Dolar/TL49,97
0.01%
Euro/TL55,96
0.05%
Gram Altın6.317,85
0.95%
BIST 10010.961,67
1.88%
Brent Petrol$105,28
0.49%
Gümüş/Ons$49,58
2.57%
Gedik Yatırım
Dünya

ABD ara-seçimleri bir kaç saate kadar başlıyor, Wall Street sonuçlara nasıl tepki verecek?

ABD ara seçimleri öncesinde Wall Street'in 80 yıllık yükseliş geleneği tartışılıyor. Rekor değerlemeler, YZ satışları ve İran riski öne çıkıyor.

3 Kasım 2026

ABD ara-seçimleri bir kaç saate kadar başlıyor, Wall Street sonuçlara nasıl tepki verecek?
ABD ARA SEÇİMLERİ BAŞLIYOR: Wall Street'in 80 yıllık yükseliş geleneği bu kez bozulabilir mi?

ABD'de Kongre ara seçimlerine saatler kala Wall Street'te tarihi bir istatistik yeniden gündemde. Amerikan borsaları, 1946'dan bu yana her ara seçimin ardından gelen altı ve 12 aylık dönemlerde yatırımcısına kazandırdı. Ancak 2026'da tablo farklı: Hisse senetleri tarihi ölçütlere göre son derece pahalı, YZ yatırımlarının getirisi sorgulanıyor ve İran savaşı petrol fiyatlarında sert dalgalanmalara yol açıyor. Analistler, seçim sonrası yükseliş geleneğinin bu kez ciddi bir sınavla karşılaşabileceğini belirtiyor.

Wall Street'in 80 yıllık seçim geleneği

ABD'de 3 Kasım Salı günü yapılacak Kongre ara seçimleri öncesinde yatırımcıların gündeminde yalnızca Temsilciler Meclisi ve Senato'daki güç dengesi bulunmuyor. Seçim sonuçlarının Amerikan hisse senetlerinin performansını nasıl etkileyeceği de yakından izleniyor.

Financial Times'ın tarihsel piyasa verilerine dayanan analizine göre ABD borsalarında ara seçimlerin ardından dikkat çekici bir yükseliş geleneği bulunuyor.

Son 75 yılı aşkın dönemde, herhangi bir Kongre ara seçiminden önceki son işlem gününde ABD hisse senetlerine yatırım yapanlar, takip eden altı ve 12 aylık dönemlerde pozitif getiri elde etti.

Bu geleneğin son kez bozulduğu yıl 1946 oldu.

Üstelik söz konusu performans yalnızca yılın belirli aylarına özgü mevsimsel bir hareketle açıklanamıyor.

1950'den bu yana ara seçim yapılmayan yıllarda aynı uzunluktaki altı ve 12 aylık dönemlerin yaklaşık üçte birinde Amerikan hisse senetleri değer kaybetti.

Dolayısıyla ara seçimleri izleyen dönemdeki yükselişler, piyasa tarihindeki dikkat çekici istatistiksel örüntülerden biri olarak öne çıkıyor.

Ancak yatırım yöneticileri, geçmişteki bu güçlü performansın 2026'da tekrarlanacağının garantisi bulunmadığını vurguluyor.

Seçim belirsizliği ortadan kalkınca borsalar neden yükseliyor?

Analistlere göre ara seçimlerden sonraki olumlu performansın önemli nedenlerinden biri, seçim öncesinde yatırımcıların risk almaktan kaçınması.

Kongre'nin hangi parti tarafından kontrol edileceği, vergi politikaları, kamu harcamaları ve düzenlemelerin geleceğine ilişkin belirsizlikler seçim öncesinde piyasalarda baskı yaratabiliyor.

Seçim tamamlandığında ise siyasi güç dengesi netleşiyor ve yatırımcılar yeniden ekonomik büyüme, şirket kârları ve para politikası gibi temel göstergelere odaklanabiliyor.

JPMorgan küresel piyasa stratejisti Jordan Jackson, seçim sonrası yükselişlerin arkasındaki temel etkenin belirsizliğin azalması olduğunu belirtti.

Jackson'a göre piyasalar belirsizlikten hoşlanmıyor ve seçimler doğal olarak belirsizlik yaratıyor.

Seçim sonuçlarının ardından siyasi yapı netleştiğinde yatırımcılar, piyasaların uzun vadeli yönü açısından daha önemli olan ekonomik temellere ve uygulanacak politikalara yeniden odaklanıyor.

Ancak 2026 ara seçimlerine girilirken geçmiş dönemlerden önemli farklılıklar bulunuyor.

2026'da seçim öncesi satışlar tarihsel ortalamanın altında kaldı

Tarihsel veriler, ara seçim yıllarında Amerikan borsalarının seçim öncesinde genellikle sert dalgalanmalar yaşadığını gösteriyor.

Financial Times'ın analizine göre 1942'den bu yana ara seçim yıllarında S&P 500 endeksinin yıl içindeki zirvesinden dip seviyesine ortalama düşüşü yüzde 18 oldu.

Bu yıl ise tablo oldukça farklı.

S&P 500 endeksinin 2026 boyunca yaşadığı en derin düşüş yüzde 9'da kaldı.

Bu oran, tarihsel ara seçim ortalamasının yalnızca yarısına karşılık geliyor.

Dahası, teknoloji hisselerindeki son satışlara rağmen Amerikan borsaları yıl başından bu yana çift haneli kazançlarını koruyor.

Bu durum, seçim öncesinde geçmiş yıllardaki kadar güçlü bir fiyat düzeltmesi yaşanmadığını gösteriyor.

Nuveen Makro Kredi Bölümü Başkanı Laura Cooper, bu yılın geçmiş örneklerden farklı olabileceğini söyledi.

Cooper, hisse senetlerinin zaten önemli ölçüde yükseldiğini ve piyasaların gelecek yıla girerken ciddi olumsuz faktörlerle karşı karşıya bulunduğunu belirtti.

İran savaşı ve petrol fiyatları en önemli risklerden biri

ABD seçimleri öncesinde piyasaların yakından izlediği başlıklardan biri de İran savaşı.

Petrol fiyatları geçen hafta, Başkan Donald Trump'ın seçimlerin ardından İran'a yönelik askeri operasyonları yeniden yoğunlaştırabileceği yönündeki spekülasyonların etkisiyle nisan ayından bu yana görülmeyen seviyelere yükseldi.

Jefferies ekonomisti Mohit Kumar, Trump'ın ara seçimlerin ardından İran'a yönelik bombardıman kampanyasını yeniden başlatma riskini yüksek gördüklerini belirtti.

Kumar, seçimler ile ocak ayı başı arasındaki dönemde Kongre'nin yeni siyasi yapısının henüz tam olarak işlerlik kazanmamasının askeri gerilim açısından önemli olabileceğini savundu.

Jefferies'in kısa vadede riskli varlıklara karşı temkinli yaklaşımında bu jeopolitik değerlendirme etkili oluyor.

Petrol fiyatlarındaki yükseliş, enerji maliyetleri ve enflasyon üzerindeki olası etkileri nedeniyle hisse senedi piyasaları açısından da önem taşıyor.

Öte yandan ABD ile İran arasında diplomatik ilerleme sağlanabileceğine ilişkin son açıklamalar, petrol fiyatlarında sert düşüşlere neden oldu.

Bu nedenle enerji piyasalarındaki dalgalanmalar, seçim sonuçlarının ardından da Wall Street'in gündeminde kalacak.

YZ hisselerinde satışlar yatırımcıları endişelendiriyor

2026 ara seçimlerinin geçmiş dönemlerden ayrıldığı bir diğer önemli nokta, teknoloji sektöründeki gelişmeler.

Wall Street'te ekim ayı boyunca özellikle YZ yatırımlarıyla bağlantılı şirketlerde sert satışlar görüldü.

Yatırımcılar, büyük teknoloji şirketlerinin veri merkezleri, işlemciler ve diğer YZ altyapısına yaptığı yüz milyarlarca dolarlık harcamaların yeterli getiri sağlayıp sağlamayacağını sorguluyor.

Üçüncü çeyrek şirket bilançoları da bu endişeleri tamamen gidermeyi başaramadı.

Teknoloji hisselerindeki satışlar, kasım ayının ilk işlem gününde de devam etti.

Nasdaq Composite pazartesi günü yüzde 1,07 gerilerken, S&P 500 yüzde 0,51 değer kaybetti.

Buna karşılık Dow Jones endeksi yüzde 0,41 yükseldi.

Bu ayrışma, yatırımcıların teknoloji hisselerindeki pozisyonlarını azaltırken diğer sektörlere yöneldiğini gösterdi.

Ancak büyük teknoloji şirketlerinin endekslerdeki ağırlığı, bu hisselerdeki satışların genel piyasa performansı üzerindeki etkisini artırıyor.

ABD borsaları ara seçimlere hiç bu kadar pahalı girmemişti

2026 seçimlerini farklılaştıran en önemli unsurlardan biri de hisse senedi değerlemeleri.

Financial Times'ın ekonomist Robert Shiller'ın verilerine dayanan analizine göre ABD borsaları, tarihsel ölçütlerle hiçbir ara seçime bu kadar yüksek değerlemelerle girmedi.

S&P 500 endeksinin döngüsel olarak düzeltilmiş fiyat/kazanç oranı, yani CAPE göstergesi, 40,7 seviyesinde bulunuyor.

Bu oran, şirket kârlarının uzun dönemli ve enflasyona göre düzeltilmiş ortalaması kullanılarak hesaplanıyor.

Karşılaştırma için:

  • 2026: CAPE oranı 40,7.

  • Önceki ara seçim rekoru: Ekim 1998'de 33,8.

  • 1942'den bu yana tarihsel ortalama: Yaklaşık 20.

Dolayısıyla Amerikan hisse senetleri yalnızca uzun dönemli ortalamanın değil, geçmiş ara seçimlerde görülen en yüksek değerleme seviyesinin de üzerinde işlem görüyor.

Tarihsel veriler, yüksek değerlemelerin seçim sonrası getirileri sınırlayabildiğini gösteriyor.

1942'den bu yana CAPE oranının 20'nin üzerinde bulunduğu sekiz ara seçim yılında, seçim sonrasındaki altı aylık ortalama kazanç diğer 13 ara seçim yılındaki ortalama getirinin biraz üzerinde yarısı kadar gerçekleşti.

Bu bulgu, yüksek başlangıç değerlemelerinin seçim sonrası performans açısından önemli bir değişken olduğunu ortaya koyuyor.

S&P 500'ün yükselişi yalnızca beş hisseye dayanıyor

Amerikan borsalarındaki bir başka kırılganlık, endeks getirilerinin az sayıda büyük şirkette yoğunlaşması.

Yatırım yönetimi şirketi DoubleLine Capital'in hesaplamalarına göre 2026'nın ilk dokuz ayında yalnızca beş hisse senedi, S&P 500 endeksinin toplam getirisinin yarısından fazlasını sağladı.

Bu yoğunlaşma, endeksin birkaç büyük şirketin performansına karşı daha duyarlı hâle gelmesine neden oluyor.

Özellikle YZ yatırımlarında öncü konumdaki büyük teknoloji şirketlerinin hisselerinde yaşanabilecek düşüşler, diğer sektörlerdeki yükselişlere rağmen endeksin genel performansını aşağı çekebiliyor.

Ekim ayında teknoloji hisselerinde yaşanan satışlar, bu riskin piyasalar üzerindeki etkisini gösterdi.

Kongre'de bölünmüş yönetim Wall Street için ne anlama geliyor?

Seçimlerin ardından Temsilciler Meclisi ve Senato'da oluşacak güç dengesi de yatırımcılar açısından önem taşıyor.

Carson Investment Research verilerine göre 1951'den bu yana Cumhuriyetçi bir başkanın görevde bulunduğu dönemlerde Kongre'nin siyasi yapısına bağlı olarak S&P 500 getirileri arasında belirgin farklılıklar görüldü.

  • Cumhuriyetçi başkan ve iki parti arasında bölünmüş Kongre: Ortalama yıllık getiri yüzde 13,7.

  • Cumhuriyetçi başkan ve Kongre'nin her iki kanadında Demokrat çoğunluk: Ortalama yıllık getiri yüzde 4,9.

Bu rakamlar geçmiş dönemlerin ortalamalarını gösteriyor; seçim sonrasında benzer getirilerin elde edileceğini garanti etmiyor.

Morgan Stanley Wealth Management Politika ve Jeopolitik Strateji Başkanı Monica Guerra, eylül ayında yayımladığı değerlendirmede bölünmüş Kongre yapısının büyük yasal değişikliklerin kabul edilmesini zorlaştırabildiğini belirtti.

Guerra'ya göre büyük politika değişikliklerinin daha az gerçekleşmesi, piyasalarda politika kaynaklı dalgalanmaların da sınırlanmasına yardımcı olabiliyor.

Bununla birlikte Kongre'deki güç dengesi, hisse senedi getirilerini etkileyen birçok değişkenden yalnızca biri.

Ekonomik büyüme, şirket kârları, faiz oranları ve uluslararası gelişmeler de piyasa performansında belirleyici rol oynuyor.

Temsilciler Meclisi ve Senato sonuçları yakından izlenecek

Seçim öncesinde tahmin ve bahis piyasalarında Demokratların Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu elde edeceği beklentisi öne çıkıyor.

Senato'daki güç dengesi ise daha belirsiz.

Cumhuriyetçilerin Senato çoğunluğunu koruması durumunda Kongre'nin iki kanadı farklı partilerin kontrolünde olacak.

Demokratların her iki kanatta çoğunluğu kazanması hâlinde ise Cumhuriyetçi Başkan Donald Trump, Kongre'de Demokrat çoğunlukla karşı karşıya kalacak.

Bu iki senaryo, bütçe müzakereleri, vergi politikaları ve yasama süreçleri bakımından farklı sonuçlar doğurabilir.

Ancak seçim sonuçlarının borsalar üzerindeki etkisi yalnızca hangi partinin kaç sandalye kazandığına değil, yeni Kongre'nin izleyeceği politikalara da bağlı olacak.

Seçim sonrası yükseliş geleneği sınavda

ABD hisse senedi piyasaları, 1946'dan bu yana her Kongre ara seçiminin ardından gelen altı ve 12 aylık dönemlerde pozitif getiri sağladı.

Bu tarihsel performans, seçimlerin yarattığı belirsizliğin ortadan kalkmasının yatırımcı güvenini destekleyebileceğini gösteriyor.

Ancak 2026 ara seçimlerine girilirken geçmiş örneklerden farklı bir piyasa görünümü bulunuyor.

S&P 500 endeksi yıl içinde tarihsel ara seçim ortalamasına kıyasla daha sınırlı bir düzeltme yaşadı. Hisse senetlerinin değerlemeleri rekor seviyelerde bulunurken, endeks getirilerinin önemli bölümü az sayıda teknoloji şirketinde yoğunlaştı.

Buna İran savaşının yarattığı enerji fiyatı dalgalanmaları ve YZ yatırımlarının getirisine ilişkin endişeler ekleniyor.

Nuveen'den Laura Cooper ve Jefferies'ten Mohit Kumar gibi piyasa uzmanları, bu koşullar nedeniyle riskli varlıklara ilişkin temkinli değerlendirmelerde bulunuyor.

Seçim sonuçlarının ardından yatırımcıların odağı, Kongre'deki yeni güç dengesinin yanı sıra şirket kârlarına, teknoloji yatırımlarının finansmanına, petrol fiyatlarına ve ABD ekonomisinin görünümüne çevrilecek.

Wall Street'in yaklaşık 80 yıllık seçim sonrası yükseliş geleneğinin devam edip etmeyeceği ise önümüzdeki altı ve 12 aylık dönemin piyasa performansıyla belli olacak.

FT

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler

Mamdani’den Eralp’e: Metropollerde Yükselen "Şehir Hakkı" Siyaseti
Dünya

Mamdani’den Eralp’e: Metropollerde Yükselen "Şehir Hakkı" Siyaseti

Kira artışları ve hayat pahalılığı nedeniyle New York ve Berlin gibi metropollerde "şehirde kalma krizine" odaklanan sol liderler, konut ve ulaşımı piyasa şartlarına terk etmek yerine temel bir kamu hakkı olarak ele alıyor. Mamdani ve Eralp gibi isimlerin başını çektiği bu "yeni kentsel sol" anlayışı, sınırlı yetkiler ve bütçe engellerine rağmen kamulaştırma ve fiyat dondurma gibi radikal adımlarla kenti sermaye yerine halk için yeniden şekillendirmeyi hedefliyor.

2 Kasım 2026