Sosyal Medya

Borsa

SABAH Raporu: Fed’le  savaşmayın

ABD'deki Bitcoin Spot ETF'lerine sermaye akışından kaynaklanıyor; Salı günü ETF'lere bir günde rekor 631,3 milyon dolarlık net giriş gerçekleşti. Bu fiyat seviyesinde, Bitcoin sahiplerinin neredeyse %90'ı şu anda gerçekleşmemiş sermaye kazançları konumunda.

SABAH Raporu: Fed’le  savaşmayın

Bazı Batı borsa endeksleri bu hafta kurumsal kazançlar ve yapay zeka vaadiyle desteklenen yeni rekorlar kırdı. Ancak ABD fiyat cephesindeki haberler pek iyi değil: Ocak ayında enflasyon ve üretici fiyatları hızlı bir faiz indirimi umutlarını sürdürmek için fazla güçlüydü.

ABD’de 10 yıllık getiri geçen hafta %3,78’den %4,33’e yükseldi. Bir kez daha tüm zamanların en yüksek seviyelerini belirleyen ana ABD endeksleri üzerinde hiçbir etkisi olmadı. Kimin sayesinde? Elbette AI! Ancak yine de yükselişin temel direklerinden biri, kilit faiz oranlarının düşürülmesine olanak sağlayan enflasyonun kontrolüydü.

Ne yazık ki işler sarpa sarmaya başlıyor. ABD tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık bazda +%3,7 beklenene karşın +%3,9 ile beklentilerin üzerinde geldi. Cuma günü gıda ve enerji hariç ÜFE’nin yalnızca beklentilerin üzerinde olmakla kalmayıp (yıllık bazda %1,6’ya karşı %2) aynı zamanda bir önceki aya göre de artış göstermesiyle (%1,7 revize edilmiş rakam) başka bir katman daha eklendi. Bir sonraki son tarih, Fed’in fiyat eğilimlerine ilişkin tercih ettiği gösterge olan PCE Core’un yayınlanacağı 29 Şubat.

 

ABD dolarındaki yükseliş ve ABD stoklarındaki haftalık keskin artış (12 milyon varil artış) gibi olumsuzluklara rağmen, geçen hafta petrolde küçük haftalık artışlar yaşandı. OPEC ve Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), petrol piyasalarına ilişkin aylık raporunu yayınladı. OPEC ve IEA’nın küresel petrol talebi büyümesine ilişkin tahminlerinde değişiklik yapmaması nedeniyle Ocak ayından bu yana pek bir şey değişmedi. Kartel talebin durumu konusunda hala oldukça iyimserken, IEA çok daha az iyimser ve talebin tükenmesini bekliyor. Avrupa Brent’i 83 dolara ve ABD WTI varil başına 78 dolara yükseldi. Avrupa’da, ılıman kış havaları ve konforlu depolama seviyeleri, gaz fiyatlarını yıllık 24 eur/mwh gibi yeni bir düşük seviyeye çekiyor.

 

Altın bir darbe daha aldı. FED’in acele etmeye ve faiz oranlarını düşürmeye pek teşvik etmeyen son ABD ekonomik istatistiklerinin cezasını çekti ve ons başına 2.000 usd civarına geriledi. Endüstriyel metallerde bakır LME’de 8.150 usd’de, alüminyum 2.200 usd’de ve çinko 2.300 usd’de durakladı.

Bitcoin önceki haftaki yükseliş trendini sürdürüyor ve geçen hafta %8 artışla 52.200 dolara ulaştı. Bir kez daha, bu artış büyük ölçüde ABD’deki Bitcoin Spot ETF’lerine sermaye akışından kaynaklanıyor; Salı günü ETF’lere bir günde rekor 631,3 milyon dolarlık net giriş gerçekleşti. Bu fiyat seviyesinde, Bitcoin sahiplerinin neredeyse %90’ı şu anda gerçekleşmemiş sermaye kazançları konumunda.

Ether bu hafta da aynı trendi takip etti ve hatta %12 artışla 2.800 doların üzerine çıkarak pazar liderini bile geride bıraktı.

Bugün, Çin anakarasındaki hisse senedi piyasaları Ay Yeni Yılı nedeniyle bir hafta kapalı kaldıktan sonra açılıyor. Ancak Wall Street, George Washington’un doğum günü nedeniyle kapalı olacak. Dikkate değer diğer olaylar arasında en son ABD

merkez bankası toplantısının tutanakları (Çarşamba) ve büyük ekonomilerin flaş PMI göstergeleri (Perşembe) yer alıyor.

Ufukta son büyük kurumsal sonuçlar görünüyor: Walmart, Home Depot ve Air Liquide (Salı), HSBC ve anın yıldızı Nvidia (Çarşamba) veya Nestlé ve Mercedes (Perşembe).

Yurtiçinde ise bu hafta ana gündem Perşembe günü açıklanacak olan TCMB faiz kararı. Şubat ayı toplantısına ilişkin beklenti faizin %45,00 seviyesinde tutacağı yönünde. TCMB Enflasyon raporunda da zaten; son toplantısında para politikasında gerekli sıkılık düzeyine ulaşıldığını, faiz artırımlarının sonlandırıldığını ve de enflasyonun ana eğiliminde belirgin bir düşüş olana ve enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar politika faizinin sabit bırakılacağını söylemişti.

Pazartesi; Hazine, 2 ve 5 yıllık sabit kuponlu tahvil ihaleleri, Salı günü; yine Hazine’nin, 5 yıllık TÜFE’ye endeksli tahvil ihalesi ve 5 yıl vadeli kira sertifikası ile 2 yıl vadeli altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikasının doğrudan satışı gerçekleştirilecek.

BIST100 endeksinde ise mevcut kur seviyelerine göre 311 ve 312$ bandının karşılığı olan 9590-9622 bandını ilk direnç bölgelerimiz. Bu dirençlere yaklaşan hareketler sonrasında özellikle son haftalarda değer kazanımı yaşayan endeks 30 hisselerinde kar satışları görebiliriz. Endekste yaşanabilecek olası geri çekilmelerde ise 8920 ile 8850 seviyeleri ara destek noktaları olarak verebiliriz.

 

A1 Capital Günlük  Bülteni’nden alıntılandı

BAKMADAN GEÇME

  • Tarım Sektörünün İhracattaki Payı Yüzde 15,3’e Ulaştı

    Tarım sektörü, 2025 yılında 36,4 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaştı. Bu rakamın içinde mobilya, kağıt ve orman ürünleri de yer aldı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, sektörün ihracatı bir önceki yıla kıyasla yüzde 0,6 artış göstererek 36,4 milyar doların üzerine çıktı. Tarım sektörünün toplam ihracattaki payı ise yüzde 15,3 olarak kaydedildi.

  • Trump’ın Tarife Tehdidi Almanya Otomotiv Hisselerini Sarsıyor: Mercedes ve BMW Hisselerini Etkiledi

    ABD Başkanı Donald Trump’ın, Grönland konusundaki taleplerine karşı çıkan sekiz Avrupa ülkesine yönelik tarife tehditleri, Almanya’da özellikle otomotiv sektöründe ciddi bir dalgalanmaya yol açtı. Frankfurt Borsası’nda işlem gören önde gelen Alman otomobil üreticilerinin hisseleri, yatırımcıların artan endişeleriyle birlikte keskin değer kayıpları yaşadı. Buna göre, Mercedes-Benz hisseleri %2,7, BMW %3,35, Porsche %2,88 ve Volkswagen %3,64 oranında düştü.

  • Garanti BBVA Portföy’den Rekor Büyüklük: Yatırımcı Güveniyle 1 Trilyon Lira

    Garanti BBVA Portföy, yönettiği yatırım fonlarının toplam büyüklüğünün 1 trilyon lirayı geçtiğini açıkladı. Bankadan yapılan bilgilendirmeye göre, 15 Ocak tarihli TEFAS verilerine göre, şirketin portföy yönetimindeki yatırım fonlarının toplam değeri 1 trilyon lirayı aşarak sektörde önemli bir dönüm noktasına ulaştı.

  • Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç Stoku Kasım’da Azaldı

    Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku, Kasım ayı itibarıyla bir önceki aya göre %1,3 azalarak 163,7 milyar dolar seviyesine geriledi.

  • Japonya’nın İlk Kadın Başbakanı Takaichi, Erken Seçime Gidiyor

    Ekim ayında Japonya’nın ilk kadın Başbakanı Sanae Takaichi’den dikkat çeken bir adım geldi. Japon Başbakan Takaichi, bugün yaptığı açıklamada erken seçim kararı aldığını duyurdu. Kendisinin Liberal Demokrat Parti’deki (LDP) lider değişikliği sonucunda başbakan olduğunu ve Japonya Inovasyon Partisi (JIP) ile yeni bir koalisyon hükümeti kurduğunu hatırlatan Takaichi, "Bu kapsamda uygulayacağımız politikaların çoğu, LDP’nin son Temsilciler Meclisi seçimlerindeki kampanya vaatleri arasında yer almamıştı" dedi.

  • Euro Bölgesi Enflasyonu Aralık’ta Hedefe Yaklaştı

    Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon Aralık ayında %1,9’a geriledi. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği (AB) ve Euro Bölgesi’nin Aralık ayı enflasyon verilerini açıkladı.

  • Javier Blas: İran Petrolü İçin Asıl Risk Bombalar Değil, Grevler

    İran denildiğinde enerji piyasalarının aklına ilk olarak askeri gerilimler ve Hürmüz Boğazı riski geliyor. Ancak Bloomberg Opinion yazarı Javier Blas’a göre, İran petrol arzı açısından asıl tehlike askeri çatışmalar değil, ülkenin derinleşen ekonomik kriziyle tetiklenebilecek işçi grevleri. Tarihsel deneyim, göz ardı edilen bu riskin petrol üretimi üzerinde çok daha yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.

  • Grönland Krizi Derinleşiyor: Avrupa, ABD’ye Karşı “Ticaret Bazukası” Seçeneğini Masada Tutuyor

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland üzerinden Avrupa’ya yönelik yeni tarife tehdidi, transatlantik ilişkilerde gerilimi tırmandırdı. Brüksel’de olağanüstü diplomasi trafiği başlarken, Avrupa Birliği’nin daha önce hiç kullanmadığı “Anti-Zorlama Aracı” (ACI) dahil sert ekonomik karşılıkları değerlendirdiği bildiriliyor. Piyasalar ise bu belirsizliği sert satışlarla fiyatlıyor.

  • IMF’den Yeni Rapor: Türkiye’nin Büyüme Tahminini Nasıl Yorumladılar?

    Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye ekonomisinin bu yıl ve gelecek yıl için büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etti. IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nun Ocak 2026 sayısını “Küresel Ekonomi: Ayrışan Güçler Arasında İstikrar” başlığıyla yayımladı. Raporda, Türkiye ekonomisinin büyüme öngörülerinde artışa gidildiği belirtildi.

  • Trump’ın Grönland Hamlesine AB’den Misilleme Planı

    Avrupa Birliği başkentleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı kontrol altına alma yönündeki girişimine karşı çıkan NATO müttefiklerini hedef alan tehditlerine yanıt olarak, ABD’den yapılan yaklaşık 93 milyar euroluk ithalata gümrük vergisi uygulanmasını ya da Amerikan şirketlerinin AB iç pazarına erişiminin kısıtlanmasını masaya yatırdı. Bu gelişme, transatlantik ilişkilerde son on yılların en ciddi gerilimlerinden biri olarak görülüyor.

  • PİYASA ANALİZ: Trump’ın Tarife Hamlesi Risk İştahını Bozdu, Güvenli Limanlar Işıldıyor

    Küresel piyasalar haftaya belirgin bir riskten kaçış havasıyla başladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland merkezli tarife restleşmesi, jeopolitik tansiyonu yeniden yükseltirken, hisse senetlerinde baskı, kripto varlıklarda geri çekilme ve güvenli limanlara güçlü bir yöneliş görüldü. Altın ve gümüş “para gibi” davranarak tarihi zirveleri test ederken, döviz cephesinde euro, yen ve İsviçre frangı öne çıktı. Türkiye varlıkları ise küresel dalgalanmaya rağmen pozitif ayrışmasını sürdürdü.

  • Ekonomik Kriz Ortamında Dikkat Çeken Adım: İzmir’de 11 Zincir Market Güçlerini Birleştirdi

    İzmir’de faaliyet gösteren 11 zincir market, güçlerini birleştirerek yeni bir ticari yapılanmaya gitti. Kurulan şirketin ilk mağazasının şubat ayında Menderes’te hizmete girmesi planlanıyor. Ortak girişimin kamuoyuna tanıtımı ise Gaziemir’de gerçekleştirilen bir basın toplantısıyla yapıldı.

  • Barış Soydan Yazdı…’Fintekte Sorunlar Merkez Bankası’na Devirle Başladı, Acil Müdahale Zamanı’

    2025 yılı elektronik para ve ödeme kuruluşları açısından neredeyse bir kaos ve yıkım yılı olarak geride kaldı. Savcılık operasyonları, lisans iptalleri, faaliyetlerin askıya alınması gibi hukuki ve idari kararlar tüm yıl boyunca gündemdeydi. Daha da kötüsü, finansal sistemin bu parçası bir süredir ciddi bir şeffaflık ve güven krizinin içine girmiş durumda; söylentiler ve spekülasyonlar hâlâ devam ediyor. Artık bir kırılma noktasına gelindiği açık. Bir tarafta genç nüfus, yüksek dijital adaptasyon, güçlü bankacılık altyapısı ve dev elektronik ticaret hacmiyle bölgesel bir “fintek merkezi” olabilecek kapasite var. Diğer tarafta ise giderek daha sık anılan suç ve bahis gelirleri, kara para, şüpheli transferler tartışmaları… Bugün fintek sektörü başarı hikâyeleriyle değil bu tür risk başlıklarıyla gündeme geliyorsa, bunun sebebi sadece “birkaç kötü örnek” değil. Esas faktör daha derinde, yapısal ve sistemsel sorunlarda.

Benzer Haberler