ANALİZ: Fon Skandalı — Kenarından köşesinden temizlik sürüyor, siyasi bağlantılara dokunulmuyor
SPK, Hedef Portföy fonlarını tasfiyeye aldı; 37 kişi hakkında suç duyurusu yapıldı. Fon skandalında siyasi bağlantı iddiaları ise tartışılıyor.
17 Ekim 2026

Türkiye'yi sarsan fon skandalında Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yeni yaptırım kararları açıkladı. Hedef Portföy'ün yatırım fonları tasfiye edilirken iki şirketin hisselerindeki işlemler nedeniyle 37 kişi hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Toplam 42 kişi ve şirkete iki yıl işlem yasağı getirildi, 21 kişinin sermaye piyasası lisansı iptal edildi. Ancak skandalın siyasi bağlantılarına ilişkin iddialar henüz aydınlatılmış değil. Üstelik soruşturmayı haberleştiren gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklama kararları, kamuoyundaki soru işaretlerini daha da büyütüyor.
SPK'dan Hedef Portföy fonlarına tasfiye kararı
Sermaye Piyasası Kurulu, 15 Ekim 2026 tarihli kararıyla Hedef Portföy Yönetimi AŞ'nin kurucusu olduğu yatırım fonlarının tasfiye işlemlerinin başlatılmasını kararlaştırdı.
SPK bülteninde yer alan açıklamaya göre, daha önce 17 Eylül 2026 tarihli kararlar kapsamında tasfiyesine karar verilen Hedef Portföy fonları, 30 Eylül tarihli kararın kapsamından çıkarıldı.
Yeni tasfiye süreci, daha önce üç portföy yönetim şirketinin fonları için belirlenen esaslar çerçevesinde yürütülecek.
Karar, fon skandalının ardından portföy yönetim sektöründe başlatılan düzenleyici müdahalelerin sürdüğünü gösteriyor.
Ancak fonların tasfiye edilmesi, yatırımcıların zararlarının ne ölçüde ve hangi takvimde karşılanacağı sorusunu tek başına yanıtlamıyor.
Özellikle likidite sıkıntısı yaşayan fonlarda varlıkların hangi fiyatlardan nakde çevrileceği ve yatırımcılara yapılacak ödemelerin ne zaman tamamlanacağı önem taşıyor.
İki şirketin hisselerinde 37 kişi hakkında suç duyurusu
SPK'nın 16 Ekim 2026 tarihli haftalık bülteninde ise borsadaki işlemlere yönelik kapsamlı yaptırımlar açıklandı.
Kurul, Vişne Madencilik Üretim Sanayi ve Ticaret AŞ (VSNMD) hisselerinde gerçekleştirilen işlemler nedeniyle 22 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.
Işıklar Enerji ve Yapı Holding AŞ (IEYHO) hisselerindeki işlemler nedeniyle de 15 kişi hakkında suç duyurusu kararı alındı.
Böylece iki şirketin pay piyasasındaki işlemlerle bağlantılı olarak toplam 37 kişi hakkında yasal süreç başlatılması kararlaştırıldı.
Suç duyurularının, Sermaye Piyasası Kanunu'nun piyasa dolandırıcılığını düzenleyen hükümleri kapsamında yapıldığı bildirildi.
Bu kararlar, ilgili kişiler hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunduğu anlamına gelmiyor. Cezai sorumluluk, yürütülecek adli süreçte belirlenecek.
Tera Yatırım ve Tera Portföy de işlem yasağı listesinde
SPK, incelemeler kapsamında toplam 42 kişi ve şirkete borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda iki yıl işlem yapma yasağı getirdi.
VSNMD hisselerindeki işlemler nedeniyle 22 kişinin yanı sıra şu dört şirket hakkında yaptırım kararı alındı:
Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ
Tera Portföy Yönetimi AŞ
MAG Tarımsal Ürünler Pazarlama ve Ticaret AŞ
Dilim Bilişim Teknolojileri Perakende Ticaret AŞ
IEYHO hisselerindeki işlemler nedeniyle ise 15 kişi ile Alnus Yatırım Menkul Değerler AŞ hakkında aynı süreyle işlem yasağı uygulanmasına karar verildi.
SPK, Tera Yatırım, Tera Portföy ve Alnus Yatırım'a getirilen yasakların, ilgili hisselerde şirketlerin kendi nam ve hesaplarına gerçekleştirdikleri işlemlerle sınırlı olduğunu belirtti.
Bu ayrıntı önemli. Söz konusu kararlar, şirketlerin bütün faaliyetlerinin durdurulduğu anlamına gelmiyor.
21 kişinin sermaye piyasası lisansı iptal edildi
Kurulun yaptırımları işlem yasaklarıyla sınırlı kalmadı.
VSNMD hisselerindeki işlemler nedeniyle 12 kişinin, IEYHO hisselerindeki işlemler nedeniyle ise dokuz kişinin sahip olduğu sermaye piyasası lisanslarının işlem yasağı süresince iptal edilmesine karar verildi.
Böylece toplam 21 kişinin lisansları, iki yıllık yasak dönemi boyunca geçersiz olacak.
SPK ayrıca, hakkında suç duyurusunda bulunulan kişilerin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmeleri için elde ettikleri veya elde edilmesine neden oldukları menfaatin iki katı tutarında ödeme yapmaları gerektiğini bildirdi.
Ödenecek tutarın 500 bin liranın altında olamayacağı belirtildi.
Bu yaptırımlar, sermaye piyasasında piyasa dolandırıcılığıyla mücadele açısından önemli adımlar.
Ancak fon skandalının yarattığı güven krizinin yalnızca idari yaptırımlarla giderilmesi mümkün görünmüyor.
Siyasi bağlantı iddiaları neden araştırılmıyor?
Fon skandalında asıl tartışma, soruşturmanın siyasi bağlantılara uzanıp uzanmayacağı noktasında yoğunlaşıyor.
Basında yer alan haberlerde, iktidar çevreleriyle ilişkili olduğu öne sürülen bazı isimlerin skandalla bağlantıları bulunduğu iddia edildi.
Bu haberlerde eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AKP Sözcüsü Ömer Çelik'in yakın arkadaşı olduğu ileri sürülen Osman Arıkan Nacar, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı'nın oğlu Mustafa Yazıcı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın çalışma ekibinden Fatih Kılınç ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeğeni Üsame Erdoğan'ın isimleri gündeme getirildi.
Ancak bir kişinin adının haberlerde geçmesi, herhangi bir suça karıştığının kanıtı değil.
Önemli olan, bu iddiaların bağımsız ve şeffaf biçimde araştırılması, varsa somut delillerin kamuoyuyla paylaşılması ve hukuki sorumluluğun siyasi kimlikten bağımsız olarak belirlenmesi.
Kaynak haberlerde, adı geçen isimlere yönelik herhangi bir işlem yapılmadığı ileri sürülüyor.
Bu iddiaların açıklığa kavuşturulmaması ise kamuoyunda soruşturmanın kapsamına ilişkin kuşkuları besliyor.
Fon skandalında piyasa oyuncularına yaptırım uygulanırken siyasi bağlantı iddialarının cevapsız kalması, yürütülen temizliğin yeterliliğini tartışmalı hale getiriyor.
Gazetecilere gözaltı ve ev hapsi kararları
Skandalın bir başka tartışmalı boyutu, soruşturmayla ilgili haber yapan gazetecilere yönelik adli işlemler.
Kaynak haberlerde, fon skandalını araştıran gazetecilerden ikisinin tutuklandığı, ikisi hakkında ise ev hapsi kararı verildiği belirtiliyor.
Son olarak gazeteci Bahadır Özgür ile daha önce hakkında ev hapsi kararı bulunan Murat Ağırel'in gözaltına alındığı bildirildi.
Bahadır Özgür'ün daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı aktarıldı.
Gazetecilere yönelik bu işlemler, kamuoyunu yakından ilgilendiren finansal ilişkilerin haberleştirilmesi ve basın özgürlüğü konusunda yeni tartışmalara yol açtı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fon krizinde sorunun kontrol altına alındığını ifade etmişti.
Ancak soruşturmanın bütün yönleriyle aydınlatılması, yalnızca finansal piyasalara yönelik yaptırımların açıklanmasına değil, kamuoyunun bilgi edinme hakkının korunmasına da bağlı.
ANALİZ: Temizlik var ama güven sorunu çözülmedi
SPK'nın son kararları, fon skandalının ardından sermaye piyasasında başlatılan temizlik çalışmalarının sürdüğünü gösteriyor.
Hedef Portföy fonlarının tasfiyesi, 37 kişi hakkında suç duyurusu, 42 kişi ve şirkete işlem yasağı ve 21 kişinin lisanslarının iptali küçümsenecek gelişmeler değil.
Ancak bunlar krizin yalnızca bir boyutunu oluşturuyor.
Yatırımcıların temel soruları hâlâ yanıt bekliyor:
Fonlarda kaybolan veya erişilemeyen paranın ne kadarı geri dönecek? Tasfiye işlemleri ne zaman tamamlanacak? Denetim mekanizmaları neden daha önce devreye girmedi? Siyasi bağlantılara ilişkin iddialar kapsamlı biçimde araştırılacak mı?
Bütün bunlara bir de gazetecilere yönelik adli işlemler eklendiğinde, soruşturmanın şeffaflığı daha da önemli hale geliyor.
Sermaye piyasalarında güven, yalnızca manipülasyon yaptığı öne sürülen kişilere ceza verilerek yeniden kurulamaz.
Denetleyici kurumların geçmişteki sorumluluklarının da değerlendirilmesi, yatırımcı zararlarının giderilmesi ve siyasi bağlantı iddialarının hukuki zeminde açıklığa kavuşturulması gerekir.
Bizim değerlendirmemiz, fon skandalında kenarından köşesinden bir temizlik yapıldığı, ancak krizin siyasi ve kurumsal boyutlarının henüz yeterince aydınlatılmadığı yönünde.
SPK'nın yaptırımları gerekli olabilir. Fakat yatırımcıların ve kamuoyunun güvenini yeniden kazanmak için bundan çok daha fazlasına ihtiyaç var.
Basın kaynakları
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




