin yükselmesi, özellikle büyük miktarda borçlanarak yapay zekâ altyapısı kuran şirketler için finansman koşullarını ağırlaştırıyor.

Dolayısıyla yatırımcıların yalnızca Nasdaq'ın günlük hareketlerini değil, şirket tahvillerindeki risk primlerini ve petrol fiyatlarını birlikte izlemesi gerekiyor.

Brent petrolün 115 dolara yaklaşması ve WTI'ın yeniden 100 doların üzerine çıkması, küresel ekonominin enerji kaynaklı yeni bir enflasyon şokuyla karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor.

Bank of America'nın kasım ortasına kadar temkinli duruş önerisi de bu belirsizliklerle uyumlu.

Bununla birlikte teknoloji hisselerinde yaşanan her sert düşüşün yeni bir küresel finans krizine dönüşeceği sonucuna varmak doğru olmaz.

Önümüzdeki dönemde belirleyici olacak gelişmeler, yapay zekâ şirketlerinin yatırım harcamalarını destekleyen gelirleri yaratıp yaratamayacağı ve Ortadoğu'daki çatışmaların enerji arzında kalıcı kesintilere neden olup olmayacağı.

Sonuç olarak, petrol fiyatları yüksek kaldığı ve yapay zekâ yatırımlarının finansmanına ilişkin soru işaretleri giderilmediği sürece küresel piyasalarda oynaklığın devam etmesi beklenebilir.

CNBC, Bloomberg

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler