Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Piyasa

ABD Tahvillerinde Kritik Eşik: Yüzde 4,8’in Aşılması Diğer Piyasaları da Sarsabilir

ABD 10 yıllık tahvil faizinde %4,8 kritik eşik. Kalıcı kırılma, yüksek değerlemeli hisselerden gayrimenkule kadar diğer varlıkları baskılayabilir.

7 Eylül 2026

ABD Tahvillerinde Kritik Eşik: Yüzde 4,8’in Aşılması Diğer Piyasaları da Sarsabilir

ABD 10 yıllık tahvil faizinde %4,8 seviyesi küresel piyasalar açısından kritik eşik haline geliyor. Miller Tabak Baş Piyasa Stratejisti Matt Maley, bu seviyenin kalıcı biçimde aşılmasının yalnızca tahvil piyasasında değil, yüksek değerlemeli büyüme hisseleri, ticari gayrimenkul ve özel varlıklarda da ciddi fiyatlamalara yol açabileceği uyarısında bulundu. Artan bütçe açıkları, 40 trilyon doları aşan kamu borcu ve rekor seviyelere yaklaşan şirket tahvili arzı uzun vadeli faizler üzerindeki baskıyı artırıyor.

ABD tahvil piyasasında uzun vadeli faizlerin yükselişi yatırımcıların ana risk başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Gözler özellikle 10 yıllık Hazine tahvili faizinde %4,8 seviyesine çevrilmiş durumda.

Miller Tabak + Co. Baş Piyasa Stratejisti Matt Maley'e göre, 10 yıllık tahvil faizinin Ocak 2025'te görülen zirveye karşılık gelen %4,8'in üzerinde kalıcı hale gelmesi, tahvil piyasasının çok ötesine taşan sorunlar yaratabilir.

Maley, yükselen bütçe açıkları, devasa kamu borçlanması ve şirketlerin yoğun tahvil ihraçlarının uzun vadeli faizler üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti.

Bessent'ın faizleri aşağı çekme çabası sonuç vermedi

Maley'e göre ABD Hazine Bakanlığı ve Hazine Bakanı Scott Bessent'ın tahvil faizlerini sözlü yönlendirmeyle aşağı çekmeye yönelik son girişimleri şimdiye kadar istenen sonucu vermedi.

Hazine'nin hamlesi, yatırımcıların ABD tahvillerinde yoğun kısa pozisyon taşıdığı ve yaz döneminde işlem hacimlerinin düşük olduğu bir döneme denk geldi. Politika yapıcılar, sözlü müdahalenin tahvillerde güçlü bir alım dalgası başlatabileceğini umuyordu.

Ancak Maley'e göre piyasanın tepkisi, temel mali sorunlara çözüm getirilmeden faizlerin kalıcı biçimde aşağı çekilmesinin ne kadar zor olduğunu ortaya koydu.

ABD bütçe açığı ve 40 trilyon doları aşan kamu borcu artık yatırımcıların göz ardı etmekte zorlandığı büyüklüklere ulaşıyor.

Üstelik ABD Hazinesi, yatırımcıların parasını çekebilmek için yalnızca diğer ülkelerin tahvilleriyle değil, hızla büyüyen şirket tahvili arzıyla da rekabet ediyor.

Yıl sonuna kadar 8,4 trilyon dolarlık tahvil çevrilecek

Tahvil arzındaki rakamlar baskının büyüklüğünü ortaya koyuyor.

Maley'in hesaplamasına göre yıl sonuna kadar 8,4 trilyon dolardan fazla ABD devlet tahvilinin vadesi gelecek ve yeniden finanse edilmesi gerekecek.

Aynı dönemde şirketlerin borçlanma talebi de artıyor. Eylül ayının yüksek kredi notlu şirket tahvili ihraçları açısından rekor seviyeye ulaşabileceği belirtiliyor.

Goldman Sachs da 2026 yılı dolar cinsi yatırım yapılabilir seviyedeki şirket tahvili ihraç tahminini 2,3 trilyon dolara yükseltti.

Bu tablo, yatırımcı talebi için kamu ile özel sektör arasındaki rekabetin giderek sertleştiğine işaret ediyor.

Sorun yalnızca ABD'ye özgü değil

Uzun vadeli tahvil faizlerindeki baskı ABD ile sınırlı değil.

Japonya, İngiltere ve Fransa dahil birçok gelişmiş ekonomi önemli mali sorunlarla karşı karşıya. Kamu borçlarının ve bütçe açıklarının yükselmesi, yatırımcıların devlet tahvillerini portföylerinde tutabilmek için daha yüksek getiri talep etmesine yol açıyor.

Bu nedenle gelişmiş ülke tahvil piyasalarında uzun vadeli faizleri yukarı iten küresel ve yapısal bir dönüşüm yaşanıyor.

Maley, bunun tahvil fiyatlarının sürekli ve kesintisiz düşeceği anlamına gelmediğinin altını çiziyor.

Tahvil piyasasında kötümserliğin çok yüksek olması ve yatırımcı pozisyonlarının aşırı seviyelere ulaşması, zaman zaman ABD tahvil vadeli işlemlerinde güçlü tepki alımlarına neden olabilir.

Ancak Maley'e göre böyle bir ralli, uzun vadeli trendin değişmesinden ziyade taktiksel bir hareket olarak kalabilir.

Önce %4,4'tü, şimdi %4,8 kritik

ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde piyasanın kritik kabul ettiği seviyelerin sürekli yukarı taşınması da dikkat çekiyor.

Bir dönem %4,4 kritik eşik olarak görülürken, bu seviye zamanla %4,5, ardından %4,6 ve %4,7'ye yükseldi.

Şimdi ise piyasaların gözü %4,8'de.

Uzun vadede %5 seviyesi psikolojik ve teknik açıdan önemli bir sınır olmaya devam ediyor. Ancak Maley'e göre %4,8'in kalıcı biçimde aşılması bile mali kaygıların politika yapıcıların faizleri kontrol altında tutma çabalarının önüne geçtiğine dair güçlü bir sinyal verebilir.

Tahvil şoku hisse senetlerine sıçrayabilir

Tahvil faizlerinde kontrolsüz bir yükselişin sonuçları yalnızca sabit getirili menkul kıymetlerle sınırlı kalmayabilir.

Noah ARK Hong Kong Genel Müdürü Michael Chen'e göre uzun vadeli ABD tahvil faizlerindeki düzensiz bir yükseliş, değerlemesi gelecekteki nakit akımlarına yoğun biçimde bağlı varlıkların yeniden fiyatlanmasına neden olabilir.

Riskli alanlar arasında çok uzun vadeli tahviller, yüksek değerlemeli büyüme hisseleri, ticari gayrimenkul ve bazı özel piyasa varlıkları bulunuyor.

Özellikle teknoloji ve YZ hisseleri açısından tahvil faizlerinin seyri önem taşıyor. Uzun vadeli faizlerin yükselmesi gelecekte elde edilmesi beklenen şirket kârlarının bugünkü değerini düşürdüğü için, yüksek çarpanlarla işlem gören büyüme şirketlerinin değerlemelerini baskılayabilir.

Altın ve reel varlıklar korunma aracı olabilir

Chen, artan mali baskının yatırımcıları uzun vadeli devlet borcunu taşımak için daha yüksek risk primi istemeye yönelttiğini düşünüyor.

Bu nedenle portföyünde çok uzun vadeli ABD tahvillerine düşük ağırlık verirken, altın ve güçlü para birimlerini yapısal korunma araçları olarak tercih ediyor.

Chen ayrıca kaliteli hisse senetleri, reel varlıklar ve YZ yatırımlarının gerektirdiği elektrik üretimi, enerji şebekeleri, enerji depolama ve veri merkezleri gibi fiziki altyapı alanlarına yönelik pozisyonlarını koruyor.

HSBC de tahvil faiz tahminini yükseltti

Uzun vadeli tahviller konusunda daha temkinli hale gelen kurumlardan biri de HSBC.

Banka, ABD 10 yıllık tahvil faizi için 2026 sonu tahminini %4,30'dan %4,65'e yükseltti.

HSBC bu revizyona gerekçe olarak uzun vadeli faizlerin altında daha yüksek bir yapısal taban oluşmasını ve para politikasında daha şahin senaryoların ağırlığının artmasını gösterdi.

Banka yalnızca ABD tahvillerinde değil, gelişmiş ülke tahvil piyasalarının uzun vadeli bölümünün genelinde temkinli.

HSBC, Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi için 2026 sonu tahminini de %2,8'den %3'e çıkardı.

Asıl sorun maliye politikasında

Maley'e göre ABD tahvil faizlerinde kısa vadeli bir gerileme yaşanması temel sorunu ortadan kaldırmayacak.

Tahvillerde güçlü bir tepki rallisi ortaya çıkabilir ve faizlerdeki düşüş ABD ara seçimlerine kadar dahi sürebilir. Ancak bütçe açıkları ve borçlanma ihtiyacı konusunda ciddi değişiklikler yapılmadığı sürece uzun vadeli baskının ortadan kalkması zor.

Bu nedenle %4,8 seviyesi artık yalnızca tahvil yatırımcılarının izlemesi gereken teknik bir eşik değil.

ABD 10 yıllık faizinin bu seviyenin üzerinde kalıcı hale gelmesi, mali risklerin tahvil piyasasından hisse senetlerine, gayrimenkule ve özel piyasalara yayılmaya başladığının işareti olabilir.

CNBC

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş