Sosyal Medya

Borsa

Recep Erçin:  Tüpraş’ın kârı nereden geldi?

Tüpraş'ın karı patladı, sürekli olur mu?

Recep Erçin:  Tüpraş’ın kârı nereden geldi?

 

Türkiye’nin en büyük sanayi şirketi Tüpraş ilk altı aylık faaliyet raporunu KAP’a açıkladı. Buna göre şirketin kârı söz konusu dönemde 11.5 milyar lira oldu. Şirket bu yılın ikinci üç ayında 10.6 milyar lira (beklenti 7 milyar lira) net kâr yazdı. Şirket yılın ilk üç ayında ise beklentilerin altında (1.03 milyar lira) bir tutar olan 895 milyon lira net dönem kârı elde etmişti. Şirketin 2021 sonundaki net kârı 3.3 milyar liraydı. Tüpraş 2020 yılında ise 2.5 milyar lira zarar açıklamıştı. Şirketin 2019’daki net kârı 2018’e kıyasla yüzde 86 düşüşle 526 milyon lira olmuştu.

 

FİYAT BALONU ETKİSİ

Yılın ilk altı ayında önceki yılın aynı dönemine kıyasla Tüpraş’ın kârlılığındaki hızlı artış dikkat çekti. Artışın ise birkaç nedeni var. Bunlardan en önemlisi geçen yıla göre petrol fiyatlarının en düşük ve en yüksek fiyatlar (Ocak-Haziran 2021/Ocak-Haziran 2022) özelinde yüzde 52-55 yukarıda olması. İkinci neden TL’deki devalüasyon. Dolar/TL kuru da en düşük en yüksek fiyatlar özelinde yüzde 86-91 yukarıda. Tüpraş ana girdisi olan ham petrolü dolar ile satın alıyor ama lira ile satıyor. Fakat fiyatlama girdiler üzerinden oluyor. Hal böyle olunca lira bazındaki ham petrol maliyeti 2021’in ilk altı ayında 372 lira ile 591 lira arasında değişirken; 2022’in aynı döneminde 1025 lira ile 1970 lira bandına çıkıyor. Yani en yüksek ve en düşük fiyatlar özelinde yüzde 175 ile yüzde 233’lük bir fark.

 

KAPASİTE SINIRA YAKIN

Bir de söz konusu dönemde Tüpraş 2.1 milyon ton daha fazla ham petrol işlemiş. Kapasite kullanımı da yüzde 77.8’den yüzde 92.3’e çıkmış. 14.4 puan fark var. Ürün satışlarını 2 milyon ton daha artırmış. Şirketin geçen yıl 75 milyar lira olan toplam varlıkları bu yıl 160 milyara çıkmış.

 

Net satışları 53.5 milyardan 121.3 milyara yükselmiş. Yüksek ürün marjlarının katkısıyla ilk altı aylık dönemde 14.9 milyar TL faaliyet kârı elde edilmiş.

 

Şirket 2022 yılında 230 milyon dolarlık yatırım beklentisi de açıkladı. Bugünkü dolar kurunu dikkate alırsak 4.1 milyar lira yapar. Yani altı aylık net kârın yüzde 35’i kadar. 2021’deki yatırım tutarı da 152 milyon dolardı. TÜİK’in 8.98 TL’lik ortalama kurunu dikkate alırsak 1.36 milyar lira eder. Bu da 2021 net kârının yüzde 41’i eder.

 

RAFİNERİ MARJI KATLANDI

Raporda yer alan bilgilere göre mayıs ayında 8-9 dolar/varil olan Tüpraş’ın net rafineri marjının petrol ürünlerinde gözlemlenen arz kaynaklı problemlerin 2022 yılı boyunca 12 süreceği varsayımıyla 13-14 dolar/varil seviyelerine çıkabilir. Geçen yılın ilk altı ayında ise bu marj 4.6 dolar/varildi. Demek ki Tüpraş’ın net rafineri marjında katlanmış. Bu marj artışında son aylarda Rusya’dan indirimli alınan ham petrolün etkisi ne kadardır o şimdilik bir sır.

 

DOLAR BAZINDAKİ SEYİR

Yukarıda dikkat ederseniz şirket bilançolarında yatırım tutarları genelde dolar bazında ifade edilirken bilançodaki diğer kalemler lira bazında. Bu anlamda şirketin net kârının 2017-2021 ve 2022 (ilk yarı) itibarıyla dolar bazındaki gelişime bakmak ham maddesi doğrudan dövize bağlı olan bir firma için seyir anlamında daha açıklayıcı olabilir. Buna göre; 2017’deki net kârının büyüklüğü 1.047 milyar dolar (3.8 milyar lira), 2018’de 786.6 milyon dolar (3.71 milyar lira), 2019’da 92.7 milyon dolar (526 milyon lira), 2020’de -354 milyon dolar (2.5 milyar lira zarar), 2021’de 370 milyon dolar (3.3 milyar lira) ve 2022 ilk altı ay tahmini 740 milyon dolar (11.5 milyar lira). Yani Tüpraş’ın lira bazında bu yılın ilk altı ayında görülen net kârı kalan altı ayda da eğilimler benzer seyrederse 2017’deki milyar dolarlık seviyelerini yakalayabilir. Öte yandan bunun beşte biri kadarlık bir tutarı da yatırımlara harcayacağını unutmayalım.

 

AKARYAKIT UCUZLATILMALIDIR

Tüpraş bu yıl enflasyonist etkiler, petrol fiyatlarındaki gelişmeler, iddiaya göre Rusya’dan indirimli petrol tedariği gibi etkenler sayesinde dolar bazında 2017’deki net kâr düzeylerine yani Tüpraş büyüklüğünde bir sanayi kuruluşunun esasen hakkı olan seviyelere gelecek. Ülkede Koç’un işlettiği Tüpraş yanında bir de Socar’ın işlettiği Petkim var. Bu şirket yılın ilk yarısını, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 93 artışla 4.3 milyar lira (tahmini 277 milyon dolar) net kârla tamamladı. Petkim’in 2021’in tamındaki net kârı 5.5 milyar liraydı. Bu şirketinde Tüpraş kadar olmasa da bu yıl net kârda hızlı bir artış yakaladığı aşikar.

 

Ancak daha önce Aydınlık manşetinden duyurduğumuz üzere şu dönemde Türkiye’de akaryakıt fiyatlarının aşağı çekilmesi sanayi kuruluşlarının net kârlarından daha önemli. Ülkemizdeki petrol kanunu uyarınca rafineriler ham maddeyi ne kadara alırlarsa alsınlar İtalya’daki fiyata göre rafineri çıkış fiyatı ile satıyorlar. Bu kanun hükmü bu kriz dönemlerine özel esnetilmeden petrol fiyatları 90 doların altına gelse ve TL ilave değer kaybına uğramasa bile akaryakıt fiyatlarının 20 liranın altına düşmesi zor.

 

‘DEVLET ÜRETİCİ OLARAK YER ALMALI’

Hazine ve Maliye Bakanlığı şirketler çok kâr yazsın onlardan ilave vergi alayım, vatandaş fiyat ne olursa olsun zaten aracına biniyor diye düşünmeden, çarşı pazar fiyatlarının ulaştırma maliyetleri etkisiyle daha da yukarı itilmesini akaryakıtı ucuzlatarak önleyebilir.

 

Yakın zamanda sohbet ettiğimiz petrol ve petrol ürünleri piyasasında faaliyet gösteren bir iş insanının da söylediği gibi, “Devlet bu tür zorunlu ürünlerde piyasada üretici sıfatı ile de yer almalı. Sadece düzenleyici ve denetleyici kurumlar özellikle küreselde krizlerin yaşandığı böyle dönemlerde yeterli olmuyor.” Gerçekten de Türkiye’nin kalkınması ve üretim devrimi sürecinde temel sanayi girdilerinde serbest piyasa mekanizması yerine kamucu üretim modelinin esas alınması gerekiyor.

 

 

Yazarın izniyle Aydınlık’tan yeniden yayınlanmıştır

 

MLP Sağlık hissesinde hedef fiyat TL66

 

PORTFÖYLERİN AŞİLVARİ ÖLÜMÜ: Kâr Başarısına Bitmeyen Açlık

 

AK Yatırım’dan Garanti ve İş Bankası önerileri

 

 

 

 

 

BAKMADAN GEÇME

  • Bitcoin için 2026 Tahminleri Uçurum Gibi: 75 Bin Dolardan 225 Bin Dolara Kadar Geniş Bir Bant

    2025 yılında tarihi zirveyi test ettikten sonra sert bir düzeltme yaşayan Bitcoin için 2026’ya yönelik tahminler son derece geniş bir bantta şekilleniyor. CNBC’nin sektör profesyonelleriyle yaptığı derlemeye göre öngörüler 75 bin dolar ile 225 bin dolar arasında değişiyor. Ortak nokta ise yüksek volatilitenin kalıcı olacağı beklentisi.

  • İran Fay Hattı: 2026’da Türkiye’yi Bekleyen Riskler ve Fırsatlar

    2026 yılının başında İran, 1979 Devrimi’nden bu yana en derin iç krizlerinden birini yaşıyor. Tahran’da hayat pahalılığı ve döviz kriziyle başlayan gösteriler, bugün rejim karşıtı topyekûn bir halk hareketine dönüşmüş durumda. 534 kilometrelik ortak sınıra sahip olan Türkiye için bu durum sadece komşuda çıkan bir yangın değil; göç, enerji ve jeopolitik dengeler açısından bir "sıçrama" (spillover) riskidir.

  • BDDK Raporu: Bireysel Kredi Büyümesi Ticari Kredileri Solladı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) yayımladığı son veriler, kredi piyasasında tüketici ve ticari krediler arasındaki büyüme farkının giderek açıldığını gösteriyor. Tüketici kredileri, 2 Ocak haftası itibarıyla art arda dördüncü haftasında da yükselişini sürdürerek yıllıklandırılmış bazda yüzde 62,5 seviyesine ulaştı.

  • Marc Champion: ABD’nin Venezuela Modeli İran’da İşe Yaramaz

    ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği sürpriz operasyon ve Nicolas Maduro’nun ülke dışına çıkarılması, Washington’un benzer bir stratejiyi İran için de devreye sokup sokamayacağı tartışmasını alevlendirdi. Ancak Bloomberg yazarı Marc Champion’a göre, İran’ın iç dengeleri, bölgesel konumu ve rejimin yapısı Venezuela’dan çok daha karmaşık. Dahası, dış askeri müdahaleler Tahran’da rejimi zayıflatmak yerine milliyetçi refleksleri güçlendirebilir ve daha istikrarsız sonuçlar doğurabilir.

  • TCMB Rezervlerinde Düşüş: Toplam Rezervler 189,1 Milyar Dolara Geriledi

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam brüt rezervleri gerileme kaydetti. 2 Ocak 2026 ile sona eren haftada TCMB’nin toplam rezervleri, önceki haftaya göre 4,8 milyar dolar azalarak 189,1 milyar dolara düştü. Bir önceki hafta rezervler 193,9 milyar dolar seviyesindeydi.

  • Jeopolitik Riskler GOÜ Varlıklarını Baskılıyor

    Gelişmekte olan ülke hisse senetleri ve para birimleri, artan jeopolitik risklerin etkisiyle düşüşünü sürdürdü. MSCI gelişmekte olan piyasalar hisse endeksi yüzde 0,8 gerileyerek Aralık ortasından bu yana en sert günlük düşüşünü kaydetti. Döviz tarafında ise Tayland, Güney Kore ve Güney Afrika para birimleri kayıplara öncülük etti.

  • Güldem Atabay: Küresel ekonomi şoklara dirençli çıktı, bizde de enflasyon

    Dünya ekonomisi jeopolitik şoklara beklenenden daha güçlü dayanıklılık sergilerken, bizde TCMB yapışkan enflasyona rağmen faiz indiriminin yolunu arıyor

  • Hazine’den 3,5 Milyar Dolarlık Dış Borçlanma

    Hazine ve Maliye Bakanlığı, 7 Ocak’ta gerçekleştirdiği dolar cinsinden çift dilimli tahvil ihracıyla uluslararası piyasalardan 3,5 milyar dolar kaynak sağladı.…

  • TÜİK, Aralık Ayında En Çok Kazandıran Yatırım Araçlarını Açıkladı

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, aylık bazda en yüksek reel getiri Devlet İç Borçlanma Senetleri’nde (DİBS) görüldü. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) dikkate alındığında DİBS’in reel getirisi yüzde 4,13 olurken, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile hesaplandığında bu oran yüzde 3,98 olarak gerçekleşti.

  • İSO: İhracat Pazarları İklim Endeksi Aralık’ta Geriledi

    İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, Aralık 2025’te bir önceki aya göre düşüş göstererek 51,6 seviyesine geriledi. Kasım ayında 52,4 olan endeks, böylece son beş ayın en düşük değerini aldı. Endeksin 50 eşik değerinin üzerinde kalması, ihracat pazarlarında talep koşullarının zayıf da olsa iyileşmeye devam ettiğine işaret ederken, mevcut toparlanma eğilimi Aralık ayı itibarıyla ikinci yılını tamamlamış oldu.

  • Hükümet Harekete Geçti: Emekliye Asgari Ücret Oranında Zam Yapılacak mı?

    Milyonlarca emekli, açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verirken yapılacak maaş artışına odaklanmış durumda. Enflasyon farkının yetersiz kalması nedeniyle, iktidarın emekli maaşlarına asgari ücret artışı oranında zam yapmayı değerlendirdiği ifade ediliyor.

  • Demirören Grubu’nda İflas Kararı: Demirören’in Veliahtıydı, O da İflas Etti

    Karşılıksız çek kullandığı iddiasıyla tutuklandıktan sonra serbest bırakılan Demirören Holding Yönetim Kurulu Üyesi Fikret Tayfun Demirören’in iflasına karar verildi.

  • Küresel Piyasalarda İvme Kaybı: Rekorların Ardından Kâr Satışları, Jeopolitik Riskler Yeniden Gündemde

    Küresel piyasalarda yılın başından bu yana risk iştahını destekleyen iyimser hava, hafta ortasında yerini temkinli bir duruşa bıraktı. ABD borsalarında endeksler gün içinde yeni zirveler test etse de, özellikle yılın başında güçlü performans gösteren sektörlerde gelen kâr satışlarıyla birlikte kapanışlar karışık gerçekleşti.

Benzer Haberler