Genel
EDSİS: ‘Küresel riskler enerjide depolama dönemini başlatıyor…’
Savaşın yarattığı enerji riskleri, doğal afetler ve beklenmeyen krizler enerji altyapısının dayanıklılığını yeniden gündeme taşıyor...
Savaşın yarattığı enerji riskleri, doğal afetler ve beklenmeyen krizler enerji altyapısının dayanıklılığını yeniden gündeme taşıyor. Enerji Depolama Sistemleri Derneği (EDSİS) Yönetim Kurulu Başkanı C. Can Tutaşı yaptığı açıklamada; enerji depolama sistemleri, yalnızca yenilenebilir enerji yatırımlarının değil, kriz dönemlerinde enerji arz güvenliğinin de en kritik bileşenlerinden biri haline geldiğinin altını çizdi.
Dünyada son dönemde yaşanan gelişmeler enerji arz güvenliğinin ülkeler için ne kadar hayati bir konu olduğunu bir kez daha ortaya koyarken, küresel enerji ticaretinin önemli bölümünün geçtiği bölgelerde yaşanan hareketlilik enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açıyor. Doğal afetler, elektrik altyapısında yaşanabilecek kesintiler veya beklenmeyen kriz durumlarında enerji sistemlerinin kesintisiz çalışabilmesi açısından da depolama önemli bir rol üstleniyor…
ŞEBEKE DAYANIKLILIĞI KRİZLERDE DAHA DA ÖNEM KAZANIYOR
Enerji depolama sistemleri yalnızca yenilenebilir üretimin dengelenmesi ve şebeke stabilitesinin artırılmasıyla sınırlı değildir; doğal afetler, geniş çaplı kesintiler ve jeopolitik riskler gibi olağanüstü durumlarda da enerji arz güvenliğinin sağlanmasında kritik rol oynar. Depolama sistemleri, kesinti öncesi, sırası ve sonrasında üç aşamada katkı sunar. Kesinti öncesinde arz-talep dengesini sağlayarak ve yük dalgalanmalarını absorbe ederek geniş çaplı kesintilerin önüne geçer. Kesinti sırasında, önceden şarj edilmiş kapasitesiyle hastaneler, veri merkezleri ve kritik altyapılar için güvenilir yedek enerji kaynağı sağlar. Kesinti sonrasında ise şebekenin yeniden devreye alınması (black start) ve sistem stabilitesinin yeniden tesis edilmesinde aktif rol oynar. Bu yönüyle enerji depolama teknolojileri, yalnızca operasyonel verimlilik değil, aynı zamanda enerji altyapısının dayanıklılığını artıran stratejik çözümler sunar.
ENERJİDE BAĞIMSIZLIK İÇİN YENİLENEBİLİR BÜYÜME, DEPOLAMAYI KAÇINILMAZ KILIYOR
Jeopolitik gerilimler ve tedarik zinciri kırılganlıkları, ülkeleri enerji politikalarında bağımsızlığı önceliklendirmeye yönlendiriyor. Bu doğrultuda yenilenebilir enerji kaynaklarının payını artırmak, yalnızca çevresel değil aynı zamanda stratejik bir gereklilik haline geliyor. Fosil yakıt fiyatlarındaki dalgalanmalar ve arz riskleri, güneş ve rüzgâr enerjisini öne çıkarırken; bu kaynakların değişken üretim yapısı, sistemin dengeli ve güvenli yönetimi için enerji depolama çözümlerini zorunlu kılıyor. Türkiye’de de yenilenebilir yatırımlar hız kazanırken sistem esnekliği ihtiyacı artıyor. 2025 sonu itibarıyla kurulu gücün yaklaşık yüzde 20’si güneş, yüzde 12’si rüzgâr olmak üzere toplamda yüzde 32’si yenilenebilir kaynaklardan oluşurken, elektrik üretimindeki payları yaklaşık yüzde 22 seviyesinde kalıyor. Kurulu güç ile üretim arasındaki bu fark, yenilenebilir kaynakların doğasındaki değişkenlikten kaynaklanıyor. Bu nedenle, artan kapasitenin etkin yönetimi için enerji depolama teknolojilerinin her yeni yatırım sürecine entegre edilmesi kritik önem taşıyor.
KRİZLER MALİYETİ ARTIRIYOR, DÖNÜŞÜMÜ HIZLANDIRIYOR
Enerji Depolama Sistemleri Derneği (EDSİS) Yönetim Kurulu Başkanı C. Can Tutaşı konuya ilişkin değerlendirmelerinde; “
