Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

Küresel Finansal Kriz-Covid Krizi sonrası: Yeni bir sosyal sözleşme dinamiği

Böyle bir dönüşümü sağlayacak uluslararası bir sistem şarttır. Bu, uluslararası finans kurumlarının toplumların asgari gelir, eğitim ve sağlık hizmetlerine yatırım yapmasına ve desteklemesine yardımcı olacak kaynaklara sahip olmasını sağlamak anlamına gelir.

Küresel Finansal Kriz-Covid Krizi sonrası: Yeni bir sosyal sözleşme dinamiği

“Sosyal sözleşme” üzerinde fazla düşünmeden hemen her gün dâhil olduğumuz aktiviteler demek. Çocuklarımızı nasıl yetiştirdiğimiz, eğitimle nasıl meşgul olduğumuz, işverenlerimizden ne beklediğimiz, hastalık ve yaşlılık dönemlerini nasıl geçirdiğimiz hep bu sosyal sözleşmelerin sonuçları. Tüm bu faaliyetler, karşılıklı fayda için başkalarıyla işbirliği yapmamızı gerektirmekte ve bu işbirliğinin şartları toplumumuzdaki sosyal sözleşmeyi ve hayatımızın şeklini tanımlamakta.

Yasalar ve normlar bu günlük etkileşimlerin temelini hazırlar. Bazı toplumlarda, sosyal sözleşme karşılıklı destek için daha çok ailelere ve topluluklara dayanır; diğerlerinde, piyasa ve devlet daha büyük bir rol oynar. Ancak tüm toplumlarda yetişkin insanların, genç, yaşlı veya kendilerine bakamayacak durumda olmalarında bakılabilmek için ortak iyiye katkıda bulunmaları beklenir.

Pandemi, en savunmasız olanları (yaşlılar, hastalar, kadınlar ve güvencesiz işlerde çalışanlar) en zor ve daha da kötüleşen mevcut eşitsizlikleri ortaya döken ir şekilde dünyayı vurdu. Toplumsal sözleşmelerdeki sorunların izlerini kutuplaşmış siyasette, kültür savaşlarında, eşitsizlik ve ırk üzerindeki çatışmalarda ve iklim değişikliği üzerindeki kuşaklararası gerginliklerde yakalamak mümkün. Çin, Avrupa, Hindistan ve ABD’deki her beş kişiden dördü sistemin kendileri için çalışmadığını düşünüyor ve çoğu gelişmiş ekonomide ebeveynler çocuklarının olduğundan daha kötü durumda olacağından korkuyor.

Bu hoşnutsuzlukların çoğu, mevcut sosyal sözleşmelerin insanların hem güvenlik hem de fırsat beklentilerini karşılayamamasından kaynaklanmakta. Eski düzenlemeler, toplum üzerindeki genel etkileri olumlu olanlar da dâhil olmak üzere çeşitli faktörler tarafından değişti. Bunlar arasında çığır açan teknolojik değişim, giderek daha fazla eğitimli kadının işgücü piyasasına girmesi sayılabilir. İleriye baktığımızda, nüfusun yaşlanması yaşlıları desteklemek için yeni yollar bulmamız gerektiği anlamına geliyor ve iklim değişikliği bizi dünyayı çevresel olarak sürdürülebilir hale getirmek için daha da fazla çalışmaya zorluyor.

Bununla birlikte, iyi haber, insanların güvenlik ve fırsat ihtiyacını karşılayabilecek ve aynı zamanda toplumu bir bütün olarak etkileyen zorlukları ele alan yeni bir sosyal sözleşmenin mümkün olması. Bu yeni sosyal sözleşmenin ise üç temeli olmalı: güvenlik, ortak risk ve fırsat.

Güvenlik

İşgücü piyasaları daha esnek hale geldi ve kayıt dışı çalışma artık hem gelişmekte olan hem de gelişmiş ekonomilerde yaşamın ortak bir özelliği. Giderek, toplumda kendi başımıza kalmaktayız. Denge giderek, işçiler için iş güvenliğinden işverenler için esneklik yönünde eğildi.

Her toplum, kimsenin altına düşemeyeceği bir geliri zemin olarak belirleyebilir. Bu, gelişmekte olan ekonomilerdeki nakit transfer programları veya gelişmiş ekonomilerdeki düşük ücretli çalışanlar için vergi kredileri ile sağlanabilir. En azından toplumlar yaşlılıkta fakirliği önlemek için temel sağlık paketine ve asgari devlet emekli maaşına erişimi sağlamalıdır. Hastalık izni, işsizlik sigortası ve yeniden vasıflandırmaya erişim, iş sözleşmesinin türüne bakılmaksızın sağlanmalıdır. Gelişmekte olan ekonomilerde bu, resmi sektöre daha fazla işçi getirmek anlamına gelir; gelişmiş ekonomilerde, işverenlerin esnek işçilere yardım ödemesi anlamına gelir. Sonuç olarak, iyi bir yaşam için herkesin minimum güvenlik seviyesine sahip olması gerekir.

Paylaşılan risk

Toplumumuzda çok fazla sayıda risk, toplu olarak daha verimli yönetilebilecekken bireyler tarafından karşılanmakta. İşveren esnekliği, piyasa koşullarına bağlı olarak işçileri işe alabilmek ve işten çıkarabilmek söz konusu olduğunda, işçilere yeni bir iş bulana kadar işsizlik sigortası ve yeniden eğitim garantisi verilirse fizibil hale gelir. Ekonomik şoklardan kaynaklanan riskler işverenler ve toplum tarafından bir bütün olarak paylaşılmalı ve sadece bireylere bırakılmamalıdır.

Çocuk bakımı, sağlık ve yaşlılık çevresinde de benzer bir risk yeniden dengelenmesi gerekir. Örneğin, ebeveyn izni maliyetlerinin genellikle işverenler tarafından karşılanmasının mantığı çok net değil. Genel vergilendirme yoluyla finanse edilmesi işgücü piyasasında kadın ve erkekler için daha eşit bir oyun alanı yaratırken firmalar için, özellikle de daha küçük olanlar için, daha az yük oluşturacaktır.

Benzer şekilde, birçok sağlık riski, büyük bir popülasyonda gruplandırılarak daha verimli bir şekilde yönetilir. Emeklilik yaşlarının yaşam beklentisine bağlanması, bireylerin emeklilikleri için yeterince tasarruf etmelerini sağlayacaktır. Yaşlılıkta finansal güvenlik, genellikle olduğu gibi istihdama bağlamak yerine genel vergilendirme yoluyla finanse edilebilir, Emeklilik planlarına otomatik kayıt ve yaşlılık bakımı için sigorta, insanlara hayatlarının sonunda daha fazla güvenlik sağlayacaktır.

Fırsat

Çoğu zaman, insanlara ilerleme fırsatları verilmediği için yetenek boşa harcanıyor. Örneğin Danimarka’da, bir kişinin daha düşük gelirden orta gelire yükselmesi ortalama iki nesil sürer; Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri’nde beş nesil alır; ve Brezilya, Kolombiya ve Güney Afrika gibi ülkelerde dokuz nesilden fazla sürer. Çoğu ülkede, fırsat mimarisi yoksul ailelerde doğan kadınları, azınlıkları ve çocukları, geride tutma eğilimindedir.

Herkesin yeteneklerinden yararlanmak sadece bir adalet meselesi değildir; ekonomi için de iyidir.

Tüm bu yetenekleri nasıl kullanabiliriz? Erkenden başlayarak: Yaşamın ilk 1000 günü beyin gelişimi için en önemlisidir. Bu dönemde müdahale etmek, fırsatları eşitlemenin ve gelecekteki öğrenme için temel becerileri sağlamanın en etkili yoludur.

Okul öncesi çocuklar için ekstra beslenme ve ebeveynlik becerilerine yardımcı olmak, daha iyi eğitim sonuçları ve daha yüksek gelirler için de daha iyi bir yaşam sağlar.

Tüm gençler eğitim ve öğretim hakkına ve çok daha uzun kariyerler üzerinde ek beceri gelişimini ödeyebilmek için bir ömür boyu fon hakkına sahip olmalıdır. Yetişkin öğrenimi ile ilgili yüzlerce çalışma, işverenlere güçlü bağlantıların, erken müdahalenin ve sürekli finansmanın insanları ne kadar iş başında tutabileceğini ve topluma katkıda bulunabileceğini göstermektedir.

Çoğu ülke kız ve erkek çocuklar için eğitim olanaklarını eşitlese de, kadınlar günde yaklaşık iki saat erkeklerden daha fazla ücretsiz ev işi yaptıkları için işyerinde hala dezavantajlı durumdalar. Daha cömert ebeveyn izni, aileleri desteklemek için kamu finansmanı ve evde daha adil bir iş bölümü, kadın yetenekleri daha iyi kullanacak ve daha fazla insanın ortak iyiye katkıda bulunmasını sağlayacaktır.

Fonlamak mümkün mü?

Yeni bir sosyal sözleşme daha yüksek vergiler, daha fazla yeniden dağıtım ve daha büyük bir refah devleti ile ilgili değildir. Aksine, fırsat ve güvenliğin toplum genelinde nasıl dağıtıldığını temelden yeniden düzenlemek ve eşitlemekle ilgilidir. Bu, verimliliği artıracak ve çocuk bakımı, sağlık, iş ve yaşlılıkla ilgili bu kadar endişeye neden olan riskleri daha verimli bir şekilde paylaştıracaktır. Karbon ve sigara gibi daha az istediğimiz şeyleri vergilendirmeli ve eğitim ve daha yeşil bir ekonomi gibi daha çok istediğimiz şeyleri sübvanse etmeliyiz. Herkese yeteneklerini kullanma ve katkıda bulunma fırsatı vermek, daha sonra yeniden dağıtım ihtiyacını azaltır.

Böyle bir dönüşümü sağlayacak uluslararası bir sistem şarttır. Bu, uluslararası finans kurumlarının toplumların asgari gelir, eğitim ve sağlık hizmetlerine yatırım yapmasına ve desteklemesine yardımcı olacak kaynaklara sahip olmasını sağlamak anlamına gelir. Aynı zamanda küresel vergilendirmeyle ilgili daha iyi kurallar anlamına gelir, böylece şirketler ekonomik faaliyetlerin gerçekleştiği yerlerde bu şirketlerin faaliyet gösterdiği kişilerin yararına vergi öderler. Böyle bir uluslararası sistem, hem verimli hem de adil ve dolayısıyla halk desteğini toplama olasılığı daha yüksek bir sosyal sözleşme ile küresel ekonomiyi destekleyecektir.

IMF Blog / MINOUCHE SHAFIK

 

BAKMADAN GEÇME

  • ABD’de Üretici Enflasyonu Kasım Ayında Enerji Maliyetlerinin Etkisiyle Artış Gösterdi

    ABD’de üretici enflasyonu, enerji maliyetlerindeki artışın etkisiyle kasım ayında yükseliş kaydetti. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun (BLS) açıkladığı verilere göre, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) kasım ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 0,2 artarak beklentilere paralel gerçekleşti. Bir önceki ay ÜFE yüzde 0,1 oranında artış göstermişti.

  • Grönland: Buzların Altındaki Büyük Satranç

    Haritalarda beyaz ve ıssız bir alan gibi görünen Grönland, iklim değişikliğiyle birlikte 21. yüzyılın en kritik jeopolitik cephelerinden birine dönüşüyor. Eriyen buzullar yalnızca yeni deniz yollarını değil, büyük güç rekabetinin askeri, ekonomik ve teknolojik fay hatlarını da ortaya çıkarıyor. Danimarka’nın hukuki egemenliğine rağmen, adanın güvenliği fiilen ABD’nin stratejik şemsiyesi altında şekilleniyor. Rusya ve Çin’in Arktik hamleleri ise Grönland’ı küresel satranç tahtasının merkez karelerinden biri haline getiriyor.

  • İran’dan ABD’ye sert uyarı: Trump saldırırsa misilleme gelir, Türkiye de uyarılan ülkeler arasında

    İran, ABD Başkanı Donald Trump’ın olası bir askeri müdahalesine karşı bölge ülkelerini açık şekilde uyardı. Tahran yönetimi, Washington’un İran’a yönelik bir saldırı düzenlemesi halinde, ABD’nin Orta Doğu’daki üslerinin hedef alınacağını bildirdi. Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkiliye göre bu uyarı Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye’ye de iletildi. Artan gerilim nedeniyle ABD, Orta Doğu’daki bazı askeri üslerinden personel çekmeye başladı.

  • “Kaynak milliyetçiliği” altını 5.000 dolara, gümüşü 100 dolara taşıyabilir

    Küresel piyasalarda altın ve gümüş, 2025’i rekorlarla kapattıktan sonra 2026’ya da son derece güçlü bir başlangıç yaptı. Yatırımcılar, arz kısıtları, jeopolitik gerilimler ve merkez bankalarının bağımsızlığına ilişkin endişelerin etkisiyle değerli metallerde yeni zirvelerin gündeme gelebileceğini düşünüyor. Bazı piyasa oyuncularına göre, bu yıl altın 5.000 doları, gümüş ise 100 doları test edebilir.

  • Enflasyonla Mücadelede Sona Yaklaşılırken Sanayi Devleri 2026’ya Umut Bağladı

    Türkiye’de yüksek enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikaları, son iki yılda sanayi sektörünü ağır bir baskı altına aldı. Vestel, SASA ve Arçelik gibi sanayi devleri yüksek faiz, güçlü TL ve zayıf iç talep nedeniyle ciddi zararlar açıklarken, 2026 yılına doğru daha dengeli bir makro görünümle birlikte kademeli bir toparlanma beklentisi güçleniyor. Ancak madalyonun diğer yüzünde iflaslar ve konkordato başvurularında yaşanan rekor artış, reel sektörün kırılganlığının sürdüğüne işaret ediyor.

  • Enflasyon Kıskacındaki Türkiye’de Yeni Trend: Son Kullanma Tarihi Yaklaşan Ürünler Satan Marketler

    Türkiye’de uzun süredir devam eden yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı, tüketim alışkanlıklarını köklü biçimde değiştiriyor. Alım gücü hızla gerileyen orta gelirli şehirli kesim, daha ucuz gıdaya erişim için alternatif kanallara yönelirken, ülkede ilk kez “salvage grocery” olarak bilinen, son kullanma tarihi yaklaşan ya da tavsiye edilen tüketim tarihini aşmış ürünleri satan market zincirleri ortaya çıkıyor. Bu alandaki öncü girişimlerden biri olan Yenir, kısa sürede büyüme hedefleri ve yatırımcı ilgisiyle dikkat çekiyor.

  • Türkiye’nin Dev Tekstil Markasıydı: O da Ekonomik Kriz Karşısında Konkordato Başvurusunda Bulundu

    Türkiye’nin köklü tekstil firmalarından Famateks Tekstil Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., yaşadığı mali sıkıntılar nedeniyle konkordato başvurusunda bulundu. Ev, otel, plaj ve promosyon tekstilleri üreten ve 25 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren şirket; başta ABD olmak üzere Kanada, Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere ve Japonya’ya ihracat yapıyordu.

  • AB Komisyon Başkanı Von der Leyen Duyurdu: Ukrayna’ya AB’den 90 Milyar Euro’luk Destek Paketi Sağlanacak

    Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Birliği’nin 2026-2027 döneminde Ukrayna’ya toplam 90 milyar euro finansman sağlayacağını açıkladı. Von der Leyen, bu tutarın 60 milyar eurosunun askeri destek, 30 milyar eurosunun ise bütçe desteği olarak ikiye bölüneceğini belirtti.

  • Formül Plastik Payları Yarın Borsada İşlem Görmeye Başlıyor, 9 Endekse Dahil Edilecek

    Halka arz süreci, 7-9 Ocak tarihlerinde gerçekleştirilen talep toplama işleminin ardından yatırımcılara pay dağıtımı ile tamamlandı. Formül Plastik’in payları yarından itibaren işlem görmeye başlayacak ve Borsa İstanbul tarafından 9 farklı endekse dahil edilecek.

  • Riskli Varlıklar Parlıyor: Kripto Piyasasında Ralli Sürecek mi?

    Bitcoin, haftalarca dar bir fiyat aralığında işlem gördükten sonra yaklaşık iki ayın en yüksek seviyesine çıkarak riskli varlıklar ve değerli metallerdeki genel ralliyi takip etti. Bu yükseliş, yatırımcıların alternatif varlıklara yönelmesi ve jeopolitik belirsizliklerin destekleyici etkisiyle gerçekleşti.

  • Allianz Commercial 2026 Risk Barometresi: Siber Tehditler Zirvede, Yapay Zekâ Hızla Yükseliyor

    Allianz Commercial tarafından hazırlanan yıllık küresel iş dünyası riskleri araştırması, Allianz Risk Barometresi’nin 15. sayısını yayımladı. 97 ülke ve bölgeden, 23 farklı sektörde görev yapan 3 bin 338 risk yönetimi uzmanının görüşleriyle oluşturulan rapora göre, 2026 yılında siber olaylar, özellikle fidye yazılımı saldırıları, tüm şirketler için art arda beşinci kez en büyük risk olarak öne çıktı.

  • Sürücüler Dikkat: 2026 Trafik Sigortası Fiyatları Açıklandı

    2026 yılı trafik sigortası primleri belli oldu ve milyonlarca araç sahibini doğrudan ilgilendiriyor. Ocak ayından itibaren geçerli olacak tarifede, aylık maksimum artış oranı yüzde 0,66 olarak belirlendi. Yeni tarifede, araç sahibinin hasar geçmişi, araç tipi ve bulunduğu il prim tutarlarını önemli ölçüde etkiliyor.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı Oktay Saral’dan “Gümrük Düzenlemesi” Açıklaması

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Oktay Saral, ‘gümrük düzenlemesine’ dair bir paylaşım yaptı. Saral, “Devletin aldığı her kararın merkezinde millet olmalıdır. Uygulama vatandaşın omzuna yük bindiriyorsa, orada durup samimiyetle hesap yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Benzer Haberler