Sosyal Medya

Ekonomi

Bankacılar Enflasyon Endeksli Bonodan Ürküyor!

TL'ye destek için yolda olan enflasyon korumalı tahvilin mevduatı nasıl etkileyeceği soru işareti. Bankacılar bu ürünün mevduatlardan kaçışı tetikleyebileceğinden endişeli...

Bankacılar Enflasyon Endeksli Bonodan Ürküyor!

Reuters’da yer alan analize göre, hükümet, kur korumalı mevduattan sonra bireysel yatırımcı için tasarlanan enflasyon korumalı tahvil için hazırlıklarını tamamladığını açıklarken, yeni ürünün cazip olması durumunda mevduattan kaçışa yol açabileceği konusu bankacılık sektörü için endişe yaratıyor.

Hem yetkililer hem de bankacılar ilgili adımın başarılı olması halinde döviz ya da TL mevduattan belki de KKM’den Hazine’ye ciddi miktarda kaynak çekebilme potansiyeli olduğunu, dolasıyla sektörün mevduat tabanını zedeleyebileceğinden endişe ediyor.

MEVDUATTAN KAÇIŞI TETİKLEYEBİLİR

Yeni ürünün bireysele cazip bir getiri sunması halinde KKM dahil mevduattan çıkış ihtimali endişe yaratırken, cazip bir getiri sunmaması ise dövize yönelimi engelleme başta olmak üzere amacına ulaşamaması anlamına geliyor.

TL’deki değer kaybının da hızlanmasıyla bütçeye gelebilecek maliyete ve diğer risklerine rağmen hükümetin enflasyondan koruma sağlayacak bir ihracı kısa sürede hayata geçirmesi hem yetkililerin hem de piyasanın ana beklentisi haline gelmiş durumda.

“Enflasyona endeksli tahvil detayları halen görüşme devam ediyor” diyen konu hakkında bilgi sahibi bir kaynak, vadenin 1 yıl planlandığını belirterek, “Temel sorunlardan biri enflasyona endeksli bir tahvile ek getiri olarak verilecek olan bölümün nasıl belirleneceği” dedi ve ekledi:

“Artı 10 puan denmesi durumunda KKM’den kaçış olabilir… Tahvilde oran belirlenirken cazip olması gerekiyor ancak KKM’den uzaklaşmayı gerektirmeyecek kadar (cazibe gerekiyor)… Henüz nihai karar verilmedi ancak daha fazla beklemeden hızla bu kararın alınması yönünde bir irade var.”

DÖVİZ KAYNAK AKTARIMI ZAYIFLADI

Enflasyonun yüzde 70’e ulaştığı ortamda mevduat faizleri yüzde 20’nin altında. Belirgin negatif faiz ortamında normalde bireysel ve kurumların dövize belirgin bir yönelimde bulunması beklenirken KKM şu an için bireysel döviz talebinin önüne geçebiliyor.

Ekonominin mevcut yapısında artan enerji maliyetlerinin de etkisiyle sürekli yeni döviz ihtiyacı oluşuyor. Bu ihtiyacın önemli bölümü KKM’den, reeskont dönüşlerinden, ihracatçılardan ve yakın ülkelerden sağlanırken son günlerde KKM başta olmak üzere bu alanlardan yeni döviz kaynak yaratımı zayıfladı.

‘PİYASAYI TEDİRGİN EDİYOR’

Eko Faktoring Ekonomisti Arda Tunca, “Bankalar, enflasyona endeksli bonoyu bekliyor. Mevduat kaçışı yaşanıp yaşanmayacağı bilinmiyor. Çünkü, bu ürünün detayları bilinmiyor. Bu endişe de piyasayı tedirgin ediyor” dedi.

BDDK verilerine göre bankacılık sektöründe 2.65 trilyon TL tutarında TL cinsi, 3.52 trilyon TL tutarında yabancı para olmak üzere 6.2 trilyon TL mevduat bulunuyor. Bu tutara 820 milyar TL büyüklüğe ulaşan KKM de dahil.

BANKALAR İÇİN NEDEN SORU İŞARETİ?

KKM bir bankacılık mevduat ürünü olması nedeniyle bankaların TL ya da YP mevduatından KKM’ye geçiş yaşanması halinde bile sektörün mevduatını olumsuz etkilemiyor. Aksine vade uzatma gibi olumlu yanları da mevcut. Ancak enflasyon korumalı tahvil Hazine’nin borçlanması yani bir bono/tahvil olması nedeniyle bankacılık ürünü değil. Dolayısıyla bankacılık sektörünün yabancı para ya da TL mevduatının ya da ülkedeki diğer yaratırım araçlarındaki birikimleri Hazine’ye çekme potansiyeli, ürünün başarılı olması halinde yüksek.

Üst düzey bir bankacı, “Hükümetin aynen KKM’de olduğu gibi yeni bir yapı ile adı faiz olmasa da yüksek bir getiri vererek iç piyasadaki dövizi yeniden kamuya alması gerekiyor. Mevcut ekonomik şartlarda döviz ihtiyacı çok yüksek. Bireysellerde KKM dışında hala 139 milyar dolar DTH bulunuyor ve bunlar düşük getiriye rağmen politika çekincesiyle KKM’ye bile yönelmiyor” dedi ve ekledi:

“Şimdi ise yeni planlanan yapıda bireylerin döviz bozdurarak enflasyon koruması sağlaması aynı KKM’de olduğu gibi Hazine tahviline ciddi bir ilgi yaratabilir. Ancak yaratılan ilgi kadar sektörün mevduatında negatif etki olacaktır. Bu bir tahvil olduğu sürece bankacılık sektörüne zararı olmaması mümkün görünmüyor.”

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, geçen ay sonunda Hürriyet gazetesine yaptığı açıklamada “..alternatiflerden biri olan bireysel yatırımcıya yönelik enflasyon korumalı tahvilin tasarımı ve geliştirilmesi çalışmalarımızı tamamladık. Söz konusu senedin ihracına ilişkin diğer operasyonel süreçlerin tamamlanmasının ardından ihracın zamanlamasına piyasa şartları ve Hazine borçlanma stratejilerimiz çerçevesinde karar vererek kamuoyuyla paylaşacağız” demişti.

SÜPER BONO KISA VADELİ YÜKSEK GETİRİ

Aynı kaynak “İkinci olarak da büyük döviz tutan ya da alan şirketlerin bu talebini azaltmak için kamu borçlanma araçları ya da yüksek getiri sağlayacak bir yöntemi belirleyip ihraç etmeyi değerlendiriyor” dedi. Bu yöntem piyasa süper bono olarak da tanımlanıyor ve geçmişte de Hazine tarafından kullanıldı. Genel olarak 92 gün gibi çok kısa vadeli bono ile yüksek getiri sunularak dövize yönelim engellenmeye çalışıldı.

Bankacılar son olarak Tansu Çiller döneminde kullanılan yöntemde bu kez farklı olarak faiz yerine köprü vb gibi gelire endeksli getiri sağlanmasını bekliyor. Bankacılar bu borçlanma aracının yaz ayları ortasında KKM’den kurumsal dönüşlerin belirginleştiği ve döviz talebi oluşturma ihtimalinin en yüksek olduğu anda hayata geçirilmesini ya da öncesinde ihraç edilse de yaz ortasında en belirgin etkinin olmasını bekliyor. (REUTERS)

BAKMADAN GEÇME

  • Sanayide Vites Yükseldi: Kasım Ayında Üretim Beklentileri Aştı

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Kasım ayına ilişkin sanayi üretim endeksi sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Ekim ayında yaşanan %0,8’lik daralmanın…

  • İstanbul’da Altın Kaçakçılığı Soruşturması: Üçüncü Dalga Operasyonda 7 Gözaltı Var

    İstanbul’da yürütülen dev altın kaçakçılığı soruşturmasında yeni bir perde açıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde düzenlenen “üçüncü dalga” operasyonla, altın piyasasını…

  • ABD Yüksek Mahkemesi Trump’ın Gümrük Tarifeleri Hakkında Karar Verebilir: Ekonomi İçin Ne Anlama Geliyor?

    ABD Yüksek Mahkemesi’nin cuma günü Başkan Donald Trump’ın gümrük tarifelerinin hukuki dayanağına ilişkin kritik bir karar açıklaması bekleniyor. Karar, yalnızca ABD ticaret politikasını değil, bütçe dengelerini, şirket kârlılıklarını ve küresel ticaret akışlarını da doğrudan etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir. Piyasalar, olası bir iptal ya da sınırlama kararının ardından Washington’un hangi alternatif yolları devreye sokacağını yakından izliyor.

  • Türk Medyasında Kara Para Temizliği: Ekol TV ve Ersan Şen Hakkında Flaş Gelişmeler

    Türk medyasında taşlar yerinden oynamaya devam ediyor. Son dönemde yayın hayatına son vereceğini duyuran Ekol TV ve kanalın finansman kaynakları hakkında başlatılan "kara para aklama" soruşturması yeni bir boyuta evrildi. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında tanınmış hukukçu Prof. Dr. Ersan Şen’in de bulunduğu dört kritik isim büyüteç altına alındı.

  • ABB Konser Harcamaları Davasında Ara Karar: Tutuklu Sanıklar Tahliye Edildi

    Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 2021–2024 dönemindeki konser harcamalarının kamu zararına yol açtığı iddiasıyla açılan davada mahkeme ara kararını açıkladı. 5’i tutuklu 14 sanığın yargılandığı davada, tüm tutuklu sanıklar yurt dışı çıkış yasağı uygulanarak tahliye edildi.

  • Merkez Bankası Rezervlerinde Görünmeyen Açık: Artış Var Mı Gerçekten? 

    Ekonomi yönetimi son dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerindeki artışı sıkça gündeme getirirken, resmi verilerin detayları incelendiğinde tablo çok daha farklı bir hikâye anlatıyor. Yüksek faiz ortamına rağmen Merkez Bankası’nın rezervlerinde gerçek anlamda bir güçlenme değil, zayıflama yaşandığı görülüyor.

  • Çetin Ünsalan Yazdı: Sahibinden kelepire mi geldik?

    Türk reel sektörü en kritik dönemeçlerinden birinden geçiyor. Bugüne kadar verimlilik ile ilgili tartışmalar ön plana çıkıyordu...

  • Akfen GYO, BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde Yerini Aldı

    Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (Akfen GYO), çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ESG) alanlarındaki performansı doğrultusunda Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer aldı...

  • Meysu Halka Arz Sonuçları Açıklandı…

    Meysu Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. halka arz sonuçları belli oldu. Pay başına 7,50 TL sabit fiyatla gerçekleştirilen halka arzın toplam büyüklüğü 1 milyar 312 milyon 500 bin TL olarak gerçekleşirken, halka arz sürecinde toplam tahsisat tutarının 8,5 katı talep oluştu...

  • Bitcoin için 2026 Tahminleri Uçurum Gibi: 75 Bin Dolardan 225 Bin Dolara Kadar Geniş Bir Bant

    2025 yılında tarihi zirveyi test ettikten sonra sert bir düzeltme yaşayan Bitcoin için 2026’ya yönelik tahminler son derece geniş bir bantta şekilleniyor. CNBC’nin sektör profesyonelleriyle yaptığı derlemeye göre öngörüler 75 bin dolar ile 225 bin dolar arasında değişiyor. Ortak nokta ise yüksek volatilitenin kalıcı olacağı beklentisi.

  • İran Fay Hattı: 2026’da Türkiye’yi Bekleyen Riskler ve Fırsatlar

    2026 yılının başında İran, 1979 Devrimi’nden bu yana en derin iç krizlerinden birini yaşıyor. Tahran’da hayat pahalılığı ve döviz kriziyle başlayan gösteriler, bugün rejim karşıtı topyekûn bir halk hareketine dönüşmüş durumda. 534 kilometrelik ortak sınıra sahip olan Türkiye için bu durum sadece komşuda çıkan bir yangın değil; göç, enerji ve jeopolitik dengeler açısından bir "sıçrama" (spillover) riskidir.

  • BDDK Raporu: Bireysel Kredi Büyümesi Ticari Kredileri Solladı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) yayımladığı son veriler, kredi piyasasında tüketici ve ticari krediler arasındaki büyüme farkının giderek açıldığını gösteriyor. Tüketici kredileri, 2 Ocak haftası itibarıyla art arda dördüncü haftasında da yükselişini sürdürerek yıllıklandırılmış bazda yüzde 62,5 seviyesine ulaştı.

  • Marc Champion: ABD’nin Venezuela Modeli İran’da İşe Yaramaz

    ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği sürpriz operasyon ve Nicolas Maduro’nun ülke dışına çıkarılması, Washington’un benzer bir stratejiyi İran için de devreye sokup sokamayacağı tartışmasını alevlendirdi. Ancak Bloomberg yazarı Marc Champion’a göre, İran’ın iç dengeleri, bölgesel konumu ve rejimin yapısı Venezuela’dan çok daha karmaşık. Dahası, dış askeri müdahaleler Tahran’da rejimi zayıflatmak yerine milliyetçi refleksleri güçlendirebilir ve daha istikrarsız sonuçlar doğurabilir.

Benzer Haberler