Sosyal Medya

Genel

Citibank’ın $3000 altın senaryosu

Altını 3.000 dolara çıkarabilecek bir diğer tetikleyici ise ABD Merkez Bankası'nı faiz oranlarını hızla düşürmeye teşvik edebilecek "derin küresel durgunluk" olabilir.

Citibank’ın $3000 altın senaryosu

CNBC.com’da yer alan haberde  Citibank’ın, olası üç katalizörden herhangi birine bağlı olarak önümüzdeki 12 ila 18 ay içinde altın fiyatları ons başına 3.000 dolara, petrolün ise varil başına 100 dolara yükselebileceği yer aldı.

Citi’nin Kuzey Amerika emtia araştırma birimi başkanı Aakash Doshi, merkez bankalarının sarı metal alımlarını keskin bir şekilde artırması, olası bir stagflasyon veya derin bir küresel durgunluk durumunda şu anda 2.016 dolardan işlem gören altının yaklaşık %50 oranında artabileceğini söyledi.

 

Merkez Bankaları’nın altın sevdası

Citi analistleri şunları söylüyor: “Ons başına 3.000 dolar altına giden en muhtemel yol, halihazırda mevcut ancak yavaş ilerleyen bir trendin hızlanmasıdır: Gelişmekte Olan Ülkeler (GOÜ, Piyasalar = GOP) merkez bankalarının ABD yaptırımları veya diğer siyasi gerekçelerden dolayı  dolar rezervlerini azaltması.

Doshi, dolar olan güvenin sarsılması halinde merkez bankalarının altın alımlarını iki katına çıkarabileceğini ve altın talebinin en büyük itici gücü olan mücevher tüketimine meydan okuyabileceğini belirtti.

 

Citi, rezervleri çeşitlendirmek ve kredi riskini azaltmak isteyen merkez bankalarının altın alımlarının son yıllarda “rekor seviyelere yükseldiğini” belirtti. Altın alımlarına Çin ve Rusya merkez bankaları öncülük ederken, Hindistan, Türkiye ve Brezilya da külçe alımlarını artırıyor.

Dünya Altın Konseyi’nin Ocak ayında bildirdiğine göre, merkez bankaları iki yıl üst üste 1.000 tonun üzerinde net altın alımı gerçekleştirdi.

 

Doshi, CNBC’ye telefonla yaptığı açıklamada, “Eğer bu talep çok hızlı bir şekilde ikiye katlanarak 2.000 tona çıkarsa, altında  oldukça  hızlı ralli yaşanacağını düşünüyoruz” dedi.

 

Küresel stagflasyon altına yarar

Altını 3.000 dolara çıkarabilecek bir diğer tetikleyici ise ABD Merkez Bankası’nı faiz oranlarını hızla düşürmeye teşvik edebilecek “derin küresel durgunluk” olabilir. Doshi, bunun düşük olasılıklı bir senaryo olduğunu belirterek, “Bu, globla büyümenin %3’e değil %1 veya daha düşük bir seviyeye yavaşlaması anlamına geliyor; bu sarı metali 3.000 dolara götürecektir” dedi.

Altın fiyatları genelde faiz oranlarıyla ters ilişki içinde seyreder. Faiz oranları düştükçe altın, düşük faiz ortamında daha zayıf getiri sağlayacak tahvil gibi sabit getirili varlıklara kıyasla daha cazip hale geliyor.

 

Fed gösterge faiz oranı Temmuz 2023’ten bu yana %5,25 ile %5,5 arasında seyrediyor; bu, dot-com balonunun patlamasının ardından %6’ya yükseldiği Ocak 2001’den bu yana en yüksek seviye. Piyasalar Fed’in mayıs veya haziran aylarında faiz indirimine gitmesini bekliyor.

 

Yükselen enflasyon, yavaşlayan ekonomik büyüme ve artan işsizlikten oluşan stagflasyon altın için ikinci bir tetikleyici olabilir, ancak Doshi böyle bir senaryonun “çok düşük bir olasılık” olduğunu söyledi.

Altın güvenli bir liman olarak algılanıyor ve yatırımcıların hisse senetleri gibi riskli varlıklardan uzaklaştığı ekonomik belirsizlik dönemlerinde iyi performans gösterme eğiliminde.

Bu üç potansiyel tetikleyici bir yana Citi, külçe için temel senaryonun 2024’ün ikinci yarısında 2.150 dolar olduğunu ve altının fiyatının ilk yarıda ortalama 2.000 doların biraz üzerinde olacağını savunuyor. Doshi, 2024’ün sonuna doğru yeni bir rekora ulaşılabileceğini de sözlerine ekledi.

 

Petrol 100 dolarda mı?

Citi’nin raporunda vurgulanan bir diğer joker senaryo ise petrol fiyatlarının yeniden üç haneli rakamlara ulaşması. Doshi, petrolün varil başına 100 dolara ulaşmasındaki katalizörlerin arasında daha yüksek jeopolitik riskler, daha derin OPEC+ kesintileri ve önde gelen petrol üreten ülkelerdeki arz kesintileri yer aldığını söyledi.

 

Devam eden İsrail-Hamas savaşı petrol üretimini veya ihracatını etkilemedi. Tek önemli etki, Husilerin Yemen’den petrol tankerlerine ve Kızıldeniz’den geçen diğer gemilere yönelik saldırıları oldu.

Ancak Citi, büyük petrol üreticisi Irak’ın çatışmadan etkilendiğini ve daha fazla tırmanmanın bölgedeki diğer OPEC+ tedarikçilerine zarar verebileceğini söyledi.

Son gelişmeler, İsrail ile Lübnan sınırında gerilimin arttığını gösteriyor ve Gazze’deki savaşın Orta Doğu’nun başka yerlerine yayılabileceği yönündeki korkuları artırıyor. Doshi, Irak, İran, Libya, Nijerya ve Venezuela’nın tedarik kesintilerine karşı savunmasız olduğunu, ABD’nin İran ve Venezuela’ya yönelik daha sert yaptırım politikasının potansiyel olarak gündemde olduğunu söyledi.

Citi analistleri, Ukrayna’nın Rus rafinerilerine insansız hava araçlarıyla saldırması gibi tedarik risklerinin göz ardı edilemeyeceğini yazdı. Doshi, petrole ilişkin temel senaryonun yıl için varil başına 75 dolar civarında olduğunu savundu.

 

 

 

BAKMADAN GEÇME

  • Alman Ekonomisi 2022’den Bu Yana İlk Kez Büyüdü 

    Almanya ekonomisi, iki yıl süren daralmanın ardından 2025’te yeniden büyümeye geçti. Gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) yüzde 0,2 artarken, toparlanmanın ana itici gücü hanehalkı tüketimi ve kamu harcamaları oldu. Buna karşın sanayi, inşaat ve ihracat cephesindeki zayıflık sürüyor. Ekonomistler, mali genişlemenin büyümeyi destekleyeceğini kabul ederken, kalıcı toparlanma için yapısal reform ihtiyacına dikkat çekiyor.

  • Elektrikli Araçlar Devrimi Geride Kaldı

    Ünlü finans yorumcusu Patrick Boyle'un videosuna dayalı kapsamlı analiz. Ford'un milyarlarca dolarlık zararı, Tesla'nın strateji değişikliği ve Çin'in batarya savaşı galibiyeti elektrikli araç pazarını kurutuyor.

  • Petrol Fiyatları Sert Düştü: ABD–İran Gerilimi Yumuşarken Piyasalar Arz Fazlasına Odaklandı

    Petrol fiyatları, ABD ile İran arasındaki askeri gerilim ihtimalinin zayıflamasıyla birlikte sert düşüş yaşadı. Brent petrol yüzde 4’ün üzerinde gerileyerek haftalık kazançlarının büyük bölümünü geri verirken, piyasa odağını yeniden jeopolitik risklerden küresel arz fazlası sinyallerine çevirdi. ABD stok verileri ve Venezuela’nın ihracata dönüş ihtimali, düşüşü hızlandıran unsurlar oldu.

  • ANALİZ: 2025 Bütçe Yılı Analizi: Mali Disiplinde Beklentileri Aşan Performans 

    Türkiye ekonomisi için kritik bir dönemeç olan 2025 yılı, merkezi yönetim bütçesi açısından piyasalara "hoş bir sürpriz" yaparak kapandı. Aracı kurumların son raporları, bütçe disiplininin dezenflasyon sürecine beklenenden daha güçlü bir destek verdiğini ortaya koyuyor. Özellikle bütçe açığının GSYH’ye oranının %3 barajının altında kalması, makroekonomik istikrar açısından dönüm noktası olarak görülüyor. İşte Gedik Yatırım, İş Bankası ve Şeker Yatırım’ın verilerinden yola çıkarak hazırladığımız kapsamlı 2025 bütçe analizi.

  • En Düşük Emekli Aylığı 20 Bin TL’ye Yükseltiliyor: Düzenleme TBMM Komisyonu’ndan Geçti

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, en düşük emekli aylığının artırılmasını da kapsayan kanun teklifinin görüşmeleri tamamlandı. Görüşmelerin ardından, en düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye yükseltilmesini öngören madde komisyonda kabul edildi.

  • Tüketici Güveni Aralık Ayında Artış Gösterdi

    Bloomberg HT Tüketici Güven Endeksi, Aralık ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 1,42 artış göstererek 75,85 seviyesine yükseldi. Endekste artış eğilimi sürerken, öncü endekse göre sınırlı bir gerileme dikkat çekti.

  • Goolsbee: “Merkez Bankası Bağımsızlığı Aşınırsa Enflasyon Patlar”

    Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, CNBC’ye verdiği röportajda, son dönemde Fed’e ve Fed Başkanı Jerome Powell’a yönelik siyasi ve hukuki baskıların enflasyon açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi.

  • Bakanlık Duyurdu: Bütçe Açığı 528,1 Milyar TL’ye Ulaştı

    2025 yılının Ocak–Aralık döneminde merkezi yönetim bütçesi, 14 trilyon 634,6 milyar TL harcama ve 12 trilyon 835,5 milyar TL gelir ile tamamlandı. Bu dönemde bütçe açığı 1 trilyon 799,1 milyar TL olarak gerçekleşti. Aralık ayında ise bütçe açık verdi.

  • TCMB Başkanı Karahan: Dezenflasyonda Ana Eğilim Güçleniyor

    Merkez Bankası Başkanı Karahan, Londra ve New York’ta uluslararası yatırımcılarla bir araya gelerek Türkiye’nin yeni yol haritasını paylaştı. Dezenflasyon sürecinde ana eğilimin güçlendiğini vurgulayan Karahan, kısa vadeli dalgalanma riskine karşı "ihtiyatlı ve veri odaklı" kalmaya devam edecekleri mesajını verdi. Küresel finans dünyasının kalbi olan Londra ve New York’ta gerçekleştirilen yatırımcı toplantılarında, Türkiye’nin para politikasına dair kararlılık bir kez daha teyit edildi. TCMB Başkanı Fatih Karahan tarafından sunulan projeksiyonlarda, fiyat istikrarı hedefine ulaşana kadar sıkı para politikası duruşunun korunacağı ve herhangi bir sapma durumunda ek sıkılaşma adımlarının atılabileceği vurgulandı.

  • MetroPOLL’den “Toplumsal Tükenmişlik ve Güven” Raporu: Güvensizlik ve Yorgunluk, Türkiye’nin Duygusal Tablosunu Şekillendiriyor”

    MetroPOLL’ün 2025 sonu verileriyle hazırladığı rapor, Türkiye’de “toplumsal tükenmişlik” tablosunu ortaya koydu. Araştırmaya göre toplumun yüzde 61’i yüksek düzeyde tükenmişlik yaşarken, her iki kişiden biri son bir yılda psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu belirtti. MetroPOLL Araştırma’nın 2025 yılı sonu verileriyle hazırladığı "Toplumsal Tükenmişlik ve Güven" raporu, Türkiye’nin ağır bir duygusal yorgunluktan geçtiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre toplumun yüzde 61’i yüksek veya çok yüksek tükenmişlik yaşıyor. Seçmenlerin neredeyse yarısı "hiçbir yere güvenmeyenler" sınıfında yer alırken, özellikle gençler arasında ülkeden gitme isteği "ana akım" bir düşünceye dönüşmüş durumda.

  • TCMB Rezervleri Yükseldi: Swap Hariç Net Rezerv 70,1 Milyar Dolara Çıktı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) brüt rezervleri, 9 Ocak 2026 ile biten haftada 196,1 milyar dolara yükseldi. Önceki hafta bu rakam 189,1 milyar dolar olarak kaydedilmişti.

  • WEF’in 2026 Küresel Riskler Raporu’ndan Kritik Analiz: Dünya Ekonomisini Zorlu Bir Dönem Bekliyor

    Dünya Ekonomi Forumu’nun (WEF) Davos’ta gerçekleştireceği toplantılar öncesinde yayımlanan Küresel Riskler 2026 Raporu, dünya ekonomisini tehdit eden unsurları gözler önüne serdi. Rapora katkı sunan katılımcılar, önümüzdeki iki yıla ilişkin beklentilerini “Çalkantılı ve fırtınalı” olarak tanımlarken, küresel ölçekte en ciddi riskin jeopolitik gerilimler olduğuna dikkat çekti.

  • TÜİK: İnşaat Üretimi Kasım Ayında Yıllık Yüzde 22,3 Arttı

    Türkiye’de inşaat üretimi Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0,1 oranında gerilerken, yıllık bazda yüzde 22,3 artış gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Kasım ayına ilişkin inşaat üretim endeksi verilerini yayımladı.

Benzer Haberler