Sosyal Medya

Ekonomi

Faiz “düştü” ama…Piyasanın faizi yüzde 50’ye yaklaştı

Ekonomim’den Merve Yiğitcan’ın bugünkü haberi Yeni Ekonomi Modeli’nin sürdürmek uğruna kredi piyasasında yaratılan darboğazın boyutlarını detaylandırması açısından çok önemli. Yiğitcan’ın…

Faiz “düştü” ama…Piyasanın faizi yüzde 50’ye yaklaştı

Ekonomim’den Merve Yiğitcan’ın bugünkü haberi Yeni Ekonomi Modeli’nin sürdürmek uğruna kredi piyasasında yaratılan darboğazın boyutlarını detaylandırması açısından çok önemli. Yiğitcan’ın haberinde işletmelerin, bankaların kredi kapasitesinin daraltmasıyla karşı karşıya kaldıkları finansman sorununu aşmak için, giderek artan faiz oranlarıyla birbirini fonladığı ve ortaya çıkan dengesiz tablo anlatılıyor.

Haberde banka kredilerine ulaşamadığı için finansman sıkışıklığını aşamayan işletmeler, üretimlerini sürdürebilmek için hammaddeci ve toptancıların yüzde 40’ı aşan vade farkıyla karşı karşıya kalmaya başladığı vurgulanıyor. Şu anda rotatif kredinin maliyetinin yüzde 13 seviyesinde olduğu düşünüldüğünde, piyasanın kendini 3 kata kadar daha maliyetli fonladığı görülüyor. Uygun finansman bulamadığı için üretimini düşürmek zorunda kalan ya da sipariş kaçıran firmaların sayısının artmakta olduğunu dile getiren reel sektör temsilcileri, firmaların sermaye ihtiyacının son birkaç yılda 5 kat arttığına dikkat çekerek, özellikle piyasada yüksek vade farklarına maruz kalan KOBİ’lerin krediye erişimlerinin bu zor dönemde hayati olduğunu vurguluyor.

Finansman darboğazının derinleştiği piyasada firmalar adeta birbirini fonlarken, işletmelerin vadeli satışlara uyguladığı faiz oranı yüzde 40’ları aşmaya başladı. Olağan dönemlerde firmaların sık başvurduğu ancak şu an makro ihtiyati tedbirler gereğince yeterince kullandırılmayan rotatif kredinin maliyetinin yüzde 13 seviyesinde, özel bankaların kullandırdığı ticari kredilerin faizinin de yüzde 25-30 bandında olduğu düşünüldüğünde, bazı hammaddeci ve toptancıların piyasayı 3 kata kadar daha maliyetli fonladığı görülüyor. Ancak yılsonu kredi kapanışlarını yapan şirketlerde kasalar adeta boşalmışken firmalar, özkaynak yetersizliği nedeniyle üretimlerini aksatmamak adına piyasa faizine razı oluyor. EKONOMİ gazetesine konuşan reel sektör temsilcileri, uygun finansman bulamadığı için üretimini düşürmek zorunda kalan firmaların sayısının artmakta olduğuna dikkat çekerlerken, özellikle KOBİ’lerin krediye erişimlerinin bu dönemde çok hayati olduğuna işaret ediyor.

Bankada finansmanı bulamayan piyasada arıyor

TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclis Başkanı Yavuz Eroğlu, piyasada şu an dengelerin standardın dışında oluşmaya başladığını söylerken, olağan dönemlerde hammaddecilerin uyguladığı faizin aylık yüzde 1,5-2 olduğunu, ancak şu anda bu oranın yüzde 4’lere geldiğini, dolar ödemeleri için de yüzde 1 olduğunu söyledi. 12 aylık bakıldığında TL ödemelere faizin yüzde 50’lere geldiğini dile getiren Eroğlu, “Finansman işletmelerin damarlarındaki kan gibidir. İsterseniz çok sağlıklı, tastamam bir vücudunuz olsun, ama kan olmazsa yaşayamazsınız. İşte firma, ihtiyacı olan bu finansmanı bankada bulamazsa, piyasada arayacak. Zaten başka yerden bulunamadığı için piyasada faiz bu kadar yüksek. Şirket, daha uygun finansman kaynağı bulsa gidip bu kadar yüksek faizle borçlanmaz” dedi.

2008’de iflaslara yol açtı

Özellikle 2008 yılında birçok irili ufaklı hammaddecinin battığını hatırlatan Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de çok büyük hammadde firmaları yüksek vade farkıyla mallarını satıp, büyük karlar yaptıkları düşünülürken, battılar. Çünkü malını TL ile yüzde 40 faizle sattı, bütün çeklerini aldı, ama bir devalüasyon olunca hepsi battı. Hikayeye bir de buradan bakınca çok kar ediyor gibi görünüyorlar ama çok fazla açık pozisyonları var. Tabii o açık pozisyon riskine karşı da hammaddeci o vade farkını koyuyor. Kurun baskılandığını düşünürsek ortada onlar için de bir risk var.” Piyasada yüksek vade farklarına maruz kalanların ağırlığının KOBİ’ler olduğunu kaydeden Eroğlu, “KOBİ’lerin bu koşullarda finansman bulabilmesi çok zor. Yüzde 40-50 vade ile mal alıp sonra işleyip satması çok zor. Burada devletin zayıfa sahip çıkması, özellikle bu dönemde KOBİ’lerin finansmana erişimi noktasında bir kolaylık sağlanması gerekiyor” diye konuştu.

Marjlar dibe çekiliyor

İstanbul Tüccarlar Kulübü Başkanı İlker Önel, hem BDDK hem Merkez Bankası’nın aldıkları sıkılaştırma önlemlerinin iç piyasaya yansıdığını, kredi daralmasını da işletmelerin ‘mecburen’ birbirinin üzerine yüklemeye başladığını ifade etti. Firmaların bu dönemde açık hesap alacağının yükselmiş olduğuna dikkat çeken Önel, piyasada vade farkı olarak verilen oranların çok yukarılara çıktığını kaydetti. Bazı işletmeler bunu kötü niyetle kullanmaya başladığı eleştirisini de getiren Önel, “İşletmeler birbirine vade faizi uyguladığında oran ortalama yüzde 40’lara çıkıyor. Bankalardaki faizin 3 katı gibi neredeyse. Genelde hammadde tedarikçileri bunu uyguluyor” dedi. Öz sermaye yetersizliğinin firmaları daha zorlu bir sürece götürmekte olduğu uyarısında bulunan Önel, “Bu piyasa koşullarında firmalar sadece günü kurtarıyor. Gün geçtikçe sermayeleri eriyor. Ancak mal da satması gerektiği için bu kez karlılığı gittikçe düşürüyorsunuz, yüzde 8 ise marjınız yüzde 2’lere çekmeniz gerekiyor, yani kafa kafaya çıkıyorsunuz” diyerek işletmelerin içinde bulunduğu sıkışıklığı tarif etti.

“Hammaddeci de mecbur kalabiliyor”

Armatür Derneği Başkanı Gökhan Turhan da firmaların uyguladığı yüksek vade farklarını teyit etti. İşletmelerin sermaye ihtiyaçlarının geçmiş birkaç yıla oranla 5 kat arttığını belirten Turhan, dövizin baskılanmasıyla ihracatçıların karların da düştüğünü dile getirdi. Olağan dönemde hammaddecilerin vade farkıyla banka faizlerinin birbirine çok yakın olduğunu söyleyen Turhan, banka faizlerinin aşağı çekildiğini ancak piyasanın faizinin çok yüksek seyrettiğini ifade etti. Hammaddecilerin yüksek vade farkı uygulamalarının birtakım haklı tarafları olduğunu da kaydeden Turhan, şöyle devam etti: “Hammaddeciler net ihracatçı olamıyor, en büyük sıkıntıları orada. Aldığı hammaddeyi ithal etmek zorunda, ihracatı ithalatından daha az kalıyor. Böyle olunca da reeskont gibi uygun kredileri kullanamıyorlar. Karları da düşük olunca bu şekilde vade farkı ile kendini korumaya çalışıyor.”

90’lı yılları hatırlattı

TOBB Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektör Meclisi Başkanı Şeref Fayat, iç piyasada hammaddecinin toptancıya, toptancının perakendeciye satışlarında enflasyonist ortamlarda faaliyet karlarının çok üstünde bir vade farkı uygulamasının geçmiş yılarda da rastlandığını söyledi. 90’lı yıllarda özellikle bu tarz yüksek vade farklarına çok sık rastlandığını hatırlatan Fayat, “O dönemlerde de vade farkı kazancı gerçek kazancın çok üzerindeydi. Şu anki durum da bana o yılları hatırlatıyor. Bu uygulamalar maalesef enflasyonist ortamda firmanın finansmana alamayacağı için kabul ettiği, mağazacının toptancıdan, toptancının da hammaddeciden alırken uyguladığı bir yöntemdir” dedi. “Böyle sağlıksız piyasalarda bunlar maalesef olur” diyen Fayat, “Çünkü finansmana ulaşamasanız da yine mala ulaşmak ve devam etmek zorundasınızdır. Piyasanın sağlıksız işlediği durumlarda her iki taraf için böyle zorluklar ortaya çıkabilir” ifadelerini kullandı.

“Bankalar kredi taleplerine fiyat dahi vermiyor”

Haberin tamamı burada.

BAKMADAN GEÇME

  • Bütçenin KİT Yükü Katlanıyor: Görev Zararlarında 4 Yılda %1626 Rekor Yükseliş

    Bütçeden Kamu İktisadi Teşebbüsleri’ne (KİT) yapılan görev zararı ödemeleri 2025 yılında 411,3 milyar TL’ye ulaştı. Veriler, kamu kurumlarının mali tablosundaki…

  • Otokar, Romanya’ya 2 Milyar Liraya Yakın Tazminat Ödeyecek

    Otokar Otomotiv ve Savunma Sanayi AŞ, Romanya Milli Savunma Bakanlığına bağlı C.N. Romtehnica SA (Romtehnica) ile yapılan anlaşma kapsamında, yerel üretim hazırlıklarına ilişkin ara hedeflerin zamanında tamamlanamadığı ve ilk parti teslimatın gecikmesi gerekçeleriyle toplamda yaklaşık 2 milyar liralık tazminat ödemeyi kabul ettiğini açıkladı.

  • Tasarruf Söylemine Rağmen Harcamalar Zirvede: Cumhurbaşkanlığı Harcamaları 2025’te 15,8 Milyar TL’ye Ulaştı

    Cumhurbaşkanlığı’nın 2025 yılı harcamaları 15,8 milyar TL’ye ulaşarak önceki yıla kıyasla yüzde 26 oranında arttı. Harcamaların önemli bir bölümü yılın son döneminde yoğunlaşırken, yalnızca Aralık 2025’te yapılan 2,7 milyar TL’lik harcama aylık bazda rekor olarak kayıtlara geçti. Merkezi yönetim bütçe verileri, Cumhurbaşkanlığı harcamalarında son yıllarda dikkat çekici bir yükseliş eğilimine işaret ediyor. Tasarruf söylemlerine karşın, kamu harcamalarının özellikle 2025’in son çeyreğinde hız kazandığı görülüyor.

  • Eyüpspor Futbol Yatırımları A.Ş. Dahil 9 Şirkete Kayyım Atandı

    Süper Lig ekiplerinden Eyüpspor’un yönetimine TMSF tarafından kayyım görevlendirildi. İstanbul 12. Sulh Ceza Hâkimliği, devam eden soruşturma çerçevesinde Eyüpspor Futbol Yatırımları A.Ş.’nin de aralarında bulunduğu 9 şirkete kayyım atanmasına hükmetti.

  • Konkordato Takip: Bir dev, çok sayıda orta ölçekli firma da kervana katıldı

    2025 yılının ekonomi basınında en sık yer alan gündem maddelerinden biri konkordato ve iflaslar. Geçen sene pandemiden bu yana rekor kırılırken, bu yılda da şirketlerde yaprak dökümü devam ediyor. Birçok uzman açısından sayı olarak patlayan konkordato ve iflaslar, ekonomide yaşandığı iddia edilen ağır çekim çözülmenin yüzeye yansıması.

  • Konut Piyasasında 2026 Rotası: Fiyatlar ve Talep Yeniden mi Şekilleniyor?

    Türkiye gayrimenkul sektörü, son yılların en çalkantılı dönemlerinden birini geride bırakarak 2026 yılına giriyor. 2022-2024 yılları arasındaki "fiyat patlaması" ve 2025 yılındaki "reel düzeltme" dönemlerinden sonra, piyasa şimdi daha rasyonel bir dengenin izini sürüyor. Sektörün önde gelen analistleri ve veri devleri, 2026’nın bir "fiyat balonu" yılı değil, "ertelenmiş talebin dönüşü" yılı olacağına işaret ediyor.

  • Emekli maaşlarında yeni polemik: Çok uzun yaşıyorlar, iyi besleniyorlar

    En düşük emekli maaşının 20 bin lirada kalması ve asgari ücretin 28 bin 75 liraya yükselmesiyle milyonlarca emekli açlık sınırının altına sıkışırken, iktidar cephesinden gelen açıklamalar yeni bir polemiği tetikledi. AKP’li bir milletvekilinin “emekliler uzun yaşıyor” gerekçesi, siyasi tartışmayı alevlendirirken; veriler, emeklilerin uzun yaşamasından çok yetersiz beslenme ve sağlık riskleriyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.

  • Parayı Anlama Rehberi II

    Parayı Anlama Rehberi II Hazine’nin gün içinde gerçekleştirdiği üç temel işleme yakından bakalım. Hazine, ana hesabını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası…

  • Allianz GI 2026 Raporu: Gelişmekte Olan Piyasalarda İkinci Bahar

    Küresel makroekonomik dengeler, gelişmekte olan piyasalar lehine dönmeye devam ediyor. ABD ekonomisinin sert bir resesyon yerine "yumuşak iniş" senaryosunu takip etmesi, Fed’in faiz indirimlerine devam edeceği beklentisi ve likidite koşullarının pozitif seyri, 2026 yılının başında risk iştahını yüksek tutuyor.

  • ANALİZ: Wall Street Trump’ın Maceracılığını Cesaretlendiriyor

    Washington’dan gelen sert ve sarsıcı başlıklara rağmen Wall Street sakinliğini koruyor. Fed’in bağımsızlığına yönelik tartışmalar, İran ve Grönland kaynaklı jeopolitik riskler ve yeni ticaret tehditleri piyasaları kalıcı biçimde sarsmazken, güçlü risk iştahı ABD Başkanı Donald Trump’ın daha agresif ve sınırları zorlayan bir politika gündemi izlemesi için alan açıyor.

  • ABD’nin Grönland Çıkışı Ticaret Savaşını Tetikleyebilir 

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı ilhak etmeye yönelik söylemleri, Avrupa Birliği ile ABD arasında yeni bir ticaret savaşı riskini gündeme taşıdı. Fransa Maliye Bakanı Roland Lescure, böyle bir adımın transatlantik ekonomik ilişkileri ciddi biçimde zedeleyebileceği uyarısında bulunurken, analistler olası yaptırımların piyasaları sarsabileceğini belirtiyor.

  • TCMB Rezervlerinde Ocak Coşkusu,  Yabancı Alım Yapıyor

    9 Ocak haftası verileri ve 14 Ocak tarihli analitik bilanço tahminleri, TCMB’nin swap hariç net rezervlerinde ve yabancı yatırımcı girişlerinde çok güçlü bir performansa işaret ediyor. Özellikle altın fiyatlarının olumlu etkisiyle birleşen döviz girişleri, rezervlerdeki iyileşmeyi kalıcı bir trende dönüştürmüş durumda. Yabancı yatırımcılar da 2026'ya Türkiye varlıkları alarak girdi. 

  • Fitch Raporu: Küresel Arz Fazlası, Jeopolitik Risklerin Önüne Geçiyor

    Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, petrol piyasalarındaki son gelişmeleri değerlendiren kritik bir rapor yayımladı. Rapora göre, Orta Doğu ve…

Benzer Haberler