Afrika'nın çölleşmeye karşı 8 bin kilometrelik Yeşil Duvar projesi neden başarısız oldu?
Afrika'nın 8 bin kilometrelik Büyük Yeşil Duvar projesi hedeflerinden uzak kaldı. Uzmanlar, çölleşmeye karşı yerel çiftçi yöntemlerini öneriyor.
17 Ekim 2026

Afrika'da Sahra Çölü'nün güneye doğru yayılmasını önlemek amacıyla 2007 yılında başlatılan ve 30 milyar dolara mal olması öngörülen Büyük Yeşil Duvar projesi, yaklaşık 20 yılın ardından hedeflerinden oldukça uzak kaldı. Birleşmiş Milletler verilerine göre rehabilite edilen arazilerin oranı kullanılan ölçüm yöntemine bağlı olarak yüzde 4 ile yüzde 20 arasında değişiyor. Uzmanlar, milyarlarca dolarlık ağaçlandırma projeleri yerine yerel çiftçilerin öncülük ettiği düşük maliyetli yöntemlerin daha başarılı sonuçlar verdiğini belirtiyor.
Afrika'nın çölleşmeye karşı dev projesinde hayal kırıklığı
Afrika kıtasında çölleşmeyle mücadele etmek, tarım arazilerini kurtarmak ve milyonlarca insanın geçim kaynaklarını korumak amacıyla başlatılan Büyük Yeşil Duvar (Great Green Wall) girişimi, yaklaşık 20 yıllık uygulamanın ardından köklü bir dönüşüm geçiriyor.
Afrika Birliği tarafından 2007 yılında başlatılan ve Birleşmiş Milletler ile çok taraflı kalkınma bankaları tarafından desteklenen proje, başlangıçta Atlas Okyanusu'ndan Kızıldeniz'e kadar uzanan 8 bin kilometrelik bir ağaç kuşağı oluşturmayı hedefliyordu.
Sahra Çölü'nün güney sınırında yer alan yarı kurak Sahel bölgesindeki 11 ülkeyi kapsayan girişimin temel amacı, çölleşmenin ilerlemesini durdurmak ve bozulan ekosistemleri yeniden canlandırmaktı.
Proje kapsamında 100 milyon hektarlık arazinin rehabilite edilmesi ve bunun için yaklaşık 30 milyar dolar harcanması planlanmıştı.
Ancak iklim koşulları, finansman sorunları, yerel toplulukların ihtiyaçları ve uygulamadaki güçlükler nedeniyle başlangıçtaki iddialı hedeflere ulaşılamadı.
Bugün Büyük Yeşil Duvar, kesintisiz bir ağaç kuşağı olmaktan çıkarak farklı ülkelerde yürütülen bölgesel arazi iyileştirme projelerinin oluşturduğu bir yapıya dönüşüyor.
Hedefin yalnızca yüzde 4 ila yüzde 20'si gerçekleştirildi
Projenin bugüne kadarki başarısına ilişkin değerlendirmeler önemli farklılıklar gösteriyor.
Büyük Yeşil Duvar'ın doğrudan müdahale alanı esas alındığında, rehabilite edilen arazilerin hedeflenen büyüklüğün yalnızca yüzde 4'üne ulaştığı hesaplanıyor.
Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi'nin daha geniş kapsamlı değerlendirmesine göre ise ilerleme oranı yaklaşık yüzde 20 seviyesinde.
Hangi ölçüm yöntemi kullanılırsa kullanılsın, projenin 2030 yılı için belirlenen hedeflerini gerçekleştirmesinin mümkün görünmediği belirtiliyor.
Finansman da önemli bir sorun olmaya devam ediyor.
Milyarlarca dolarlık kaynak taahhüdüne rağmen bugüne kadar yaklaşık 2,5 milyar dolarlık finansman fiilen kullandırıldı.
Bu tablo, uluslararası kuruluşların projeye yaklaşımını değiştirmesine yol açtı.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), artık tek parça bir yeşil duvar yerine daha üretken ve yeşil alanlardan oluşan bir "ekolojik mozaik" oluşturulmasını savunuyor.
Bu ay sağlanan 78 milyon dolarlık yeni hibe de bölgesel projelerin koordinasyonunu geliştirmek amacıyla kullanılacak.
Nijer'in başarısı: Yeni ağaç dikmek yerine eskilerini kurtarmak
Büyük Yeşil Duvar'ın karşılaştığı güçlükler, bazı Afrika ülkelerinde çok daha basit yöntemlerle elde edilen başarıları ön plana çıkardı.
Bu ülkelerin başında Nijer geliyor.
Nijer'de uygulanan ve çiftçilerin yönettiği doğal yenilenme yöntemi, yeni fidanlar dikmek yerine mevcut ağaç köklerinin yeniden büyümesini teşvik ediyor.
Avustralyalı tarım uzmanı Tony Rinaudo tarafından yaygınlaştırılan yöntemde, yıllarca süren kuraklığa ve ağaç kesimine rağmen toprak altında yaşamaya devam eden kök sistemlerinden yararlanılıyor.
Çiftçiler, eski ağaç kütüklerinden çıkan yeni sürgünleri koruyor ve uygun biçimde budayarak büyümelerini sağlıyor.
Bu yaklaşım, maliyetli ağaçlandırma kampanyalarına ihtiyaç duyulmadan doğal bitki örtüsünün yeniden gelişmesine olanak tanıyor.
Üstelik yöntem, çiftçiden çiftçiye aktarılarak kendiliğinden yayılıyor.
Nijer'in Maradi ve Zinder bölgelerinde bu teknik sayesinde yaklaşık 6 milyon hektar arazinin yeniden canlandırıldığı ve 200 milyon ağacın yenilendiği tahmin ediliyor.
Uzmanlar, bu sonuçların büyük ölçekli uluslararası projelere kıyasla çok daha düşük maliyetlerle elde edildiğine dikkat çekiyor.
2023'ten bu yana 18 bin hektar arazi rehabilite edildi
Nijer'de yerel toplulukların uyguladığı yöntemler artık daha kurumsal projelerle de destekleniyor.
Ülkenin Tahoua bölgesinde yürütülen Peyzaj Yönetimi Projesi kapsamında 42 bin hektardan fazla bozulmuş arazi yönetim altına alındı.
2023 yılında başlayan proje bugüne kadar 18 bin hektarlık arazinin rehabilitasyonunu sağladı.
Nijer Ulusal Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü uzmanı Abasse Tougiani, çiftçilerin öncülük ettiği modelin en önemli avantajının dış finansmana bağımlı olmaması olduğunu belirtiyor.
Tougiani'ye göre yerel topluluklar, sahip oldukları kaynakları kullanarak uygulamayı başka köylere taşıyabiliyor.
Böylece büyük başlangıç yatırımları gerektirmeyen bir yöntem, uluslararası yardım akışındaki kesintilerden daha az etkileniyor.
Milyonlarca euroluk yardımlar neden sonuç vermedi?
Büyük Yeşil Duvar girişiminin önündeki en önemli engellerden biri, uluslararası finansmanın vaat edildiği ölçüde ve zamanında sağlanamaması.
Çad'da Avrupa Birliği tarafından sağlanan 123 milyon euronun üzerindeki finansman, ulusal kurumlar yerine uluslararası sivil toplum kuruluşları ve diğer kuruluşlar aracılığıyla kullandırıldı.
Bu durum, sahadaki faaliyetlerin ve elde edilen sonuçların izlenmesini güçleştirdi.
Cibuti'de ise bazı projeler finansman yetersizliği nedeniyle durduruldu.
Ülkenin yeşil kalkınma ajansının başkanı Abdoul-Fatah Abdourahman Arab, kurumunun beklenen finansmanın yalnızca yaklaşık yüzde 10'unu alabildiğini açıkladı.
Bu örnekler, büyük uluslararası çevre projelerinde finansman taahhütleri ile sahaya ulaşan kaynaklar arasında ciddi farklar oluşabildiğini gösteriyor.
Uzmanlara göre dış yardıma sürekli bağımlı modeller, finansman akışı yavaşladığında veya durduğunda sürdürülebilirliğini kaybediyor.
Senegal ve Etiyopya'nın başarıları tartışılıyor
Büyük Yeşil Duvar kapsamında Senegal ve Etiyopya da önemli başarı örnekleri arasında gösteriliyor.
Senegal'de yaklaşık 817 bin 500 hektar, Etiyopya'da ise 15 milyon hektarlık arazinin iyileştirildiği bildiriliyor.
Ancak bilim insanları, bu kazanımların ne kadarının doğrudan ağaçlandırma projelerinden kaynaklandığını sorguluyor.
Wageningen Üniversitesi Çevre Politikası Bölümü öğretim üyesi Annah Zhu, Senegal'de gözlemlenen ekolojik iyileşmenin önemli bölümünün ağaç dikme programlarından ziyade değişen hava koşullarıyla açıklanabileceğini savunuyor.
Zhu'ya göre çevre projelerinin başarılı olabilmesi için yerel toplulukların ekonomik ihtiyaçlarına ve geleneksel yaşam biçimlerine uyum sağlaması gerekiyor.
Çiftçiler ve hayvancılıkla uğraşan topluluklar, çevre politikalarını yalnızca ekolojik gerekçelerle benimsemiyor.
Bu uygulamaların geçim kaynaklarına nasıl katkı sağlayacağını da değerlendiriyorlar.
Dolayısıyla dışarıdan tasarlanan ve yerel koşulları dikkate almayan projeler, beklenen desteği bulamayabiliyor.
Geleneksel hayvancılıkla çatışan projeler başarısız oluyor
Sahel bölgesinde yürütülen arazi iyileştirme projeleri, bazı bölgelerde istihdam yaratılmasına, tarım alanlarının verimliliğinin artmasına ve yerel toplulukların ekonomik faaliyetlerinin desteklenmesine katkıda bulundu.
Ancak her uygulama aynı sonucu vermedi.
Özellikle geleneksel hayvan otlatma yöntemlerini kısıtlayan veya ortak kullanım alanları üzerinde yeni denetimler getiren projeler, yerel halkın direnciyle karşılaştı.
Uzmanlara göre arazi rehabilitasyonunun sürdürülebilir olması, çiftçilerin ve hayvancılıkla geçinen ailelerin doğrudan ekonomik fayda elde etmesine bağlı.
Bu nedenle çevre politikalarının yalnızca kaç ağaç dikildiği veya kaç hektar arazinin projeye dahil edildiği üzerinden değerlendirilmesi yeterli görülmüyor.
Ağaçların ne kadarının hayatta kaldığı, biyolojik çeşitliliğin nasıl değiştiği ve yerel halkın gelirinin artıp artmadığı gibi göstergelerin de dikkate alınması gerekiyor.
Çölleşmeyle mücadelede yeni yaklaşım: Yerel halkı merkeze almak
Yaklaşık 20 yıllık deneyimin ardından Büyük Yeşil Duvar projesinin en önemli dersi, çölleşmeyle mücadelede tek tip bir çözümün bulunmadığı oldu.
Sahel bölgesinin farklı kesimleri, toprak yapısı, yağış miktarı, bitki örtüsü ve ekonomik faaliyetler bakımından büyük farklılıklar gösteriyor.
Dolayısıyla bütün bölge boyunca kesintisiz bir ağaç kuşağı oluşturmak yerine, her ülkenin ve yerel topluluğun koşullarına uygun yöntemlerin geliştirilmesi daha etkili olabilir.
Yeni yaklaşım, uluslararası kuruluşların belirlediği uzun vadeli ağaçlandırma hedeflerinden çok, yerel halkın araziyi korumak için ekonomik nedenlere sahip olmasına odaklanıyor.
Bu anlayış, çevre projelerinin başarısını yalnızca dikilen fidan sayısıyla değil, ekosistemlerin kalıcı biçimde iyileşmesiyle ölçmeyi amaçlıyor.
Nijerli tarım uzmanı Abasse Tougiani'nin değerlendirmesi, yaklaşık 20 yıllık deneyimin özünü ortaya koyuyor:
Sahel'in daha fazla ağaç dikilmesine değil, mevcut ağaçlarının hayatta kalmasına ve onları koruyan insanların bundan ekonomik fayda sağlamasına ihtiyacı olabilir.
Afrika'nın Büyük Yeşil Duvar girişimi, başlangıçtaki iddialı hedeflerinden uzaklaşmış olsa da çölleşmeyle mücadelede daha gerçekçi ve sürdürülebilir yöntemlerin geliştirilmesine katkıda bulunabilir.
FT
Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?
Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com
Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.



