Sosyal Medya

Piyasa

Elektrik yüzde 20 ile 50 arası zamlandı, yükün üreticiye yüklenmesi enflasyonu yükseltecek

Elektrik fiyatlarını her üç ayda bir belirleyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), 1 Eylül’den itibaren geçerli olacak şekilde güncel ulusal tarife elektrik birim fiyatlarını açıkladı...

Elektrik yüzde 20 ile 50 arası zamlandı, yükün üreticiye yüklenmesi enflasyonu yükseltecek

Elektrik fiyatlarını her üç ayda bir belirleyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), 1 Eylül’den itibaren geçerli olacak şekilde güncel ulusal tarife elektrik birim fiyatlarını açıkladı.

EPDK’den yapılan açıklamaya göre, evlerde kullanılan elektriğe ortalama yüzde 20 zam geldi. Yeni fiyatlarla birlikte bir kilovatsaat elektrik konutlarda 2,16 TL’den 2,60 TL’ye, sanayide 3,42 TL’den 5,14 TL’ye ve ticarethanelerde 3,42 TL’den 4,45 TL’ye çıktı.

Elektrik tedarikçisini değiştirmemiş ya da değiştirip de vazgeçmiş tüketiciler için uygulanacak son kaynak tedarik fiyatını belirleyen ulusal elektrik tarifeleri açıklandı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından alınan karara göre, elektrik tarifeleri evler için yüzde 20, iş yerleri için yüzde 30 ve sanayiciler için yüzde 50 zamlandı. Normal koşullarda her çeyrek başında açıklanan elektrik fiyatları bu yıl ikinci defa gelenekselleşmiş zam döneminin dışında gerçekleşti. Karşılaştırma sitesi encazip.com tarafından yapılan analize göre bu, gecikmiş Temmuz zammı olarak da değerlendirilebilirken üçüncü çeyrek dönemin başlangıcı olan Ekim ayında yapılacak ek bir zammın da öncüsü olabilir.

500 TL’lik fatura 1420 TL oldu

Yapılan son zamla birlikte enerji bedeli üzerinde yılbaşından itibaren evlere yüzde 184, iş yerlerine yüzde 266 ve sanayiye yüzde 407’lik bir zam yapılmış oldu. Son zamla birlikte 2021 yılının Aralık ayında 500 TL elektrik faturası ödeyen bir ev tüketicisi Eylül ayında 1420 TL ödeyecekken aynı dönemde 2000 TL ödeyen bir iş yeri tüketicisinin faturası Eylül ayında 7310 TL gelecek. Vergiler dahil fiyatlara göre Eylül ayında tüketiciler kWh başına evlerde düşük tüketimde 1,73 TL ve yüksek tüketimde 2.60 TL, iş yerlerinde düşük tüketimde 3,34 TL ve yüksek tüketimde 4,45 TL ödeyecek.

Zamlar yine üreticinin sırtında, bunun üretici enflasyonuna yansıması olumsuz olacak

Yapılan son elektrik zammı yüksek elektrik maliyetlerinden kaynaklanıyor olsa da elektrik piyasa ya da üretim maliyeti tarafında, elektriğin hangi amaçla kullanıldığına göre bir maliyet değişikliği olmuyor ve tüm abone grupları için benzer maliyetler oluşuyor. 2018 yılından beri ihtiyaç duyulan zammın bu ay da sanayici ve esnafa yansıtıldığı görüldü. 1 Eylül’den geçerli tarifelere göre enerji birim fiyatları sanayi grubunda 4,06 TL, iş yeri grubunda yüksek kademede 3,27 TL, evlerde ise yüksek kademede 1,98 TL oldu. Bu ilk bakışta özellikle dar gelirli hane halkının menfaatine gibi görünse de gerçekte durum bundan çok farklı. Zira esnaf ve üreticiye yüklenen elektrik maliyetleri çarpan etkisiyle tüm ürün ve hizmetlerin maliyetini artırıyor, hane halkı evde ucuz elektrik kullandığını düşünürken aslında elektrikteki maliyet farkını son tüketici ürünlerinin fiyatına yansıyan artışta ödemiş oluyor. Üretimde en önemli girdi maliyetinin enerji maliyeti olduğu göz önünde bulundurulduğunda tüm ürünlerin fiyatının artması direkt olarak enflasyonu artırıyor ve tüketici maliyet bazlı bir elektrik faturasında ödeyeceği tutardan çok daha fazlasını market alışverişinde veya diğer ürün ve hizmet satın almalarında ödemiş oluyor. 2018 yılından günümüze enflasyon verilerine bakıldığında bu durum verilerle doğrulanırken sanayi elektriğindeki bu yüksek artışın önümüzdeki ayın enflasyon verilerine ciddi ölçüde yansımasına kesin gözüyle bakılıyor.

Elektrik maliyetleri rekor üstüne rekor kırıyor

Elektrik zamlarının arkasındaki en büyük neden aşırı yükselen elektrik maliyetleri oldu. 2021 yılının aralık ayında kWh başına 1 TL olan elektrik maliyeti, bu yıl ağustos ayında yüzde 206’lık artışla 3,06 TL seviyesine yükseldi. Bu maliyet 2018 yılı ağustos ayı ile kıyaslandığında ise yüzde 913’lük rekor bir artış olduğu görünüyor. Çoğunluğu doğalgaz ve ithal kömür gibi yabancı kaynaklara bağlı olan elektrik üretimi, kurdaki artış ve küresel enerji krizlerinden ciddi anlamda etkilenmiş durumda. Eylül ayı için ise piyasadaki elektrik maliyeti beklentisi kWh başına 3,5 TL’nin üzerinde. Ağustos ayı için maliyetler bu şekildeyken tüketici tarafında enerji bedelleri kWh başına evlerde düşük kademede 1,21 TL ve yüksek kademede 1,98 TL, iş yeri düşük kademede 2,37 TL ve yüksek kademede 3,27 TL seviyesinde kaldı. Tüketimin önemli bir çoğunluğunun birim fiyatının enerji maliyetlerinden düşük olması önümüzdeki aylarda tüketici elektrik fiyatlarında yeni zamların gündemde olacağının işaretini veriyor.

Elektrik üretimi amaçlı doğal gaz fiyatı yüzde 50 arttı, bunun tüketiciye yansıması kaçınılmaz

Öte yandan BOTAŞ tarafından açıklanan elektrik üretimi amaçlı doğal gaz tarifesine de 1 Eylül’den geçerli olmak üzere yüzde 50’lik bir zam yapıldı. Elektrik üretiminin önemli bir çoğunluğunun doğal gaz kaynaklı santrallerden karşılanıyor olması nedeniyle bu zam elektrik maliyetlerini direkt olarak artıracak ve tüketici elektrik fiyatlarına Ekim ayında ciddi bir zam baskısı oluşacak. BOTAŞ’ın son yaptığı yüzde 50’lik zam ile 2022 yılı içinde elektrik üretim amaçlı doğal gaz fiyatında toplamda yüzde 330’luk zam yapılmış oldu. Özellikle kış aylarında gerek doğal gaz talebinin artışı gerekse de doğal gaz kaynaklı santrallerin toplam üretimdeki payının artması ile yıl sonuna kadar tüketicilere etki edecek en az 1-2 zammın daha yapılmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Tüm dünyanın aksine fosil kaynakların desteklenmesinin orta vadede sonucu olumsuz olacak

Elektrik zamlarını ve elektrik piyasasındaki gelişmeleri değerlendiren encazip.com kurucusu ve enerji ekonomisti Çağada Kırım, orta vadede ülkemizi bekleyen tehlikeleri de anlattı. Rusya Ukrayna krizi ile pandemi sonrası talep artışının küresel enerji fiyatlarını ciddi ölçüde artırdığının altını çizen Kırım, sözlerine şu şekilde devam etti: “Küresel enerji fiyatlarının ciddi anlamda arttığı bir gerçek ancak ülkemizdeki maliyetlerin bu denli artmasının en önemli sebebi döviz kurlarındaki artış. Amerikan doları kuru 2021 yılı seviyesinde yani 8-9 TL civarında kalsaydı biz bu küresel krizden ortalama yüzde 60 oranında daha az etkilenirdik. Zira geçen yıla göre dolar bazında elektrik maliyet artışı yüzde 200 seviyelerinde. Bir diğer taraftan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) elektrik maliyetlerindeki hızlı artışın önüne geçmek için bazı önlemler alıyor. EPDK’nin aldığı önlemler belki kısa sürede elektrik maliyet artışlarını durdurabilir ancak bu önlemlerin doping gibi olduğunu, dopingin etkisi geçer geçmez çok daha kötü sonuçlar doğuracağını düşünüyorum. Kararlar alınırken mutlaka yerli ve yenilenebilir kaynaklar öncelenmeli ve yatırımcılar bu tarafa yönlendirilmeli. Ne yazık ki şu anda tüm dünyanın aksine bizde fosil kaynaklar destekleniyor, buna ilave olarak alınan kararlar yerli, ucuz ve yenilenebilir enerjiye yatırım yapacak yatırımcıyı kaçırıyor. Tüm bunlar yerine derhal tam serbest piyasa koşullarına geçilmeli, maliyetlerin sanayici üzerine yüklenmesi uygulanmasından vazgeçilmeli ve yerli kaynalar desteklenmelidir. Ancak bu şekilde orta vadede ucuz elektrik faturalarından bahsedebiliriz.

BAKMADAN GEÇME

  • Konut Piyasasında 2026 Rotası: Fiyatlar ve Talep Yeniden mi Şekilleniyor?

    Türkiye gayrimenkul sektörü, son yılların en çalkantılı dönemlerinden birini geride bırakarak 2026 yılına giriyor. 2022-2024 yılları arasındaki "fiyat patlaması" ve 2025 yılındaki "reel düzeltme" dönemlerinden sonra, piyasa şimdi daha rasyonel bir dengenin izini sürüyor. Sektörün önde gelen analistleri ve veri devleri, 2026’nın bir "fiyat balonu" yılı değil, "ertelenmiş talebin dönüşü" yılı olacağına işaret ediyor.

  • Emekli maaşlarında yeni polemik: Çok uzun yaşıyorlar, iyi besleniyorlar

    En düşük emekli maaşının 20 bin lirada kalması ve asgari ücretin 28 bin 75 liraya yükselmesiyle milyonlarca emekli açlık sınırının altına sıkışırken, iktidar cephesinden gelen açıklamalar yeni bir polemiği tetikledi. AKP’li bir milletvekilinin “emekliler uzun yaşıyor” gerekçesi, siyasi tartışmayı alevlendirirken; veriler, emeklilerin uzun yaşamasından çok yetersiz beslenme ve sağlık riskleriyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.

  • Parayı Anlama Rehberi II

    Parayı Anlama Rehberi II Hazine’nin gün içinde gerçekleştirdiği üç temel işleme yakından bakalım. Hazine, ana hesabını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası…

  • Allianz GI 2026 Raporu: Gelişmekte Olan Piyasalarda İkinci Bahar

    Küresel makroekonomik dengeler, gelişmekte olan piyasalar lehine dönmeye devam ediyor. ABD ekonomisinin sert bir resesyon yerine "yumuşak iniş" senaryosunu takip etmesi, Fed’in faiz indirimlerine devam edeceği beklentisi ve likidite koşullarının pozitif seyri, 2026 yılının başında risk iştahını yüksek tutuyor.

  • ANALİZ: Wall Street Trump’ın Maceracılığını Cesaretlendiriyor

    Washington’dan gelen sert ve sarsıcı başlıklara rağmen Wall Street sakinliğini koruyor. Fed’in bağımsızlığına yönelik tartışmalar, İran ve Grönland kaynaklı jeopolitik riskler ve yeni ticaret tehditleri piyasaları kalıcı biçimde sarsmazken, güçlü risk iştahı ABD Başkanı Donald Trump’ın daha agresif ve sınırları zorlayan bir politika gündemi izlemesi için alan açıyor.

  • ABD’nin Grönland Çıkışı Ticaret Savaşını Tetikleyebilir 

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı ilhak etmeye yönelik söylemleri, Avrupa Birliği ile ABD arasında yeni bir ticaret savaşı riskini gündeme taşıdı. Fransa Maliye Bakanı Roland Lescure, böyle bir adımın transatlantik ekonomik ilişkileri ciddi biçimde zedeleyebileceği uyarısında bulunurken, analistler olası yaptırımların piyasaları sarsabileceğini belirtiyor.

  • TCMB Rezervlerinde Ocak Coşkusu,  Yabancı Alım Yapıyor

    9 Ocak haftası verileri ve 14 Ocak tarihli analitik bilanço tahminleri, TCMB’nin swap hariç net rezervlerinde ve yabancı yatırımcı girişlerinde çok güçlü bir performansa işaret ediyor. Özellikle altın fiyatlarının olumlu etkisiyle birleşen döviz girişleri, rezervlerdeki iyileşmeyi kalıcı bir trende dönüştürmüş durumda. Yabancı yatırımcılar da 2026'ya Türkiye varlıkları alarak girdi. 

  • Fitch Raporu: Küresel Arz Fazlası, Jeopolitik Risklerin Önüne Geçiyor

    Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, petrol piyasalarındaki son gelişmeleri değerlendiren kritik bir rapor yayımladı. Rapora göre, Orta Doğu ve…

  • Şişecam, 7 Yıl Vadeli 500 Milyon Dolarlık Eurobond İhracını Tamamladı

    Şişecam, uluslararası yatırımcılar ve finansal kuruluşlara yönelik olarak 7 yıl vadeli ve 500 milyon dolar tutarında bir eurobond ihracı gerçekleştirdiğini…

  • Koleksiyon Planlamasında AI Kullanımı: Veri Odaklı Tasarımın Yükselişi

    Moda dünyasında koleksiyon planlaması, yaratıcılıkla analitik düşüncenin dengeli biçimde bir araya geldiği en kritik süreçlerden biri. Günümüzde, hemen her alanda olduğu gibi, moda sektöründe de AI (Artificial Intelligence – Yapay Zeka) kullanımı git gide daha da yaygınlaşıyor. SARAR Group Yönetim Kurulu üyesi Sara Sarar, bu makalemizde, koleksiyon planlamasında yapay zeka kullanımından bahsetti.

  • ABD Sanayi Üretimi Aralık’ta Güçlü Artış Gösterdi

    ABD’de Aralık ayına ilişkin sanayi üretimi verileri beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Buna göre sanayi üretimi Aralık ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 0,4 artarak, yüzde 0,1 seviyesindeki piyasa beklentisini geride bıraktı. Fed verilerine göre Kasım ayında sanayi üretimi yüzde 0,4 artış göstermişti. Yıllık bazda sanayi üretimindeki artış ise yüzde 2 olarak kaydedildi.

  • Küresel Piyasalarda Risk İştahı Zirvede: Hisse Fonlarına 45 Milyar Dolarlık Dev Giriş

    Yatırımcılar nakit varlıklardan hızla uzaklaşarak hisse senetlerine yöneldi. 14 Ocak ile biten haftada küresel hisse senedi fonları, 45,59 milyar dolar…

  • Kredi Faizlerinde Makas Açılıyor: İhtiyaç Kredisi Faizleri Ticari Kredileri Solladı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 9 Ocak 2026 haftasına ait verileri, bireysel kredi maliyetlerinde dikkat çekici bir yükselişi ortaya koydu.…

Benzer Haberler