Beyaz Saray'dan Türkiye'ye bir suçlama daha
Beyaz Saray, Türkiye’yi Çin mallarının ABD tarifelerini aşmak için kullanılma riski yüksek ülkeler arasında gösterdi. Yeni tarife açıklanmadı.
15 Ağustos 2026

Beyaz Saray, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 40’tan fazla ülkeyi, Çin bağlantılı ürünlerin ABD tarifelerinden kaçınmak amacıyla üçüncü ülkeler üzerinden sevk edilmesinde yüksek risk taşıyan merkezler arasında gösterdi. Raporda Türkiye’ye yönelik doğrudan bir yasa dışı ticaret suçlaması yapılmazken, güçlü lojistik altyapısı ve Çin ile ekonomik bağları nedeniyle ülkenin “aktarma riski” taşıdığı savunuldu.
ABD yönetimi, Çin menşeli ürünlerin yüksek gümrük vergilerinden kaçınmak amacıyla başka ülkeler üzerinden ABD’ye gönderildiğini ve bu yöntemin Washington'a yılda milyarlarca dolarlık vergi kaybına neden olduğunu öne sürdü.
Beyaz Saray’ın “The Great Transshipment Scam” başlıklı raporunda, Türkiye dahil 40’tan fazla ülke Çin bağlantılı ürünlerin yeniden yönlendirilmesinde kullanılma riski yüksek ülkeler arasında sıralandı.
Rapora göre Çin'den çıkan bazı ürünler üçüncü ülkelerde yeniden paketleniyor, etiketleri değiştiriliyor veya sınırlı bir üretim işleminden geçiriliyor. Ardından ürünlerin menşeinin değiştiği izlenimi yaratılarak daha düşük ABD tarifelerinden yararlanılması amaçlanıyor.
Beyaz Saray bu tür uygulamaların ABD Hazinesi açısından yıllık 19-26 milyar dolarlık gümrük vergisi kaybına neden olduğunu tahmin ediyor.
Türkiye ikinci risk grubunda
Türkiye raporda Brezilya, Endonezya, Malezya, Tayland ve Vietnam ile birlikte ikinci kategoride değerlendirildi.
Beyaz Saray'a göre bu ülkelerin ortak özelliği Çin ile güçlü ekonomik ilişkilere sahip olmalarının yanı sıra, Çin bağlantılı ürünleri ABD'ye yönelik ticaret akımlarına dahil edebilecek üretim ve lojistik kapasitesine sahip olmaları.
Ancak raporda önemli bir ayrım da yapıldı. Listeye dahil edilen ülkelerin aynı zamanda büyük miktarda tamamen meşru ticaret gerçekleştirdiği vurgulandı. Dolayısıyla Türkiye'nin listede bulunması, ülkeden yapılan ihracatın tamamının veya belirli Türk şirketlerinin yasa dışı faaliyet yürüttüğü anlamına gelmiyor.
Washington esas olarak Çin menşeli ürünlerin Türkiye gibi üçüncü ülkeler üzerinden menşe değiştirmiş gibi gösterilmesi riskine dikkat çekiyor.
Türkiye aynı zamanda “gelişmiş lojistik platform” olarak gösterildi
Raporda Türkiye ayrıca Belçika, Kanada, Hollanda, Singapur ve İsviçre ile birlikte “Developed Logistics Platforms – Gelişmiş Lojistik Platformlar” kategorisinde değerlendirildi.
Bu sınıflandırmada liman altyapısı, gümrük sistemleri, depolama kapasitesi ve yeniden ihracat ağları dikkate alınıyor.
Türkiye'nin Avrupa, Asya ve Ortadoğu arasındaki güçlü lojistik konumu uluslararası ticaret açısından önemli bir avantaj sağlarken, Washington'ın değerlendirmesine göre aynı altyapı Çin mallarının üçüncü ülkeler üzerinden ABD pazarına ulaştırılmasında da kullanılabilir.
Washington sorunun 2018'den sonra büyüdüğünü savunuyor
Beyaz Saray, küresel aktarma ağlarının özellikle ABD'nin 2018 yılında Çin mallarına yönelik Section 301 tarifelerini uygulamaya başlamasının ardından hızla genişlediğini öne sürüyor.
Söz konusu tarifelerin ardından Çinli ihracatçıların ürünlerini doğrudan ABD'ye göndermek yerine daha düşük tarifeye tabi ülkeler üzerinden sevk etmeye başladıkları iddia ediliyor.
Rapora göre kullanılan yöntemler arasında ürünlerin üçüncü ülkelerde sınırlı işleme tabi tutulması, yeniden paketlenmesi, etiketlerinin değiştirilmesi ve ticaret belgelerindeki menşe bilgilerinin değiştirilmesi bulunuyor.
Ancak ürünlerin Çin kaynaklı içeriğinin önemli bölümü değişmeden kalıyor.
ABD Ticaret Bakanlığı'nın hesaplamalarına göre yalnızca Meksika, Hindistan ve Vietnam üzerinden 2025 yılında yaklaşık 67 milyar dolarlık Çin malı aktarıldı. Washington bunun yaklaşık 28 milyar dolarlık tarife gelirinin kaybedilmesine yol açtığını tahmin ediyor.
Çin mallarında vergiler yüzde 25'e kadar çıkıyor
ABD'nin 2018'de uygulamaya başladığı Section 301 tarifeleri ürün grubuna bağlı olarak yüzde 7,5 ile yüzde 25 arasında değişiyor.
Temmuz 2026'da ise zorla çalıştırma yoluyla üretilen ürünlere ilişkin politikalar gerekçe gösterilerek Çin mallarına ayrıca yüzde 12,5 oranında Section 301 tarifesi uygulanmaya başlandı.
Türkiye de ABD Ticaret Temsilciliği'nin son düzenlemesi kapsamında zorla çalıştırılan işgücüne ilişkin uygulamalar nedeniyle yüzde 12,5'lik Section 301 vergisine tabi ülkeler arasında yer alıyor.
Bu nedenle Washington'ın menşe kurallarına yönelik denetimlerini sıkılaştırması, Türkiye üzerinden ABD'ye ihracat yapan şirketler açısından daha önemli hale gelebilir.
ABD tarife kaçakçılığını YZ ile takip edecek
Beyaz Saray raporu, üçüncü ülkeler üzerinden gerçekleştirildiği iddia edilen tarife kaçakçılığına karşı şimdilik yeni bir ek gümrük vergisi açıklamadı.
Ancak Trump yönetimi denetimleri teknolojik araçlarla güçlendirmeye hazırlanıyor.
ABD Gümrük ve Sınır Koruma biriminin şüpheli sevkiyatları belirlemesine yardımcı olmak amacıyla “Detective Border” adı verilen YZ tabanlı bir sistem geliştiriliyor.
Sistemin ticaret verilerini inceleyerek ürünlerin gerçek menşei konusunda şüphe yaratan sevkiyatları tespit etmesi amaçlanıyor.
Washington ayrıca ithalatçıların sorumluluğu, şirket sahipliği bilgilerinin açıklanması, teminat uygulamaları, cezalar ve ticari şeffaflık alanlarında gümrük denetimlerini sıkılaştırmayı planlıyor.
Türkiye ihracatı açısından yeni risk
Raporda Türkiye'ye yönelik yeni bir yaptırım veya ek tarife açıklanmaması önemli. Ancak Washington'ın Çin ürünlerinin üçüncü ülkeler üzerinden ABD'ye girişini engellemeye giderek daha fazla ağırlık vermesi, Türkiye açısından yeni bir ticaret riski yaratıyor.
Özellikle Çin'den ara malı veya nihai ürün ithal ederek ABD'ye ihracat yapan şirketlerin yerli katma değer ve ürün menşeini daha ayrıntılı biçimde kanıtlama zorunluluğuyla karşı karşıya kalması mümkün.
ABD'nin gelecekte yapacağı karşılıklı ticaret anlaşmalarına daha sert menşe kuralları eklemesi de Türkiye gibi Çin ile güçlü ticari ilişkileri bulunan üretim ve lojistik merkezlerini doğrudan etkileyebilir.
Dolayısıyla Beyaz Saray'ın raporu şimdilik Türkiye'ye yönelik yeni bir tarife kararı anlamına gelmiyor. Ancak ABD-Çin ticaret savaşının giderek üçüncü ülkelerin üretim ve lojistik ağlarına taşındığını gösteren yeni bir işaret niteliğinde.
Kaynak Rapor linki: https://www.whitehouse.gov/wp-content/uploads/2026/08/The-Great-Transshipment-Scam.pdf



