Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Para-banka-finans

BIS’ten borç krizi uyarısı: Bir sonraki finansal krizi yönetmek daha zor olabilir

BIS Başkanı de Cos, rekor kamu borçları, yükselen tahvil faizleri ve banka dışı finans sektörünün gelecekte kriz yönetimini zorlaştırabileceğini söyledi.

6 Ekim 2026

BIS’ten borç krizi uyarısı: Bir sonraki finansal krizi yönetmek daha zor olabilir

Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) Başkanı Pablo Hernández de Cos, kamu borçlarının İkinci Dünya Savaşı sonrası zirvelere yaklaşmasının ve finans sisteminin hızla değişmesinin gelecekte yaşanabilecek krizlere merkez bankalarının müdahalesini zorlaştırabileceğini söyledi. Hedge fonlar ve varlık yöneticilerinin artan rolüne dikkat çeken de Cos, sosyal medya, dijital bankacılık, stablecoinler ve YZ’nin krizlerin yayılma hızını da artırabileceği uyarısında bulundu.

Küresel tahvil faizlerinin sert biçimde yükseldiği bir dönemde Uluslararası Ödemeler Bankası’ndan (BIS) finansal istikrara ilişkin önemli bir uyarı geldi.

BIS Başkanı Pablo Hernández de Cos, merkez bankalarının gelecekte yaşanacak finansal krizlerin yönetiminde yine kritik rol oynayacağını ancak yüksek kamu borçları ve finansal piyasalardaki yapısal değişimlerin bu görevi geçmişe kıyasla çok daha zor ve tartışmalı hale getirebileceğini söyledi.

Viyana'da konuşan de Cos, son 20 yılda yaşanan krizlerin piyasalardaki çalkantıyı kontrol altına almak için merkez bankalarının hızlı müdahalesinin önemini gösterdiğini belirtti.

Ancak BIS Başkanı'na göre bir sonraki kriz çok farklı koşullar altında yaşanabilir.

Kamu borçları İkinci Dünya Savaşı sonrası zirvelerde

Birçok ekonomide kamu borçları İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana görülen en yüksek seviyelere yaklaşırken, bütçe açıkları da yüksek seyrediyor.

Üstelik kamu maliyesi üzerindeki baskının önümüzdeki dönemde devam etmesi bekleniyor.

Bu tablo, merkez bankalarının piyasalara hangi koşullarda müdahale etmesi gerektiği konusunda önemli bir ikilem yaratabilir.

De Cos'a göre merkez bankalarının, finansal istikrarı veya para politikasının aktarım mekanizmasını tehdit eden bir piyasa bozulması ile yatırımcıların kamu maliyesinin sürdürülebilirliğine ilişkin haklı endişeleri arasında ayrım yapması giderek zorlaşabilir.

BIS Başkanı, piyasalardaki işleyiş bozukluğunun finansal istikrarı veya parasal aktarım mekanizmasını tehdit etmesi durumunda merkez bankalarının müdahale etmesi gerektiğini söyledi.

Ancak kamu borçlarının ve devletlerin finansman ihtiyacının çok yüksek olduğu bir ortamda, teknik olarak doğru tasarlanmış bir merkez bankası operasyonunun bile kamu borcunun finansmanına yönelik bir müdahale olarak algılanabileceği uyarısında bulundu.

Tahvil faizlerindeki yükseliş endişeleri artırıyor

BIS Başkanı'nın açıklamaları küresel tahvil piyasalarında satış baskısının belirgin şekilde arttığı bir döneme denk geldi.

Son dönemde dünya genelinde tahvil faizleri hızla yükselirken, Fransa ile AAA kredi notuna sahip Almanya'nın tahvil faizleri arasındaki farkın sert biçimde açılması Euro Bölgesi borç krizi dönemini hatırlatan gelişmelerden biri haline geldi.

Yükselen kamu borçları, yüksek bütçe açıkları ve artan borçlanma maliyetleri, devlet tahvili piyasalarının gelecekte yaşanabilecek finansal krizlerin merkezinde bulunabileceğine yönelik endişeleri artırıyor.

Hedge fonlar ve varlık yöneticilerine dikkat

De Cos'un üzerinde durduğu bir başka önemli risk ise banka dışı finansal kuruluşların devlet tahvili piyasalarındaki ağırlığının hızla artması.

Hedge fonlar, emeklilik fonları ve varlık yönetim şirketleri artık kamu borçlanma araçlarının en büyük yatırımcıları arasında yer alıyor.

BIS Başkanı'na göre bu kuruluşlar normal dönemlerde piyasa likiditesine katkıda bulunuyor. Ancak yüksek kaldıraç kullanımı ve piyasa temelli finansmana bağımlılıkları, kriz dönemlerinde finansal stresi büyütebiliyor.

De Cos, buna örnek olarak Mart 2020'de ABD Hazine tahvili piyasasında yaşanan “nakde hücum” sürecini ve İngiltere'de 2022 yılında yaşanan devlet tahvili krizini gösterdi.

Bu olaylarda yatırımcıların aynı anda likidite arayışına girmesi, dünyanın en büyük ve en likit tahvil piyasalarında bile ciddi bozulmalara neden olmuştu.

İngiltere modeli gelecekteki krizlere örnek olabilir

BIS Başkanı, İngiltere Merkez Bankası'nın 2022 tahvil krizine verdiği tepkinin, merkez bankalarının gelecekte varlık alımlarını kriz yönetim aracı olarak nasıl kullanabileceğine ilişkin bir model sunduğunu söyledi.

İngiltere Merkez Bankası'nın müdahalesinde tahvil alımlarının süre ve miktar açısından kesin biçimde sınırlandırılması, açık iletişim kurulması ve güçlü yönetişim mekanizmalarının kullanılması başarılı unsurlar arasında gösterildi.

Ancak de Cos, daha büyük ve uzun süre devam eden bir kriz sırasında merkez bankasının müdahaleyi gerçekten sınırlı tutacağına ilişkin taahhüdün piyasalar tarafından inandırıcı bulunmayabileceği uyarısında bulundu.

Bu durum merkez bankalarının finansal istikrar ile kamu finansmanına destek verme görüntüsü arasındaki hassas çizgide hareket etmek zorunda kalabileceğine işaret ediyor.

YZ ve sosyal medya krizleri hızlandırabilir

Finansal sistemdeki teknolojik dönüşüm de gelecekte yaşanabilecek krizlerin niteliğini değiştirebilir.

De Cos, dijital bankacılık, sosyal medya, stablecoinler ve YZ’nin (yapay zekâ) finansal krizlerin yayılma hızını artırabileceğine dikkat çekti.

İnternet üzerinden çok hızlı para çekilebilmesi ve sosyal medya aracılığıyla doğru ya da yanlış bilgilerin saniyeler içinde milyonlarca kişiye ulaşması, klasik banka hücumlarının çok daha kısa sürede gerçekleşmesine yol açabilir.

Bu nedenle merkez bankaları ve düzenleyici kurumlar gelecekte krizlere geçmişe göre çok daha hızlı tepki vermek zorunda kalabilir.

Daha güçlü düzenleme çağrısı

BIS Başkanı, banka dışı finansal kuruluşların ve gelişmekte olan finansal teknolojilerin daha güçlü biçimde düzenlenmesi gerektiğini savundu.

De Cos'a göre bu düzenlemeler hem ahlaki tehlikeyi sınırlamak hem de merkez bankalarının kriz yönetimi araçlarının etkinliğini korumak açısından gerekli.

Finansal krizlerin önlenmesi ve yönetilmesinin yalnızca merkez bankalarının sorumluluğu olmadığını vurgulayan de Cos, düzenleyici kurumlar ve hükümetlerin de önemli görevleri bulunduğunu söyledi.

Merkez bankası swap hatları kritik olmaya devam edecek

BIS Başkanı ayrıca gelecekteki finansal krizlerin uluslararası niteliğine dikkat çekerek küresel iş birliğinin önemini vurguladı.

Özellikle merkez bankaları arasındaki swap hatlarının, küresel finans sisteminde ciddi stres yaşandığı dönemlerde likidite sağlamak açısından kritik rolünü koruyacağını belirtti.

De Cos'un mesajı, küresel finans sistemi açısından giderek daha önemli hale gelen bir soruna işaret ediyor: Bir sonraki kriz geldiğinde merkez bankalarının piyasaları kurtarmak için sahip olduğu araçlar hâlâ güçlü olabilir, ancak yüksek kamu borçları, banka dışı finansal kuruluşların büyüyen ağırlığı ve teknolojinin krizleri hızlandırması nedeniyle bu araçları kullanmak geçmişe kıyasla çok daha karmaşık hale gelebilir.

Reuters

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş