Dolar/TL49,83
0.06%
Euro/TL55,61
0.07%
Gram Altın6.473,32
0.22%
BIST 10011.165,44
0.13%
Brent Petrol$109,03
2.34%
Gümüş/Ons$52,21
2.71%
Gedik Yatırım
Politika

ARAŞTIRMA: Fon krizi hakkında altı anket ne söylüyor? Halk kimi suçluyor, zararları kim ödemeli?

Fon kriziyle ilgili altı anket ne söylüyor? Halk kimi sorumlu tutuyor, mağdurların zararlarını kimin karşılamasını istiyor?

29 Ekim 2026

ARAŞTIRMA: Fon krizi hakkında altı anket ne söylüyor? Halk kimi suçluyor, zararları kim ödemeli?

Ekim 2026'da yayımlanan altı kamuoyu araştırması, Türkiye'yi sarsan yatırım fonu krizinin toplumda nasıl değerlendirildiğini ortaya koyuyor. ASAL, AREA, Areda Survey, ADA Araştırma, BETİMAR ve Ank-Ar tarafından gerçekleştirilen anketlerde vatandaşlara krizin sorumluları, mağdurların zararlarının nasıl karşılanması gerektiği ve soruşturmaların sonuçlarına duyulan güven soruldu. Araştırmaların ortak bulgusu, denetleyici kurumlar ile ekonomi yönetiminin önemli ölçüde sorumlu tutulması, haksız kazançların geri alınmasına güçlü destek verilmesi ve kamu bütçesinden tazminata sınırlı destek çıkması oldu.

1. ASAL Araştırma: Halkın yüzde 68,8'i zararları haksız kazanç sağlayanların ödemesini istiyor

Araştırma tarihi: 4–10 Ekim 2026
Örneklem: 28 ilde 2.020 kişi

ASAL Araştırma'nın anketi, fon krizinin hem Türkiye'nin genel gündemindeki yerini hem de ekonomik sorunlar arasındaki önemini ölçtü.

Araştırmanın sonuçlarına göre:

  • Fon krizini Türkiye'nin en önemli sorunu olarak görenler: %16,5

  • Yatırım fonu ve borsa krizini ekonominin en önemli sorunu olarak görenler: %26,5

Ankette krizin sorumlularına ilişkin soruya verilen yanıtlar ise şöyle:

  • Denetim ve gözetim kuruluşları: %45,6

  • Ekonomi yönetimi: %24,7

  • Yüksek risk alan yatırımcılar: %19,9

Mağdurların zararlarını kim karşılamalı?

  • Haksız kazanç elde edenler: %68,8

  • Denetim görevini yerine getirmeyenler: %13,7

  • Devlet bütçesi: %3,5

ASAL'ın araştırmasında en dikkat çekici sonuç, mağduriyetlerin kamu bütçesinden karşılanmasına verilen desteğin son derece düşük olması.

Katılımcıların yaklaşık yedide biri değil, onda yedisi, zararların haksız kazanç elde edenlerden tahsil edilmesini savunuyor.

Anket ayrıca fon krizinin yalnızca doğrudan etkilenen yatırımcıların değil, daha geniş bir kesimin ekonomik gündemine girdiğini gösteriyor.

2. AREA Araştırma: Yüzde 59,4 sorumluların cezalandırılacağına inanmıyor

Araştırma tarihi: 5–9 Ekim 2026
Örneklem: 26 il ve 87 ilçede 2.050 kişi

AREA Araştırma'nın anketi, fon krizinde sorumluların cezalandırılması ve haksız kazançların geri alınmasına yönelik kamuoyu beklentilerine odaklandı.

Fon yolsuzluğuna karışanların gerektiği gibi soruşturulup cezalandırılacağına inanıyor musunuz?

  • Hayır: %59,4

  • Evet: %33,0

Fon yolsuzluğuyla elde edilen haksız kazançların geri alınarak mağdurlara iade edileceğini düşünüyor musunuz?

  • Hayır: %61,9

  • Evet: %29,2

AREA'nın bulguları, soruşturmanın sonuçlarına ilişkin ciddi bir güvensizliğe işaret ediyor.

Katılımcıların yaklaşık yüzde 60'ı sorumluların gerektiği gibi cezalandırılacağına inanmıyor.

Daha da yüksek bir oran, haksız kazançların geri alınarak mağdurlara iade edileceğini düşünmüyor.

Bu sonuçlar, soruşturmaların geleceğine ilişkin kamuoyu beklentilerini ölçüyor. Soruşturmaların gerçekte nasıl sonuçlanacağını ortaya koymuyor.

3. Areda Survey: Krizin sorumlusu ekonomi yönetimi diyenler yüzde 42

Araştırma tarihi: 30 Eylül–4 Ekim 2026
Örneklem: Türkiye genelinde 2.400 kişi

Areda Survey'in araştırmasında vatandaşlara fon krizinin temel sorumlularının kimler olduğu soruldu.

Yanıtlar şöyle:

  • Ekonomi yönetimi: %42,0

  • Denetimini yeterince yapmayan kurumlar: %23,9

  • Fon ve portföy yöneticileri: %8,9

  • Riskleri sorgulamayan yatırımcılar: %5,6

Araştırma, yaş grupları arasında önemli farklılıklar bulunduğunu da gösterdi.

18–34 yaş grubundaki katılımcıların yüzde 51'i ekonomi yönetimini birincil sorumlu olarak gösterdi.

Bu oran 35–54 yaş grubunda yüzde 32,2 oldu.

Peki, zararları kim karşılamalı?

  • Fon yöneticileri ve kriz öncesinde haksız veya yüksek kazanç elde edenler: %67,5

  • Devlet kaynakları: %7,9

  • Kimse; yatırım riski yatırımcıya aittir: %7,8

Areda'nın bulguları, krizin sorumluluğunun ağırlıklı olarak ekonomi yönetimi ve denetleyici kurumlara yüklendiğini gösteriyor.

Ancak mağduriyetlerin giderilmesi söz konusu olduğunda vatandaşların önemli çoğunluğu kamu kaynaklarının kullanılmasını değil, haksız kazanç sağlayanların ödeme yapmasını tercih ediyor.

4. ADA Araştırma: Denetleyici kamu kurumları ilk sırada

Araştırma tarihi: 10–15 Ekim 2026
Örneklem: 2.500 kişi

ADA Araştırma, yatırım fonlarıyla ilgili krizde suçun kimde olduğunu sordu.

Katılımcıların yanıtları şöyle sıralandı:

  • Denetim ve düzenlemeden sorumlu kamu kurumları: %32,7

  • Siyasi hükümet, bakanlıklar ve Cumhurbaşkanlığı: %17,4

  • Hepsi: %12,6

  • Fon ve şirket yöneticileri: %5,9

  • Yatırımcıların kendi hataları: %4,7

  • Bankalar ve aracı finans kuruluşları: %2,9

  • Portföy yönetim şirketleri: %2,5

  • Doğrudan AK Parti: %1,0

  • Fikir belirtmeyenler: %20,1

ADA araştırmasında denetim ve düzenlemeden sorumlu kamu kurumları en fazla işaret edilen seçenek oldu.

Hükümet, bakanlıklar ve Cumhurbaşkanlığı'nı doğrudan sorumlu tutanların oranı ise yüzde 17,4 olarak ölçüldü.

Katılımcıların yaklaşık beşte birinin görüş belirtmemesi de araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri.

5. BETİMAR: Yüzde 50,5 fon soruşturmasının iktidara güveni azaltacağını düşünüyor

Yayımlanma tarihi: 23 Ekim 2026

BETİMAR'ın araştırması, fon krizinin siyasi sonuçlarına odaklanması bakımından diğer anketlerden ayrılıyor.

Araştırmaya göre fon krizini Türkiye'nin önemli gündem maddeleri arasında gösterenlerin oranı %16,3 oldu.

Fon soruşturmasının siyasi etkisi ne olacak?

  • İktidara güveni azaltacak: %50,5

  • Siyasi etkisi sınırlı kalacak: %34,0

  • Muhalefetin söylemini güçlendirecek: %15,5

Katılımcıların yarısından fazlası, fon soruşturmasının iktidara duyulan güveni olumsuz etkileyeceğini düşünüyor.

Bununla birlikte bu sonuç, iktidara duyulan güvende gerçekleşmiş bir düşüşü değil, vatandaşların geleceğe yönelik beklentilerini ölçüyor.

Dolayısıyla anketten doğrudan bir oy kaybı sonucu çıkarmak mümkün değil.

6. Ank-Ar: Hükümet ve ekonomi yönetimi yüzde 31,9 ile ilk sırada

Araştırma tarihi: 30 Eylül–8 Ekim 2026
Yayımlanma tarihi: 25 Ekim 2026
Örneklem: 2.003 kişi

Ank-Ar araştırmasında vatandaşlara borsa ve yatırım fonlarıyla ilgili gelişmelerde en büyük sorumluluğun kimde olduğu soruldu.

Yanıtlar şöyle:

  • Hükümet ve ekonomi yönetimi: %31,9

  • SPK ve denetim mekanizmaları: %15,6

  • Birden fazla taraf: %6,2

  • Portföy şirketleri ve fon yöneticileri: %5,9

  • Yatırımcılar: %5,2

  • Şirketler: %2,6

  • Görüş belirtmeyenler: %32,6

Ankette siyasi parti tercihlerine göre de farklılıklar görüldü.

Hükümeti sorumlu tutanların oranı:

  • AK Parti seçmenleri: %15,9

  • Zafer Partisi seçmenleri: %54,9

  • Yeni Parti seçmenleri: %49,8

Ank-Ar araştırmasında hükümet ve ekonomi yönetimi en çok işaret edilen somut sorumluluk seçeneği oldu.

Ancak katılımcıların yüzde 32,6'sının görüş belirtmemesi, sonuçlar değerlendirilirken dikkate alınması gereken önemli bir unsur.

Altı anketin ortak sonuçları ne söylüyor?

Ekim ayında yapılan veya yayımlanan altı araştırma, fon krizinin kamuoyundaki etkilerini farklı açılardan ortaya koyuyor.

Anketlerde üç temel eğilim dikkat çekiyor.

1. Sorumluluk ağırlıklı olarak denetleyici kurumlara ve ekonomi yönetimine yükleniyor

ASAL ve ADA araştırmalarında denetleyici kurumlar en fazla sorumlu tutulan seçenekler arasında ilk sırada yer aldı.

Areda ve Ank-Ar araştırmalarında ise ekonomi yönetimi veya hükümet ilk sırada çıktı.

Bu farklılıklar, araştırmalarda kullanılan soru ifadelerinden ve katılımcılara sunulan seçeneklerden kaynaklanıyor olabilir.

Dolayısıyla anketlerin sonuçlarını doğrudan karşılaştırarak tek bir sorumluluk oranı hesaplamak doğru olmaz.

Bununla birlikte araştırmaların ortak noktası, kamu kurumları ve ekonomi yönetimine önemli ölçüde sorumluluk atfedilmesi.

2. Halk, mağdurların zararlarının bütçeden karşılanmasını istemiyor

Fon krizinin ekonomik sonuçları açısından en dikkat çekici bulgu, mağdurların zararlarının nasıl karşılanması gerektiğine ilişkin yanıtlar.

İki ayrı araştırma birbirine oldukça yakın sonuçlar verdi.

Haksız kazanç sağlayanların zararları karşılamasını isteyenler:

  • ASAL: %68,8

  • Areda Survey: %67,5

Kamu bütçesinden veya devlet kaynaklarından ödeme yapılmasını isteyenler:

  • ASAL: %3,5

  • Areda Survey: %7,9

Bu sonuçlar, kamuoyunun önemli bir bölümünün mağduriyetlerin giderilmesini desteklediğini, ancak bunun maliyetinin vergi mükelleflerine yüklenmesini tercih etmediğini gösteriyor.

Anketlerde çoğunluk, haksız kazançların geri alınarak mağdurların zararlarının karşılanmasını istiyor.

Ancak bu tercihlerin hukuken nasıl uygulanabileceği, haksız kazançların ne ölçüde tespit edilebileceği ve tahsil edilen varlıkların zararları karşılamaya yetip yetmeyeceği ayrı konular.

3. Soruşturmanın sonuçlarına güven düşük

AREA araştırmasının bulguları, fon krizinin yalnızca ekonomik değil, hukuki ve kurumsal boyutları bulunduğunu da ortaya koyuyor.

  • Sorumluların cezalandırılacağına inanmayanlar: %59,4

  • Haksız kazançların mağdurlara iade edileceğine inanmayanlar: %61,9

Bu oranlar, kamuoyunun soruşturma ve zararların tazmini süreçlerinden beklentilerinin düşük olduğunu gösteriyor.

Öte yandan BETİMAR araştırmasında katılımcıların yüzde 50,5'i fon soruşturmasının iktidara güveni azaltacağını düşündüğünü belirtiyor.

Böylece fon krizinin finansal piyasalardaki etkilerinin yanında siyasi ve kurumsal güven açısından da önem taşıdığı görülüyor.

Anketlerin gösterdiği beş önemli sonuç

Altı araştırmadan çıkan temel bulgular şöyle özetlenebilir:

  1. Fon krizi geniş bir kesimin gündeminde. ASAL'a göre katılımcıların yüzde 26,5'i yatırım fonu ve borsa krizini ekonominin en önemli sorunu olarak görüyor.

  2. Denetim mekanizmaları sorgulanıyor. ASAL'da yüzde 45,6, ADA'da yüzde 32,7 denetleyici kurumları sorumlu tutuyor.

  3. Ekonomi yönetimine de sorumluluk atfediliyor. Areda'da yüzde 42, Ank-Ar'da yüzde 31,9 hükümet veya ekonomi yönetimini işaret ediyor.

  4. Kamu kaynaklarıyla tazminata destek sınırlı. ASAL'da yüzde 3,5, Areda'da yüzde 7,9 devlet kaynaklarından ödeme yapılmasını istiyor.

  5. Soruşturmanın sonuçlarına ilişkin şüpheler yaygın. AREA'da yaklaşık her on kişiden altısı cezalandırma ve haksız kazançların iadesi konusunda olumsuz beklenti taşıyor.

Sonuç: Fon krizi finansal piyasaların ötesinde bir güven meselesine dönüştü

Ekim 2026'da yayımlanan altı kamuoyu araştırması, yatırım fonu krizinin toplumda yalnızca yatırımcı zararları üzerinden değerlendirilmediğini gösteriyor.

Vatandaşlar, krizin ortaya çıkmasında denetim mekanizmalarının ve ekonomi yönetiminin sorumluluğunu sorgularken, mağduriyetlerin giderilmesi konusunda da belirgin tercihler ortaya koyuyor.

Özellikle iki araştırmada yaklaşık yüzde 68 düzeyinde ölçülen haksız kazançların geri alınması talebi, kamuoyunun tazminat konusunda benzer bir yaklaşım sergilediğine işaret ediyor.

Buna karşılık devlet bütçesinden ödeme yapılmasına destek oldukça sınırlı kalıyor.

AREA'nın sonuçları ise soruşturmaların sonuçlarına ve zararların geri alınmasına ilişkin beklentilerin zayıf olduğunu ortaya koyuyor.

Altı anketin birlikte değerlendirilmesinden çıkan temel sonuç, kamuoyunun sorumluların tespit edilmesini ve haksız kazançların geri alınmasını istediği, ancak mağduriyetlerin maliyetinin genel bütçeye yüklenmesine geniş destek vermediğidir.

Fon krizinin ekonomik ve siyasi sonuçlarının ne ölçüde kalıcı olacağı ise soruşturmaların seyri, yatırımcıların zararlarının giderilmesi ve finansal piyasalara duyulan güvenin yeniden tesis edilmesine bağlı olacak.

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler