ABD Hazinesi tahvil piyasasına müdahale etti, Wall Street toparlandı
ABD Hazinesi uzun vadeli tahvil geri alımlarını en az iki katına çıkarınca 30 yıllık faiz yüzde 5,33 zirvesinden geriledi, Wall Street toparlandı.
19 Ağustos 2026

ABD Hazinesi’nin uzun vadeli devlet tahvillerindeki geri alımları en az iki katına çıkaracağını açıklaması, son günlerde küresel piyasaları sarsan tahvil satışlarına şimdilik fren yaptırdı. 30 yıllık tahvil faizi 19 yılın zirvesinden hızla gerilerken Wall Street endeksleri yükseldi. Ancak analistler, müdahalenin tahvil piyasasındaki temel sorunları ortadan kaldırmadığı konusunda uyarıyor.
Hazine uzun vadeli tahvillere destek verdi
ABD Hazine Bakanlığı, 10 yıldan 30 yıla kadar vadelerdeki tahviller için gerçekleştirdiği likidite destekli geri alım operasyonlarının büyüklüğünü en az iki katına çıkaracağını açıkladı.
Karar, uzun vadeli ABD tahvil faizlerinin son yılların en yüksek seviyelerine çıkmasının hemen ardından geldi.
Bir önceki seansta yüzde 5,33’ü aşarak 2007’den bu yana en yüksek seviyesini gören 30 yıllık ABD Hazine tahvili faizi, açıklamanın ardından yaklaşık 9 baz puan gerileyerek yüzde 5,20 civarına indi. 10 yıllık tahvil faizi de 6 baz puanın üzerinde düşüşle yüzde 4,65 civarına çekildi.
Piyasalar aynı zamanda 16 milyar dolarlık 20 yıl vadeli tahvil ihalesini bekliyor.
Hazine, içinde bulunulan çeyreğe ilişkin geri alım takvimini yalnızca iki hafta önce açıklamıştı. Dolayısıyla programın kısa süre içinde genişletilmesi, piyasalarda uzun vadeli borçlanma maliyetlerindeki yükselişten Washington’ın da giderek daha fazla rahatsız olduğu şeklinde yorumlandı.
Hazine’nin kendi “Operation Twist”i mi?
The Boock Report yazarı Peter Boockvar, uzun vadeli tahvillerdeki yükselişin Hazine’nin faizlerdeki artışı sınırlamak için yeni bir adım atmasından kaynaklandığını söyledi.
Boockvar, geri alınacak uzun vadeli tahvillerin yerine daha fazla kısa vadeli borçlanma aracı, özellikle de Hazine bonosu ihraç edilmesini beklediğini belirtti.
Eğer Hazine gerçekten uzun vadeli borç stokunun bir bölümünü kısa vadeli borçlanmayla ikame ederse, uygulama Fed’in geçmişte kullandığı “Operation Twist” programına benzer bir etki yaratabilir.
Bu yaklaşım, uzun vadeli tahvil arzını ve dolayısıyla uzun vadeli faizler üzerindeki baskıyı azaltmayı amaçlarken, borçlanmanın daha büyük bölümünü kısa vadeye kaydırıyor.
Deutsche Bank’tan George Saravelos ise finansal koşulları gevşeten bu hamlenin dolar açısından olumsuz sonuçlar yaratabileceğine dikkat çekti. Nitekim dolar endeksi gelişmelerin ardından mayıs ayından bu yana en düşük seviyesine geriledi.
Analistler: Temel sorunlar değişmedi
Evercore’dan Krishna Guha, Hazine’nin müdahalesinin yükselen faizlerin cazip hale getirdiği seviyelerden alıcıları piyasaya çekebileceğini ve kısa vadede tahvil piyasasındaki açığa satış pozisyonlarının kapatılmasını hızlandırabileceğini belirtti.
Aynı zamanda yatırımcıların gelecekte Hazine’den benzer müdahaleler gelebileceği endişesiyle agresif biçimde tahvil satmasının önüne geçilebilir.
Ancak Guha’ya göre operasyonun büyüklüğü, devasa ABD Hazine tahvili piyasasındaki toplam işlem hacmiyle karşılaştırıldığında sınırlı kalıyor. Daha önemlisi, uzun vadeli faizleri yukarı iten temel ekonomik faktörlerde herhangi bir değişiklik yok.
Son haftalarda tahvil piyasalarını baskılayan başlıca unsurlar arasında kalıcı enflasyon endişeleri, ABD’nin yaklaşık 2 trilyon dolara ulaşan yıllık bütçe açıkları ve kamu borcundaki hızlı artış bulunuyor.
Bunlara YZ yatırımlarını finanse etmek isteyen teknoloji şirketlerinin hızla artan tahvil ihraçları ve emeklilik fonları gibi geleneksel uzun vadeli tahvil alıcılarından gelen talebin zayıflaması da ekleniyor.
Wall Street rahatladı
Tahvil faizlerindeki gerileme hisse senedi piyasalarına da destek verdi.
Dow Jones Sanayi Endeksi yaklaşık 195 puan, yani yüzde 0,4 yükselirken, S&P 500 ve Nasdaq Composite yüzde 0,6 civarında değer kazandı.
Özellikle yüksek faizlerden olumsuz etkilenen sektörlerde toparlanma görüldü. Lowe’s yüzde 2’nin, Home Depot ise yüzde 1’in üzerinde yükselirken McDonald’s hisseleri de yaklaşık yüzde 1 değer kazandı.
Procyon ABD Hisseleri Başkanı Massimo Santicchia, şirket kârlarının ve ekonominin halen güçlü bir görünüm sergilediğini söyledi. Ancak Santicchia’ya göre piyasalarda bir tarafta güçlü temel göstergeler, diğer tarafta yüksek tahvil faizlerinin yarattığı artan sermaye maliyeti arasında giderek belirginleşen bir gerilim bulunuyor.
Moderna ve Merck hisselerinde sert yükseliş
Şirket haberleri de piyasadaki pozitif havayı destekledi.
Moderna hisseleri yüzde 120’nin üzerinde yükselerek şirket tarihinin en güçlü günlük performansına yöneldi. Moderna'nın Merck ile birlikte geliştirdiği deneysel cilt kanseri aşısının ileri aşama klinik deneylerde başarılı sonuçlar göstermesi hisselerdeki sert yükselişi tetikledi.
Merck hisseleri de yüzde 10'un üzerinde değer kazanarak Dow Jones’a önemli destek sağladı.
Marvell Technology ise Google ile tensor işlem birimleri (TPU) konusunda anlaşma açıklamasının ardından yüzde 9 yükseldi. Anlaşma kapsamında Alphabet’e yaklaşık 59 milyon Marvell hissesi satın alma hakkı veren bir varant da sağlandı.
YZ hisselerinde ayrışma sürüyor
Buna karşılık teknoloji sektörünün tamamında iyimserlik hakim değildi.
The Wall Street Journal’ın haberine göre OpenAI'ın ikinci çeyrek finansal sonuçları bazı yatırımcıları hayal kırıklığına uğrattı. Şirketin gelirlerinin ilk çeyreğe göre yüzde 18 artmasına rağmen zararlarının da büyüdüğü bildirildi.
Haberin ardından Broadcom ve AMD yaklaşık yüzde 4 gerilerken, YZ şirketlerine yatırım yapan bazı fonlarda da satışlar görüldü.
Son dönemde piyasalarda YZ yatırımlarının finansmanı konusunda artan soru işaretleri özellikle önem taşıyor. Teknoloji şirketlerinin veri merkezleri ve hesaplama altyapısı için gerçekleştirdiği dev yatırımların önemli bir bölümü tahvil piyasalarından finanse edilirken, uzun vadeli faizlerdeki yükseliş bu yatırımların sermaye maliyetini de artırıyor.
Gözler Fed tutanaklarında
Piyasaların bir sonraki önemli gündem maddesi Fed’in temmuz toplantısına ilişkin tutanakları olacak.
Fed yetkilileri söz konusu toplantıda 9’a karşı 3 oyla faizleri değiştirmeme kararı almıştı. Tutanaklarda, yetkililerin hedefin üzerinde seyreden enflasyona ilişkin değerlendirmeleri ve gelecekteki olası faiz artırımlarına yönelik mesajları yakından izlenecek.
Bu arada Orta Doğu’daki gerilim enerji piyasaları üzerindeki baskısını sürdürüyor. ABD ile İran arasındaki anlaşmazlığın devam etmesi ve Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışının geleceğine ilişkin belirsizlikler petrol fiyatlarını yukarıda tutuyor.
Dolayısıyla Hazine’nin geri alım kararı uzun vadeli tahvil piyasasına kısa vadeli bir rahatlama getirse de, yüksek kamu borcu, enflasyon riski, YZ kaynaklı özel sektör borçlanması ve jeopolitik gelişmeler uzun vadeli faizler üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor.
CNBC, Bloomberg



